İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/411 E. 2025/459 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/411
- Karar No
- 2025/459
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/411 Esas - 2025/459 "TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2024/411 KARAR NO : 2025/459
DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 30/09/2024 KARAR TARİHİ : 17/11/2025 Yazım Tarihi: 30/11/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili Şirket ... ... San. ve Tic. A.Ş.’nin Türkiye’nin önde gelen ... üreticilerinden biri olduğunu; müvekkili Şirketin gerek ev gerekse gastronomi kesimine hizmet eden, perakende mağazacılığı alanında kendi işletmesini yaptığı 34 adet konsept mağazası, 41 bayisi, 238 satış noktası (....) ile ....’nin tamamında yaygın hizmet vermekte, aynı zamanda .... "...." üzerinden online satışlar yapmakta olduğunu; ...’ın, Türkiye’nin ilk renkli ... üretimini yapan, Türkiye’de ve dünyada ilk ve tek özel reçeteli .... (....) ... üretimini yapan, ....’nün .... kalite belgesine ilk sahip olan yerli ... üreticisi olduğunu; yıllardan gelen bilgi birikimi ve kendine has fikirleriyle 90’a yakın marka tesciline sahip müvekkili şirketin, her gün bu marka tescillerine bir yenisini daha eklemekte olduğunu; “... ...” ibaresinin 19.07.2001 tarihinden beri ....sayı ile müvekkili şirket adına tescil edilmiş olup koruma süresinin devam etmekte olduğunu; söz konusu markanın, müvekkili şirket tarafından uzun yıllardır kullanılmakta olup, müvekkili şirket tarafından tanınmış marka haline getirildiğini; müvekkili Şirketin, .... (....), yaygın dağıtım ve satış kanallarının yanı sıra, 970 otel müşterisi bulunmakta olduğunu; müvekkili Şirkete ait “...” ibareli markaların 07.07.1992 tarihinden beri ... nezdinde korunmakta olduğunu; bu tarihten itibaren şirketçe “...” asli unsuru muhafaza edilerek, eklenen tali unsurlarla birçok yeni marka yaratıldığını; bu anlamda ... ibaresinin bir çatı markası olduğunu; “...” asli unsuru muhafaza edilerek yaratılan bu markaların ..... 19.09.2008 tarihli ..... sayılı kararında da belirtildiği üzere seri marka olarak kabul edildiğini; müvekkili Şirketin davalı Kurum nezdindeki marka tescillerinin yanında, .... nezdinde, .... çerçevesinde 12 Nisan 2002 tarihinde yapılan ....sayılı başvuru ile ....’nde 05 Nisan 2016 tarihinde yapılan başvuru ile ise ... sayılı tescili bulunmakta olduğunu; ayrıca, ... markasının tanınmış olduğu Mahkeme kararları ile sabit olduğunu; .... Hukuk Mahkemesi’nin T.01.12.2004, ....sayılı kararı ile .... .’nin T.14.03.2006, .... sayılı ilamı, .... Hukuk Mahkemesi’nin T.18.02.2008, ....sayılı kararı ile .....HD.’nin T.14.02.2011, .... sayılı ilamı, .... Hukuk Mahkemesi’nin T.01.07.2010, .... sayılı kararı ile .....’nin T.16.05.2012, .... sayılı ilamı ile ... markasının tanınmış olduğunun açıkça tespit edildiğini; .... 04.01.2021 tarihli ve .... sayılı tanınmış marka yazısı ile de açıkça belirtildiği üzere ... ibaresinin tanınmış marka statüsünde olduğunu; müvekkili Şirketin “...” seri markaları ile iltibas yaratan, davalı şirket adına kayıtlı ... sayılı “...” markasının, 35. sınıfta olmak üzere tescil edildiğini; söz konusu durumun müvekkili Şirketçe tespiti üzerine, ...’na itirazda bulunulmuş ancak dava konusu ....’nun 31.07.2024 tarihli ve ... sayılı kararında; davacı itirazlarının haksız bir şekilde reddedildiğini; dava konusu kararın iptali gerektiğini; davalı şirketin “...” markasının, müvekkili şirketin “...” ibareli seri markalarından hem görsel hem fonetik olarak ayırt edilmesinin mümkün olmayıp, ayırt edicilik fonksiyonunu içermeyen marka aynı zamanda müvekkili markası ile ayniyet derecesinde benzer olduğunu; ... markasının yurt içi ve yurt dışında tanınmış marka olduğunu; davalı şirketin, müvekkili şirketin markasının tanınmışlığından haksız surette yararlanmak maksadıyla kötü niyetle hareket etmekte olduğunu; hal böyleyken 35. sınıf kapsamında yapılan ... tescilinin müvekkili şirkete ve şirket politikalarına açıkça zarar vereceğini; davalı şirketin, “...” markasını 35. sınıf kategorisi için tescil ettirerek müvekkili şirketin tanınmışlığından haksız ve hukuka aykırı olarak yararlanmakta olduğunu; işbu dava ikame edilmeden önce davalı markası ile neredeyse aynı olan “...” markasının hükümsüzlüğü talebiyle ikame edilen davanın kabulüne karar verildiğini; müvekkili şirkete ait “... ...” markasıyla ve/veya “...” markaları ile iltibas yaratan, ... San. Ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı ... sayılı “...’’ markasının, müvekkili şirketin ana faaliyet konusunu oluşturan 21. sınıfta olmak üzere 24.07.2018 tarihinde tescil edilmesi üzerine, söz konusu markanın müvekkili şirketin tescilli tanınmış markası ve diğer alt seri markaları ile yüksek derecede benzerlik taşıması, bu sebeple müvekkilin tescilli markasından doğan haklarına tecavüz teşkil etmesi sebebiyle davalı şirket adına kayıtlı markanın terkini veya müvekkili şirkete devri yoluyla haksız rekabet teşkil eden durumun derhal sona erdirilmesi talebiyle.... Mahkemesi (Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) .... E. sayılı kararı ile hukuka uygun olarak haklı davanın kabulüne ve ... markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğini; huzurdaki dava konusu ... markasının, mezkur davada hükümsüzlüğüne karar verilen ... markası ile neredeyse birebir aynı olmakla; bu kapsamda hukuki güvenilirliğin sağlanması ve müvekkilinin meşru haklarının korunması bakımından emsal karar da gözetilerek haklı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini; davalı şirketin ... başvuru numaralı markasını devrederek davalı yan değişikliği ile muvazaa yoluyla davadan kurtulmasını engellemek adına dava konusu “...” ibareli markasının olası devrinin dava sonunda karar kesinleşinceye dek önlenmesi için, Sınai Mülkiyet Kanunu m.159 ve 6100 sayılı HMK 389 ve devamı maddeleri gözetilerek, takdiren teminatsız olarak, ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve dava sonunda ....’nun 31.07.2024 tarihli ve ... sayılı ... Kararının iptalini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın yayıma itiraz formunda geçen ... (...) sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık iddiasının davalı başvurusuna ve alınan ... kararına etki edip etmeyeceği, ... sayılı ... Kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu tespit edilmiştir. ... kararının 02/08/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 30/09/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında " ............................. başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali ve tanınmışlık gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. ….Belirtilen bilgiler ışığında yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların ihtiva ettikleri tüm unsurlarla birlikte görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadığı ve markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Markaların karıştırılmayacağı değerlendirmesi ve dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgeler birlikte dikkate alındığında, somut olay bakımından Md. 6/5'te belirtilen şartların oluşmadığı kanaatine varıldığından, ilgili iddia haklı ve yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. .", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markası ...+ ... (...) ... ( .... )
15/09/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE " 1.Davalının dava konusu sayılı ... marka başvurusu ile davacının ... sayılı markasının görsel, anlamsal ve işitsel olarak benzer olmadığı; 2.Davalının dava konusu marka başvurusunun kapsamında bulunan 35/son “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Aynalar. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)”emtiaları yönünden emtia benzerliği koşulunun oluştuğu; 3.Davalının dava konusu sayılı ... marka başvurusu ile davacının .... sayılı markası arasından SMK madde 6/1 anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı; 4.Taraf markaları benzer bulunmadığından tanınmışlığa bağlı sonuçların oluşmadığı; 5.Dava konusu ....’nun 31.07.2024 tarihli ve ... sayılı ... Kararının işbu raporda vardığımız kanaat ile aynı yönde olduğu; " şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.
GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının "...+ ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "...+ ..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının"... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "... " ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının " ...+ ..." ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Tüm bu gerekçelerle ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı firma yetkilisinin yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 17/11/2025 Katip .... Hakim .... E imzalıdır E imzalıdır