İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/385 E. 2025/966 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/385
Karar No
2025/966
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/385 Esas KARAR NO : 2025/966

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/09/2024 KARAR TARİHİ : 01/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31.12.2025 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy .... icra müdürlüğü ... e. sayılı dosyası ile müvekkili ... aleyhine 15.09.2023 tanzim tarihli 13.03.2024 vade tarihli 41.666,00 USD bedelli alacaklı .... emrine düzenlenmiş kambiyo senedine dayanılarak icra takibi yapıldığını, Bakırköy .... icra müdürlüğü ... e. sayılı dosyası ile müvekkilimiz .... aleyhine 20.10.2023 tanzim tarihli 13.03.2024 vade tarihli 125.000,00 USD bedelli alacaklı ... emrine düzenlenmiş kambiyo senedine dayanılarak 2. icra takibi de yapıldığını, icra takiplerine konu her iki senet de vasıf gereğince müvekkilimiz tarafından baskı ve tehdit altında imza ettirilmiş ve can ve mal güvenliğinden endişe eden müvekkil itiraza konu senetleri imza etmek zorunda kaldığını, davalı ..., davadışı ... ve ....’nın tehditleri neticesinde imza edilen bu senetler alınan bir borcun kapsamı içerisinde bir borç yada mal alımı için düzenlenmeğini, soyut şekilde hazırlanan ve zorla imza ettirilen senetler karşılığında müvekkili hiçbir para, mal vesaire almadığını, davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takiplerine konu alacakların kesinlikle hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, davalı müvekkili senetler zorla ve tehdit altında imzalattığını, davalı, art niyetle müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkili davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, taraflar arasında 15.09.2023 tarihinde ... Sanayi Ve Ticaret A.Ş ünvanlı şirket %50 pay oranlarındaki kısmı ..., %22,5 pay oranlarındaki kısmı ..., %5 pay oranlarındaki kısmı .... ait, %22,5 pay oranlarındaki kısmı ... ait olmak üzere şirket kurulmuştur. şirketin faaliyet amacı hertürlü plastik ve plastik sanayiini ilgilendiren ürünlerle ilgili hammadde yarı mamul ve mamul maddelerinin yurt içinde ve yurtdışında üretimimi, pazarlamasını yapıp sattığını, bu ticari malzemeleri ....’a ait lions kimya ve kendisine ait ... şirketinden alacağını, söz konusu şirketin sermaye değeri 5.000.000 tl’dir. şirketin yönetim kurulu başkanı şüpheli ... olduğunu, müvekkili aleyhine başlatılan haksız ve kötüniyetli icra takibine yönelik işlemlerin teminatsız ya da sayın mahkemenizce tayin edilecek teminat karşılığında durdurulmasını, haklı davanın kabulü ile, davacı müvekkili bakırköy ... icra müdürlüğü ... e. sayılı dosyasından ve takibe konu edilen senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini, alacaklı olmadığı ve hakkı olmadığı halde kötüniyetli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle:davacı tarafından ileri sürülen hususların hiç bir gerçekliği olmadığı gibi tamamen soyut hayal ürünü kötü bir senaryodan ibaret olduğunu, davacının baskı ve tehdit altında zorla senet imzaladığını, senedin bedelsiz olduğunu, herhangi bir borç yada mal alımı olmadığını, senedin hukuki dayanağı olmadığı şeklinde ileri sürülen hususların hiç bir gerçekliği bulunmadığını, davacı tarafından açılan iş bu dava haksız, yersiz ve kötüniyetli olup alacağı sürüncemede bırakmak ve ortak oldukları şirketin işleyişine zarar vermek maksatlı açıldığını, davacı taraf hükümsüzlük ve bedelsizlik iddialarına dayalı menfi tespit talebinde bulunduğunu, yerleşik yargıtay kararlarına göre bedelsizlik iddiasının kesin delillerle davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, dava konusu bono 15/09/2023 tarihinde "elden verilen borç" şeklinde düzenlendiğini, aynı gün müvekkili davacı tarafından teslim edilmiştir. davacı kendi ortak olduğu şirketten kaynaklı anlaşmazlıkları alacaklı müvekkili yansıtarak borçtan kurtulmayı amaçlandığını, bonoya dayalı menfi tespit davasında da anılan yasa hükümlerindeki ispat yüküne ilişkin kuralın uygulanması gerektiğini, alacak bonodan kaynaklandığını, ispat yükü senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer ,haksız ve yersiz davanın reddine davacının tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Bakırköy ... İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 41.666,00-USD toplam alacak için icra takibi başlatıldığı, takip dayanığının 15/06/2023 keşide tarihli 41.666,00-USD bedelli, ödeme tarihi 13/03/2024 tarihi olan bono olduğu anlaşılmıştır. TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; Dava, icra takibine konu senedin bedelsiz olduğu iddiası ile davalı aleyhine açılan menfi tespit davasıdır. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK madde 190). Senede karşı ispat kuralı gereği iddia ancak yazılı delil ile ispat edebilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Yazılı delille veya yazılı delil başlangıcı yoksa davanın, ikrar (HUMK. md.236-HMK.md.188) yemin (HUMK.md.344-HMK.md227) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Yemin, iddianın ispatı yönünden son başvurulacak bir ispat vasıtasıdır. Hakim, davacının iddiasını, yazılı delillerle ispat edemediği kanaatine vardığı takdirde, davacı tarafa, dava dilekçesinde dayandığı yemin delilini de resen hatırlatmalıdır. Aksi halde, davacının tüm delilleri toplanıp, değerlendirilmemiş olur. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72/1. maddesi "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir." şeklindeki düzenlenmiştir. Davacı taraf icra takibi başlatıldıktan lehtar aleyhine İİK 72/1.maddesi uyarınca menfi tespit davası açmıştır. Menfi tespit davalarında her ne kadar ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalı üzerinde olsa da söz konusu ilişkinin kambiyo ilişkisi kapsamında olması halinde ispat yükü davacıya geçmektedir. Zira hukukumuzda kambiyo senedinden kaynaklı alacak illetten mücerrettir yani başka bir deyişle sebepten soyuttur. Nitekim uyuşmazlığımız kambiyo senedinden kaynaklanmakta olup, artık burada ispat yükü borçlu olmadığını iddia eden davacı üzerindedir. Somut olayda davacı, 15/06/2023 keşide tarihli 41.666,00-USD bedelli, ödeme tarihi 13/03/2024 tarihi olan bononun bedelsiz olduğunu iddia etmektedir. Söz konusu senet ile alakalı davacı tarafça, kendisine zorla imzalatıldığı iddiası kapsamında suç duyurusunda bulunulduğu, yapılan soruşturma üzerine Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca ... soruşturma sayılı dosya üzerinden takipsizlik kararı verildiği ve takipsizlik kararının kesinleştiği anlaşılmıştır. Yine söz konusu hissedarlar sözleşmesi başlıklı 15.09.2013 tarihli belge incelendiğinde, sözleşmenin 4.23 nolu maddesinde ... Sanayi ve Ticaret A.ş'nin şirket kuruluş sermayesinin 5.000.000,00 TL olarak belirlendiği, bu tutarın da ... tarafından şirket ortaklarına borç olarak verildiği, söz konusu borç verilen tutarın dolar kuru 27 TL baz alınarak 185.185,00 USD olarak belirlendiği, sözleşmede dava dışı diğer ortaklarla birlikte davacının da imzasının bulunduğu, söz konusu sözleşmeye göre davacı ortaklık hisse oranının %22,5 olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça her ne kadar bedelsizlik iddiasında bulunulmuş ise de, celbedilen soruşturma dosyasında verilen kesinleşmiş takipsizlik kararı (yağma suçuna yönelik), davacının kendi imzasının bulunduğu ve taraflarca itiraza uğramayan hissedarlar sözleşmesinin 4.23. maddesi bir arada değerlendirildiğinde, davacının bedelsizlik iddiası için yeterli delil bulunmadığı gibi, sözleşme kapsamında davalı tarafça davacıya dava dışı şirket yönünden borç para verildiği, davacının hisse oranı ile davalı tarafça borç para olarak verildiği tespit edilen sözleşme hükmüne göre oranlama yapıldığında söz konusu verilen borç paranın 1.125.000,00 TL'ye tekabül ettiği, hissedarlar sözleşmesinde belirlen dolar kuru (sözleşmede dolar kuru 27 TL olarak belirlenmiş olup) dikkate alındığında dolar kapsamında davacı borcunun 41.666,00 USD'ye tekabül ettiği, tarafların dolar kurunu serbestçe tayin etmelerinde bir engel bulunmadığı, dolayısıyla kuru 27 TL olarak sabitlemelerinde bir beis bulunmadığı, nihayetinde davacının kendisine sözleşme kapsamında borç olarak bu bedelin verildiği kanaatine varılmıştır. Gelinen aşamada davacı tarafça söz konusu borcun ödendiğinin ispatı gerekli olup, bu konuda da yeterli yasal delil dosyaya sunulamadığından dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu ilam ve karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 24.239,14-TL harçtan mahsubuna, artan 23.623,74-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 265.877,70-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine bırakılmasına, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekilinin yüzüne karşı karar verildi.01/12/2025

Katip ... ¸E-imza

Hakim ... ¸E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/385, K. 2025/966, T. 01.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-385-e-2025-966-k-bd735621ad22