İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/385 E. 2025/531 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/385
Karar No
2025/531
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/385 Esas KARAR NO : 2025/531

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/06/2024 KARAR TARİHİ : 02/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı aleyhine ... 3. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı; ... kendisine ait ... isimli işyerinde konaklama hizmeti verdiği; davalı taraf ile 15.10.2023 tarihinden başlamak üzere 6 ay süreli konaklama sözleşmesi yaptığı; sözleşmeye istinaden davalı taraf konaklama hizmeti aldığı; davalı tarafa verilen hizmete karşılık ve sözleşme gereği 15.10.2023 tarihinde 145.600,22 TL tutarında, 15.11.2023 tarihinde 145.600,22 TL tutarında, 15.12.2023 tarihinde 145.600,22 TL tutarında, 15.01.2024 tarihinde 145.600,22 TL tutarında, 15.02.2024 tarihinde 145.600,22 TL tutarında ve 15.03.2024 tarihinde 145.600,22 TL tutarında fatura kestiği; davalı taraf faturalara karşılık olarak 30.11.2023 tarihinde 145.600,22 TL ve 22.12.2023 tarihinde 145.600,22 TL tutarında ödeme yaptığı; geri kalan bakiyeyi ödemediği; 582.400,88 TL tutarındaki bakiye alacağı mevcut olduğu neticeten haksız olan itirazın iptali ile ... 3. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, borçlunun borca itirazının iptaline takibin devamına haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davalı üzerine bırakılmasını talep ettiği anlaşılmıştır. SAVUNMA/ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı ile iddia edildiği üzere 15/10/2023 tarihli, altı ay süreli bir konaklama sözleşmesi mevcut olmadığı; davacı zaten dosyaya böyle bir sözleşme de sunmadığı; davalı şirket çalışanları, davacının işlettiği otelde bazı konaklamalar gerçekleştirdiği bu konaklamalardan kaynaklı bedeller de davacıya ödendiği ve davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı; davacının keşide ettiği 15/12/2023,15/01/2024,15/02/2024,15/03/2024 tarihli 145.600.22 TL bedelli faturalar davalı şirket tarafından reddedildiği; davacı herhangi bir alacağı olmadığı halde tamamen soyut gerekçelerle icra takibini ikame ettiği neticeten davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesini; davacının icra takibini kötüniyetli olarak ikame etmiş olması nedeniyle davacı aleyhinde %20'den az olmamak nedeniyle kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın,davacının takip dosyası kapsamında davalıdan alacaklı olup olmadığı; alacaklı ise alacak miktarının tespitine ilişkin olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Ancak alacak miktarının tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür. Mahkememizin 20/11/2024 tarihli ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek mali müşavir bilirkişiye tevdi ile uyuşmazlık konusunda rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda mali müşavir ...'dan alınan 09/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacının ticari açılış ve kapanış tasdiklerinin eksiksizolduğu e-defter beratlarının süresinde oluşturulduğu, davacı defterlerinin sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu, davacının ticari açılış ve kapanış tasdiklerinin eksiksiz olduğu e-defter beratlarının süresinde oluşturulduğu, davacı defterlerinin sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu, davacının ticari defterlerine göre 03.04.2024 takip tarihi itibariyle 582.401,10TL (takipteki asıl alacak 582.400,88TL ) davalıdan kayden alacaklı göründüğü, davacının alacağının, 15.12.2023 tarihli ... nolu 145.600,22TL tutarlı, 15.01.2024 tarihli ... nolu 145.600,22TL tutarlı, 15.02.2024 tarihli ... nolu 145.600,22TL tutarlı, 15.03.2024 tarihli ... nolu 145.600,22TL tutarlı olmak üzere toplamı 582.400,88TL olan 4 adet faturasından kaynaklandığı, davalının ticari defterlerine göre ise davalının davacıya herhangi bir borcu ve alacağı bulunmadığı, tarafların ticari defterler incelemesi sonucu, davacının ticari defter kayıtlarında 03.04.2024 takip tarihi itibariyle davacının 582.401,10TL davalıdan kayden alacaklı görülmekle birlikte takibe konu fatura içeriği hizmetin davalıya eksiksiz olarak sağlandığı hususu açıklığa kavuşuncaya kadar davacının takip ve dava konusu alacak iddiasının bu aşamada ispata muhtaç olduğu, davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 03.04.2024 takip tarihi itibari ile yasal faiz oranının yıllık %9 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına (taleple bağlılık ilkesi gereği) takip tarihinden itibaren %9 ve değişen oranlarda kademeli olarak yasal faiz yürütülebileceği tespit edilmiştir. Davacı vekili 24.06.2025 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinin tam ıslahı talebimizin kabulüne haksız olan itirazın iptali ile ... 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, borçlunun borca itirazının iptaline takibin devamına haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı vekili dava dilekçesinde davacının ... isimli işyerinde konaklama hizmeti verdiği; davalının 15.10.2023 tarihinden itibaren 6 ay süreli konaklama sözleşmesi yapıldığını bu nedenle 15.10.2023- 15.03.2024 tarihleri arasında fatura tanzim edildiği; davalının 30.11.2023 ve 22.12.2023 tarihlerinde ödeme yaptığı 582.400,88 TL bakiye alacağın ödenmemesi nedeniyle ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası kapsamında takip başlatıldığı, davalının borca ve ferilerine itiraz etmesi nedeniyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde yer alan deliller bölümünde takip dosyası, ticari defterler, vergi levhası, banka dekontu, faturalar, bilirkişi incelemesi, tanık, yemin vs.delil ibaresinin yer aldığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesi ekinde yalnızca arabuluculuk tutanağı ve vekaletnamenin bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 28/06/2024 tarihli tensip zaptı 4 nolu ara kararı uyarınca "Tarafların başka yerlerden getirtilecek delil ve belgelere ilişkin olarak süresinde bildirimde bulunmaları halinde delil ve belgenin ilgili yerden istenmesine, giderin gerektiğinde peşin avanstan kullanılmasına" karar verildiği; iş bu ara karar davacı vekilinin dava dilekçesinde yer alan deliller kısmında belirtilen belgeler kapsamındadır. Dava basit yargılama usulüne tabi olup İstanbul BAM 3. HD... Esas...Karar sayılı ilamı dikkate alındığında da "6100 sayılı Kanun’da yazılı yargılama usulü ayrıntılı olarak düzenlenmiş, basit yargılama usulü ise temel özellikleri ve farklı noktalarıyla belirtilmiş, hüküm bulunmayan hallerde yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümlerin uygulanacağı ifade edilmiştir (m. 322/1). Basit yargılama usulü, daha çabuk sonuçlandırılması gereken, daha kısa bir incelemeye ihtiyaç duyan ve daha kolay bir inceleme ile sonuçlandırılabilecek dava ve işler için kabul edilmiş daha basit, daha seri bir yargılama usulüdür.Basit yargılama usulünde, dava ve davaya cevap verilmesi yazılı yargılama usulünde olduğu gibi dilekçe ile olur (m. 317/1). Ancak dava ve cevap dilekçeleri, yönetmelikte belirlenecek formun doldurul- ması suretiyle de verilebilir (m.317/4). Burada amaç, basit işlerde avukat tutamayanlara kolaylık ve böyle bir durumda dahi dava ve cevap dilekçelerinin bir düzen içinde mahkemeye verilmesini sağlamak, ayrıca hak kayıplarının önüne geçmektir. Basit yargılama usulünde cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki hafta- dır. Ancak, mahkeme duruma göre, bu sürede cevap dilekçesi verilmesi zor ise, bu süre içinde başvurulmak kaydıyla bir defaya mahsus olarak ve iki haftayı geçmeyecek ek bir süre verebilir (m. 317/2). 6100 sayılı HMK'nun 317. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, basit yargılama usulünde, dava ve cevap dilekçesi dışında cevaba cevap (replik) ve ikinci cevap (düplik) dilekçesi verilemez. Bu çerçevede, taraf- lar dilekçeleriyle birlikte, tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek, elle- rinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de, bunların bulunabilmesini sağlayacak bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorundadırlar. Dilekçe sayısı, bu usul- de görülecek işlerin basit olması ve kısa sürede karara bağlanmasını sağlamak amacıyla sınırlandırıldığından, birer defa dilekçe vermek durumunda olan tarafların daha dikkatli davranmaları gerekmektedir. Basit yargılama usulünde iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı, yazılı yargılama usulünden farklı olarak dava açılmasıyla ve cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar (m. 319). 6100 sayılı HMK’nun basit yargılama usulünde “Ön İnceleme ve Tahkikat” başlıklı 320. Mad- desi uyarınca; “Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir. Daha önce karar verilemeyen hâllerde mahkeme, ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler; daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder.” Görüldüğü üzere basit yargılama usulünde, yazılı yargılama usulünden farklı olarak ön ince- leme ve tahkikat işlemleri de basitleştirilmiştir. Bu kapsamda eğer, dosya üzerinden karar verilmesi mümkünse (örneğin, geçici hukuki korumalarda), taraflar duruşmaya çağrılmadan sadece dilekçe ve delilleri dikkate alınarak karar verilebilir. Buna göre; HMK’nun 320. maddesinin açık düzenlemesi karşısında mahkeme, basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde, dava şartları yoksa davayı usulden reddedilebilir; ilk itirazlar hakkında karar verilebilir ya da dilekçelere eklenen deliller yeterli görülürse davanın esası hakkında karar da verilebilir. Dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra, tarafların dilekçelerine ekledikleri ya da ilgili yerlerden getirtilmesini istedikleri delillerin toplanması ile mahkemece tarafların iddia ve savunmaları ile delilleri incelenmiş olacaktır. Bu nedenle ön inceleme duruşması yapılmadan dosya üzerinden, mevcut deliller ile dava şartları ve ilk itirazlardan başka, davanın esası hakkında da karar verilmesi mümkündür. Bu şekilde dosya üzerinden karar verildiğinde, taraflara dava ve cevap dilekçesinin tebliği ile bu dilekçelerinde bildirdikleri deliller toplanmış olacağından, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğinden de söz edilemeyecektir. " Taraflar dilekçeleriyle birlikte, tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek, ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar içinde, bunların bulunabilmesini sağlayacak bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorunda olduklarında dava dilekçesinde deliller kısmında yer verilmeyen ve dava dilekçesi ekinde bulunmayan ancak 16/07/2024 tarihli dilekçelerinde talep ettikleri SGK kayıtlarının sorgulanması ve ... müzekkere yazılması taleplerinin reddine karar verilmiştir. Ayrıca iş bu dilekçe ekinde sunulan ancak dava dilekçesi deliller kısmında yer almayan whatsapp mesajları, mail yazışmaları, kimlik bilgi sistemi kayıtları, oda fotoğraflarına ilişkin belgeler incelenmemiştir. Davacı dava dilekçesi içeriğinde davalı taraf ile 15.10.2023 tarihli konaklama sözleşmesi yapıldığını beyan etmekle dosyaya 24/06/2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde ibraz olunan sözleşmenin imzasız olduğu; davacı taraf her ne kadar 24/06/2025 tarihli beyan dilekçesinde davalı tarafından imzalı halinin istenilmesini talep etmiş ise de davalı taraf cevap dilekçesi içeriğinde taraflar arasında sözleşme olmadığını beyan etmekle davacının taraflar arasında yazılı sözleşme ilişkisi bulunduğu iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede taraf ticari defterlerinin usule uygun tutulduğu, tarafları lehine delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davacının takibe konu alacağına dayanak olan faturalardan 15.12.2023 tarihli ... numaralı 145.600,22TL tutarlı faturaya istinaden davalı şirket tarafından 25.12.2023 tarihli ... numaralı 145.600,22TL tutarlı iade faturası düzenlendiği; söz konusu faturalardan 15.12.2023 tarihli ... numaralı 145.600,22TL tutarlı davacı faturası davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmakla söz konusu fatura dar anlam da TTK 21/2 bağlamında davalı aleyhine borç doğurmaktadır. Ancak davalının iade faturası 8 günlük yasal süresinden sonra düzenlenmiş olmakla davalının iade faturasının davacı aleyhine borç doğurmadığı; davacı faturasının içeriği otel/konaklama hizmeti olup verilmiş bir hizmetin fiilen iadesi de kabil olmadığı; davacının diğer faturaları ise e-fatura olup mali mühür ile imzalı elektronik bir belge üreten yapıyı barındıran “ret” yanıtı dönülmüş olmakla TTK21/2 bağlamında davacının 2024 yılında düzenlenmiş olan 3 adet faturasının davalı aleyhine borç doğurmadığı tespit edilmiştir. Mahkememizin 28/05/2025 tarihli celsede tahkikat aşamasının bitirilip yargılamaya son verileceğinin ihtar edilmesinin ardından davacı vekili son söze ilişkin beyanında deliller yönünden ıslah etmek için süre talep ettiği mahkememizce taraf vekillerine davanın tümüne karşı beyanda bulunmak için süre verildiği ve davacı vekili 24/06/2025 tarihli dilekçesi ile davanın tam ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep ettiği, dilekçe içeriği ve sonuç itibariyle davanın ilk açıldığı tarihte verilen dava dilekçesi neticei talep kısmında yer alan "itirazın iptali" davası olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK’nın 176. ve 177/1. maddelerinde, davanın her iki tarafının da, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini bir defaya mahsus olmak üzere kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ve ıslahın tahkikata tabi olan davalarda tahkikatın bitimine kadar yapılabileceği belirtilmiştir.Bu anlamda davacının dava dilekçesini tam ıslah yolu ile değiştirdiği nitelendirmesi hatalı olup yalnızca dava dilekçesinde yer almayan deliller yönünden ıslah ettiği anlaşılmıştır. İstanbul BAM 3. HD ... Esas ...Karar sayılı ilamı da dikkate alındığında "delil listesi sunulması, yargılama usulü ile ilgili bir işlem olup,Yargıtay uygulaması ile ıslah yolu ile değiştirilebileceği kabul edilmektedir (emsal nitelikte Yargıtay 11. HD ...esas ... karar sayılı içtihadı) "Davacı tarafça tahkikat aşaması bittikten sonra ıslah talebinde bulunması nedeniyle mahkememizce ıslah yönünden süre verilmemiştir. Bu nedenle tahkikat aşaması bitene kadar davacı vekili delil listesi yönünden ıslahı söz konusu olmadığından iş bu deliller yönünden inceleme yapılmamıştır. Davacının davalıya hizmet verdiğini usulen kanıtlamakla yükümlü olduğu; bilirkişi raporu içeriğinde davalı taraf ticari defterlerinde 15.12.2023 tarihli 145.600,22TL bedelli faturanın kaydedildiği; e faturanın davalının iade faturası olarak 8 günlük yasal süresinden sonra düzenlenmiş olmakla davalının iade faturasının davacı aleyhine borç doğurmadığı iş bu fatura yönünden faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden davalının mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerektiği ancak davalının bu hususu ispatlayamadığı anlaşılmakla davalının ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası kapsamında itirazının 15/12/2023 tarihli fatura bedeli olan 145.600,22 TL yönünden iptaline, takibin işbu alacak üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla devamına karar vermek gerekmiştir. Takibe konu 15.01.2024- 15.02.2024 ve 15.03.2024 tarihli faturalar yönünden davacının davalıya hizmet verdiği hususunu ispatlayamadığı anlaşılmakla iş bu faturalar yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalının 15.12.2023 tarihli faturayı defterlerine usule uygun kaydettiği ve süresi içerisinde iade faturası düzenlememesi nedeniyle likit olan alacak yönünden takibe itiraz etmesi haksız olduğu ve alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatının 145.600,22 TL yönünden %20'si olan 21.840,03 TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kısmen kabulüne, Davalının ... 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası kapsamında itirazının 15/12/2023 tarihli fatura bedeli olan 145.600,22 TL yönünden iptaline, takibin işbu alacak üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacının icra inkar tazminatının 145.600,22 TL yönünden %20'si olan 21.840,03 TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 9.945,95 TL karar harcının, peşin yatırılan 9.945,94 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 0,01 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 69.520,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 330,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 1.332,50 TL yargılama giderinin ve 9.945,94 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı toplamı 11.706,04 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 900,00 TL'nin davalıdan, 2.700,00 TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 7-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/07/2025

KATİP ¸e-imzalıdır

HAKİM ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/385, K. 2025/531, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-385-e-2025-531-k-b9d83d011a6f