İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/387 E. 2026/136 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/387
- Karar No
- 2026/136
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/387 Esas KARAR NO : 2026/136 DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 29/05/2024 KARAR TARİHİ : 17/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.05.2022 tarihinde, müvekkile ait -------- plakalı araç ile -------- ve ------- çok taraflı maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kazanın meydana gelmesinde --------- plakalı sürücüsü ... %100 kusurlu olduğunu, --------- plakalı aracın kaza tarihinde maliki davalı ... ve sürücüsü davalı ... olduğunu, --------- plakalı aracın kaza tarihindeki Zorunlu Mali Sorululuk Sigortası ise ---------- numaralı poliçe ile davalı ...ş. tarafından düzenlendiğini, kaza sonucunda müvekkile ait araç ağır bir şekilde hasarlandığını, davalılar tarafından onarımı yapılmadığını, onarım bedelinin de ödenmediğini, kaza sonrasında müvekkil-------- numaralı poliçe ile ZMSS düzenleyen --------ş’ye kazayı ihbar ettiğini, sigorta şirketi-------- numaralı hasar dosyasını açtığını ve hasar için eksper görevlendirdiğini, eksper tarafından yapılan incelemeler sonucunda hasarlı parçalar tedarik edilmediğini ve müvekkile ait araç bir türlü onarılmadığını, müvekkil davalı ... ile görüşerek durumu sorduğunda aracın onarılacağını ancak parça tedariğinde problem olduğunu fakat en kısa sürede temin edilerek onarımın yapılacağının bildirildiğini, kazanın üzerinden aylar geçmesine rağmen aracın onarımı yapılmadığını, müvekkilin o dönemde hasar bedelini karşılayacak maddi imkana sahip olmadığından aracını yaptıramadığını, müvekkilin sigorta şirketine hasarı bildirdikten sonra defalarca eksperi ve davalı ... şirketinin müşteri hizmetlerini arayarak aracının bir an önce onarılmasını talep ettiğini, ancak bir türlü onarım gerçekleştirilmediğini, kaza sonucunda müvekkile ait araçta meydana gelen hasarlar sebebiyle ikinci el değerinde de kayba uğradığını, aynı zamanda araç kaza tarihinden bu yana serviste hasarlı olarak bulunduğunu ve servis tarafından otopark ücreti talep edildiğini, müvekkilin sigorta şirketi tarafından onarım gerçekleştirilmediği için aracını kullanamadığını, müvekkilin aracında meydana gelen hasardan kaynaklanan zararlar davalılar tarafından ödenmediğini, Sigorta Şirketi ile dava şartı arabuluculuk sürecinde de yine anlaşma sağlanamadığını, araçtaki hasarların ve hasar tutarının belirlenmesini, değer kaybı miktarının, araç hak mahrumiyet bedelinin, otopark ücretinin tespitini ve hasar bedelinin ödenmemiş olması sebebiyle ortaya çıkan zararların tespitini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... şirketinin öncelikle zaman aşımı itirazında bulunduğunu ve 2918 sayılı KTK'nın 109. Maddesi uyarınca iki yıllık sürenin dolduğunu ileri sürdüğünü belirttiği görülmüştür. Davacının tazminat yükümlüsünü kaza tarihinde öğrendiğini, bu nedenle zaman aşımı süresinin dolduğunu iddia ettiğini ifade etmiştir, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, alacağın belirlenebilir nitelikte olduğunu ve bu nedenle davacının hukuki yararının bulunmadığını savunduğunu belirtmiştir. Yargıtay kararlarına dayanarak hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini ileri sürdüğünü ifade etmiştir. Esas yönünden ise, kazaya karışan aracın ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu ancak araç başına teminat limitinin 50.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, yapılan ödemelerle poliçe limitinin tükendiğini savunduğunu belitmiştir. Hasar bedeli kapsamında davacı vekiline ve çeşitli servis firmalara ödeme yapıldığını, bu nedenle bakiye bir borcun kalmadığını iddia ettiğini ifade etmiştir. Değer kaybı talebi yönünden de poliçe limitinin tüketildiğini ve bu hususun davacıya bildirildiğini, bu nedenle ayrıca ödeme yapılmasının mümkün olmadığını savunduğunu belirtmiştir. Munzar zarar talebinin teminat kapsamında olmadığını, enflasyon, döviz artışı ve faiz farkının munzam zarar olarak talep edilemeyeceğini, davacının somut zararını ispat etmesi gerektiğini ileri sürdüğünü ifade etmiştir. Yargıtay ve Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarına dayanarak aşkın zararın ispatlanamadığını savunduğunu belirtmiştir.Kusur durumunun bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği kusur oranını kabul etmediğini ve kusur incelemesi yapılmadan karar verilemeyeceğini ileri sürdüğünü ifade etmiştir. Hasar tazminatında ZMSS Genel Şartlarının uygulanması gerektiğini, aracın yaşı ve niteliği gereği eşdeğer parça kullanılmasının mümkün olduğunu, orjinal parça zorunluluğu bulunmadığını savunduğunu belirtmiştir. KDV'nin sigorta teminatı kapsamında olmadığını, bu nedenle KDV talebinin yerinde olmadığını iddia ettiğini ifade etmiştir. Araç mahrumiyeti, kira bedeli ve otopark ücretine ilişkin taleplerin dolaylı zarar niteliğinde olduğunu ve poliçe teminatı dışında kaldığını savunduğunu belirtmiştir. Faiz talebinin de haksız olduğunu , temerrüdün başvuru tarihinden itibaren yasal süre sonunda başlacağını ileri sürdüğünü ifade etmiştir. Poliçe limitinin tükendiğinin dikkate alınmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.Araç maliki olan davalı ...'ın 19.01.2024 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından; dosyamızın 01/10/2024 tarihli celsesinde"Davacı vekiline 19.01.2024 tarihinde vefat ettiği anlaşılan DAVALI ...'ın mirasçılarını davaya dahil etmesi için 1 aylık KESİN süre verilmesine, aksi halde işbu davalı yönünden davanın usulden reddedileceğinin ihtarına" şeklinde davacı vekiline ihtarat yapıldığı, verilen kesin süreye rağmen davacı vekili tarafından davalı müteveffa ...'ın mirasçılarının davaya dahil edilmediği anlaşılmış olup, 14/01/2025 tarihli celsede davalı ... yönünden dosyanın tefrikine karar verilmekle; verilen kesin süre içerisinde davalı ...'ın mirasçılarının davaya dahil edilmemesi nedeniyle davanın usulden reddine dair karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Uyuşmazlık; Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) belirsiz alacak davası istemine ilişkindir.Uyuşmazlık konusunda hakkında dosya Makine Mühendisi, Sigortacı, Adli Trafik bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 12/09/2025 tarihli raporunda özetle; Davalı ... Şirket sigortalısı, Davalı(müteveffa) ... adına kayıtlı ------- plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacı adına kayıtlı -------- plakalı araç sürücüsü -------- %0 tam kusursuz olduğu, dava dışı --------- plakalı araç sürücüsü -------- %0 tam kusursuz olduğu, değer kaybı hesabı yapılırken 06.05.2022 kaza tarihi öncesi ve sonrası aracın genel durumu, tramer kayıtları, hasar geçmişi, kullanım durumu, marka ve model yılı ve teknik donanımı ile birlikte değerlendirilerek, genel piyasa şartlarında alım satım kabiliyeti de göz önünde bulundurulmuştur. Kaza tarihli değer kaybı tutarının tespiti için üncel değer kaybı USD kuru üzerinden aza tarihli değer kaybına çevrilmiştir. Davacı aracın, 06.05.2022 tarihli maddi hasarlı trafik kazasında oluşan hasarın onarımı sırasında piyasa rayiç karşılaştırması yöntemiyle yapılan hesaplama sonucunda kusur (%100) karşılığı aracının 35.145,57-TL değer kaybettiği hesaplanmıştır. Davaya konu aracın hasarının onarılması için dava dosyasında belirtilen masraf kalemleri (malzeme,işçilik vb.) 51.950,29 TL olarak gözlenmiş olup, söz konusu bedellerin kaza tarihi itibari ile hasarın boyutu dosyadaki görseller ve dava dosyasındaki bilgileri itibari ile fiyatların uygun olduğuna takdir ve kanaat getirilmiştir. Davaya konu aracın hak mahrumiyet bedeli 7.800,00 TL olarak takdir ve kanaat edilmiştir. Davaya konu aracın otopark ücreti 960,00 TL olarak takdir ve kanaat edilmiştir. Davalı Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı,2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Davalı ... üst limit tutarınca hasar tazminatı ödemiş olup, banka dekontları cevap dilekçesinde görüldüğü,iş bu sebeplerle bakiye maddi zararlardan ve dolayı masraflardan -------- plaka sayılı aracın işleticisi olana davalı tarafın sorumlu olabileceği yönünde görüş ve kanaatlere varılmıştır. Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davacı vekilinin rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda dosya ek rapor için bilirkişi heyetine yeniden tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 03/04/2025 tarihli ek raporunda özetle; Kök raporda davaya konu aracın değer kaybı hesabı yapılırken 06.05.2022 kaza tarihi öncesi ve sonrası aracın genel durumu, tramer kayıtları, hasar geçmişi, kullanım durumu, marka ve model yılı ve teknik donanımı ile birlikte değerlendirilerek, genel piyasa şartlarında alım satım kabiliyeti de göz önünde bulundurulmuştur. Kaza tarihli değer kaybı tutarının tespiti için güncel değer kaybı USD KURU üzerinden kaza tarihli USD KURU üzerinden değer kaybına çevrilmiştir. Davacı aracın, 06.05.2022 tarihli maddi hasarlı trafik kazasında oluşan hasarın onarımı sonrasında piyasa rayiç karşılaştırması yöntemiyle yapılan hesaplama sonucunda kusur (%100) karşılığı aracının 35.145,57 TL değer kaybettiği hesaplanmıştır. Davaya konu aracın 13.05.2024 tarihi kapsamında hasarının onarılması için yapılacak ödeme bedeli 112.108,58 TL olarak USD kurları üzerinden hesaplanmıştır. Davaya konu aracın hak mahrumiyet bedeli 7.800,00 TL olarak takdir ve kanaat edilmiştir. Davaya konu aracın kaza tarihinden bakiye hasar ödemesinin faizsiz olarak ödendiği 13/05/2024 tarihine kadar olan süre için hesaplanan otopark bedelinin 12.000,00 TL olduğu, Davalı Sigortanın, sigorta üst limit tutarınca (50.000-TL) hasar tazminatı ödemiş olup, banka dekontları cevap dilekçesinde görüldüğü, bu nedenle başkaca borcu bulunmadığı, Diğer davalının ise; Hasar onarım ve değer kaybı açısından 50.000-TL poliçe limitinin aşan (112.108,58TL + 35.145,57 TL) - 50.000.-TL) 97.254,15 TL'den, Hak Mahrumiyeti açısından 7.800,00 TL, Otopark bedeli açısından 12.000,00 TL'den sorumlu olabileceği, yönünde görüş ve kanaatlere varılmıştır.Bilirkişi ek raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Davalı ... şirketinin sorumluluğu incelendiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği ise motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. --------- plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın %100 oranında asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir. -------- plakalı araç, ---------- poliçe nolu Zorunlu Mali Sorululuk Sigortası ile davalı ...Ş'ye sigortalıdır. Kaza 06.05.2022 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar bedelinden ve değer kaybından davalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalı ... sorumlu olacaktır. Dosya Mahkememizce bilirkişi heyatine tevsi edilmiş, bilirkişi heyetince; davalı ..., sigorta üst limit tutarınca (50.000-TL) hasar tazminatını ödediği, diğer davalının ise; Hasar onarım ve değer kaybı açısından 50.000-TL poliçe limitinin aşan (112.108,58TL + 35.145,57 TL) - 50.000.-TL) 97.254,15 TL'den, Hak Mahrumiyeti açısından 7.800,00 TL, Otopark bedeli açısından 12.000,00 TL'den sorumlu olabileceği yönünde rapor düzenlemiştir.Davalı ... vekili her ne kadar zaman aşımı defiinde bulunmuş ise de; 2918 S.KTK'nın zamanaşımını düzenleyen 109.maddesine göre, "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. 6098 sayılı TBK'nın 154.maddesinde zamanaşımını kesen nedenler gösterilmiştir. Aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca, "Borçlu borcunu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş ya da kefil göstermişse..." zamanaşımını kesen nedenlerdendir. Yine aynı Kanunun 156/1. maddesi ise, zamanaşımının kesilmesi halinde yeni bir sürenin işlemesi gerektiğini açıkça belirtmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 155. maddesi hükmü, "Zamanaşımı müteselsil borçlulardan veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilince, diğerlerine karşı da kesilmiş olur." kuralını içermektedir.Davalı ... tarından 13.05.2024 tarihinde davacı vekiline ödeme yapıldığı anlaşıldığından bu tarihte zaman aşımın kesilmiş olduğu dikkate alındığında dava tarihi itibari ile 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır. Dosyadaki belgeler, mevcut delil durumu ve bilirkişi raporuna göre; davacının zararının davalı ... tarafından teminat limitleri dahilinde karşılandığı anlaşılmış olduğundan davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalı ... yönünden ise; davanın kısmen kabulüne 117.054.15-TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalı ... -------- alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Toplam 117.054.15-TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalı ... ------- alınarak davacıya verilmesine, 2-Davalı ... yönünden davanın REDDİNE, 3-Karar harcı 7.995,97-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.443,67-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.552,30-TL harcın davalı ... -------- tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 427,60-TL başvuru,2.443,67 TL peşin nispi harç olmak üzere toplam 2.871,27-TL'nin davalı ... --------- tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 13,191,00-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 13.079,26-TL'sinin davalı ... --------- alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... -------- alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen ve reddedilen miktarı geçmemek üzere 2.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Şirketine verilmesine, 9-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 30,49 TL'sinin davacı taraftan, 3.569,51 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 10-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/02/2026