İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/444 E. 2026/103 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/444
Karar No
2026/103
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/444 KARAR NO : 2026/103

.... DAVA : Tasarım Hükümsüzlüğü, Maddi Tazminat DAVA TARİHİ : 21/10/2024 KARAR TARİHİ : 11/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Tasarım Hükümsüzlüğü, Maddi Tazminat istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkilin uzun yıllardan beri mobilya üretimi sektöründe faaliyet gösterdiğini; müvekkilin dava konusu olan ve hükümsüzlüğü istenilen tasarımla benzer pek çok sandalye üretimi yaptığını, davalının .... Tescil Numaralı tescil belgesi ile kendi adına tescilli bulunan tasarımının müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz ettiğinden bahisle müvekkil aleyhine .... Sayılı dosyasıyla Müvekkil aleyhine '' Tasarım Hakkına Tecavüzün Tespiti'' istemiyle ihtiyati tedbir talepli olarak dava ikame ettiğini; davalının .... Tescil Numaralı tescil belgesi ile kendi adına tescilli tasarımı yenilik ve ayırt edicilik unsurunu barındırmadığından tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkini ile davalının ihtiyati tedbir isteminin kabulü ihtimaline istinaden müvekkilinin uğraması muhtemel maddi zararlar için 1.000,00-TL ( Bin Türk Lirası) maddi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalının yargılamaya katılımı olmamıştır. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, davalı tasarımının hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının maddi tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

DEĞERLENDİRMELER; SMK’ya göre “Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür” (SMK md. 55/1). Maddede bahsi geçen görünüm sadece gözle görülüp fark edilen görünüm olmayıp, insanın beş duyusu ile algılayıp farkına varabileceği ve maddede “her türlü bütün” olarak tanımlanan görsellerdir. Söz konusu davada olduğu gibi ürüne ait görünümün bıraktığı genel izlenimin tamamı 55. maddedeki “görünüm” ifadesi içinde değerlendirilmelidir. Yine aynı Kanunun 56/1 maddesi gereğince, bir tasarımın tescil edilebilmesi için “yenilik” ve “ayırt edici nitelik” kriterlerini taşıması gerekmektedir. “Yenilik” kriteri madde 56/4’de “Bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorlarsa aynı kabul edilir” şeklinde tanımlanmıştır. “Ayırt edici nitelik” kriteri ise madde 56/5’de “Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; başvuru veya rüçhan tarihinden önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir” şeklinde tanımlanmıştır. BİLGİLENMİŞ KULLANICI: Ayırt edici niteliğe ilişkin olarak değinilmesi gereken bir diğer husus, “bilgilenmiş kullanıcı” kavramıdır. Bilgilenmiş kullanıcı; tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı olarak tanımlanmaktadır. Bilgilenmiş kullanıcı olarak tespit edilen kişilerin birer uzman olmadıkları kabul edilmekte; aksine daha önce ilgili tasarımla karşılaşmış olağan bir kullanıcı olması gerekmektedir. Gerçekten de bilgilenmiş kullanıcı, söz konusu ürünün doğası, görünümü ve teknik olarak sahip olduğu zorunlu özellikleri hakkında bilgi sahibi olan ve başka bir deyişle ürün hakkında uzman kadar olmasa da temel düzeyde bilgi sahibi olan kişidir. Bu bağlamda bilgilenmiş kullanıcının her somut olay için ayrı ayrı tespit edilmesi gerekir. Bilgilenmiş kullanıcılar birer uzman olmayacakları için tasarımın detaylarındaki küçük farklılıklara dikkat etmeyecek ancak alım tercihlerini etkileyecek hususlarda yapılan değişiklikleri fark edebilecek kişilerdir. Somut olay için hipotetik bilgilenmiş kullanıcıyı emtianın geniş kitleler tarafından kullanıldığı veya satın alındığı varsayımından hareketle mobilyalar/sandalyeler bakımından piyasayı takip etmiş, deneyimli bir kullanıcı veya satış uzmanı olarak belirlemiştir. Bu kişi uzman değildir, ihtiyacı doğrultusunda farklı seçenekleri gözeten ve tercihte bulunacak birisidir. SEÇENEK ÖZGÜRLÜĞÜ: Yine aynı Kanunun 56/6 maddesinde “Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.” ifadesi geçmektedir. “Seçenek özgürlüğü” ibaresiyle kastedilen, tasarımcının tasarımına ayırt edici nitelik kazandırabilmesi için bir serbest hareket alanının bulunmasıdır. Bunun değerlendirilmesi nesnel olup, kişiden kişiye değişmez. Bir tasarım ne kadar seçenek özgürlüğü taşıyorsa, o kadar hukuki korumayı hak eder. Bir başka ifadeyle seçenek özgürlüğü, tasarımın uygulandığı ürünün işlevini yerine getirebilmesi için zorunlu olan tasarım unsurları dışında tasarım unsurlarının bulunması demektir. Seçenek özgürlüğü yoksa tasarımın korunması zaten mümkün değildir ki bu husus 6769 sayılı Kanunun 58/4-b-c maddelerinde, teknik fonksiyonunun gerçekleştirilmesi için zorunlu unsurların koruma kapsamı dışında kalması olarak açıkça ifade edilmektedir. İncelemeye geçilmeden önce tasarım hakkına konu ürün olan, mobilya/sandalye tasarımları bakımından tasarımcının seçenek özgürlüğünün de değerlendirilmesi gerekmektedir. Yapılan inceleme neticesinde, benzer başlıktaki örnekler incelendiğinde malzeme değişkenleri, bezeme işlemleri, ürün formları ve detayları tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında değerlendirilmiştir. Dava konusu ürünlerde teknik zorunluluk araştırması değerlendirildiğinde ürünlerin antropometrik ve fonksiyonel gerekçeler ile oluşan ölçü sınırları dışında tasarımda benzerliği zorunlu kılacak teknik bir zorunluluk bulunmadığı, Davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik bakımından incelenmesi: Davacının dava dilekçesinde sunduğu görüntüler kamuya sunma tarihleri bakımından aşağıda incelendiğinde, ürünlerin kamuya sunma tarihi tescilli tasarımın tescil başvuru tarihi olan 25.10.2023 önceki bir tarih olan 07.05.2016 olarak görüntülendiği, İnstagram/naturedesign_official sosyal medya hesabında görüntülenen ürünlerin kamuya sunma tarihi tescilli tasarımın tescil başvuru tarihi olan 25.10.2023 önceki bir tarih olan 11 Temmuz 2022 olarak görüntülendiği, buna karşılık teknik bilirkişiler tarafından yapılan incelemede instagram hesabında ilgili görsele ulaşılamadığı, buna karşılık en eski 7 Haziran 2023 olmak üzere.... adresinde de davacının dilekçesinde belirtilen görsele ulaşıldığı, Dava konusu ....no’lu tasarım ile davacı dilekçesinde sunduğu karşılaştırmaya mesnet 1 ve 2 (2.1 ve 2.2) no’lu ürünler karşılaştırıldığında; 2.1 numaralı ürünün hem ayak yapısında ve ayakların gövde ile olan ilişkisindeki radikal farklılık hem de kolçak şeklinde uzayan sırt bölgesinin ucundaki sivri farklı malzemeden elde edilmiş kolçaklar dava konusu ürünle farklılıkları içerdiği, dolayısıyla söz konusu ürün bilgilenmiş kullanıcı nezdinde değerlendirildiğinde dava konusu ürün meslek 2.1 numaralı ürün karşısında yeni ve ayırt edici olduğu, Yine dava konusu ürün 2.2 numaralı ürün karşısında değerlendirildiğinde; ürün karakteristiğinde çok önemli yer tutan öndeki iki ayağın dıştan görünür bir şekilde fontu taşıma biçimi ve arkadaki iki ayağın birbirine çok yaklaşarak sırtlığı yakalayacak seviyede yükselirken tek bir ayak gibi davranarak bir anlamda üçgen bir yere basış sağlaması ve ayakların kesitleriyle birlikte ürüne kimlik kazandıran karakteristik faktörler benzerlik gösterdiği, ancak mesnet ürünün sırt bölgesinin ön ayağa kadar uzanıyor olması ve aynı zamanda kolçak şeklinde davranış gösteriyor olması da önemli bir farklılık derecesidir. Her ne kadar bu fark ürünü ayırt edici bir boyuta taşısa da mesnet ürün karşısında dava konusu ürün, mesnet ürünüm bir versiyonu gibi algılanma ihtimaline konu olabilecek nitelikte olduğu ve bilgilenmiş kullanıcı nezdinde karıştırılma ihtimalinin olduğu, Dava konusu ürün 2.2 numaralı ürün karşısında değerlendiğinde ise bir önceki üründe olduğu gibi ayak yapısının son derece karakteristik ve tanımlayıcı bir formda ve neredeyse tamamıyla aynı yaklaşımla ve aynı oranlarda ürünle ilişki kuran biçimde şekillendiği, font ve sırt formlarının da kısmen küçük farklılıklar içermekle birlikte benzer olduğu ve buradan hareketle: iki numaralı ürün karşısında dava konusu ürünün yeni ve ayırt edici olmadığı ve bilgilenmiş kullanıcı nezdinde karıştırılma ihtimalinin olduğu, Mutlak Yenilik Araştırması: bulunan sonuçların incelenmesi neticesinde tasarımın mutlak yenilik niteliğini etkileyecek herhangi bir başkaca tasarıma ulaşılamadığı, Netice itibariyle, Dava konusu .... no’lu tasarımın 2.2 no’lu mesnet ürün olarak belirtilen ürünler karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde karışıklığa sebebiyet verecek seviyede benzer ürünler olduğu ve dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliğini haiz olmadığı, dava konusu .... sayılı tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, Dosya kapsamına göre maddi tazminat şartlarının oluşmadığı kanaatlerine varılmış aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : 1-Davacının hükümsüzlük talebinin kabulü ile davalı adına kayıtlı 2023/010661 nolu tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen Türk Patent’e gönderilmesine, Alınması gereken 732,00.-TL harçtan peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 304,40.-TL maktu ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 21.05510.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının maddi tazminat talebinin reddine, Davalının bu hususta yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.

Kâtip Hâkim ... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ Harçlar : 3.645,10.-TL Gider Avansı :17.410,00.-TL TOPLAM :21.055,10.-TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/444, K. 2026/103, T. 11.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-444-e-2026-103-k-57e42d4b06d2