İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/476 E. 2025/401 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/476
- Karar No
- 2025/401
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/476 Esas - 2025/401
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/476 KARAR NO : 2025/401
DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali-Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 18/11/2024 KARAR TARİHİ : 13/10/2025 Yazım Tarihi: 31/10/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: 1960’lı yılların başında ... tarafından ....’te 50 metrekarelik bir atölyede temelleri atılan ... Grubunun halen tamamı tescilli olan ..., .... vs. markalarını bünyesinde bulundurmakta olduğu, .... genelinde 600'ü aşkın "..." markası adı altında mağaza işletmekte olduğu, davacının ... genelinde tanınmış olduğu gibi dünya çapında (.... başta olmak üzere) 33 ülkeye de ihracat yapmakta olduğu, davalı marka sahibinin "..." markasını tescil ettirmek istemesinin davacının 556 Sayılı KHK ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile koruma altına alınan haklarına aykırılık oluşturduğu, davacının “...”, “... ...”, “... ” ibareli ... nezdinde tescilli markalarının sağladığı korumadan yararlandığı, davacının uzun yıllardır istikrarlı bir şekilde yüksek bütçeli reklam, promosyon ve diğer tanıtım faaliyetlerinde bulunduğu, davalının, davacı şirketin ... nezdinde ... başvuru numarasıyla tescilli “... ...” markasında yer alan “...” ibaresindeki “....” harfinin yerine “....” harfini getirerek “...” markasını oluşturmuş olduğu, davacı şirketin “...” markasıyla davalının “...” markası arasındaki tek farkın .... harfi olduğu, davalının haksız kazanç gayesi içinde olduğu, davacı firmanın milyonlarca doları aşan reklam yatırımlarıyla "..." markasını, tüm iş dallarında ve iştigal alanlarında bilinen, meşhur bir marka haline getirmiş olduğu, "..." markasının, ... nezdinde ..... Sınıflarda tescilli olduğu, aynı zamanda ... nezdinde "tanınmış marka" (maruf marka) olarak tespit edildiği, Davalının tescil talebinin; davacı firmanın tanınmışlığından yararlanmak amaçlı ve kötü niyetli olduğu, davacı firmaya ait "...", "... ...", "... ", "... ayakkabımı seviyorum! ...", "..." ibareli ve başkaca tescilli markalarından habersiz olmasının mümkün olmadığı gibi tescil ettirmek istediği "..." markasını da iltibas sureti ile oluşturmuş olması davalının, davacı şirkete ait tescilli markalarının tanınırlığından faydalanma kastını göstermekte olduğu, “...” ibaresinin davalı markasına ayırt edicilik kazandırmadığı, davacı şirkete ait bir seri marka izlenimi yaratmış olduğu, tüketici nezdinde iki marka arasında irtibat sağlanacağının açık olduğu” öne sürülerek ... ...’nın ... sayılı kararının iptaline ve ... sayılı "..." ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şahıs vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Marka olarak “...” ismnin davalının evcil hayvan malzemeleri tedarik ve ticaretini yapmakta olması ve kelimenin etimolojik kökeninin doğa ve hayvanlarla ilgili olmasından tercih edilmiş olduğu, iki marka arasındaki tek farkın "...." ve "...." harfleri olmadığı, "... ..." markasının iki ayrı ibareden oluştuğu, davalı markasının ise tek kelime olduğu, "..." markasınının logosuna bakıldığında; mor zemin üzerine, sarı ve kırmızı renkte olmak üzere iki adet alışveriş poşetinin bulunduğu, sarı poşet üzerinde pati görseli bulunduğu, bu poşetlerin altında büyük sarı harflerle marka isminin yazıldığı, Davacının "... ..." markasının logosuna bakıldığında ise siyah zemin üzerine, turuncu bir çerçeve içerisinde, turuncu renkte büyük harflerle üstte "..." altta "..." yazıldığının görüldüğü, tüketiciye yansıyacak olan görselde birden fazla çarpıcı farklılığın olduğu, markaların karıştırılmasının mümkün olmadığı, davacının "..." markasının başvurusunun 2012 olduğu, dolayısıyla davacının da kendisinden önce tüm sınıflarda koruma almış “...” ve “...” markalarında yer alan "..." ibaresini kendisine marka olarak seçerek kendisinin de haksız kazanç elde etmek adına tanınmış markalardan faydalanmış olduğu, davacının "..." isimli markasının sadece ayakkabı sektöründe bilinen, orta ve altı sınıf tüketim alışkanlığında bulunan tüketiciler nezdinde tercih edilen bir markadan ibaret olduğu, oysaki davalının evcil hayvan malzemeleri üzerine ticaret yaptığından "...." görselini kullanmakta olup, bunu vurgulayan br anlam ifade eden bütün bir kelime tercih ettiği, ...’nın tek başına semt olup, herhangi bir ürün veya hizmetle öne çıkan bir semt olmadığı, ....'da .... isminde bir semt olduğunu bilmeyen pek çok kişinin mevcut olduğu, davacının bu davayı kötü niyetle açmış olduğu; haksız bir saldırının söz konusu olduğu, keza davacının bu dava ve talebini ... ile başlayan tüm markaların iptal etmek üzere kullanması gerekmekte olduğu, nitekim ... kayıtlarında sabit olduğu üzere ... ile başlayan 900 ü geçen marka söz konusu olup, sadece davalı yönünden dava ve iptal sonucuna gitmenin eşitlik ilkesine aykırı olacağı” öne sürülerek davanın reddi talep edilmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım, SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/6 maddesine göre unvan, isim ve diğer fikri hak, SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarına dayalı ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde de hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 09/10/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 18/11/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .....sayılı "...",........ ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. .....Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar, görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığından iş bu itirazın da reddi gerekmiştir. Markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığından eskiye dayalı kullanım gerekçeli itirazın da reddi gerekmiştir. Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/4 ve 6/5 maddeleri hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz da haklı görülmemiştir. Son olarak 6769 s. SMK'nın 6/6 ve 6/9 maddelerine dayalı itirazın kabulüne yönelik yeterli kanaat oluşmadığından belirtilen maddelere dayalı itirazlar kabul edilmemiştir. KARAR; İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da ... hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm ... genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti ... hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur. SMK 6/4 maddesine göre tanınmış markada ; ... sözleşmesi kapsamında tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, işaret ve emtia açısından aynı veya benzerinin ...'de aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından başvurusunun yapılması halinde itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmektedir. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (... sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ...+... ...
25/07/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; "SMK md. 6/1 kapsamında dava konusu ... sayılı 35. Sınıf bir kısım hizmetlerde tescilli “...” ibareli davalı markasının hizmet sınıflarının tamamının davacının itiraza mesnet tescilli “...” markalarının kapsamında olan birebir aynı mal ve hizmet niteliği taşıdığı, Taraf markaları arasında görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunduğu, SMK 6/1 kapsamında; ... sayılı “...” ibareli başvuru markasının, Davacının “...” esas unsurlu tescilli markaları ile arasındaki farklılıkların/benzerlik düzeyinin, karıştırılma ihtimalini bertaraf edemediği ve görsel, işitsel ve kavramsal olarak bütünsel genel izlenim itibarıyla, başvurunun kapsadığı dava konusu edilen tüm mal ve hizmetler bakımından iltibas tehlikesi bulunduğu, SMK md. 6/3 kapsamında; davacının, davaya konu başvuru markasını, davalının başvuru tarihinden daha önce kendisinin herhangi bir mal veya hizmet bakımından kullanıldığına dair bir deliline rastlanmamakla birlikte; davacının dava konusu ... sayılı “...” ibareli davalı markasının gerçek hak sahibi olduğunun varsayılamayacağı, SMK md. 6/5 kapsamında; davaya konu marka başvurusunun yapıldığı 07.06.2023 itibarıyla Davacının “...” markalarının “refleks halinde müdahaleye ihtiyaç duymadan hatırlanan tanınmış bir marka olduğu/tanınmışlık düzeyinin korunduğu”na dair Kurul üyelerinin kişisel deneyimlerinin yeterli görülmesi halinde, “...” markasının tesciline karar verilen 35. sınıfa konu hizmetlerden “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri” bakımından SMK 6/5’de düzenlenen durum/sonuçlarının ortaya çıkabileceği, Dava konusu marka, davacı tarafa ait ticaret unvanını içermediğinden, SMK md. 6/6 hükmü dolayısıyla davacının ticaret ünvanından kaynaklı başkasına ait fikri mülkiyet haklarından kaynaklı bir tescil engelinden somut olayda bahsedilemeyeceği, ... ... sayılı kararının iptali koşullarının oluştuğu, ... sayılı başvuru markasının, Davacının “...” esas unsurlu tescilli markalarıyla benzerlik düzeyi itibarıyla, birebir ayniyet taşıyan 35. sınıfa konu hizmetlerinin tamamı bakımından ... Karar iptal ve hükümsüzlük şartlarının bulunduğu" şeklinde ifade edilmiştir. Davalı şahıs vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.
GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının "...+... " ibareli marka başvurusu ile davacının " ..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Diğer yönden bilirkişi heyeti raporunda sayfa 6 ila 40 arasında gösterilen karşılaştırma tablosu açısından bakıldığında taraf markaları arasından aynı/benzer/ilişkili ve bağlantılı mallar/hizmetler olduğundan emtia benzerliği de gerçekleştiği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin davalının"...+... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde davacıya ait " ..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı ; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının bu markalarına ait mallarından /hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "...+... " ibareli başvuru markalı mallarını/hizmetini satın almak/yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, İşaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının ... ibareli tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşabileceği , dolayısıyla SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu; Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Ancak bu durumlar yukarıda açıklanan var olan iltibası ortadan kaldırmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu ...'in ... sayılı ... kararının İPTALİNE, 3-Dava konusu ... sayılı marka tescilli olduğundan HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... müzekkere yazılmasına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-Davacının yaptığı; 13.500,00 TL bilirkişi ücreti, 370,00 TL tebligat ücreti, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 14.297,60 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.13/10/2025 Katip .... Hakim .... E İmzalıdır. E İmzalıdır.