İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/402 E. 2026/168 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/402
- Karar No
- 2026/168
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/402 KARAR NO : 2026/168
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/06/2024 KARAR TARİHİ : 17/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.12.2023 tarihinde davacıya ait olup davalı tarafından sigortalanmış bulunan ---- plaka sayılı aracın --- Bölgesi ---- yolunun 169, Km sinde hareket halinde iken çıkan yangın sonucu PERT olmuş olduğu, ancak davalı tarafından yanlış yakıt kullanılmış olduğundan bahisle zararın karşılanmamış olduğu, ayrıca aracın --- plaka sayılı dorsesinin de yangın sonunda pert olmuş olduğunu, bu kapsamda ----- Sigorta tarafından dorse zararının karşılanarak 420.000,00 TL nin ödenmiş olduğunu, buna rağmen davalının ödemeyi reddetmiş olduğunu, Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesinin Yakıf Klozu bölümünde "EPDK standartlarına uygun olmayan (10 numara yağ vb.) yakıt kullanımı nedeniyle araçta meydana gelen doğrudan hasarlar ve bundan kaynaklanan yangın hasarları teminat dışıdır.” maddesinin bulunduğunu, Ancak --- Devleti'nin yetkili mercileri tarafından tutulmuş raporda (----- Büyükelçiliği Konsolosluk Şubesi tarafından imzalanmıştır.) uygun yakıt kullanılmış olduğunun tespit edilerek tasdik edilmiş olduğunu, ayrıca raporda “....yarıgın gerçekleşen yük aracının ------ yakıtı yardımı ile hareketlenmiş olduğu...” “alev alan aracın mazot yakıtı kullanılarak hareket etmiş olduğu..” tespitinin bulunduğu, ------- kolluk kuvvetleri tarafından yapılmış olan kontrolde şoförün alkolsüz olduğu tespitinin yapılmış olduğu, bu kapsamda zararın teminat kapsamında olduğu, müvekkilinin tüm sorumlulukları yerine getirerek primlerini zamanında ödemiş olduğunu, ayrıca davalının yanan aracın çekici ile Türkiye'ye getirilmesi nedeni ile 2.200,00 USD kurtarma ve 3.200,00 USD Çekici bedeli zararından da sorumlu olduğunu,...bu vs. nedenler ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla pert olan araçtaki zarar için şimdilik 1.000,00 TL ve çekici, kurtarıcı ücretinin karar tarihindeki kur üzerinden tespit edilerek limitleri aşılmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili arz ve talep edilmiştir.
ISLAH: Dava fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL üzerinden açıldığı, yukarıdaki hesaplamalar ve bilirkişi raporları dikkate alınarak müvekkilinin zararının 2.212.495,50 TL olarak belirlendiği, bu kapsamda HMK m.176 uyarınca dava değerinin 2.212.495,50 TL’ye yükseltilmesini, Davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren TTK m.8/1 ve 3095 sayılı Kanun m.2/2 uyarınca ticari temerrüt faizi uygulanmasını talep ettiklerini bildirmişlerdir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımının olduğunu, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, dava kapsamında delillerinin müvekkiline tebliğ edilmemiş olduğunu, davacı iddialarını kabul etmediklerini, başvuru şartının yerine getirilmemiş olduğundan davanın reddedilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından araştırma raporu alınarak uygun yakıt kullanılmamış olduğunun tespit edilmiş olduğunu ve uygunsuz yakıt kullanımının teminat dışı olduğunu, ayrıca İtfaiye raporunun sunulmamış olduğunu, aracın bakım yükümlülüklerinin yerine getirilmiş olduğunun ispatlanması gerektiğini, ayrıca çekici ücretlerinin de teminat dışı olduğunu, ihbar yükümlülüğünün de yerine getirilmemiş olduğunu, sigortalının iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki riziko teminatı içindeymiş gibi ihbar etmiş olduğunun sabit olduğu, bu hususun araştırma raporu ile sabit olduğu, bu nedenle ispat külfetinin yer değiştirmiş olduğunu, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, olayın beyan edildiği şekilde oluşup oluşmadığı, ehliyet durumu, alkol durumu vb. hususların irdelenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğu, bu kapsamda onarım bedeli ve pert sovtaj değerlerinin ayrı ayrı hesaplanması gerektiğini, bu kapsamda araç onarılacaksa muafiyetlerini, talep edilebilecek faizin yasal faiz olması gerektiğini, ıslah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğunda dava tarihinin, ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğunda ise ıslah tarihinin baz alınması gerektiği, bu vs. nedenler ile husumet yokluğundan davanın reddedilmesi ve talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava davacıya ait ----- plakalı aracın hasarlanma sebebi, hasar neticesinde pert olup olmadığı, meydana gelen hasarın gerçek değeri ile davalıdan sigorta tazminatı ile çekici ve kurtarma ücreti masraflarının tahsili talebinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına istemine ilişkindir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmıştır.Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre;Dava konusu araçtaki gerçek zararın 2.076.000,00 TL – 1.196.750,00 TL = 879.250,00 TL olduğunun kabulü ile davalının sorumlu olması gerektiği, söz konusu olay kapsamında araç enkazının kaldırılması (Kaldırma + Gümrüğe kadar götürme) bedeli 2.200,00 USD ile Taşıma bedeli ( Navlun) 3.200,00 USD nin olay tarihi itibariyle Uluslararası Taşıma kapsamında piyasa rayiçlerine uygun ve kadri marufunda Bulunduğu, Sigorta yönünden, Davacı ------ maliki olduğu ---- plakalı araçta meydana gelen 17/12/2023 tarihli yangın hasarının TTK Madde 1401'e ve Kasko Sigortası Genel Şartları A.1. Sigortanın Konusu maddesine göre davalı-----. tarafından düzenlenen ilgili kasko sigorta poliçesi teminat kapsamında olduğu, İlgili sigorta poliçesinde yer alan Yurt Dışı Teminatı başlıklı özel şart maddesi ve Yurt Dışı Asistans Limitleri maddesinde yer aldığı üzere, somut olayda davaya konu aracın yangın sebebiyle zarar gördüğü göz önünde bulundurulduğunda, davacı tarafın ödemiş olduğu ve dosya içeriğinde faturaları yer alan çekici ve kurtarma ücretlerinin Yurt dışında aracın çekilmesi 2.500,00 Euro ve Yurt dışında aracın vinç ile kurtarılması 5.000,00 Euro limitleriyle sınırlı olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen kasko sigorta poliçesi teminat kapsamında olduğu, Davalı ------ vekili tarafından Sayın Mahkeme'ye sunulan cevap dilekçesinde belirtilen Muafiyet hususu ile ilgili kasko sigorta poliçesi incelendiğinde 4. sayfada yer alan Muafiyet Uygulamaları kısmında davaya konu hasar için uygulanabilecek bir muafiyet bulunmadığı," yönünde görüş bildirilmiştir. ---- tarafından alınan rapor içeriğine göre; ---- plakalı --- model -----) aracın; Kaza tarihinde ki aracın 2. el fiyatı 2.076.000,00TL ve Sovtaj bedeli ise 1.985.587,5TL olduğu "yönünde beyanda bulunulmuştur.Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri; gerek kuruluşlarında, gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyi niyet esasına dayalı sözleşme türlerindendir. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.1. maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun 1421. maddesinde, sigortacının geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir.Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.Uyuşmazlık, davacının mâliki olduğu aracında meydana gelen hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında olup olmadığı, poliçe teminatı kapsamında ise hasar miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır. Kasko sigortası, sigorta ettirenin ödeyeceği sigorta primi karşılığında aracın maruz kalacağı kasko rizikolarının sigortacı tarafından teminat altına alınmasını öngören bir sigorta sözleşmesidir. Bu tür sigortada sigortacı, aracın kasko rizikolarına karşı sigorta himayesi sağlamakla, sigorta edilen rizikonun gerçekleşmesi sonucu sigorta ettirenin malvarlığının aktifinde ortaya çıkacak olan zararları üzerine almaktadır. Kasko sigortası bir zarar sigortası olup zarar sigortalarında amaç sadece sigorta edilen rizikonun gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan zararın sigortacı tarafından tazminidir. Kasko sigortasında sigorta teminatını doğuran riziko gerçekleştiğinde sigortacı kasko sigorta sözleşmesinin karşı tarafı olan sigorta ettirene sigorta ettirdiği menfaatin riziko gerçekleştiği andaki gerçek ve somut zarar miktarı kadar sigorta tazminatı ödemekle yükümlüdür.Yargıtay ----- Hukuk Dairesinin -- sayılı kararında; "Bilirkişinin ilk olarak toplam onarım bedelini tespit etmesi gerektiği, bu tespit çerçevesinde, tamiratının ekonomik olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, tamiratının ekonomik olması durumunda gerçek zarar bedelinin onarım bedeli olduğu, onarımın ekonomik olmaması durumunda ise bilirkişi tarafından, aracın kaza tarihindeki hasarsız halinin kıymet bedelini tespit etmesi gerektiği, tespit edilen bu bedelden sovtaj bedelinin mahsup edilmesi ile ortaya çıkan bedelin gerçek zarar bedeli olacağı" vurgulanmaktadır. Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.1 maddesine göre, sigorta şirketi aracı hasar tarihi itibariyle rayiç değerine kadar teminat altına almış olup, sigorta tazminatının hesabında sigortalı menfaatlerin rizikonun gerçekleşmesi anındaki rayiç değerleri esas tutulur. Rayiç değer için esas alınacak referansa veya rayiç değeri belirleme yöntemine poliçede yer verilir. Bu yönde bir referans belirlenmemişse veya bu belirleme somut değilse Hazine Müsteşarlığınca tespit edilecek kurallar çerçevesinde belirlenecek referans rayiç değerler esas alınır. İlgili sigorta poliçesinin 3. sayfasında yer alan Yakıt Klozu başlıklı özel şart maddesinde; “EPDK (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu) standartlarına ve yasal mevzuata göre uygun olmayan (10 numara yağ vb.) Yakıt kullanımı sebebiyle araçta meydana gelen doğrudan hasarlar ve bundan kaynaklanan yangın hasarları teminat dışıdır.” hususları belirtilmiştir. Davalı sigorta şirketinin davacının talebini "....Şirketimizde ------ poliçe numarası ile sigortalı bulunan ----plaka sayılı çekicinin 17.12.2023 tarihinde ekistan ülkesi ----- Bölgesinde seyir halinde iken lastiğinin patlayıp kaldırıma çarpması ile alev ahp yanması sonucu tam hasarlandığı tespit edilmiştir. Dosya için bilirkişi atanmış ve bilirkişinin yapmış olduğu 12.01.2024 tarihli incelemeler neticesinde aracın motorin yerine parafin yakıtı kullanıldığı ve bu maddenin daha yakıcı olduğu, yangının da bundan dolayı meydana gelmiş olduğu belirtilerek olumsuz kanaat bildirilmiş olduğu. Dosyanın reddedilmesi hususunun onaylanmış olduğu..." nedeniyle reddettiği anlaşılmıştır Somut olayda işbu bilirkişi heyet raporunun Yakıt Kullanımına Yönelik Değerlendirme kısmında özetle; “... - Dava konusu araçta 17.12.2023 tarihli kazada AĞIR HASAR meydana gelmiş olduğunu, iz konusu aracın yolcu koltuğu tarafı yük çekici şasisinde demir kayış ile sabitlenen teneke yakıt deposunun araçtan tahminen 30-35 metre geride yolu ayıran beton bariyere çakılmış, zedelenmiş şekilde yolun karşı tarafına düşmüş olduğu ve bu yakıt deposu içerisinde olan yakıtın yol üzerine dökülmüş olduğu, ve YANGININ ------ YAKIT YARDIMI İLE HAREKETLENMİŞ OLDUĞU, hususunun belirtilmiş olduğu, (---- Büyükelçiliği Konsolosluk Şubesi tarafından onaylanmış olduğu görülmüştür.) - Bu kapsamda aracın deposunda ---- yakıtı bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği, davalı tarafından Yakıt Klozu bölümünde uygun olmayan yakıt kullanımı maddesi esas alınarak yapılan bilirkişi incelemesinde Parafin kullanılmış olduğundan bahsedilmiş olduğu, ancak dosya muhteviyatında söz konusu Bilirkişi Raporunun bulunmadığı, söz konusu Bilirkişi Rapor tanzim tarihinin 12.01.2024 tarihi olduğu dikkate alındığında kazadan yaklaşık 1 ( bir) ay sonra araçta parafin kullanılmış olduğu tespitinin teknik olarak anlaşılmasının mümkün olmadığı, ya da yasal mevzuat çerçevesinde alınan numunenin ( Evsafi bozulmamış olması durumunda ) akredite Laboratuvarlarda testinin yapılarak Rapora ithal edilmiş olması gerektiği, bu nedenle söz konusu yakıtın parafin olduğunun ispatlanması durumunda Yakıt Kullanım Klozunun dikkate alınması, aksi taktirde dosya muhteviyatında dizel yakıt kullanılmış olduğu tespitinin kabul edilmesi gerektiği, ...” tespitleri yer almaktadır. İlgili tespitte yer aldığı üzere, somut olayda davacı tarafın maliki olduğu----plakalı araçta meydana gelen yangın hasarının aracın ----- yakıt kullandığı hususu dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, davaya konu olayda davacı ----- maliki olduğu ---- plakalı araçta meydana gelen yangın hasarının davalı-----. tarafından düzenlenen kasko sigorta poliçesi teminat kapsamında olduğu değerlendirilmiş, bilirkişiler tarafından hesaplanan bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ İLE; 2-2.212.495,50 TL hasar bedeli ve çekici ile kurtarma ücreti bedelinin 26/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerüd faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Alınması gerekli Karar ve ilâm harcı olan 151.135,57 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan toplam 37.627,60 TL harcın mahsubu ile 113.507,97 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça yatırılan toplam 37.627,60 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, tebligat-müzekkere gideri, bilirkişi ücreti gideri olarak yapılan 15.642,00 TL, 4.361,50 TL keşif harcı olmak üzere toplam 20.491,90 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 327.749,37 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.