İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/429 E. 2025/917 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/429
Karar No
2025/917
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/429 Esas KARAR NO : 2025/917 Karar

DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 23/09/2024 KARAR TARİHİ : 06/11/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan"Alacak" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davalının, 29.12.2021 tarihli Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi'ne dayanarak müvekkili firmadan hizmet almakta olduğunu, müvekkilinin sözleşme gereği hizmetini kusursuz olarak yerine getirdiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 01.01.2022 ile 31.12.2022 tarihleri arasında geçerli olacağı ve taraflardan birinin sözleşmenin bitim tarihinden en az 60 gün önceden feshettiğinin bildirimi yapılmadığı taktirde 1 yıl daha sözleşmenin uzatılacağının belirtildiğini, taraflardan biri sözleşmeyi feshederken haklı bir nedene dayanmadığı taktirde geri kalan süreye ait ödemeyi yapacağını taahhüt ve kabul ettiğini sözleşmede mutabık kalındığını, Bakırköy ...... Noterliğinin 17 Mayıs 2022 tarihli, .... yevmiye nolu ihtar ile de bildirildiği üzere; "gelinen aşamada 16.05.2022 günü başka bir firma ile anlaşmaya varmış olduğunuzu fiziki olarak öğrenmiş bulunmaktayız. Tarafımıza net bilgi vermemeniz sözleşmeyi aynı zamanda sürüncemede bırakmaktadır. Buna bağlı olarak emniyete bildirim zarureti, SGK ödemeleri vs gibi oluşacak durumlardan sorumluluk kabul etmemekle birlikte, herhangi bir cezanın doğumu halinde tarafınıza yansıtılacağını ihtaren bildirilmişti. Sözleşmenin feshi açısından müvekkile herhangi bir ihtarda bulunmamış olmanız sebebiyle bu keyfi davranışınız müvekkilin mağduriyetine neden olmuştur." şeklinde yapmış oldukları bu haksız fesihten dolayı davalıya ihtarname çekildikten sonra sırf bu sorumluluktan kaçabilmek için 24 Mayıs 2022 tarihinde Beyoğlu ..... Noterliğinden taraflarına cevap verildiğini, çekilen bu ihtarda da soyut bir şekilde; müvekkilinin sözleşmenin gerekliliklerini yerine getirmediğini iddia edip kendilerini haklı çıkarma çabası altına girdiklerini, müvekkilinin işini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, karşılıklı olarak imzalanan sözleşmenin 10. maddesinin son paragrafına göre: "iş bu sözleşme, tarafların her biri sözleşmeye bağlı kalmaksızın haklı bir nedene dayandırmadan fesih kararı alması durumunda sözleşmenin kalan süre kadar tutarını karşı taraf ödemeyi taahhüt ve kabul eder" hükmünü içerdiğini, buna göre ilgili sözleşmenin davalı tarafından haksız ve mesnetsiz bir şekilde feshedildiğinden; kalan süre kadar tutarı ödeme zaruretinin hasıl olduğunu, sözleşmenin haksız bir şekilde davalı tarafından feshedilmesinden dolayı (sözleşmenin bitimine kalan süre 7 ay olup) aylık kişi başı 8.765,00 TL (faturalı alacak) miktar üzerinden 4 kişi toplam 35.060,00 TL olup 7 ay toplamda 245.420,00 TL sözleşme bedeli ve 6.750,00 kıyafet, jop, kayıt defteri, telsizler (vb demirbaş) gibi masrafların müvekkiline ödenmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla davanın kabulüne, 252.170,00 TL tutarındaki sözleşmeden kaynaklı haksız fesih bedelinin (fatura bedeli, kar kaybı vs) müvekkile ödenmesine, alacağın muaccel olma tarihinden itibaren (ihtar tarihi) ticari faiz uygulanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı taraf sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından dava dilekçesinde özetle; "Taraflar arasındaki 29.12.2021 tarihli Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi' ne dayalı olarak davalı şirketin davacı şirketten güvenlik hizmeti aldığı, davacının sözleşme gereği hizmetini kusursuz olarak yerine getirdiği, davalı şirketin sözleşmeyi süresinden önce ve bildirimde bulunmaksızın feshettiği, feshin haksız olduğu" gerekçeleriyle sözleşme bitimine kalan süre 7 ay üzerinden, aylık kişi başı 8.765,0 TL miktar üzerinden 4 kişi için toplam 7 aylık 245.420,00 TL sözleşme bedelinin ve 6.750,00 TL kıyafet, jop, kayıt defteri, telsizler gibi masrafın toplamı olarak 252.170,00 TL' nin davacı şirkete ödenmesi talebinde bulunulduğunu, davacının dava dilekçesindeki iddiaları maddi gerçeği yansıtmadığını, yargılama esnasında ispatlanacak hususlarla ortaya çıkacağı üzere; davacı tarafça kötü niyetli ve haksız olarak açılan işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı şirketin sözleşme yükümlülüklerine aykırı davranmış, özel güvenlik hizmetinin sunulması için görevlendirdiği 4 personelim ücretlerini eksik ve geç ödemiş, bu nedende davacı personellerinin sözleşme kapsamındaki özel güvenlik hizmetini yerine getirmemeye başladığını, müvekkili şirketin davacı şirketi yükümlülüklerine uyması yönünde birçok kez ihtaren uyarmış olup, gelinen son aşamada tarafların arasındaki hizmet sözleşmesinin müvekkili şirket tarafından değil, aksine davacı şirket tarafından haksız bir şekilde feshedildiğini, davacı şirketin müvekkili şirkete özel güvenlik hizmeti sunmak üzere görevlendirdiği tüm personelleri işten çıkarması üzerine; müvekkili şirket tarafından davacı şirkete gönderilen Beyoğlu ..... Noterliğinin 06/06/2022 tarihli, ...... yevmiye nolu ihtarnamesinde; davacı şirketin sözleşmeye aykırı taleplerini havi olan 31.05.2022 düzenlenme tarihli faturasına itiraz edilerek fatura davacı şirkete iade edilmiş olup, müvekkili şirketin gönderdiği Beyoğlu ..... Noterliği 24.05.2022 tarihli ..... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmenin devamının sağlanması yönünde taleplerine rağmen davacı şirketin taraflar arasındaki sözleşme gereğini yerine getirmediği ve sözleşme gereğince verdiği güvenlik hizmeti için çalıştırdığı tüm çalışanlarının işine son vermesine karşın yerlerine yeni bir çalışanı iş başı yaptırmadığı, davacı şirketin ihtarnamesindeki ve davacı şirket yetkilisinin e-mailde belirttiği beyanlardan taraflar arasındaki sözleşmenin davacı şirket tarafından feshedildiğinin anlaşıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı şirketçe hukuka aykırı şekilde feshedildiği, sözleşmenin haksız olarak feshi sebebiyle müvekkil şirketin uğradığı veya uğrayacağı her türlü zarar ve tüm yasal haklarını saklı tuttuğu hususunun davacı şirkete tebliğ edildiğini, davacı şirketin personellerinin maaşları eksik ve geç ödemesi, ayrıca personelleri işten çıkarması üzerine, söz konusu personellerden ..... tarafından müvekkili şirket ve davacı şirket aleyhine ara buluculuk süreci başlatıldığını, müvekkili şirketin üst işveren olarak sorumlu olduğu için davacı firma personellerine hak ediş ödemelerini ara buluculuk anlaşma tutanağına istinaden yapmak zorunda kaldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı şirketin, zararını ispatlayacı somut bir delil sunamadığını, davacının tazminat talebinin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğunu beyan ederek, haksız ve mesnetsiz davanın külliyen reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, davacı ile davalı arasında imzalanan özel güvenlik hizmet sözleşmesi nedeniyle açılmış alacak davası niteliğindedir. Büyükçekmece Arabuluculuk Dairesinin ...... numaralı dosyasında; 28/12/2023 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Uyuşmazlık, Davanın, davacı ile davalı arasında imzalanan özel güvenlik hizmet sözleşmesi gereğince davacının sözleşme kapsamında yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, davacının 4 personelin ücretinin geç ve eksik ödeyip ödemediği, personelleri işten çıkarıp çıkarmadığı, davalı tarafından sözleşmenin haksız yere fesh edilip edilmediği, davalı tarafça sözleşmenin haksız fesh edilmesi nedeniyle davacının alacaklı olduğu haksız fesih bedelinin ne kadar olduğu, sözleşmede belirlenen ödeme miktarı ve davanın yoksun kaldığı kar ve faiz miktarının ne kadar olduğu hususlarının tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 05/06/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; "Tarafların 2022 yılına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklemi envanter defterinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, Davacının 23.09.2024 dava tarihi itibarıyla davalıdan 80.935,07 TL alacaklı göründüğü, Davalının 23.09.2024 dava tarihi itibarıyla davacıdan 28.213,50 TL alacaklı göründüğü, Taraflar arasındaki (80.935,07 * 28.213,50 —) 109.148,57 TL tutarındaki bakiye farklılığının, davacı tarafından davalıya düzenlenen 2 adet faturanın davalı kayıtlarında yer almamasından ve davalı tarafından davacının personeline yapılan ücret ve tazminat ödemelerinin davacı kayıtlarında bulunmamasından kaynaklandığı, Davacı şirketin davalı ile hizmet alanında gece ve gündüz saatlerinde koruma ve güvenlik hizmetlerinin sağlanması amacıyla düzenlenen özel güvenlik hizmet sözleşmesi kapsamında 4 güvenlik görevlisini istihdam ettiği, sigortalıların 01.01.2022 tarihi itibarıyla işe giriş, 23.05.2022 tarihinde işten ayrılış bildirgelerini verdiği, 2022/05 döneminde 7 kodlu eksik gün nedeni (Puantaj kayıtları) göstererek 15 günlük ücret tahakkuk ettirdiği, sigortalıları 18 çıkış kodu (işin sona ermesi) ile işten çıkarttığı, ..,..,..,... isimli 4 özel güvenlik görevlisinin 2022/01-2022/04 dönemlerine ilişkin ücret ödemelerinin sözleşmeye uygun olarak zamanında yapıldığı, 2022/05 dönemine ilişkin (3.507,60 * 3.069,20 4 3.177,20 * 5.562,80 —) 15.316,80 TL tutarındaki ücret ödemelerinin ise yapılmadığı, Yukarıda hesap uzmanımız tarafından yapılan inceleme ve tespitler bağlamında, anılan dört özel güvenlik görevlisine ilişkin ücret ödemelerini sözleşmeye uygun olarak zamanında yaptığı, sözleşmenin 2022/05 dönemine ilişkin olarak ise ödemelerde eksiklik bulunduğunun tespit edildiği, Taraflar arasındaki sözleşmenin, karşılıklı anlaşma yoluyla sona erdirildiği hususunun dosya kapsamındaki bilgi/belgelerden kesin olarak anlaşılmadığından bahisle, sözleşmenin karşılıklı anlaşma yoluyla sona erdirilmiş olduğu sonucuna varılamayacağı, Bu durumda, davacının, sözleşme kapsamında yoksun kalınan kazanç talebinde bulunabilmesi için, sözleşmenin davalı tarafından haksız bir şekilde feshedildiğini ispat etmesinin gerektiği, Dosya kapsamındaki bilgi/belgelerden, davalının sözleşmeyi haksız şekilde feshettiği yönünde bir kanaate varılamadığı, mahkemece, davacının, Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiği yönündeki iddialarının sübuta erdiği yönünde bir kanaate varılması durumundaysa, yoksun kalınan kazancın/faiz hesabının hesap uzmanı tarafından yapılacağı, yönünde görüş ve kamaatlerine varılmış olup; heyetimizce işbu raporu, meselenin asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi 6100 sayılı HMK'nın md. 266/c.2 hükmü ve 6754 sayılı Kanunun md. 3/3 hükmü gereği tamamen mahkemeye ait olduğu" görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmişlerdir. Mahkememizin 02/07/2025 tarihli ara kararı ile dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 17/09/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; " Nihai takdir yorum ve hukuki tavsif Mahkemeye ait olmak üzere, kök rapordaki, anılan dört özel güvenlik görevlisine ilişkin ücret ödemelerini sözleşmeye uygun olarak zamanında yaptığı, sözleşmenin 2022/05 dönemine ilişkin olarak ise ödemelerde eksiklik bulunduğunun tespit edildiği, b) Taraflar arasındaki sözleşmenin, karşılıklı anlaşma yoluyla sona erdirildiği hususunun dosya kapsamındaki bilgi/belgelerden kesin olarak anlaşılmadığından bahisle, sözleşmenin karşılıklı anlaşma yoluyla sona erdirilmiş olduğu sonucuna varılamayacağı, Bu durumda, davacının, sözleşme kapsamında yoksun kalınan kazanç talebinde bulunabilmesi için, sözleşmenin davalı tarafından haksız bir şekilde feshedildiğini ispat etmesinin gerektiği, d) Dosya kapsamındaki bilgi/belgelerden, davalının sözleşmeyi haksız şekilde feshettiği yönünde bir kanaate varılamadığı...” şeklinde devam eden tespit ve kanaatlerinde bir değişiklik olmadığı; Kök raporda, Mahkemece, davacının, Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiği yönündeki iddialarının sübuta erdiği "yönünde bir kanaate varılması durumundaysa, yoksun kalınan kazancın/faiz hesabının hesap uzmanı tarafından yapılacağı,” şeklindeki tespitler uyarınca, heyetimiz mali uzmanınca yapılan tespit ve incelemeye göre, Sayın Mahkemenizce davalının haklı nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshettiği yönünde karar verilmesi durumunda, davacının ihtarnamedeki talebi üzerine, 01.01.2022 tarihinde yürürlüğe gireceği ve 31.12.2022 tarihinde sona ereceği kararlaştırılan sözleşmenin 16.05.2022 tarihinde feshedilmiş olduğu kabul edildiğinde ve sözleşmenin bitimine 7,5 aylık sürenin kaldığı göz önünde bulundurulduğunda, istihdam edilen 4 personelin her biri için aylık KDV dahil 8.765,00 TL işçilik tutarı üzerinden toplam alacak tutarı (8.765,00 TL x 4 kişi x 7,5 ay —) 262.950,00 TL olarak hesaplandığı, diğer hususlarda ise kök raporda yapılan tespitlerde bir değişiklik bulunmadığı, Neticeten kök rapordaki görüş ve kanaatlerde bir değişiklik olmadığı, ne var ki Mahkemenin kök rapordaki görüş ve kanaatleri isabetli bulmayıp, sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedildiği yönünde bir kabulde bulunması olasılığına karşı, heyetimiz mali uzmanı tarafından hemen yukarıda yer verilen bir hesaplamada bulunulduğu yönünde görüş ve kanaatlere varılmış olup; heyetimizce işbu raporu, meselenin asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi 6100 sayılı HMK'nın md. 266/c.2 hükmü ve 6754 sayılı Kanunun md. 3/3 hükmü gereği tamamen Mahkemeye ait olduğu" görüş ve kanaatini bildirir raporu ibraz etmişlerdir. Bilirkişi raporları HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir. Sözleşmenin “Sözleşmenin Feshi” başlıklı 10. maddesine göre; “Aşağıda belirtilen durumlarda Sözleşme süre verilmeksizin Müşteri/Yüklenici tarafından derhal feshedilir; Tarafların Sözleşme hükümlerine veya Müşteri’nin temsilcisinin talimatlarına aykırı hareket etmesi ve sonrasında karşı tarafça yapılacak yazılı bildirimin ardından bu ihlalin 10 (on) gün içerisinde giderilmemesi, Yüklenici’nin Sözleşmeyi bir başkasına veya işin bir kısmını başka bir firmaya devretmesi, Taraflardan birinin acze düşmesi, tasfiyeye girmesi, aleyhine iflas takibi yapılması, Yüklenici’nin herhangi bir nedenle işe başlamaması veya işin durdurulması, Yüklenicinin Müşteri işyerinde çalıştırdığı personellerin ücret ve sair hak edişlerini ödememesi, Müşteri taahhüt ettiği ödemelerin tamamını veya bir kısmını 2 ay üst üste zamanında ödememesi durumunda, İş bu sözleşme, tarafların her biri sözleşmeye bağlı kalmaksızın haklı bir nedene dayandırmadan fesih kararı alması durumunda sözleşmenin kalan süre kadar tutarını karşı tarafa ödemeyi taahhüt ve kabul eder.” düzenlenmiştir. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin öncelikli olarak haksız feshedilmiş olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Tarafların buna ilişkin mail yazışmaları dosyaya sunulmuştur. Yapılan yazışma içerikleri incelendiğinde tarafların karşılıklı anlaşma/fesih/bozma/ikale anlaşması yoluyla sona erdirilmesine yönelik bir müzakere sürecinin olduğu ancak bu sürecin kesin/bağlayıcı bir şekilde sonuca erdirildiği kesin olarak anlaşılamamaktadır. Davacı taraf davalının sözleşmeyi feshettiğini, davalı taraf ise davacı tarafından sözlemenin feshediliğini iddia etmektedir. Bu nedenle, sözleşmenin tek taraflı olarak davacının veya davalının haklı olarak sözleşmeyi sona erdirip erdirilmediğinin tespiti gerekmektedir. Davacı tarafından keşide edilen 17.05.2022 tarihli ihtarname, Davalı tarafından keşide edilen 24.05.2022 tarihli ihtarname, Davalı tarafından keşide edilen 06/06/2022 tarihli ihtarname incelendiğinde de sözleşmenin davalı tarafından feshedilmediği anlaşılmaktadır. Fiilen feshedilmiş olduğu kabul edilse dahi, davacının davalının haksız fesh edildiğini ispat etmesi gerekmektedir. Taraf vekillerinin dava ve cevap dilekçelerinde tanık deliline dayanmış oldukları anlaşılmakla bu kapsamda 06/11/2025 tarihli duruşmada her iki tarafta tanık dinletmeyeceklerini beyan etmişlerdir. Bu kapsamda mahkememizce dosya içerisine sunulan deliller ile kök ve ek rapor birlikte değerlendirildiğinde davacının taraflara arasındaki hizmet sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini kanıtlayamadığı, haksız feshin kanıtlanamamış olması nedeni ile yoksun kalınan kazanç kaybını talep edemeyeceği anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; İSPATLANAMAYAN DAVANIN REDDİNE, 1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 4.306,44-TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 3.691,04-TL harcın davacıya iadesine, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili hazineye irat kaydına, 4-Davalı kendini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2025 Katip ..... ¸e-imzalı Hakim ...... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/429, K. 2025/917, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-429-e-2025-917-k-e0fa0337a48c