İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/365 E. 2025/286 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/365
Karar No
2025/286
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/365 Esas - 2025/286

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/365 KARAR NO : 2025/286

DAVA : Marka ... Kararı Kısmi İptali- Kısmi Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 02/09/2024 KARAR TARİHİ : 09/07/2025 Yazıldığı Tarih: 16/07/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davalı şirketin müvekkilin markası ile iltibas yaratan ... sayılı “...” ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, bu başvuruya müvekkili şirket tarafından diğer davalı kurum nezdinde itiraz edildiğini, itirazlarının 15.09.2023 tarihli .... sayılı ...'nın “Markalar benzer görülmekle birlikte farklı mal / hizmeti kapsadığından karıştırılma ihtimali bulunmadığı tespit edilmiştir” şeklindeki gerekçeli kararı ile reddedildiğini, bu karara karşı üst kurula yaptıkları itirazlarının da diğer davalı kurum tarafından ... sayılı .... Kararı ile “ Yapılan incelemede, başvuru kapsamında tescili talep edilen mal/hizmetlerin itiraz gerekçesi markaların kapsamında yer almadığı, bunun yanı sıra başvuruya konu markanın da farklılıklar ihtiva ettiği tespit edilmiştir. Bu çerçevede, markaların benzerlik düzeyi ile mal/hizmetlerin benzerlik düzeyi birlikte dikkate alındığında, sayılan markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna varılmıştır” şeklindeki kararı ile nihai olarak reddolunması üzerine işbu davanın ikame olunduğunu; Dava konusu marka tescil başvurusu ile müvekkilinin tescilli markasının ayniyet derecesinde benzer olduğunu, müvekkillerine ait ... sayılı '...' ile davalı şirkete ait ... sayılı '...' markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğunun açık olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükmü gereği; eldeki davada markalar arasında görsel ve işitsel benzerlik mevcut olduğunu, karşılaştırmaya konu markalar arasında göze hitap eden bir benzerlik varsa, böyle bir benzerliğin görsel benzerlik olduğunu, görsel benzerliğin, markaları oluşturan harflerin aynı ya da büyük ölçüde benzer olması biçiminde ortaya çıkabileceğini; Buna göre, taraf markalarının baş ve son bölümlerinin tamamen aynı olduğu gibi orta bölümleri ile de oldukça benzer olduklarını, gerek görünüş, gerek okunuş olarak aynı intibayı verdiklerini, dava konusu markanın tüketiciler nezdinde müvekkil markasıyla karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu, müvekkilinin markasında yer alan 6 harften 4 tanesinin dava konusu markada birebir aynen bulunduğunu, S ve Z harflerinin fonetik olarak ayniyet derecesinde benzer olduğundan bu durumun markaların tüketiciler nezdinde aynı algılanmasına yol açacağını, taraf markaları karşılaştırıldığında, harf ve ses dizilimlerinin tamamen aynı olması nedeniyle ekonomik ve ticari kaynaktan geliyor izleniminin oluşacağını; karşılaştırmaya konu markalar arasında, markaların telaffuzları nedeniyle kulakta bıraktıkları seste benzerlik olması halinde işitsel benzerlikten söz edileceğini, işitsel benzerlik incelemesinde dikkat edilecek önemli hususlardan birinin “sözcüklerin ilk heceleri, ilk sesleri” olduğunu, ortalama tüketicilerin sözcüklerin son kısmına nazaran başlangıcına daha fazla dikkat ettiklerini, toplumların okuma alışkanlıklarına göre, soldan sağa doğru okuma yapılmakta olduğunu, bu halde, ibarenin sol tarafında (yani ilk kısmında) kalan bölümün ilk olarak göze çarptığı ve hedef kitle tarafından ilk olarak bu bölüme dikkat edildiğinin gözlemlendiğini, bu hususta .... markaları arasında işitsel benzerlik nedeniyle karıştırılma ihtimali bulunduğuna karar verildiğini, .... tarafından verilen 12.07.2010 tarih ve ... numaralı karar ile tüm bu incelemeler sonrasına İki markanin da “....” hecesiyle başladığını, üstelik her iki markanın sonunda da, “....” bölümleri yer aldığından markaların fonetik olarak neredeyse aynı olduğunun görülebilir olduğunu, tek bir hece farklılığı olması nedeniyle markalar arasında fonetik benzerlik olduğunu, orta bölümde yer alan tek harf değişikliğinin, markalar arasında mevcut benzerliği gidermediğini, dolayısıyla tüketiciler tarafından her iki markanın birbiri ile bağlantılı sanılması kuvvetle muhtemel olduğunu; Taraf markaları arasında güçlü sınıfsal benzerliklerin söz konusu olduğunu, bu meyanda 3. ve 35. sınıflara giren mal ve hizmetler yönünden dava konusu marka tescil başvurusunun reddolunması gerektiğini; özellikle de; müvekkil markasının 5. Sınıfta tescilli olup, markalar arasında öncelikle başvuru markasında yer alan 35. Sınıfta “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın yönünden benzerliğin mevcut olduğunu; ....’nda bu hususun aksine birçok değerlendirmede bulunulduğunu; ....’na göre “35’inci sınıfta yer alan “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların bir araya getirilmesi hizmetlerinin” nihai amacı alışveriş işleminin gerçekleştirilmesidir ve bu hizmet alışverişin gerçekleşmesi için yapılan her türlü eylemi içermektedir. Bu eylem, sayılanlarla sınırlı olmamak üzere, satışa sunulan birçok mal arasından seçim imkânı tanınması ve satışın rakiplerle değil de kendisiyle tamamlanmasını isteyen işletme tarafından tüketicilerin ikna edilmesi için türlü hizmetlerin sunulmasını içerir… Her ne kadar mallar ile bu malların bir araya getirilmesi hizmetleri doğası, amacı, kullanım şekli faktörleri bakımından benzer olmasalar da dağıtım kanalı, ilgili tüketici kesimi ve tamamlayıcılık faktörleri açısından benzer özelliklere sahiptirler.” yönünde açıklamada bulunulduğunu; .... 20.03.2018 tarih ve ... sayılı “....” kararı örnek gösterildiğini, bu kararda yapılan “belirli bir emtia ile söz konusu emtianın perakendeciliği hizmetinin emtia ile söz konusu emtianın sunumunun tamamlayıcı nitelik arz etmesinin, dağıtım kanallarının aynı olması ve aynı tüketici kesimine hitap etmeleri nedeniyle benzerlik bulunduğu” değerlendirmesinin vurgulandığını; Dava dilekçesinde emsal gösterilen ihtisas mahkemesi ve Yargıtay Kararları çerçevesinde, bir emtia sınıfı ile bu emtiaların 35. sınıfta “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için…mallarının bir araya getirilmesi” hizmetinde tescil edilmesi durumunda sınıfsal benzerlik yaşanacağının açık olduğunu; dava konusu edilen ... kararında, markalar görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik arz ettiğinin belirtildiği, ancak; davalı şirket markasının 05. Sınıfta tescil edilmesi halinde müvekkil markasının iltibas tehlikesi olduğunun belirtildiği, ancak davalı şirketin markası altında 5. Sınıfta yer alan ürünlerin perakendeciliği yapmasında ise iltibas ihtimali görmediğini, bu hususun marka hukuku ilkeleri açısından aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilin markasını taşıyan 5. sınıfta yer alan ürünlerin, davalı markasını taşıyan 5. Sınıfta yer alan ürünlerle benzer ihtiyaçlara hitap etmeleri nedeniyle aynı yerde yan yana satılması halinde tüketiciler nezdinde karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu; Dava konusu edilen markanın emtia listesinde yer alan 3. sınıfa giren emtialar ile davacının davasına mesned aldığı markasının emtia listesinde yer alan 5. sınıfa giren emtialar arasında da ....’nda da açıklandığı üzere, karşılaştırmaya konu bu emtiaların doğası, kullanım amaçları ve dağıtım kanallarının benzer nitelikte olduğu, ilgili tüketici kesiminde de örtüşme bulunmakta olduğunu, bu emtiaların üreticilerinin de benzer nitelikte işletmeler olduğu, bütün bu açıklamalar kapsamında bu emtiaların benzer olduklarının kabul edilmesi gerektiğini; Dava konusu markanın başvurusunda tescil etmek istediği 3. Sınıfta yer alan “Parfümeri; kozmetik ürünleri-ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç ve sabunlar” ile “insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar” emtialarının hitap ettikleri tüketici kesiminin ortak olduğunu, ayrıca, aynı veya benzer yerlerde satışa sunulduklarından dağıtım kanallarında da benzerlik bulunduğunu, bu emtiaların aynı işletmeler tarafından da üretildiği hususu göz önüne alındığında, ticari kaynak itibarıyla da benzerlik bulunduğu ve son olarak kullanım amaçlarının da benzer olduğu düşünüldüğünde, emtiaların benzer nitelikte emtialar olduklarının değerlendirilmesi gerektiğini; yine, kullanım amacı, dağıtım kanalı, ilgili tüketici kesimi ve ticari kaynak faktörlerindeki benzerlik nedeniyle 3. sınıfta ve dava konusu markanın başvurusunda yer alan “diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları” emtiaları ile 5. Sınıfta ve müvekkil markasının tescil kapsamında yer alan “insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, kimyasal elementler” benzer nitelikte mallar oldukları söylenebileceğini; Davacının markasının emtia listesini oluşturan 5. sınıfın tamamının uzman tüketiciye hitap ettiğinin iddia edilmesinin mümkün olmadığını, uzman tüketicinin dahi markaları karıştırabileceğine dair emsal kararların mevcut olduğunu; yüksek dikkat düzeyi karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkma ihtimalini düşüren bir husus olmasına rağmen, her durumda karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı şeklinde bir sonuç doğurmayacağını, karşılıklı bağımlılık ilkesi gereğince, ilgili diğer tüm faktörlerin göz önünde bulundurulması gerektiğini, örneğin, işaretlerin aynılığı ya da yüksek düzeyde benzerliği ve malların aynılığı gibi diğer faktörlerden dolayı ortaya çıkan güçlü bir karıştırılma ihtimali durumunda, ilgili tüketici kesiminin dikkat düzeyi tek başına karıştırılma ihtimalini ortadan kaldıran bir husus olarak görülemeyeceğini; Bu meyanda; 5. sınıfta yer alan bazı emtialar sağlık çalışanları tarafından reçete ile verilse de sağlık çalışanlarının da hata yapabileceği elverişsiz çalışma koşulları yüzünden benzer işaretleri karıştırabileceği yönünde kararları bulunduğunu; ....'nın 26.04.2007 tarihli .... kararında da ilaç markalarında ilgili kesim konusuna açıklık getirildiğini, buna göre; “sağlık profesyonellerinin son kullanıcıların tercihleri üzerinde etkili olması veya belirleme sorumluluğunun olması durumu son kullanıcıların yapılan karıştırılma ihtimali değerlendirilmesinin dışında tutulması için tek başına yeterli bir neden değildir. Söz konusu ilaç ürünleri son kullanıcılara eczaneler tarafından satılıyor veya ürün tercihleri aracılar tarafından etkileniyor ya da belirleniyor ise de son kullanıcıların bu ürünlerle farklı alım zamanlarında bile olsa karşı karşıya gelme ihtimalleri olduğundan karıştırılma ihtimali son kullanıcılar için de değerlendirilmelidir” şeklinde değerlendirmede bulunulduğunu, Tüm bunlara göre; dava konusu davalı şirketin ... başvuru numaralı “...” ibareli marka tescil başvurusundan 3. sınıftaki emtialar ile 35. sınıfta Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. .…nın bir araya getirilmesi” hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne ve dava konusu ...'nın kararın kısmen iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın ... sayılı markası arasında dava dilekçesinde belirtilen emtialar açısından SMK 6/1 Maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı; ... ... sayılı ... Kararının kısmen iptalinin , davalı markasının tescili halinde de kısmen hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 12/06/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 02/09/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Bilindiği gibi markalar arasındaki karıştırılma ihtimali incelemesi; markalar arasındaki benzerlik düzeyi, mal/hizmetler arasındaki benzerlik düzeyi, itiraza gerekçe olarak gösterilen markanın ayırt edici gücü ve ilgili tüketici kesiminin dikkat düzeyi gibi bir dizi unsurun değerlendirilmesine dayanır. Bu değerlendirme son tahlilde bütün unsurların birlikte değerlendirilmesiyle yapılmalıdır (....). Yapılan incelemede, başvuru kapsamında tescili talep edilen mal/hizmetlerin itiraz gerekçesi markaların kapsamında yer almadığı, bunun yanı sıra başvuruya konu markanın da farklılıklar ihtiva ettiği tespit edilmiştir. Bu çerçevede, markaların benzerlik düzeyi ile mal/hizmetlerin benzerlik düzeyi birlikte dikkate alındığında, sayılan markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. ", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markası ...+ ... ¸

Bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE; "Dava konusu davalı şirkete ait ... numara ile tescilli "..." unsurlu marka ile davacı şirkete ait ... numara ile tescili "..." markanın 6769 sayılı SMK'nın 6/1 madde ve fıkrası uyarınca benzerlik arz etmediği, karıştırılma/iltibas ihtimalinin de bulunmadığı; Dava konusu davalı ...'in 11.06.2024 tarihli ... sayılı ... kararının yerinde olduğu " şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.

GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının " ...+ ... " ibareli marka başvurusu ile davacının " ... ve ... (yukarıda)" ibareli tescilli markası arasında markaların bütünselliği açısından görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik oluşmadığı gibi taraf markaları arasında mal/hizmet benzerliği de oluşmadığından ( taraf markaları arasında aynı benzer veya ilişkilendirilebilir mal/hizmet görülmediğinden markalar arasında kanştırılma ihtimalinin bulunmadığı) SMK 6/1 maddesindeki iltibas-karıştırılma-benzerlik koşulu gerçekleşmediği; Tüm bu gerekçelerle bilirkişi heyet raporu da benimsenerek ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı firma yetkilisinin yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.

09/07/2025

Katip .... E-imza

Hakim .... E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/365, K. 2025/286, T. 09.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-365-e-2025-286-k-f5ab63a6b431