İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/35 E. 2026/215 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/35
Karar No
2026/215
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/35 Esas - 2026/215 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO : ...

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : ...

DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ...

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/01/2024 KARAR TARİHİ : 07/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/09/2023 Tarihi saat 10:00 sıralarında davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... Plakalı araç ile seyir halinde iken ... Sokak kavşağına geldiğinde yavaşlamak üzere fren yaptığı esnada sağ şerit üzerinde duraklama halinde çöp konteyneri başlatma işlemi yapan sürücü ...'nın idaresindeki ... Plakalı aracın arka sol kısımlarına ve arka kısımlarında görevli yaya olarak bulunan ve çöp konteynerine yükleme yapmakta olan ...'a çarpması neticesinde davacı ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, kemik kırığı oluşacak nitelikte yaralandığını, meydana gelen kaza neticesinde ...'nın ... Soruşturma numaralı dosyası kapsamında soruşturmanın başlatıldığını, davaya konu kaza nedeniyle davacı ...'ın, zor bir tedavi sürecinden geçmiş olup hem fiziksel olarak acı çektiğini hem de bu süreç boyunca maddi açıdan müşkül duruma düştüğünü, kaza sonucu yaralanma nedeniyle çalışamaması, eşine, çocuklarına ve evine bakmakta zorlanması davacının üzerinde psikolojik tahribata da yol açtığını, bu nedenle davacının hem maddi hem de manevi olarak yaşamış olduğu sıkıntıların giderilmesi amacıyla iş bu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, olay sonrası alınan ifadeler ve kaza tespit tutanağı göz önüne alındığında; davalı ... 'in kusurlu davranışları neticesinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği ve kazaya davalı sürücünün sebebiyet vermiş olduğunun anlaşıldığını, Tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile; davacının maruz kaldığı trafik kazası sonucunda; davacının sürekli iş göremez duruma düşmüş olması nedeniyle; sürekli iş göremezlik zararı olarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davasını ihtiva eden talepler gereğince şimdilik 500,00-TL, davacının geçici olarak iş göremez duruma düşmüş olması nedeni ile; geçici iş göremezlik zararı olarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkının saklı kalmak kaydıyla, HMK 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davasını ihtiva eden talepler gereğince şimdilik 500,00-TL, davacının ileride yapılması muhtemel tedavi giderlerinin tazmini için, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK 107 Maddesi uyarınca belirsiz alacak davasını ihtiva eden talepler gereğince şimdilik 2.500,00-TL, davacının tedavi ve istirahat süreci boyunca bakıma muhtaç olması nedeniyle oluşan bakıcı gideri ve diğer giderlerinin tazmini için fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, HMK 107 Maddesi uyarınca belirsiz alacak davasını ihtiva eden taleplere gereğince şimdilik 500,00-TL olmak üzere toplamda 4.000,00-TL maddi tazminatın davalı ...'den olay tarihi olan 28/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, buna karşılık diğer davalı ...'den (trafik sigortası teminat limitleriyle sınırlı olmak üzere) maddi tazminat istemi nedeniyle yapılan ön başvuru tarihi olan 15/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, kaza neticesinde meydana gelen yaralanma ile husule gelen acıları bir nebze olsun dindirebilmek maksadıyla müvekkil davacının yararına olmak üzere 100.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'den olay tarihi olan 28/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, dava sonucunda verilecek kararın infaz kabiliyetinin sağlanması adına, davalı ... adına kayıtlı olduğu tespit edilecek menkul ve gayrimenkul mal varlığı değerleri ile davalı adına kayıtlı banka hesapları üzerine İİK'nın 257. Maddesi uyarınca takdiren teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretini karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemesi kaydıyla kazaya karışan ... plakalı araç müvekkili şirket bünyesinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile koruma örtüsü içerisinde olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere sakatlık halinde azami poliçe ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, adli tıp trafik ihtisas dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, ... tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkili şirketin hiçbir mesuliyeti olmamakla birlikte tazminat hesabı yapılması halinde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekmekte olduğunu, müvekkili şirketin hiçbir mesuliyeti olmamakla birlikte maluliyet oranının ... tarafından tespit edilmesi gerekmekte olduğunu, tazminat hesaplamasında Trh 2010 tablosu ve 1,65 teknik faiz formülünün esas alınması gerekmekte olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderine ilişkin zararların poliçe kapsamında olmadığını, davacıya ait tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...'in cevap dilekçesi sunmadığı ve münkir sayıldığı anlaşıldı. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Açılan dava, 28.09.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebinden ibarettir. Dava dilekçesinde ileri sürülen talepler incelenmiş, davacının sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderinin talep edildiği tespit edilmiştir. Ayrıca diğer giderler ile ilgili ileri sürülen taleplerin neler olduğu konusunda somutlaştırma yapılması istenmiş ve davacı vekili diğer giderler olan taleplerinin bakıcı gideri, taksi gideri ve yemek gideri olduğunu beyan etmiştir. Taraflar arasındaki anlaşmazlık: 28.09.2023 tarihinde meydana gelen kazadan dolayı kazaya karışanların kusur oranlarının ne olduğu, davacının sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik durumunun oluşup oluşmadığı, tedavi giderinin oluşup oluşmadığı, bakıcı, yol ve yemek giderinin olup olmadığı, kaza nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerinin davalılardan tahsil edilip edilemeyeceği hususlarında olduğu anlaşıldı. Davaya konu kaza; 28.09.2023 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... ili, ... İlçesi, ... mahallesi, ... üzerinde ... Caddesi istikametine doğrı sol şerit üzerinde seyir halindeyken ... Sokak kavşağına geldiği esnada sağ şeride geçerek sağ şeride geçmesi, idaresindeki aracı ön kısımlarıyla sağ şeritte duraklayıp çöp konteyneri boşaltma işi yapan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çöp kamyonunun sol arka kısımlarına ve bu aracın arkasında yaya olarak bulunan davacı ...'a çarpması şeklinde gerçekleştiği tespit edilmiştir. KTK 97. Maddesi kapsamında davacı vekilinin davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı tespit edilmiş, dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının sağlandığı anlaşıldı. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54 de düzenlenmiştir. Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (... , Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 713). Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının, gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektirdiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum, ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de, burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de, bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb. gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak görülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğu kabul edilmelidir. ( ... 2015/4618 Esas 2017/10383 Karar) 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. Maddesinde araç işletenin sorumluluğu, 90 ve devamı maddelerde ise zorunlu trafik sigortacısının sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre bir motorlu taşıtın işletilmesinden dolayı ortaya çıkacak zararlardan dolayı işleten aynı zamanda sürücü değil ise sürücü ile birlikte müteselsil sorumlulukları bulunmaktadır. ... şirketinin sorumluluğu ise kazadan dolayı poliçe ve teminat miktarı bakımından muteberdir. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede; Dosyada ekli polis memurlarınca düzenlenen kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'in 2918 sayılı Yasanın 52/1-b maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücü dava dışı ... 'nın kusursuz olduğu belirtilmiştir. Davaya konu kazayla ilgili olarak "Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma" suçu kapsamında ... ... Esas sayılı dosyası ile kovuşturma yürütüldüğü tespit edilmiştir. Sözü edilen dosyada kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda davalı ... 'in asli kusurlu olduğu, davacının ve dava dışı ... plakalı araç sürücü dava dışı ...'nın kusursuz olduğu belirtilmiştir. Sözü edilen ceza dosyasında karar verilmiş, davalı ...'in atılı suçun şartları oluştuğuna kanaat getirilmiş ve hakkında hüküm hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve verilen kararın kesinleşmiş olduğu görülmüştür. Mahkememizin 10.12.2024 tarihli celsesinde tarafların kusur oranlarının tespiti için dosya ...'ya tevdi edilmiştir. ...'dan alınan 26.02.2025 tarihli kusur raporunda özetle; "Davalı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ve dava dışı sürücü ...'nın kusursuz olduğu" şeklinde mütalaada bulunulmuştur. Olayın meydana gelme şekli, dosyadaki delillere göre; ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'in seyrini aracının teknik özellikleri ile mevcut yol ve zemin durumlarının gerektirdiği şartlara göre ayarlamadığı, yola gereken dikkatini vermediği, sevk ve idare hatasıyla direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle aynı istikamette yolun sağında duraklamakta olan kamyonun sol arka kısımlarına ve kamyonun arkasında bulunan yayaya çarpması sonucu meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davacının ve dava dışı ...'nın ise kusurunun olmadığı anlaşılmıştır. Aksi yönde yapılan itirazlar yerinde görülmemiştir. Davalı ... vekili 06.03.2026 tarihli dilekçede ceza dosyaların ve mahkememizce kusur raporu alınmadan sadece kaza tespit tutanağına itibar edilerek yargılamanın yürütüldüğüne yönelik itirazda bulunmuş olsa da yukarıda da değinildiği üzere kovuşturma aşamasında ve mevcut dosyada kusura yönelik raporlar dikkate alınarak kül halinde bir değerlendirme yapıldığından itiraz yerinde görülmemiştir. Sürekli iş göremezlik oranı, geçici iş göremezlik süresi bakımından değerlendirmede; Mahkememizin ara kararı gereği davacının sürekli iş göremezlik oranı ve geçici iş göremezlik süresi tespiti için dosya ATK'ya tevdi edilmiştir. ...'nun 30.09.2024 tarihli raporunda " Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %14 olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, kişinin başka birisinin sürekli bakımına muhtaç olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği" mütalaa edilmiştir. ...'nun 30.09.2024 tarihli raporunun denetlemeye müsait ve itibar edilebilir olduğuna kanaat getirilmiştir. Davacı ile ilgili kaza nedeniyle yapılan tüm hastane tetkikleri temin edilmiş olması sonrası raporun sonrasında sunulmuş olması nedenleriyle rapora karşı yapılan itirazlar yerinde görülmemiştir. Ayrıca dosyada çelişki oluşturacak bir delil de mevcut değildir. Sorumluluk yönünden; 6098 sayılı TBK'nın 49/1. maddesinde, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Yine aynı Yasanın 50/1. Maddesinde Zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK.nun 54 maddesinde bedensel zararların özellikle, 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş, 61. Maddesinde de birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinde araç işletenin sorumluluğu, 90 ve devamı maddelerde ise zorunlu trafik sigortacısının sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre bir motorlu taşıtın işletilmesinden dolayı ortaya çıkacak zararlardan dolayı işleten aynı zamanda sürücü değil ise sürücü ile birlikte müteselsil sorumlulukları bulunmaktadır. ... şirketinin sorumluluğu ise kazadan dolayı poliçe ve teminat miktarı bakımından muteberdir. Kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilen davalı ... 'in yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeler doğrultusunda aracın sürücüsü ve maliki olarak davacının bedensel zararlarından ve manevi tazminat talebinden sorumludur. Davalı ... şirketi de davalı ... 'in maliki olduğu kazaya karışan ... plakalı aracın sigortacısı olup poliçe hükümleri nedeniyle davacının bedensel zararlarınından poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla sorumludur. Davalıların sorumluluğu müteselsil sorumluluktur. Aktüerya ve talepler yönünden; Mahkememizin 20.09.2025 tarihli celsesinde dosya aktüerya bilirkişisi ... ve ... 'e tevdi edilmiştir. Sunulan 17.01.2026 tarihli raporda davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 1.966.363,70 TL olduğu, geçici iş göremezlik tazminatının 132.084,85 TL olduğu, bakıcı gideri tazminatının 40.243,46 TL olduğu, tedavi gideri tazminatının 6.500,00 TL olduğu, taksi giderinin 1.280,00 TL olduğu, yemek giderinin 520,00 TL olduğu belirtilmiştir. Aktüerya bilirkişisinin TRH 2010 tablosunu esas alarak Progresif Rant Formülüne göre ve 1.8 teknik faiz uyulanmadan hesaplama yapması isabetli bulunmuştur. Tarafların kusur oranları, davacının kaza tarihi itibariyle maluliyet durumu ve usulüne uygun hesaplama yapılması nedeniyle 17.01.2026 tarihli aktüerya raporuna itibar edilmiştir. Buna göre yapılan hesaplamaya göre davacının sürekli iş göremezlik zararı, geçici iş göremezlik zararı, tedavi gideri, bakıcı gideri, yol gideri, yemek gideri taleplerine göre maddi zararının toplamda 2.146.992,01 TL olduğu sonucuna varılmıştır. Manevi tazminat yönünden, ... 18.09.2014 T.2014/11742 E. 2014/12102 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere BK'nın 47. maddesi hükmüne göre ( 6098 sayılı TBK m. 56 ), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Dosya kapsamından, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, davacının yaralanma biçimi ve bu yaranma nedeni ile davacının duyduğu elem ve ızdırap dikkate alınarak davacı yararına zenginleşmeye sebebiyet vermeyecek şekilde davalıyı cezalandırmayacak mahiyette davacının elem ve ızdıraplarını dindirecek miktarda davacı için 100.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur. Bu kapsamda manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. Ortak değerlendirmeler, Davacının talep edebileceği maddi zarar miktarının aktüerya raporuyla hesaplanan tutar olduğu tespit edilmiştir. Davaya konu kazada davacının müterafik kusurunun olup olmadığı resen dikkate alınmıştır. Ancak meydana gelen kazada müterafik indirimi yapılması gereken bir durumun olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekili 20.10.2025 tarihli dilekçesinde 1.200.000,00 TL sigorta limitini davalı ... şirketinden aldıklarını, bu nedenle sadece davalı sigorta şirketinden talep ettikleri maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini beyan etmiştir. Ayrıca davacı vekili buna yönelik "İbraname-Makbuz-Feragatname" başlıklı protolü de ibraz etmiştir. Mahkememizce 24.02.2026 tarihli duruşmada davacı vekiline davalı sigorta şirketine yönelttiği maddi tazminat talebinden feragat beyanı açıklaması yapılması istenmiş olup davacı vekili davalı ... şirketi yönünden sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettiklerini bildirmiştir. Bu kapsamda ... şirketine karşı açılan davanın sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin dava konusu taleplerini sigorta şirketinin limiti olan 1.200.000,00 TL'yi mahsup ederek artırdığı da dikkate alarak taleplerine yönelik olarak davalı ... aleyhine toplamda 942.992,01 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Dava konusu uyuşmazlığın haksız fiil olması nedeniyle faiz başlangıç tarihi haksız fiilin gerçekleştiği tarihtir. Bu kapsamda kabul edilen maddi tazminat ve ayrıca manevi tazminat talebine kaza tarihinden itibaren faiz işletilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 72. Maddesi dikkate alınarak kaza ile dava tarihi arasında 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından zamanaaşımı defi itirazı yerinde görülmemiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-MADDİ TAZMİNAT TALEBİ BAKIMINDAN a-Açılan davanın davalı ... yönünden sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, b-Açılan davanın ... yönünden kabulüne, 132.084,85 TL geçici iş göremezlik tazminatı,766.363,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.500,00 TL tedavi gideri, 40.23,46 TL bakıcı gideri, 1.280,00 TL yol/taksi gideri, 420,00 TL yemek gideri olmak üzere toplamda 942.992,01 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 28.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, c-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 64.415,78-TL harçtan daha önceden ödenen (Başvurma Harcı 427,6 Peşin Harç 427,6 Tamamlama Harcı 1.348,46 Tamamlama Harcı 16.104,00) toplam 18.307,66-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 46.108,12-TL harcın davalı ...'den alınarak Hazineye irad kaydına, d-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 147.448,80-TL nisbi vekalet ücretinin davalı ...den alınarak davacıya verilmesine, e-Davacı tarafından yapılan; -Başvurma Harcı 427,6 TL Peşin Harç 427,6 TL harç olmak üzere toplam 855,20 TL'nin "İbraname-Makbuz-Feragatname" başlıklı protolde harç konusunda bir hüküm olmadığı da dikkate alınarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Tamamlama Harcı 1.348,46 TL Tamamlama Harcı 16.104,00 TL , 14.000,00-TL Bilirkişi ücreti, ATK fatura ücreti 10.050,00 TL , 11.935,5-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 53.437,96 TL'den "İbraname-Makbuz-Feragatname" başlıklı protokolde yazılı 29.249,46 TL'nin davacıya ödendiği dikkate alınarak bu miktarın mahsubuyla 24.188,50 TL'nin davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, 2-MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ BAKIMINDAN a-Açılan davanın kabulüne, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, b-Borçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 6.831,00 harcın davalı ...'den alınarak Hazineye irad kaydına, c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, 3-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğine, 4-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine, 5-Arabuluculuk nedeniyle Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL'nin "İbraname-Makbuz-Feragatname" başlıklı protolde arabuluculuk masrafı konusunda bir hüküm olmadığı da dikkate alınarak davalı ...'den alınarak Hazineye irad kaydına, Dair, davacı vekilinin (e-duruşma vasıtasıyla), davalı ... asil ve davalı ... vekilinin yüzünde diğer davalı ... şirketi yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/04/2026

Katip ... E-İmzalıdır

Hakim ... E-İmzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/35, K. 2026/215, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-35-e-2026-215-k-e120f17aa59e