İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/410 E. 2026/13 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/410
Karar No
2026/13
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO:2024/410 Esas KARAR NO :2026/13

DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:30/03/2023 KARAR TARİHİ:13/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin müvekkili şirket nezdinde Nakliyat Emtia Sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı ...Taşımacılık tarafından yapılan taşıma esnasında sigortalıya ait malların hasar gördüğünü, meydana gelen zarar miktarı ve kusur/rücu durumu ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, tespit edilen zararın müvekkili sigorta şirketi tarafından 13.07.2022 tarihinde ödendiğini, ödenen sigorta tazminatının TTK m. 1481 kapsamında rücuen tazminini talep ettiklerini, taraflar arasındaki alacağın likit olduğunu, zarar neticesinde ödenen tazminat ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, bu nedenle davalının haksız ve mesnetsiz itirazları sebebiyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama ile sonlandırıldığını, huzurdaki davanın devam ettiği süreçte davalının malvarlığını azaltma ve elden çıkartma olasılığının bulunduğunu, müvekkili dava sonuçlansa dahi alacağına kavuşamayacağını belirterek tüm bu nedenlerle davalı tarafından .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 62.181,16 üzerinden devamı ile 13.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline, asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, ayrıca davalının menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi ile yargılama giderleri, vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; rücu istemine ilişkin 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtikten sonra davanın ikame edildiğini, pasif husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkili şirketin fiili ya da akdi hiçbir surette taşıyan sıfatının bulunmadığını, müvekkili şirketin boşaltma limanındaki evrak işlemlerine ilişkin hizmet verdiğini, davacının da aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, uygunsuz istifleme ve yetersiz ambalajlama sebebi ile oluşan hasarların sigorta teminatı dışında kaldığını, bu nedenle davacının sigortalısına yaptığı ödemenin hatır ödemesi olduğunu, müvekkili ile davacı sigortalısı arasında herhangi bir taşıma sözleşmesi bulunmadığını, usulüne uygun ve süresinde yapılmış bir hasar ihbarının bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini ve sorumluluk yüklenemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte her koşulda taşıyanın sorumluluğunun 666,67vee 2 SDR sınırını geçemeyeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizde açılan işbu davanın ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/04/2023 tarih, ... sayılı Görevsizlik kararı ile geldiği anlaşılmıştır. Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların, davalı sorumluluğunda deniz taşımasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalıdan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür. .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının ... Sigorta A.Ş. Olduğu, borçlusunun ...Taş. Ve Tic. A.Ş. olduğu, 62.181,16..TL'nin tahsili için 03/10/2022 tarihinde takibe geçildiği, ödeme emrinin borçluya 24/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 20/12/2022 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, eldeki davanın da 30/03/2023 tarihinde İİK 67. maddesi gereğince yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından tanzim edilen 23/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacının aktif husumet ehliyetini haiz olmasına mukabil dosyadaki bilgi ve belgelerden harekeyle davalının pasif husumet ehliyetlerinin tespit edilemediği, Huzurdaki dava konusu taşıma özelinde, dosya münderecatından ne TTK m. 1184 anlamında bir incelemenin ne de 1185 anlamında hasar ihbarının yapıldığı, Dava konusu hasarın deniz taşıması esnasında meydana geldiğinin ispat edilemediği, Dosyada mevcut deliller doğrultusunda konteyner içerisindeki yükün taşıyanın muhafazası altında iken zarar gördüğü ispat edilememiş olduğundan taşıyan sıfatlarını haiz olan davalıların meydana gelen hasardan sorumlu olmadığı, Yüce Mahkeme'nin aksi kanaatte olması halinde eksper tarafından muafiyet ve sovtaj tenzilli hesaplanan 47.451,71.TL hasar miktarının makul ve kadri maruf olduğuna ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir. Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer. Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Dosyada bulunan ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesine göre dava dışı sigortalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd Şti. firması tarafından CFR teslim şartı ile ithal edilen ... makinesi emtiasının, ABD Los Angeles Limanı'ndan İstanbul'a Tokyo .../20E isimli gemi ile taşınmasının, sigorta teminatı altına alındığı, dava dışı sigortalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd Şti. firmasının konşimentoda gönderilen olarak kayıtlı olduğu, emtianın hasarlanması neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından dosyada bulunan ... Bankası'na ait 13/07/2022 tarihli ödeme dekontu kapsamında dava dışı sigortalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd Şti. Firmasına 60.948,82 TL hasar bedelinin ödendiği anlaşılmıştır. Davaya konu emtia satım şekli CFR olmakla, bu satım şekli uyarınca taşımaya konu eşyanın taşıma aracına yüklenmesi ile birlikte hasara katlanma yükümlülüğü alıcı firmaya geçmekle, dava konusu uyuşmazlıkta dava dışı sigortalının görderilen-alıcı firma olduğu gözetildiğinde; geçerli bir sigorta sözleşmesi uyarınca, davacı sigortacı tarafından sigorta tazminatı ödenmiş olup, bu hali ile davacının yapmış olduğu sigorta tazminatı ödemesi kapsamında TTK. 1472 maddesi gereğince halefiyet hakkı ile aktif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir. Dosyada bulunan ... numaralı konşimento kayıtları incelendiğinde; konşimentoda taşıyan olarak dava dışı ... firmasının , davalı .... AŞ nin ise evrak teslimi için başvurulacak taraf olarak olduğu görülmüştür. Bununla birlikte davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen ve davalı tarafından dava dışı sigortalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd Şti.adına düzenlenen 13/04/2022 tarihli iki ayrı faturanın ise Tahliye ve Terminal açıklaması ile düzenlendiği görülmüştür. Bu hali ile taşımanın dava dışı ... firması tarafından yerine getirildiği anlaşılmalka TTK 1238 maddesi gereği bu firmanın taşıyan sıfatını haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Davalı .... AŞ firmasının, taşımaya konu ... numaralı konşimentoda taşıyan olarak kayıtlı bulunmamakla birlikte bu davalının taşımaya ne şekilde dahil olduğu hususunda davacı vekili tarafından, yukarıda da açıklanan 13/04/2022 tarihli faturaları düzenlemiş olması nedeni ile taşıyan sıfatının bulunduğu belirtilmiş olsa da, TTK 921 maddesi uyarınca, ücret olarak taşıma giderlerini de içeren tek bedel kararlaştırıldığı hallerde navlun faturasını düzenleyen taşıma işleri komisyoncusunun taşıyanın hak ve yükümlülüklerine tabii olacağı düzenlenmiş olduğundan, Tahliye ve Terminal açıklamalı faturalar bu kapsamda değerlendirilmemiştir. Davalının, taşımaya konu konşimento üzerinde evrak teslimi için başvurulacak taraf olarak kayıtlı olması ile dava dışı sigortalı adına düzenlediği anlaşılan tahliye ve terminal açıklamalı faturalar uyarınca, davalının boşaltma limanında teslimden görevli acente olduğu bu hali ile TTK 105 maddesi uyarınca taşıyana izafeten husumet yöneltilebileceği; bu davalının yalnızca boşaltma limanındaki tahliye ve yük teslimi ile görevlendirilmiş acente olduğu kanaatine varılmıştır. TTK'nın 102.maddesine göre acente; "ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları tacir adına yapmayı meslek edinen kimse" olarak tanımlanmıştır. TTK m. 105' de; "Acente aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmeler ile ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya veya bunları kabule yetkilidir, bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfat ile dava açılabilir" düzenlemesine yer verilmiştir. TTK 105 vd. maddeleri uyarınca acentenin, acente sıfatıyla yaptığı işlemler, adına hareket ettiği kişi hakkında hüküm doğuracaktır. Buna göre davalının teslim acentesi sıfatı ile dava konusu taşımaya dahil olması nedeniyle TTK'nın yukarıda anılan hükümleri gereğince, pasif husumet ehliyetini haiz olmadığı kabul edilerek neticede davanın bu nedenle usulden reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile USULDEN REDDİNE, -Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE, 2-Karar harcı olan 751,26.TL'den peşin alınan 732,00.TL'nin mahsubu ile bakiye 19,26.TL fazla alınan kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davalı vekili için takdir edilen 45.000,00.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/01/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/410, K. 2026/13, T. 13.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-410-e-2026-13-k-56a1ae15c5ae