İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/429 E. 2026/177 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/429
- Karar No
- 2026/177
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K. T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : KARAR NO:
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : MENFİ TESPİT ve ALACAK ile TAZMİNAT DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 12/06/2023 tarihli dilekçesiyle; taraflar arasında refrakter tuğlaların satışı konusunda anlaşma bulunduğunu, davalı tarafından davacıya satılan tuğlaların sözleşme ve tekliflerde belirtilen cins ve standartlara uygun olmadığını, davalı tarafından aliud ifa/teslim (başka bir şeyin teslimi) gerçekleştirildiğini, teslim edilen tuğlaların gizli ayıplı olduğunu, bu nedenle davacının zarara uğradığını beyan ederek, halen cari hesapta borç olarak görülen 292.642,14 ABD dolarından dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından dava konusu ürünlere yönelik olarak fazladan yapılan ödemelerden dolayı şimdilik 1.000 ABD dolarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, üretim kaybı zararı için 10.000 TL., iş gücü kaybı zararından dolayı 10.000 TL., elektrik maliyeti zararından dolayı 10.000 TL., doğalgaz maliyeti zararından dolayı 10.000 TL., kâr mahkumiyeti zararından dolayı 10.000 TL. olmak üzere toplam 50.000 TL. tazminatın da ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Açılan dava Kahramankazan Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. sırasına kaydedilmiş, Kahramankazan Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/06/2023 gün ve ... E. ... K. sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş, kararın kesinleşmesi, tevzi ve talep üzerine dava Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sırasına kaydedilmiştir. Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/02/2024 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile de yetkisizlik kararı verilmiş, kararın kesinleşmesi, talep ve tevzi üzerine dava Mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Davalı vekili, ayıp ihbarının süresinde olmadığını beyan etmiş ve davanın esastan reddini istemiştir. Davacı vekili 18/12/2023 tarihli ıslah dilekçesiyle, davalı taraftan fazla ödeme nedeniyle istedikleri 1.000 ABD dolarını 450.000 ABD dolarına yükseltmiştir. Davacı tarafından ayıp ihbarına ilişkin ihtarname ve tebliğ belgesi sureti ile arabuluculuk son tutanağının sureti ibraz edilmiş, Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı tespit dosyasına ilişkin belge suretleri, Konya İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takibine ilişkin belge suretleri getirtilmiş, tarafların ticari defterlerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, talimat yoluyla ilgili ürünlerde inceleme yapılması için keşif yapılması sağlanılmış, Anadolu Üniversitesi Seramik Araştırma Merkezi Müdürlüğünden analiz raporu alınmış, davacı tanıkları talimat yoluyla dinlenmiştir. Davalı vekili 22/05/2025 tarihli uzlaşma tutanağı/sulh protokolü ibraz etmiştir. İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "Menfi Tespit ve Alacak ile Tazminat" davasıdır. Somut olayda ; öncelikle çözülmesi gereken sorunlar, taraflar arasındaki 22/05/2025 tarihli sulh protokolü gereğince davacı tarafın davadan feragat etmiş sayılıp sayılamayacağı, bu protokolün sulh protokolü olarak değerlendirilmesinin gerekip gerekmediği, taraflar arasında sulh var ise sulh protokolü hükümlerine göre mi karar verileceği, yoksa sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin mi? gerekeceği, sulh söz konusu değil ise esas yönden davacının taleplerinin yerinde olup olmadığı sorunlarıdır. Taraflar arasındaki 22/05/2025 tarihli protokolün 3.7. maddesine göre, davacı vekilinin Mahkememizdeki bu davadan feragat edeceği kararlaştırılmış ise de, 6100 s. HMK'nin 309/4. maddesine göre feragatin kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerekmektedir. Davacı tarafından protokoldeki feragat vaadine rağmen dosyamızda sunulmuş kayıtsız ve şartsız bir feragat beyanı bulunmadığından davadan feragat edilmediği, protokoldeki düzenlemenin davadan feragat edildiği anlamına gelmediği, feragat vaadi taşıdığı sonucuna varılmıştır. 22/05/2025 tarihli protokolde hem her iki şirket yetkilisinin ve her iki şirket vekilinin isimleri yazılmış ise de; bu protokolün her iki şirket yetkilileri tarafından değil, sadece her iki şirket vekili tarafından imzalandığı anlaşıldığından, bu protokolün 1163 s. Avukatlık Kanununun 35/A ve 2004 s. İİK'nin 38. maddesi anlamında ilâm niteliğinde bir belge olmadığı kabul edilmiştir. 22/05/2025 tarihli protokol her iki taraf vekilince imzalanmış, bu yönde bir ihtilaf olmadığı anlaşıldığından söz konusu protokolün mahkeme dışı sulh niteliğinde bir belge olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 313. maddesine göre, "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." 6100 s. HMK'nin 314/1. maddesine göre de, "(1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." 6100 s. HMK'nin 315/1. maddesine göre de, "(1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir." 22/05/2025 tarihli protokolün mahkeme dışı sulh protokolü niteliğinde görülmesi nedeniyle, taraflara 6100 s. HMK'nin 315/1. maddesi gereğince sulhe göre karar verilmesini isteyip istemedikleri sorulmuştur. Davacı vekili 03/03/2026 tarihli dilekçesiyle sulh protokolü gereğince karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili 04/02/2026 tarihli duruşmada öncelikle protokol gereğince feragate istinaden davanın reddine veya davanın konusuz kaldığına karar verilmesini istemiş, 18/02/2026 tarihli duruşmada ise öncelikle protokole istinaden davanın reddine karar verilmesini aksi takdirde protokol maddelerinin hükme bağlanmasını istemiş, son duruşmada da öncelikle feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, aksi takdirde davanın konusuz kaldığına karar verilmesini, bu da kabul edilmez ise sulh protokolü maddelerinin mahkemece hüküm altına alınmasını istemiştir. Her ne kadar davalı tarafın sulh protokolüne göre karar verilmesini isteme konusunda farklı beyanları var ise de; davalı vekilinin 18/02/2026 tarihli duruşmadaki sulh protokolü hükümlerine göre karar verilmesini istemesi nedeniyle, bu hususun usuli kazanılmış hak oluşturduğu sonucuna varılmış, davalının sonraki ve kısmen aksi yöndeki beyanları hükme esas alınmamıştır. Her iki tarafın sulh protokolü hükümlerine göre karar verilmesini istediği sonucuna varıldığından sulh protokolü hükümlerine göre karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Harç yönünden yapılan değerlendirmede de, Yargıtay . HD. nin 24.06.1997 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre, "492 sayılı Harçlar Yasası'nın 22. maddesinde sözü edilen "davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." dan kasdedilenin, maktu harç esas alınarak, maktu harcın üçte biri veya üçte ikisi olduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun gerek 7.11.1980 tarih ... esas ... karar ve gerek 25.1.1984 tarih ... esas -... karar sayılı ilamlarında da açıkca kabul edilmiştir. " Bu nedenle 492 s. Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince alınması gereken maktu harcın 2/3'ünün alınması, fazla harcın iade edilmesi gerektiği düşünülmüş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davacı tarafından davalıya karşı menfi tespit, alacak ve tazminat davası açılmış ise de, TARAFLARIN AŞAĞIDA YAZILI HÜKÜMLER ÇERÇEVESİNDE SULH OLDUKLARININ TESPİTİ ile taraflar arasındaki 22/05/2025 tarihli uzlaşma tutanağı ve sulh protokolü gereğince ; a) Davacı tarafından, davalıdan, davacıya ait fabrikalardaki fırınlarda kullanılmak üzere 450 full set tuğla (ön, arka ve gövde) ve ayrıca 450 set ön 450 set arka tuğla olmak üzere, tuğla alımı gerçekleştirilmesine, bu alım miktarları gerçekleşene, tamamlanana kadar, davalı tarafından taraflar arasındaki 22/05/2025 tarihli sulh protokolü ile kararlaştırılan %15 oranında indirim uygulanmak suretiyle belirlenen tuğla fiyatları üzerinden satış gerçekleştirilmesine, bu ürünlerin/tuğlaların davacı tarafından en az 3 yıl içerisinde peyder pey sipariş edilmesine, davalının üretim dengesinin bozulmamasına, b) Bununla birlikte, bu hususların davacının davalıya herhangi bir şekilde alım garantisi verdiği ya da münhasır satış hakkı tanıdığı anlamına gelmeyeceğine, iş bu indirim hesabında ton/fiyat esas alınmasına, indirim oranının ton birim fiyatı üzerinden uygulanmasına, c) Davalının davacıya satışını yapacağı tuğlaların/ürünlerin, taraflar arasındaki 22/05/2025 tarihli sulh protokolünün imzalandığı tarihten itibaren başlayacak başlangıç birim fiyatı için %15 indirimli sabit fiyatlarının; gövde ve arka tuğla için 890,00/ton-USD (KDV hariç) ağız tuğlası için 990,00/ton-USD (KDV hariç) olarak kabul edilmesine, taraflar arasındaki Sulh Protokolünün 3.2 maddesinde belirtilen miktarlarda alım-satımın gerçekleşeceği zamana değin geçecek süre zarfında devam eden her altı ayda bir taraflar güncel Pazar fiyatlarına (davalı dışında başkaca tuğla üreticilerinden alınacak güncel tuğla teklif fiyatlarına) göre bir değerlendirme yaparak fiyatın belirlenmesine, davalının davacıya en düşük fiyat garantisi vermiş olduğuna, ç) Davalı, taraflar arasındaki 22/05/2025 tarihli Sulh Protokolü uyarınca davacıya satılacak tuğlalar kullanılmak suretiyle örülecek herhangi bir davacı fırınının ağız ve arka tuğlaları için en az 3-4 ay, gövde tuğlası için en az 7-8 ay süreyle yeniden tuğla örülmesine ihtiyaç duyulmadan faaliyet göstereceğini, aksine durum oluşması halinde davacının ilk bildirisi üzerine davalının uzman/yetkili personelini davacıya göndereceğini, tarafların birlikte numune alınmasını ve akredite bir laboratuvara numunelerin gönderilmesini sağlayacağını ve laboratuvar sonuçlarına göre numune alınan tuğlaların fiziksel ve kimyasal standartını karşılamadığı, ayıplı, kusurlu olduğunun anlaşılması halinde ayıplı, kusurlu tuğlaların iki katı kadar ürünü/tuğlayı davacıya teslim edeceğini kabul ettiğine, tarafların bu durumda iki kat tuğladan başka bir talepte (zarar vs) bulunamayacağına, tuğlalar fiziksel ve kimyasal standarta uygun değil ise kabul edilmeyeceğine, d) Davalının herhangi bir nedenle ticari faaliyetinin sonlanması ya da davalının taraflar arasındaki 22/05/2025 tarihli Sulh Protokolüne uygun olarak satıp teslim etmesi gereken tuğlaları tamamen ya da kısmen teslim edememesi halinde, öncelikle davalının bu standartta kalan tuğlaları başka bir üreticiden temin ve davacıya teslim etmekle yükümlü olduğuna, başka bir üreticiden temin edemez ise 22/05/2025 tarihli Sulh Protokolü uyarınca davalı tarafından davacıya indirimli olarak temin edilmesi kararlaştırılan toplam tuğlalardan, teslim edilmeyen tuğlaların indirim bedellerinin davalı tarafından davacıya nakten ve def’aten ödenmesine, bu durumda, tarafların işbu bedelleri taraflar arasındaki 22/05/2025 tarihli Sulh Protokolünün 3.9 maddesi uyarınca (protokolde bu husus yazılırken 3.8 olan maddeye atıf yapılmıştır. Mahkememizce bu atıfta maddi hata olduğu düşünülmüştür) davalıya ödenecek tutardan mahsup etme ve bu suretle tahsil etme hakkını haiz olduğuna, davacı tarafından bu şekilde mahsup edildiği takdirde herhangi bir alacak iddiasında bulunamayacağına, e) Davalının, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasına konu tuğlalardan/ürünlerden olan ve halihazırda davacının deposunda bulunan tuğlaları/ürünleri davacıdan satış birim bedelinden iade almasına, davacı tarafından bu tuğlalara/ürünlere ilişkin olarak bunların kararlaştırılan bedeli kadar iade faturası düzenlenmesine, f) Davacının, Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına konu Asıl Alacak tutarı olan ve tarafların defter ve kayıtlarında da kayıtlı bulunan 292.642,04-USD’den, taraflar arasındaki 22/05/2025 tarihli Sulh Protokolünün 3.8 maddesinde kararlaştırılan (protokolde bu husus yazılırken 3.9 olan maddeye atıf yapılmıştır. Mahkememizce bu atıfta maddi hata olduğu düşünülmüştür) iade faturası miktarı düşüldükten sonra kalan bakiye miktarı, işbu bu Sulh Protokolünün imzalandığı ayı takip eden aydan başlamak üzere 36 eşit taksitte ödemesine, davalının da işbu ödemenin tamamlanmasıyla birlikte Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına ilişkin olarak davacıdan asıl alacak, faiz, icra gideri, vekalet ücreti vesair nam altında herhangi bir hak ve alacağının kalmayacağına, g) Davacının, taraflar arasındaki 22/05/2025 tarihli Sulh Protokolü uyarınca kararlaştırılan tuğlaların teslimini müteakip, davalıdan bu davadaki (Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. Sayılı dosyasındaki) uyuşmazlık nezdinde herhangi bir ad altında hiçbir alacağının kalmayacağına, h) Davalının taraflar arasındaki 22/05/2025 tarihli Sulh Protokolü uyarınca, davacı aleyhine başlatmış olduğu Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takip dosyasını takipsiz bırakmasına, ı) Tarafların gerek bu dava ve gerekse Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takibinden dolayı karşılıklı olarak birbirlerinden herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığına, i) Davacının, verdiği siparişler teslim edildikten sonraki 90. güne vadeli çek ile ödemeleri yapmasına, j) Taraflar arasındaki 22/05/2025 tarihli Sulh Protokolünün herhangi bir hükmünün, herhangi bir nedenle geçersiz veya uygulanamaz olmasının, diğer hükümlerin geçerliliğini veya uygulanabilirliğini etkilemeyeceğine, 2-Karar kesinleştiğinde, Mahkememiz emanetinde bulunan tuğlaların davacı tarafa (veya talep etmesi halinde davalı tarafa) iadesine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren 1 aylık kesin süre içerisinde taraflarca Mahkememiz kalemine müracaat edilerek tuğlalalar iade alınmaz ise, Mahkememiz tarafından (taraflara tebligat yapılmaksızın) emanetimizdeki tuğlaların tamamının (çöpe atılmak suretiyle) imha edilmesine, bu konuda imha tutanağı düzenlenmesine, 3-Peşin alınan ıslah harcı dahil 342.120,32 TL. nispi karar ve ilam harcından, karar tarihi itibariyle alınması gereken (ve Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince 732 TL. maktu harcın 2/3'ü olarak hesap edilen) 488 TL. maktu karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 341.632,32 TL. harcın istek halinde davacıya iadesine, 4-Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı tespit dosyasındaki masraflar da dahil olmak üzere bu dava içerisinde taraflarca yapılan bütün yargılama giderlerinin ilgili taraflar üzerinde bırakılmasına, 5-Görevsizlik ve yetkisizlik kararları da dahil olmak üzere bu dava nedeniyle taraf vekilleri için taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen ilgili taraflara iadesine, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, Konya BAM Hukuk ilgili Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/03/2026
Başkan Üye Üye Katip