İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/436 E. 2024/840 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/436
Karar No
2024/840
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/436 KARAR NO : 2024/840

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/06/2024 KARAR TARİHİ : 12/12/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali(Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafa Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, ...'da ... ticareti yaptığını, davalı tarafın ... yaptığını ve kendisinden yıllar önce ... almaya başladığını, ... başlarda peşin aldığını, daha sonra senetle sonra kendi aldığı mal için başka isimlere fatura kesme talebi olduğunu, davalının ... alımları fazla olduğundan genelde teslimatı kendi yerinde olmadığı için eşinin imza atarak aldığını, ... tesliminin ... ve ... tarafından yapıldığını ödeme yapması için kendisine telefon açıldığını, her seferinde oyaladığını, davalıyı araştırdığını, davalı hakkında bu türden birçok dava açıldığını, edindiği malları yabancı uyruklu eşi dediği kişi ve yaşlı annesi üzerine yaparak mal kaçırdığını, bu işi meslek haline getirdiğini belirterek, icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile talebin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; Hiçbir esnafın ... TL açık hesap ile çalışmadığını, bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı gerçekte işyeri sahibi değil işyeri sahibi ... isimli kayınpederi olduğunu, ticareti bu kişinin yaptığını, alacağı delil gösterilen faturaların hiç birinde imzasının olmadığını, eşinin imzası olan faturanın de bedeli de senet ile ödendiğini, senet ve çek ödemelerinin genellikle ... ve ... ta bulunan hesaplarından yaptığını,malların teslimatını yaptığı belirtilen kişilerin fabrikanın ve serbest çalışan hamallar olduğunu, hangi malın bedelinin ödenip ödenmediğini bilme şansları olmadığını, annesinin ve eşinin üzerine mal kaçırdığının iddia edildiğini, annesinin ... yaşında olduğunu, ticaretten anlayan bir kadın olmadığını, kişinin daha kendi hesabını bilmediğini, davacıya hiçbir borcunun olmadığından davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, mal alım ve satımına ilişkin faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptaline ilişkindir. Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine ... TL toplam alacak üzerinden ilamsız icra takibine başlandığı, davalının süresinde itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce öncelikle görev hususu incelenmiş olup, bu kapsamda gerçek kişi davacının ve davalının tacir olup olmadığı araştırılmıştır. Tarafların tacir olup olmadığının tespiti için Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na ve Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkereler yazılmış olup, gelen müzekkere cevaplarının incelenmesinde, davalının esnaf kaydına rastlanılmadığı, davacının esnaf kaydının ... tarihinde vergi kaydını terk ettiği, davacının ve davalının Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kaydının bulunmadığı, davacının bilanço esasına göre defter tuttuğu, davalının herhangi bir mükellefiyet kaydı bulunmamakta olup potansiyel mükellef olduğunun bildirildiği görülmüştür. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5.Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir. Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Maddedeki ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 11 maddesinde ticari işletme tanımı yapılmış ticari işletme ile esnaf arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir hükmüne binaen, 21/07/2007 tarih 26589 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf, sanatkar ve tacir sanayici ayrımı belirlenmiştir. Bu belirlemeye göre VUK 177.maddesinde belirtilen hadlerden 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanların yarısını, 2.bendindeki faaliyetlerde bulunanların tamamı dikkate alınarak bu rakamları aşanlar tacir olarak kabul edilmiştir. Nispi ticari dava yönünden yukarıdaki açıklamalara göre davalı gerçek kişinin durumu incelendiğinde, davalının ticaret sicil müdürlüğünde ve esnaf kaydının bulunmadığı, davalının herhangi bir mükellefiyet kaydı bulunmamakta olup potonsiyel mükellef olduğu ve buna göre de tacir olmadığı görülmüştür. Yukarıdaki tespitlere göre, olayda TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, her ticari işin de ticari dava olmayacağı, yine görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup yorum yolu ile genişletilemeyeceği, davacı tacir olup, uyuşmazlık kendi işletmesini ilgilendirse de, davalı tacir olmadığından mahkememizin görevli bulunmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra: a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine, Dair, davacının mazeretli sayılarak, davalının yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı.12/12/2024

Katip ... ✍e-imzalıdır

Hakim ... ✍e-imzalıdır

Atıf: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/436, K. 2024/840, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/antalya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-436-e-2024-840-k-ca79c19f660a