İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/423 E. 2026/511 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/423
- Karar No
- 2026/511
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/423 Esas KARAR NO : 2026/511
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/05/2024 KARAR TARİHİ : 07/05/2026 YAZIM TARİHİ : 01/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.12.2023 tarihinde ..... plakalı aracın Eskişehir ilinden Kütahya istikametine seyri esnasında kaza tespit tutanağında belirtilen kilometreye geldiğinde aracın sevk ve idaresindeki ......'ün direksiyon hakimiyetini kaybederek gidişe göre yolun solunda bulunan demir bariyerlere aracının sol ön teker ve yan kısımları ile çarparak 73 metre ileride sağ banket üzerinde durması sonucu tek araçlı maddi hasarlı yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, araçta yolcu olarak bulunan müvekkil basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek ve hayati tehlikesi oluşacak şekilde yaralandığı, kazaya sebebiyet veren aracın ZMMS’i davalı ..... Sigorta Şirketi tarafından yapıldığı, taraflarınca davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu, meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin omuriliğinde ve farklı bölgelerde çatlak kırık oluşmuş, oturup kalkma hareketleri durma noktasına geldiği, bilhassa hava soğuk ise hareket edemez hale geldiği, ibadet etmesi-namaz kılması ve sair ibadetlerini yerine getirmesi imkansızlaştığı, müvekkili dava konusu kaza nedeniyle tedavisini Kütahya Evliya Çelebi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi, Bursa Şehir Hastanesi ve Bakırköy Dr.Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde gördüğü, ağır tetkik ve tedavilere maruz kalan müvekkili halen de sağlığına kavuşamadığı, müvekkilinih yaşadığı maddi zararın karşılanabilmesi için fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla davalı sigorta şirketinden şimdilik 10 TL (belirsiz alacak) talep ettikleri, tüm bu nedenlerle dava konusu kaza nedeniyle müvekkilinin meydana gelen geçici ve kalıcı iş gücü kaybından doğan zararlarının davalı sigorta şirketinden tazmini için müvekkilinde meydana gelen geçici ve kalıcı iş gücü kaybı için şimdilik 10 TL, müvekkilinin zararının tam olarak belirlendiği durumda arttırılmak üzere şimdilik belirsiz alacak davası olarak maddi tazminatın, davalı ..... Sigorta Anonim Şirketi’nden temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri, arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretinin davalı sigorta şirketi üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Talep Arttırım: Davacı vekili, 10/03/2026 tarihli dilekçesi ile, dava dilekçesinde 10,00-TL olarak açtığı talebini 251.480,97-TL olarak belirlediklerini beyan etmiş, harcının yatırılmış olduğu görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirkete başvurusu öncesi başvurucuya ait araçla ilgili hasar ihbarında bulunulmadığı, başvurucu, müvekkili ihbar etmemiş, kazayla ilgili hiçbir bilgi/belgeyi müvekkiline iletmemiş olup bu konudaki yasal yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenle, müvekkili şirketin talep ile ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin dava konusu trafik kazası bakımından olası sorumluluğu, 01.06.2015 tarihinde yapılan değişiklik ile yeniden düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartları uyarınca belirlenmesi gerektiği, davacı tarafından dosyaya sunulan ve sözde maluliyet oranlarını gösterdiği ileri sürülen raporların, yargılama neticesinde müvekkili şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesi hukuken mümkün olmadığı, bu nedenle maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiği, kaza daha yeni gerçekleşmiş olup kabul anlamına gelmemekle birlikte maluliyetin net olarak tespit edilebilmesi adına en az bir sene geçmesi gerektiği, bu sebeple usulüne uygun olarak açılmayan davanın reddine karar verilmesini, müvekkili şirket poliçe dahilinde davacıların tedavi giderlerinden ve tedavi giderleri dönemine ait olduğu Yargıtayca da kabul edilen geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve sair tedavi giderlerinden sorumlu olmadığı, haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebiyle açılacak maddi tazminat davalarında, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi ile haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zararın belirlenmesi ve ona göre tazminata hükmedilmesi gerektiği, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için başvurunun haklı olduğu varsayılsa bile, müvekkili şirketin faizden sorumluluğu sınırlı olduğu, somut olayda hatır taşıması mevcut olduğu, dava konusu uyuşmazlık karayolları trafik kanunu kapsamı dışında kalacağı, öncelikle zamanaşımı defileri ve başvuru şartının tam gerçekleşmemiş olması nedeniyle davanın reddini, kanaatlerince sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğundan ve davacı yanların dava konusu kaza sonucunda kalıcı maluliyetleri oluşmadığından ve geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi gideri zararları müvekkili şirket sorumluluğunda olmadığından davanın reddini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde SGK tarafından yapılan-yapılacak ödemelerin müvekkili şirketin sorumluluğundan tenzilini talep etmiştir. ARAŞTIRMA; 1-Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nün 22/05/2024 Tarih, ...... Sayılı yazısı ile; davacının kaza tarihinde 4/a kapsamında sigortalılığı bulunmadığından kısa vadeli sigorta hükümlerine tabi olmadığı tespit edildiği, 13/12/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı bildirilmiştir. 2-..... Sigorta A.Ş.'nin 20/05/2024 Tarihli yazısı ile; davacının başvurusuna ilişkin belgeler ile davacının hangi tarihte kurumlarına başvurduğu bildirilmiştir. 3-Bursa İl Sağlık Müdürlüğü'nün 02/12/2024 Tarih, ..... Sayılı yazısı ile; davacının kaydına rastlanılmadığı, hastanelerinde gördüğü tedavilere ilişkin belgeler ile CD'ye aktarılan radyolojik görüntüleri getirtilmiştir. 4-Unkapanı Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nün 17/01/2025 Tarih, ..... Sayılı yazısı ile; davacıya ait sigortalı hizmet cetveli, sosyal güvenlik kayıt belgesi getirtilmiştir. 5-Bahçelievler İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 25/01/2025 Tarih, ..... Sayılı yazısı ile; davacının sosyal ekonomik durum araştırılması yaptırılmıştır. 6-Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 28/05/2025 Tarih, ..... Sayılı yazısı ile; davacının muayenesi ve tetkikleri yaptırıldığı, düzenlenen tıbbi belgeler ile çekilen grafi görüntülerinin aktarıldığı ..... formatında getirtilmiştir. 7-Bahçelievler İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 10/02/2026 Tarih, ..... Sayılı yazısı ile; davacının sosyal ekonomik durum araştırılması yaptırılmıştır. 28/01/2025 Tarihli Adli Tıp Raporunda; Maddi hasarlı kaza tespit tutanağında mahallin yerleşim yeri dışı olduğu işaretlenmiştir. Kazanın özetinde; sürücü ......'ün 2918 sayılı K.T.K.nda yer alan 84/1-j kusurunu işlediği, not olarak; bariyerde 12 metre hasar olduğu belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı, dilekçeler, maddi hasarlı kaza tespit tutanağı ve dosyada mevcut fotoğraflar incelendiğinde kazanın yukarıda “OLAY” kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup; kaza tespit tutanağında belirtilen olayın oluş şekli dikkate alındığında aşağıdaki şekilde kanaate varılmıştır. Mevcut verilere göre; -Sürücü ..... sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti seyir halindeyken yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, mahal şartlarını dikkate alarak aracının hakimiyetini kendi seyir şeridini takiben yol içerisinde kalacak şekilde tutmaya özen göstermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, sevk ve idare hatasıyla aracının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesi gerçekleşen olayda kusurludur. SONUÇ: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; -Sürücü ......’ün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapor sunulmuştur. 02/12/2025 Tarihli Adli Tıp Raporunda; 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %4 (yüzdedört) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile rapor sunulmuştur. 04/03/2026 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda; 1) Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 22.001,40 TL olduğu, 2) Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 299.479,57 TL olduğu, 3) Temerrüt başlangıcının 14.05.2024 dava tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu, 4) Davacı tarafın talep edebileceği 22.001,40 TL geçici iş göremezlik maddi zararı ve 299.479,57 TL sürekli iş göremezlik maddi zararının kaza tarihinde yürürlükte olan ZMSS Genel şartları gereği davalı ..... Sigorta tarafından sürücüsü tamamen kusurlu olarak kazaya karışan ..... Plakalı araç için tanzim edilen ZMSS vadesinde ve teminat kapsamında meydana geldiği, Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, trafik kazası nedeniyle davacının yaralanmasından dolayı ortaya çıkan kalıcı iş göremezliğine ve geçici iş göremezliğine ilişkin tazminatların tahsili istemlerine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının 13/12/2023 tarihinde gerçekleşen dava konusu kaza nedeniyle yaralanmasının geçici iş göremezliğine ve kalıcı iş göremezliğine neden olup olmadığı, olmuşsa iyileşme süresinin ve kalıcı iş göremezlik derecesinin ne kadar oldukları/olabilecekleri, buna bağlı olarak davacının tazminat alacağının bulunup bulunmadığı, varsa ne kadar olabileceği, dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalının sigortalısının kusurunun bulunup bulunmadığı, davalının ZMSS poliçesi kapsamında bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davacının sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmış, nüfus kayıt örnekleri, araç tescil kayıtları, kaza tutanağı, hasar dosyası, poliçe, davacının hastane kayıtları, SGK kayıtları ve tarafların dayandıkları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. 818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. 6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir. “Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır. Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Sigortacının sorumluluğu, izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. Mahkememizce meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor aldırılmış, 28/01/2025 Tarihli Adli Tıp Raporunda; "Maddi hasarlı kaza tespit tutanağında mahallin yerleşim yeri dışı olduğu işaretlenmiştir. Kazanın özetinde; sürücü ...... 'ün 2918 sayılı K.T.K.nda yer alan 84/1-j kusurunu işlediği, not olarak; bariyerde 12 metre hasar olduğu belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı, dilekçeler, maddi hasarlı kaza tespit tutanağı ve dosyada mevcut fotoğraflar incelendiğinde kazanın yukarıda “OLAY” kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup; kaza tespit tutanağında belirtilen olayın oluş şekli dikkate alındığında aşağıdaki şekilde kanaate varılmıştır. Mevcut verilere göre;-Sürücü ..... sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti seyir halindeyken yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, mahal şartlarını dikkate alarak aracının hakimiyetini kendi seyir şeridini takiben yol içerisinde kalacak şekilde tutmaya özen göstermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, sevk ve idare hatasıyla aracının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesi gerçekleşen olayda kusurludur. SONUÇ: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; -Sürücü .....’ün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek raporudur." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce kusur yönünden aldırılan 28/01/2025 tarihli Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi Raporu, dosya kapsamına, olayın oluş şekline, uygun ve denetime elverişli bulunmuştur. Mahkememiz dosyası dava konusu trafik kazası nedeniyle varsa iş göremezlik oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu ..... İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, 02/12/2025 Tarihli Adli Tıp Maluliyet Raporunda özetle; "1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %4 (yüzdedört) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile rapor sunulmuştur. " görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce dosya, 1 Aktüerya uzmanı, 1 sigorta uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek bilirkişi raporu aldırılmış, 04/03/2026 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda özetle; "1) Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 22.001,40 TL olduğu, 2) Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 299.479,57 TL olduğu, 3) Temerrüt başlangıcının 14.05.2024 dava tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu, 4)Davacı tarafın talep edebileceği 22.001,40 TL geçici iş göremezlik maddi zararı ve 299.479,57 TL sürekli iş göremezlik maddi zararının kaza tarihinde yürürlükte olan ZMSS Genel şartları gereği davalı .... Sigorta tarafından sürücüsü tamamen kusurlu olarak kazaya karışan ..... Plakalı araç için tanzim edilen ZMSS vadesinde ve teminat kapsamında meydana geldiği," görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Bu kapsamda alınan raporlar ile tarafların iddia ve beyanlarına göre Mahkememizce kusura ilişkin yapılan incelemede; mahkememizce hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 28/01/2025 tarihli raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, 13.12.2023 günü saat 13:59 sıralarında sürücü ..... sevk ve idaresindeki ..... plakalı otomobil ile Eskişehir istikametinden Kütahya istikametine seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek sol ön teker ve yan kısımlarıyla yolun solunda bulunan demir bariyerlere çarpması, akabinde 73 metre ileride sağ bankette durması sonucu dava konusu olayın meydana geldiği, mahallin yerleşim yeri dışı olduğu, kaza tespit tutanağında kazanın özetinde; sürücü ......'ün 2918 sayılı K.T.K.nda yer alan 84/1-j kusurunu işlediği, not olarak; bariyerde 12 metre hasar olduğunun belirtildiği, tüm dosya kapsamı, dilekçeler, maddi hasarlı kaza tespit tutanağı ve dosyada mevcut fotoğraflar incelendiğinde, mevcut verilere göre, sürücü ...... sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti seyir halindeyken yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, mahal şartlarını dikkate alarak aracının hakimiyetini kendi seyir şeridini takiben yol içerisinde kalacak şekilde tutmaya özen göstermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, sevk ve idare hatasıyla aracının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesi gerçekleşen olayda, sürücü ......’ün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, mahkememizce kabul edilmiştir ve bu doğrultuda değerlendirme yapılmıştır. Dosyada mevcut tüm tedavi evraklarının incelenmesi neticesinde Adli Tıp Kurumu ...... İhtisas Daresi tarafından düzenlenen rapor ile sabit olduğu üzere; davacının tüm vücut engellilik oranının %4 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği sabittir. Bu kapsamda düzenlenen iş göremezlik raporunda Adli Tıp Kurumu tarafından yer verilen tespitlerin yasal mevzuata ve olayın oluş şekline uygun olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Yapılan açıklamalar çerçevesinde tüm dosya kapsamı, aldırılan raporlar ve hesap bilirkişi heyeti raporu değerlendirildiğinde, davacının dava dilekçesindeki taleplerinin geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik taleplerine ilişkin maddi tazminat talebi olduğu, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davalı sigorta şirketinin ZMMS ile sigortaladığı ...... plakalı aracın sürücüsünün kazada %100 kusurlu olduğu, söz konusu kaza nedeniyle davacının tüm vücut engellilik oranının %4 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, mahkememizce hükme esas alınan hesap bilirkişi heyeti raporunda ayrıntısı belirtildiği üzere, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 299.479,57-TL olduğu, yine raporda ayrıntıları belirtildiği üzere davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 22.001,40-TL olduğu, söz konusu sürekli iş göremezlik maddi zararının ve geçici iş göremezlik maddi zararının, kaza tarihinde yürürlükte olan ZMMS Genel Şartları gereği ..... plakalı araç için tanzim edilen ZMMS vadesinde ve teminat kapsamında meydana gediği, bu nedenle davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, buna göre davacının talep edebileceği toplam maddi tazminatın (299.479,57-TL+22.001,40-TL=321.480,97-TL) 321.480,97-TL olduğu, davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesinde davaya konu olayda hatır taşıması indirimi yapılması hususunda talepte bulunduğu, bu nedenle somut olayda hatır taşıması olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, davacı vekilinin 22/01/2026 tarihli dilekçesi ile davacının araçta bulunma nedenin, "..... plakalı araç sürücüsü ....... 'ün davacının kız kardeşinin eşi olduğu ve birlikte ortak benzin alarak yazlıktan İstanbul'daki ikametlerine gittikleri" olarak açıklandığı, ancak, davacının benzin ve yol masraflarına ortak olduğu ve ödediği hususunda davacı tarafından herhangi bir somut delil sunulmadığı, bu nedenle akrabalık ilişkisi kapsamında kazaya neden olan araçta davacının yolcu olarak ücret alınmaksızın taşındığının anlaşıldığı ve söz konusu olayda hatır taşımasının mevcut olduğunun kabulünün gerektiği, davalının hatır taşıması indirimi uygulanması talebinin yerinde olduğu, buna göre toplam tazminat miktarında %20 oranında hatır taşıması indimi uygulanmasının yerinde ve hakkaniyete uygun olacağı, %20 oranında hatır taşıması indirimi uygulandığında, davacının talep edebileceği tazminat miktarının (321.480,97-TLX20/100=64.296,19) (321.480,97-64.296,19=257.184,77) 257.184,77-TL olacağı, somut olayda müterafik kusur indirimi uygulanmasını gerektir bir nedenin ise bulunmadığı, sonuç olarak, davacının talep edebileceği toplam maddi tazminatın 257.184,77-TL olduğu, ancak davacının talebini 10/03/2026 tarihli dilekçesi ile 251.480,97-TL olarak belirledikleri, harcın buna göre tamamlandığı, daha önce davalının hangi tarihte temerrüde düşürüldüğü hususunda somut bilgi ve belge sunulmadığından faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olacağı, kaza tarihi ve dava tarihi dikkate alındığında belirsiz alacak davası olarak açılan söz konusu davada zamanaşımı süresinin dolmadığı, bu nedenle davalının zamanaşımı savunmasının yerinde olmadığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile, davacının talebi ile bağlı kalınarak, 251.480,97-TL maddi tazminatın, dava tarihi olan 14/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, davacının talebi ile bağlı kalınarak, 251.480,97-TL maddi tazminatın, dava tarihi olan 14/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Alınması gereken 17.178,66-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 858,90-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.286,50-TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 15.892,16-TL eksik harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç, 858,90-TL tamamlama harcı ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere 1.714,10-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 17.494,50-TL yargılama gideri (bilirkişi raporu, tebligat, müzekkere vs.), 11.100,00-TL adli tıp fatura ücreti olmak üzere toplam 28.594,50-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk ücreti 3.600,00-TL'nin davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 7-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/05/2026
Katip ..... e-imzalıdır
Hakim ..... e-imzalıdır