İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/518 E. 2026/121 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/518
Karar No
2026/121
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/518 KARAR NO : 2026/121

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/02/2024 KARAR TARİHİ : 24/02/2026

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... yönetimindeki ... plakalı otomobilin 23/06/2019 tarihinde ... Caddesi üzerinde davacı müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araçla trafik kazasına karıştığını, Kaza tarihinde davalının kullandığı aracın zorunlu trafik sigorta poliçesinin diğer davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından yapılmış olduğunu, davalının sevk ve idaresindeki aracın, direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride girmesi nedeniyle davacının yolcu olarak içinde olduğu araca çarpması ile gerçekleştiğini, çarpışmanın etkisiyle davacının içinde olduğu taksinin hava yastıklarının açılmış, araç geri geri giderek duvara çarptığını, davacının olayın etkisiyle şoka girmiş olduğunu, davacının kaza nedeniyle sol bacağının arka kısmının koltuğun sert kısmına sürtmesi sonucunda kızarıklık ve ağrı oluştuğunu, davacının kaza anında aile yadigarı olan ve maddi değeri 1.000-TL tutarında altın bilekliğini de kaybetmiş olduğunu, gerçekleşen yaralanmalı trafik kazası nedeniyle ... 18. Asliye Ceza Mahkemesi ...Esas ile ceza davası açılmış olduğunu, görülen davada davalının sanık sıfatıyla yer aldığını ve ... K. Sayılı ilamı ile taksirle yaralamaya sebebiyet vermede kusurlu olduğu sabit görülerek ceza verildiğini, söz konusu ceza dosyasının kesinleşmiş olduğunu bu nedenle 50.000-TL manevi tazminat talebinin haksız fiil tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ...'ndan tahsilini, 1.000-TL maddi tazminat talebinin davalı sigorta şirketinin zorunlu trafik sigortasında belirtilen limitle sınırlı olmak üzere her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. S A V U N M A / Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin açık olmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde 1.000-TL değerinde olduğunu belirttiği bilekliğin kaybolmasından kaynaklı müvekkili olan şirketten 1.000-TL maddi tazminat talep etmekte olduğunun anlaşıldığını, kaybolan eşyalara ilişkin davalı şirkete ait poliçede böyle bir teminatın bulunmadığını, davacının taleplerinin teminat dışı olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu ... plaka sayılı araç davalı ... Sigorta A.Ş.'nin nezdinde ... numaralı Zorunlu Trafik sigortası ile sigortalı olduğunu, poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının, davalı tarafa sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ve davacı zararlarını kanıtlaması gerektiğini, kanıtlamaması halinde davalı şirketin de sorumluluğunun bulunmadığını ayrıca geçici iş görememezlik, bakıcı ve tedavi giderleri tazminatı bakımından da müvekkili olan şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu hususta sorumluluğun tamamen sosyal güvenlik kurumuna ait olduğunu ve müvekkili olan şirkete karşı geçerli bir başvuru bulunmadığından temerrütün gerçekleşmediğini, davacının emniyet kemeri takılı değilse müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği savunularak, bu nedenlerle yargılama harç giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmilini ve açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir. G E R E K Ç E / Dava, 23/06/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması ve altın bilekliğini kaybettiğinden bahisle, 1.000,00 TL maddi tazminatın her iki davalıdan, 50.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ...'ndan tazmini talebine ilişkindir. Dava dosyası,... 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16/04/2024 tarihli ... Esas ve...karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilmiştir. Taraf delilleri toplanmış, davacının ve davalı şahsın SED raporu alınmış, davacının SGK kayıtları, tedavi evrakları, ceza dosyası uyap kayıtları celp edilmiş, Mahkememizce kusura ilişkin bilirkişi raporu alınmıştır. Davacının basit şekilde yaralanması ile sonuçlanan dava konusu kazaya ilişkin yapılan savcılık soruşturması sonunda açılan ... 18. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dava davasında, yapılan yargılama sonunda 14.12.2023 tarihinde, sanık ...‘nun üzerine atılı Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına, akabinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 30.01.2024 tarihinde kesinleştiği, bu dosyada alınan kusura ilişkin rapor ile, sanık sürücü ...‘nun 1. Derecede asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce Makine Mühendisi bilirkişi ...'dan alınan 24.06.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosya muhteviyatında bulunan tüm bilgi, belge, trafik kazası tespit tutanağı ve bilirkişi raporu incelendiğinde ; ... plakalı araç sürücüsü ...‘nun dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu karşı şeride geçerek kazaya neden olduğunun anlaşıldığını ve kuralları ihlal ettiği görüş ve kanaati oluştuğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun Madde 47 / d “ Trafik işaret ve kurallarına uyma zorunluluğu “ , Madde 56 / a “ Şerit ihlali “ ve Madde 84/ g “ Şeride tecavüz ” maddelerini ihlal etmesi nedeniyle ... plakalı araç sürücüsü ...‘nun %100 oranında asli kusurlu olduğu görüş ve kanaati oluştuğunu, Sonuç ve Kanaat : 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun Madde 47 / d “ Trafik işaret ve kurallarına uyma zorunluluğu “ , Madde 56 / a “ Şerit ihlali “ ve Madde 84/ g “ Şeride tecavüz ” maddelerini ihlal etmesi nedeniyle ... plakalı araç sürücüsü ...‘nun %100 oranında asli kusurlu olduğu bildirilmiştir. İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre; Davacı tarafça, dava dilekçesi ile, 23/06/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması ve altın bilekliğini kaybettiğinden bahisle, 1.000,00 TL maddi tazminatın her iki davalıdan, 50.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ...'ndan tazmini talebinde bulunulmuştur. Davacı vekiline, maddi tazminat talebini somutlaştırması bakımından süre ve imkan verilmiş olup, bu kapsamda, davacı vekilince sunulan 18/02/2025 tarihli talep açıklama dilekçesi ile, maddi tazminat taleplerinin 1.000,00 TL'lik altın bilekliğe ilişkin olduğu belirtilmiştir. Davalı Sigorta şirketi tarafından, cevap dilekçesi ile, davacı taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığı, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe teminat limitleriyle sınırlı olduğu, davacı tarafça, davalı tarafça sigortalı aracın sürücüsünün kusurunun ve davacı zararının ispatlanması gerektiği, davacının emniyet kemeri takmaması halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği ileri sürülmüş ve bu kapsamda davanın reddi talep edilmiştir. Diğer davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir. Öncelikli olarak dava şartları ilk itirazlar ve süreler yönünden itirazlar yapılmış olup; dava şartlarının tam olduğu, incelenecek bir ilk itiraz veya süreler yönünden bir itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiş, kusura ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. Maddesinde; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, 54. Maddesinde; Tazminat talep edilebilecek bedensel zarar kalemlerinin, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu, 56. Maddesinde; Hakimin , bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. Maddesinde; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91. Maddesinde; İşletenlerin bu kanunun 85 . Maddesinin 1. Fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, 97. Maddesinde; Zarar görenin ZMMS sigortacısına başvurabileceği; 99. Maddesinde; trafik sigortacısının, hak sahibinin başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde ZMMS kapsamındaki miktarları ödemek zorunda olduğu, 109. Maddesinde de; Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesinden itibaren iki yılın her durumda kaza tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrayacağı, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanunun bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş ise bu sürenin tazminat talepleri içinde uygulanacağı, düzenlenmiştir. Dosya kapsamında alınan kusura ilişkin raporun, ceza dosyasında alınan kusur raporu ile uyumlu olduğu da görülmekle, dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere Türk Borçlar Kanunu'nda haksız fiil sorumluluğu 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bir haksız fiilden bahsedilebilmesi için, zarara sebep olan fiilin öncelikle hukuka aykırı olması gerekir. Hukuka aykırı fiil maddi ya da manevi bir zarara neden olmalı, zarara sebep olan kişi fiilinden dolayı kusurlu olmalı ve zararla zarara uğratan fiil arasında neden sonuç ilişkisi olarak da ifade edilebilecek bir illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 08.12.2010 tarih, ...Esas-...Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerli olup, zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Davalı sigorta şirketi, kaza nedeniyle davacı tarafın meydana gelen maddi zararından, poliçe teminat limiti ve sigortalısına ait aracın sürücüsünün kusuru oranıyla sorumlu olacaktır. Diğer davalı ... ise kazaya sebebiyet veren aracın sürücüsü olması nedeniyle, davacının meydana gelen maddi ve manevi zararlarından kendi kusuru oranında sorumlu olacaktır. Dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporunun değerlendirilmesinde; 23/06/2019 tarihinde davalı sürücü ...'nun sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın karıştığı çift taraflı yaralamalı trafik kazası meydana geldiği; Kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde ZMMS poliçesinin davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından düzenlendiği; Meydana gelen trafik kazasında, davacının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı; Davacının hafif şekilde yaralanması ile sonuçlanan dava konusu kazaya ilişkin yapılan savcılık soruşturması sonunda açılan ... 18. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dava davasında, yapılan yargılama sonunda 14.12.2023 tarihinde, sanık ...‘nun üzerine atılı Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına, akabinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 30.01.2024 tarihinde kesinleştiği, bu dosyada alınan kusura ilişkin rapor ile, sanık sürücü ...‘nun 1. Derecede asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiği; Mahkememizce alınan rapora göre de, davalı sürücü ...‘nun %100 oranında tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Maddi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı tarafça 23/06/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının altın bilekliğini kaybettiğinden bahisle, her iki davalıdan 1.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunulmuştur. İşbu tazminat talebi yönünden ispat külfeti davacı tarafta olup, davacının kaza sırasında altın bilekliğe sahip olduğunu ve bu bilekliği kaza sırasında kaybettiğini, altın bileklik nedeniyle zararını ispatlamak zorundadır. Davacı tarafça, belirtilen hususları ispatlar mahiyette dosya kapsamına bir delil sunulmamış, dosya kapsamından da bir delil elde edilememiştir. Bu nedenlerle davacı tarafın maddi tazminat davasını ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine ulaşılarak, davacı tarafça açılan maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı tarafça, sadece davalı sürücü ...'ndan, davacının yaralanması ve altın bilekliğini kaybettiğinden bahisle 50.000,00 TL manevi tazminat talep edilmiştir. Davacı tarafça, altın bilekliğini kazada kaybettiğine dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığından, davacı tarafça bu hususta bir ispat bulunmadığından, manevi tazminat miktarı tespitinde altın bilekliğin kaybedilmesi hususuna itibar edilmemiş, manevi tazminat talebinin değerlendirilmesi ve miktarının tespitinde davacının hafif şekilde yaralanması dikkate alınmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Davacının, manevi tazminat talebi yönünden, kaza tarihi, kazanın gelişim şekli, kusur durumu, davacının hafif şekilde yaralanması, tedavi süresi, davacının yaşı, yaşadığı acı ve üzüntünün büyüklüğü, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ve yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutularak, talep edilen 50.000,00 TL manevi tazminat talebinin yüksek olduğu değerlendirilerek, davacı lehine 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Davalı ... kazaya sebep veren aracın sürücüsü olması nedeniyle takdir edilen manevi tazminattan sorumlu olup, temerrüt olay tarihi olan 23/06/2019 tarihinde oluşmakla, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebilecektir. Bu kapsamda manevi tazminat bakımından açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Tüm bu nedenler ile aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ REDDİNE, 2-DAVACI TARAFÇA AÇILAN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜ İLE; 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 23.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, Fazlaya dair istemin REDDİNE, 3-A) Maddi Tazminat Yönünden Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 870,96 TL harçtan MAHSUBUNA, B)Manevi Tazminat Yönünden Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatırılan harçtan bakiye kalan 138,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 593,94 TL harcın davalı ...'ndan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 138,96 TL harç parasının davalı ...'ndan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 2.850,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.777,60 TL yargılama masrafının, davanın kabul red oranı dikkate alındığında 1.056,63 TL'sinin davalı ...'ndan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, bakiyesinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-A)Maddi tazminat yönünden, davalı ... Şirketi kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya VERİLMESİNE, B)Manevi tazminat yönünden, davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'ndan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-HMK 120 maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde re' sen yatıran yana İADESİNE, 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/02/2026

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/518, K. 2026/121, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-518-e-2026-121-k-c25f68330b63