İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/352 E. 2025/824 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/352
- Karar No
- 2025/824
- Karar Tarihi
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/352 Esas KARAR NO: 2025/824 DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ: 16/05/2024 KARAR TARİHİ: 13/11/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.DAVA: Davacı vekili; müvekkili banka ile diğer borçlular arasında imzalanan sözleşme gereği kedi kullandırıldığı ve bu kredide davalı borçlunun kefil sıfatı ile imzası bulunduğu, borçlu aleyhine ------ Esas sayılı dosyasından müvekkili banka alacağını tahsil amacı ile takip başlatıldığı, ancak davalı borçlı tarafından takibe itiraz edildiği ve icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı-borçlunun itirazının haksız ve mesnetsiz olup müvekkili bankanın alacağını tahsil etmesini zorlaştırmak amacını taşıdığı, davalının icra takibine karşı yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhinde %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP: Davalı tarafın davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ----- sayılı dosyasının tetkikinde; Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 42.926,55 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı yanın yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;Davacı bankanın ----- ile Dava dışı ---- arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının bu kredi sözleşmesine müteselsil kefil olduğu, ---- tarihinde, 12 taksitli olarak, yıllık % 14,5 faiz oranı ve 3'er ay taksit ödemeli olmak üzere 25.000,00 TL olarak kullandırıldığı,Kefaletname, TBK 583 vd. maddelerdeki geçerlilik şartları yönünden mahkememizce incelenmiştir. Dava konusu kefaletnamede tarih, kefil olunan miktar ve kefaletin türü de el yazısı ile yazılmış olup kefalet şartlarının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür.Kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesi tip sözleşme niteliğinde olup, davalının imzaladığı genel kredi sözleşmesini okuyarak imzalaması gerekir, aksi taktirde bilgilendirilmenin belgeli olarak bankadan istenmesi mümkün olmayacağı, yine kredi sözleşmesinde, banka kayıtları yönünden delil sözleşmesi niteliğinde düzenleme mevcut olduğu, bu düzenleme kapsamında taraflar arasında bir ihtilaf çıktığında banka kayıtlarının esas alınacağı açıkça düzenlendiği, bu hususunda tarafları bağlayacağından, mahkememizce banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır.Davacı bankaca dava dışı asıl borçluya kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankaca dava konusu takibin yapıldığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin HMK madde 193 doğrultusunda düzenlenen delil sözleşmesi hükümleri kapsamında davacı bankanın kayıtları üzerinde HMK madde 266 kapsamında bilirkişi vasıtasıyla yapılan inceleme nihayetinde davacı bankanın takip tarihi itibari ile 27.508,20 TL alacaklı olduğu tespit edilmekle, bu miktar yönünden davalının takibe itirazının haksız olduğu değerlendirilmekle, davanın kısmen kabulüne davalının takibe itirazının yukarıda belirtilen miktar yönünden iptaline karar verilmiştir. Davaya konu alacağın genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu, bu durumda alacağa işletilecek akdi ve temerrüt faizinin hesabında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120 nci maddelerine oranla özel hüküm niteliğindeki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 8.maddesinin nazara alınması suretiyle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında belirlenmesi gerektiği, anılan maddede "Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir" düzenlemesine yer verilmiş olmasına göre somut olayda 6098 sayılı Kanun'un 88 ve 120 nci maddesi uygulanmayarak sözleşme hükümleri kapsamında belirlenen akdi faiz oranı ile bilirkişice tespit edilen temerrüt faizi oranı hükme esas alınmıştır. İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. -----Bu kapsamda, dava, kredi alacağının tahsili istemine yönelik itirazın iptali davası olup, dava konusu icra takibine esas alacak likit (bilinebilir) olmasına göre İİK'nın 67/2. maddesi gereği davalı yanın haksız itirazından dolayı davacı yararına, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE; 1-Davalının--------sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 42 oranında temerrüt faizi ve işleyecek işbu faize %5'i oranında BSMV işletilmek suretiyle, 23.926,16 TL asıl alacak, 3.411,47 TL işlemiş faiz, 170,57 TL BSMV olmak üzere toplamda 27.508,20 TL üzerinden takibin devamına, 2-Fazlaya ilişkin istemin ( 22.286,6 TL) reddine, 3-Hükmolunan asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.879,09 TL harçtan peşin alınan 850,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.028,71 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 27.508,20 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 1.277,98 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 6.107,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 3.373,70 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 10-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red (%44,76) ve kabul (%55,24) oranına göre hesaplanan 729,21TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili, 590,79TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde --------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/11/2025