İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/357 E. 2026/40 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/357
- Karar No
- 2026/40
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/357 Esas KARAR NO : 2026/40
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 07/06/2024 KARAR TARİHİ : 13/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkili ...-(...) 'ın çeşitli müşterilerinin kargo gönderim işlerini takip eden bir şahıs şirketi olup davalı şirket ... ile aralarında akdedilen kargo taşıma sözleşmesi gereği, kargo sevkiyatlarını uzun süredir ... aracılığıyla gönderdiğini, nitekim 23.11.2023 ve 27.11.2023 tarihlerinde de müvekkilinin, ... vasıtasıyla işbu davaya konu kargo gönderiminde bulunduğunu, bu tarihlerde ...'ya ilgili adrese sağlam şekilde ulaştırılması istenen kargonun da müvekkilinin kargo gönderim işlerini takip ettiği müşterisi olan ...'nun ürünleri olduğunu, ... adlı firmanın, ... (...) Genel müdürlüğü'nün ihtiyaç olunan yerlere sağlık ürünlerinin tedarikini yapan yüklenici firma olup 20.11.2023 tarihinde ... tarafından almış olduğu siparişleri temin edip müvekkiline teslim ettiğini, 23.11.2023 ve 27.11.2023 tarihlerinde, müvekkilinin, müşterisi ...'nden almış olduğu ilaç ve medikal malzeme içeren siparişleri, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne sevkedilmek üzere ... aracılığıyla gönderdiğini, buna göre gönderilen kargoların içeriğinde bulunan ürünlerin, ... solüsyon 180 adet, ... enterik kaplı tablet 3000 adet, ...1000 adet, ... 16000 adet,...30 tablet 180 adet, ... toz içeren 100 ıu 1 flakon 175 adet olduğunu ve kargo içeriğine ait müvekkilinin müşterisi ... tarafından kargo gönderim tarihleri olan 23.11.2023 ve 27.11.2023 tarihli ...'ya kesilen faturaları da sunduklarını, dolayısıyla müvekkili tarafından ... ile gönderilen kargo içeriğinin ne olduğu noktasında herhangi bir şüphenin bulunmadığını, ancak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne teslim edilmek üzere yola çıkan kargoların zamanında varış noktasına ulaşamadığını, müvekkilinin kargo şirketi yetkilileriyle iletişime geçmesi sonucu müvekkiline, ... Şubesinde çıkan yangın sonucunda kargolarının tamamen zayii olduğu bilgisinin verildiğini, yaşanan bu olay sonrası, müvekkilinin, davalı şirket yetkilileriyle sorunu çözmek ve zararının giderilmesi amacıyla yürüttüğü iletişimin fayda vermediğini, davalı tarafın, müvekkilinin zararını gidermek adına bir çaba içine girmediğini, davalı şirketin dava öncesi dönemde zararı karşılamaya yanaşmamasının, zaten kısıtlı bütçe ve imkanı olan müvekkilinin ekonomik olarak kötü günler geçirmesine sebep olduğunu, daha sonrasında zayi olan ürünlerin aynılarını başka bir kargo şirketi ile göndermek zorunda kalındığını, taşıyıcının sorumluluğunu düzenleyen TTK 875. ''(1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur'' madde hükmü ve taraflar arasında imzalan kargo taşıma sözleşmesinin 2.6. Maddesi, ''gönderilen kargolarda kayıp ve hasar olması durumunda ... güvencesi ile tazmin edilecektir. ...'nun kusurundan kaynaklanan zararlarla ilgili tazminatları 2.7. Maddesi kapsamında karşılayacağımız konusunda tam güvence veriyoruz.'' birlikte değerlendirildiğinde ve somut olayda TTK 878. Madde de sayılı özel haller de mevcut bulunmadığından; davalı ... A.Ş., ... şubesinde gerçekleşen yangın sonucu, müvekkilinin yangın nedeniyle tamamen zayii olan ürünleri dolayısıyla oluşan zararını karşılaması gerektiğini, aynı sözleşme, 2.7. Madde ''... Hasarlanan veya kaybolan kargoların tazminat kapsamı, ...'nun kusurundan kaynaklanması ve yasal olarak tespit ve belge ile tesvik edilmesi kaydı ile, belge varsa KDV hariç bu fatura değerine göre, böyle bir belge yoksa, kanıtlanmak şartıyla her türlü vergiden ari piyasa değerine göre tespit olunacaktır...'' doğrultusunda da müvekkili tarafından ...'ya KDV hariç olacak şekilde 01.02.2024 tarih ... Numaralı 371.404,00 TL tutarlı fatura ve 01.02.2024 tarih ... Numaralı 693.154,00 TL tutarlı fatura olmak üzere iki adet fatura tanzim edildiğini, bu faturalar dolayısıyla ... 2. İcra Dairesi ... Sayılı dosya ile takip başlatıldığını, davalı şirketin haksız ve kötüniyetli borca itirazı sonrasında ... Arabuluculuk Bürosu’na ... başvuru numarasıyla yürütülen arabuluculuk faaliyetinden de sonuç alınamayıp anlaşılamaması üzerine yasal süre içerisinde huzurdaki işbu itirazın iptali davasının ikame edildiğini, dava konusu olayın, borç ilişkisini ve alacağın varlığını ispata elverişli sunulan deliller doğrultusunda, zaten sınırlı bütçe ve imkanı bulunan müvekkilinin bir milyon türk lirasından fazla bir zarara uğramasının ekonomik olarak kötü günler geçirmesine sebebiyet verdiği de düşünüldüğünde; müvekkilinin alacağını güvence altına almak adına davalı borçlu şirketin menkul, gayrimenkul ve 3.şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İİK’da ihtiyati haciz için aranan koşullar bulunduğundan ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etme zorunluluğunun doğduğunu bildirerek öncelikle, borçlunun borcunu karşılayabilecek derece de taşınır, taşınmaz malları ve 3.kişilerdeki hak ve alacakları, teminatsız olarak, Mahkeme aksi takdirde ise Mahkemece takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, davalı (borçlu) şirketin ... 2. İcra Dairesi 'nin .. E. Sayılı dosyasındaki itirazının iptali ile takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, itirazı ile takibi durduran davalı şirketin %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, icra inkar tazminatına hüküm tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; mezkur vakıanın, mücbir sebep hali olduğunu ve müvekkili şirketin önleyemeyeceği, kaçınamayacağı bir doğal afet nedeniyle yaşandığını, ilgili yasalar, hukuki düzen, öğreti ve hakkaniyet gereği müvekkili şirketin söz konusu zaiyattan sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafça 23/11/2023 ve 27/11/2023 tarihlerinde Müvekkili Şirkete taşımaya verilen iki adet gönderi taşıması yapılmak üzere Müvekkili Şirket tarafından teslim alındığını, ancak ne var ki söz konusu kargoların birimde muhafaza edildiği esnada, 28/11/2023 tarihinde, birimde çıkan yangın nedeniyle, davacıya ait gönderilerin de bulunduğu kargolar zayi olduğunu, ancak meydana gelen yangın nedeniyle Müvekkili Şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, Aydın Büyükşehir Belediyesi itfaiye olay raporunda tespit edileceği üzere olayın meydana geliş şekli, "Yapılan kamera kayıtları incelemesinde yangının yıldırım düşmesi sonucu çıktığı kanaatine varılmıştır." şeklinde açıklandığını, dolayısıyla resmi makam tutanağıyla tespit edildiği üzere birimde meydana gelen yangının sebebinin, Müvekkili Şirketin müdahale edemeyeceği ve sebep olamayacağı bir doğa olayı olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun 136.maddesine göre "Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer." hükmünü ve, benzer bir şekilde Türk Ticaret Kanunu'nun taşımaya ilişkin hükümlerini düzenleyen "Sorumluluktan Kurtulma" başlıklı 876. Maddesi de; "Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur." hükmüne havi olduğunu, işbu hususlardan yola çıkılarak ve kanunda da açıkça belirtildiği şekilde Müvekkili Şirketin meydana gelen zarardan sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, sözleşmeden doğan ifanın, borçlunun sorumlu olmadığı bir sebeple imkânsız hale geldiği takdirde, borçlu aynen ifa yükümünden tazminat ödemeksizin kurtulacağını, çünkü mücbir sebebin zorunlu veya zorlayıcı bir olay olduğunu, Hukukumuzda hakim görüş doğrultusunda da, doğa olaylarının, hukukî olayların, insan kaynaklı; yani beşerî olay ve davranışların, sosyal olayların mücbir sebep teşkil edebildiğini, her ne kadar kanunlarımızda mücbir sebep hallerine tek tek yer verilmemişse de, ICC 2020 yılı mücbir sebeplerin yer verildiği klozunda da doğal afet ve olağanüstü doğa olaylarını açıkça belirttiğini, doktrinimizde bu klozda yer verilen haller sayılmaksızın da bu gibi doğa olaylarının sebep olduğu sonuçlardan sorumluluk doğmayacağının kabul edildiğini, meydana gelen yangın olayında da birime yıldırım düşmesi nedeniyle meydana gelen yangından kaynaklı zaiyatta sürekli bir imkansızlık meydana geldiğini, dolayısıyla mücbir sebep nedeniyle imkânsızlık meydana geldikten sonra, Müvekkili Şirketin sorumlu olması ve temerrüde düşmesinin mümkün olmayacağını, mücbir sebep sonucu Müvekkili Şirketin sorumlu olmadığı ve sonraki ifa imkânsızlığı ortaya çıktığı için aynen ifa yükümlülüğü ve tazminat ödeme borcunun sona erdiğini, Sayın Mahkemenin de malumu olacağı üzere, Sözleşme ilişkisinde mücbir sebebin borcunu yerine getirmeyen borçluyu sorumluluktan kurtardığını, mücbir sebebin, öngörülemeyen ve sonuçları mutlak olarak kaçınılmaz olan borcun ihlâli sonucunu doğuran haricî olay olduğunu, somut vakıada da kargoların bulunduğu birime düşen yıldırım nedeniyle kargoların yanmasının, Müvekkili Şirketin ön göremeyeceği, kaçınamayacağı bir doğal afetin neticesi olduğunu, izah edilen tüm bu nedenlerle Müvekkili Şirketin sebep olmadığı, önleyemeyeceği ve kaçınamayacağı bu durum nedeniyle sorumsuzluğunun açık olduğunu ve herhangi bir tazminata hükmedilmesinin mümkün olmadığını, Sayın Mahkemenin bir an için aksi kanaatte olduğu varsayımında ise; kargo içeriği, hak sahipliği ve dolayısıyla ürün bedelinin somut delillerle ispatlanamadığını, taşımaya verilen gönderi içeriği kayıtlarında, davacının belirttiği detayları içermediğini, dolayısıyla, kargo içeriğinde bulunduğu iddia edilen gönderinin nevi hakkında "koli" dışına hiçbir detay bilginin mevcut olmazken salt davacı beyanlarına itibar edilmesinin hakkaniyete uygun olmayacağını, davacının, müşterisi olduğunu iddia ettiği Medifar firmasına ait tanzim ettiği faturaların ise delil değeri bulunmadığını, çünkü Müvekkili Şirketin taşıma kayıtlarında herhangi bir irsaliyeli fatura kaydının bulunmadığıın ve bu nedenle kargo içeriğinden hangi müşteriye ne miktarda ürün bulunduğu yönünde hiçbir kayıtın mevcut olmadığını, öte yandan bu durumla bağlantılı olarak da ürün bedeli, ürüne ait hak sahipliğini ispat eder belge de ibraz edilemediğinden davacının afaki beyanları ile Müvekkili Şirket aleyhine kurulacak hükmün hukuka da aykırılık teşkil edeceğini, lehe olmak kaydıyla Müvekkil Şirket 'in Kanunda belirlenen limitle sınırlı olarak sorumlu olduğunu bildirerek fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; arz ve izah olunan nedenlerle davanın esastan reddine, aksi takdirde ise müvekkili şirket hakkında -lehe olmak kaydıyla- sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ... ve taşıma bilirkişisi ... tarafından sunulan 02.01.2025 havale tarihli bilirkişi raporunda; "...Yukarıda yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı ve davalı tarafın ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Dava konusunun; davacı ... ile davalı ... Servisi A.Ş. arasında düzenlenen 07.10.2013 tarihli Kargo Taşıma Sözleşmesinden kaynaklı olarak davalı tarafından ödenmediği iddia edilen davacı yan tarafından kesilen faturalardan kaynaklı olarak davacı tarafından davalının aleyhine başlatılan ... 2. İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasının takibin şartlarının devamına, davalının itirazının iptaline davalının itirazı haksız ve kötü niyetli olduğu için %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı yana yükletilmesine karar verilmesi isteminden ibaret olduğu ▪ Davacının, 2022,2023,2024 yılı ticari defterlerinin, kanuna uygun surette açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı ve HMK 222 uyarınca delil niteliğinde bulundukları, davalı şirket ile olan muhasebe işlemlerini usulüne uygun olarak kaydetmiş olduğu görülmüş olup ; Davacının yanın davalı yandan dava konusu olan icra takip faturaları toplamı olan 1.064.558,66 TL alacağı olduğu, ▪ Sayın Mahkemenin 12.11.2024 tarihli ara karar kapsamında tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için 06.12.2024 tarihinde inceleme günü verilmiş olup, davalı şirket taraf vekilinin incelemeye katılmaması ve dava dosyası kapsamında yerinde inceleme talebi görülmemesi sebebi ile bu hususta inceleme yapılmadığı, ▪ Dosyaya mübrez evraklarda davalının faturalara itirazını ihtarname ile yapmadığı, ▪ Dava konusu faturaların e-fatura portal üzerinden davalı şirkete gönderilmiş olduğu, Taşımacılık süreci bakımından; ▪ Taşımacılık yönünden yapılan değerlendirmede, davacının taşıma işleri organize ettiği, dava dışı ... veya ... için tazminat ödediği sabit olmadığı sürece kendi zararı gibi tazmin talep edemeyeceği, ▪ Davacının aktif husumet bakımından zararının veya tazminat ödeyerek zarara katlandığının sabit olmadığı, bu nedenle fiili taşıyıcıya tek yanlı fatura ile alacaklanma iddiasının somut olaya uymadığı, ▪ Eğer davacı zarara katlanmış, yük ilgililerine tazminat ödemiş ise, bu defa davalının TTK m.876 gereği yıldırım düşmesi sebebi ile yangın sonucu tam zayi iddiasını ortaya koyması halinde meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı, ▪ Eğer meydana gelen zarar mücbir sebep mahiyetinde değilse davalının sorumlu tutulabileceği, bu durumda da TTK m.880 ve devamına göre tazminat hesabı gerekeceği, Taktir Sayın Mahkemenin olmakla birlikte, Davacı yanın davalı yandan icra takibine konu olan faturaların yansıtma zararı olarak davacı yanca katlanıldığı değerlendirmesi halinde, son ödeme tarihi olan 08.02.2024 tarihinden icra takip tarihi olan 21.02.2024 tarihine kadar işlemiş faiz olarak 3.459,75 TL hesaplandığı, icra takip tarihi olan 21.02.2024 tarihinde itibaren 1.064.558,66 TL fatura alacağı 3.459,75 TL işlemiş faiz ile birlikte TOPLAM 1.068.018,41 TL alacağa ödeme tarihine kadar işleyecek faiz hesaplanabileceği, ▪ Davacı tarafından talep edilen icra inkar tazminatı konusundaki kararın münhasıran Sayın Mahkemeye ait olduğu" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ...ve taşıma bilirkişisi ... ve yangın uzmanı bilirkişi .... tarafından sunulan 28.04.2025 havale tarihli bilirkişi ek raporunda; "Davalı ... A.Ş. tarafından kargo binası olarak kullanılan ...adresindeki işyerinde 28.11.2023 günü saat 22:30 sularında alevli bir yangın olayının meydana geldiği, meydana gelen yangın sonucu işyerinde bulunan demirbaş ve diğer evraklar ile bir adet araç ve 1 adet motor’un yanmak suretiyle kullanılamaz vaziyette olduğu İtfaiye unsurlarınca tespit edilmiştir. Yangının çıkış yeri ve çıkış sebebiyle ilgili olarak itfaiye olay raporu dışında her hangi bir belge ve bilgi de bulunmamaktadır. Yine dosya kapsamına olay tarihi ve saatiyle ilgili kamera kaydı ve kollukta alınan beyan da sunulmamıştır. İtfaiye olay raporuna itibar edildiğinde ise, yangının başlamasına sebebiyet veren unsurun Yıldırım Düşmesi sonucunda oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının önceden öngöremeyeceği ve önleyemeyeceği bir doğa olayı sonucu çıktığı anlaşılan yangında davalı ... A.Ş. yetkililerine her hangi bir kusur ve sorumluluk izafe edilememiştir." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ... taşıma alanında uzman bilirkişi ..., yangın alanında uzman bilirkişi ... ve ticari uyuşmazlıklarda uzman akademisyen bilirkişi ... tarafından sunulan 11.09.2025 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; "Mali İnceleme Neticesinde: Davacı şirket tarafından dava dışı ... A.Ş. tarafından davacıya tanzim edilen ... numaralı 15.05.2024 tarihli 942.018,06 TL tutarlı faturanın davacının cari hesap alacağından mahsup edilmek suretiyle dava dışı firmaya zarar tazmini olarak davacı tarafça ödendiği, Sayın mahkemenin davalı tarafın davacının zararını tazmin etmesi gerektiğini kabulü halinde; 1. 21.02.2024 takip tarihi itibariyle 08.02.2024 tarihli ... nolu 371.404,00 TL tutarlı fatura nedeniyle 1.190,53 TL faiz, 08.02.2024 tarihli ... nolu 693.154,66 TL tutarlı fatura nedeniyle 2.221,89 TL faiz olmak üzere toplam alacak 1.067.971,08TL hesap edilmiştir. 2. Ancak davacı tarafın cari hesapta takip tarihinde 54.563,85 TL borçlu olması nedeniyle 21.02.2024 takip tarihi itibariyle 08.02.2024 tarihli ... nolu 371.404,00 TL tutarlı faturadan 54.563,85 TL bakiyenin mahsup edilmesi ile 316.840,15 TL asıl alacak ve 1.015,62 TL faiz hesap edilmiştir. 08.02.2024 tarihli ... nolu 693.154,66 TL tutarlı fatura nedeniyle 2.221,89 TL faiz hesaplanmıştır. Sayın mahkemece davacının takip tarihindeki cari hesap borcunun zarar tazmin bedeli faturalarından mahsup edilmesi gerektiği kabulü halinde 316.840,15 TL asıl alacak ve 1.015,62 TL faiz, 693.154,66 TL asıl alacak ve 2.221,89 TL faiz olmak üzere toplam alacak 1.013.232,32 TL hesap edildiği, Havayolu Taşımacılığı Uzmanı İnceleme Neticesinde; Taşıma konusu ürünler, taşıyıcının organizasyonu altında ve onun kontrolündeki birimler arasında sevk edilirken zayi olmuştur. Montreal Sözleşmesi’nin 18, 20 ve 21. maddeleri uyarınca taşıyıcının zarardan teknik olarak sorumlu olduğu değerlendirilmektedir. Hukuki tespitler (Ticaret Hukuku) Neticesinde; Hasarın, davalının sorumluluğunda olan nakliye sırasında meydana geldiği, bu durumda oluşan hasardan davalının sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ..., taşıma alanında uzman bilirkişi ..., yangın alanında uzman bilirkişi ... ve ticari uyuşmazlıklarda uzman akademisyen bilirkişi... tarafından sunulan 15.12.2025 havale tarihli bilirkişi heyet ek raporunda; "Yüce mahkemenizce meydana gelen zararın mücbir sebep mahiyetinde değilde, davalının sorumlu tutulabileceği kanaatine varılması halinde, Sorumluluk sınırları Madde 882 göre yukarıda ayrıntılı olarak hesaplaması yer alan , Özel çekme bedeli olarak tespit edilen toplam 65.535,64 TL bedel üzerinden ödemenin kadri maruf olacağı. Yıldırımdan kaynaklı, doğal afet sebebi ile yanarak tam zayi durumu oluştuğu, TTK m.876 gereği , taşıyıcının sorumluluğunu tespitte, deneyimli ve basiretli bir tacir olan taşımacının göstermesi gerekli özenin gösterip göstermediğinin sorgulanmalı ilkesinden hareketle, gerekli özene ve tedbire rağmen bu sonuç ortaya çıkacaksa taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği, zira yaşanan doğa olayı olan yıldırım sonrası, meydana gelen yangına ilişkin taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı görüşlerimizi sunarız." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. 6102 sayılı TTK'nun 882/1 maddesinde "Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır." aynı kanunun 886.maddesinde "Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz." belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalıya karşı ... 2. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı dosyası ile 371.404,00 TL asıl alacak, 693.154,66 TL asıl alacak, 3.418,95 TL faiz, 6.380,82 TL faiz olmak üzere toplam 1.074.358,43 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde takibe itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça yasal süresi içerisinde itirazın iptali talepli bu davanın açıldığı, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacının müşterilerinin kargo gönderim işlerini takip eden şahıs şirketi olduğunun, davalı ile aralarındaki taşıma sözleşmesi kapsamında taşıma işlerinin davalı tarafından yapıldığının, davacının müşterisi olan dava dışı ...Deposu isimli firma tarafından... Üniversitesi Tıp Fakültesine gönderilecek sağlık ürünlerinin davacı tarafından davalıya ... ve ... numaralı gönderiler ile teslim edildiğinin, davalının şubesinde çıkan yangın nedeniyle ürünlerin zayi olduğunun davaya konu faturaların zarara ilişkin düzenlendiğinin beyan edilerek bu davanın açıldığı, davacı vekilince dava dilekçesinin ekinde taraflar arasında düzenlenen 07/10/213 tarihli sözleşmenin sunulduğu, davalı vekilince taraflar arasında düzenlenen güncel sözleşmenin bu olmadığının beyan edilerek taraflar arasında son olarak düzenlenen 05/02/2016 tarihli sözleşmenin sunulduğu, taraflar arasında taşıma sözleşmesine ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davaya konu ... ve ... numaralı gönderilerin davacı tarafın davalıya teslim edildiği, bu gönderilerin davalıya ait şube, birimde çıkan yangında zayi olduğuna ilişkin hususlarda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, dava ve icra takibine konu faturaların yangın nedeniyle zayi olan gönderilere ilişkin zarar nedeniyle düzenlendiği, dosya içerisine alınan itfaiye olay raporundan yangının yıldırım düşmesi nedeniyle çıktığının anlaşıldığı, dosya içerisinde ikinci heyetten alınan 11/09/2025 tarihli kök raporda yangının yıldırım düşmesinden kaynaklı çıktığının, gönderilerin bulunduğu şube binasında yıldırımdan korunmak için ilgili mevzuat kapsamında herhangi bir önlem alınıp alınmadığına ilişkin dosya içerisinde delil bulunmadığının, davacının müşterisi olan dava dışı ... tarafından davacıya zayi olan gönderilere ilişkin 942.018,06 TL hasar faturası düzenlendiğinin, davacının bu faturayı defterlerine kaydedip bakiye alacaktan mahsup ederek ödeme yaptığının tespit edildiği, rapordaki bu tespitlerin mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu, yukarıda belirtildiği üzere yangının yıldırım düşmesinden meydana geldiği ancak gönderilerin bulunduğu şube binasında yıldırım düşmesini engelleyecek paratoner sisteminin bulunduğunun veya zararı azaltmak için yangın söndürmek için gerekli önlemlerin alındığının davalı tarafça somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği, davalı tarafça yeterli dikkat ve özenin gösterildiği ispat edilemediğinden TTK madde 876'da düzenlenen sorumluluktan kurtulma halinden yararlanamayacağı yönünde mahkememizde kanaat oluştuğu, ancak yangının yıldırım düşmesiyle meydana geldiğinden davalının kasten veya pervasızca yaptığı bir eyleminin bulunmadığı bu nedenle yukarıda belirtilen TTK'nun 886.maddesinin somut olayda uygulanamayacağı, davalının TTK'nun 882/1 maddesi kapsamında "Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır." sınırlı sorumlu tutulması gerektiği, bu hususta ikinci bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, ek raporda TTK 882/1 maddesi kapsamında davacının toplam 65.535,64-TL talep edebileceğinin hesaplanıldığı, ek raporda yapılan bu hesaplamanın mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu, yangının meydana geldiği ve gönderilerin zayi olduğu tarihten itibaren yasal faiz talebinde bulunulabileceği, bu hususta mahkememizce hesaplama yapıldığı, talep edilebilecek işlemiş faizin 1.032,86-TL olduğu, davalının sorumluluğunun ve davacının talep edebileceği tazminat miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği bu nedenle icra inkar tazminatı talep edilemeyeceği anlaşıldığından davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının ... 2. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 65.535,64-TL asıl alacak, 1.032,86-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 66.568,50-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının ... 2. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 65.535,64-TL asıl alacak, 1.032,86-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 66.568,50-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 4.547,29 TL karar harcının, peşin alınan 12.975,57 TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.428,28 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ile 4.547,29TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Red edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı lehine takdir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen toplam 35.217,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 2.182,12 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından sarf edilen toplam 5.000,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 4.690,19TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 9-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.376,94 TL'nin davacıdan, 223,06 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 13/01/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır