İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/668 E. 2026/292 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/668
- Karar No
- 2026/292
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/668 KARAR NO : 2026/292
DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/11/2024 KARAR TARİHİ : 14/04/2026
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, davalı bankanın ... numaralı müşterisi olduğunu, yurtiçi ve yurtdışında faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davalı banka, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumununu ... tarih ... sayılı kararı ve ... tarih ... sayılı kararlarına dayalı olarak müvekkili şirketin kredi hesapları üzerinde kısıtlama uygulamış olup maddi-manevi zararına sebebiyet verdiğini, davalı bankanın uygulamış olduğu usulsüz yaptırım sebebiyle diğer tüm bankalarda müvekkili firmayı riskli firma kategorisine almış ve adeta müvekkil firmanın tüm işleyişi sekteye uğradığını, müvekkili firma ne nakit hesabını ne çek hesabını ne de kredi kullanabildiğini, hal böyle olunca da müvekkili firma ciddi anlamda zarara uğramış hem de ticari itibarı zedelendiğini, davalı bankanın koymuş olduğu kısıtlama sebebiyle müvekkili ödemelerini zamanında ödeyemediğini ve aynı zamanda büyük yıkıma yol açan 06.02.2023 depremi gerçekleştiğini, davalı banka tarafından, müvekkili şirket aleyhine uygulanan bu usulsüz işlem sebebiyle davacı taraf ciddi anlamda zarara uğradığını, ticari yaşamı sekteye uğradığını ve ayrıca Mahkemenin de takdir edeceği üzere davacı taraf deprem bölgesinde faaliyet göstermekte olan bir firma olduğundan harici anlamda yaşam koşulları da oldukça zor bir dönemden geçerken bu tür bir hukuka aykırı yaptırımla karşı karşıya kaldığını, ilgili mevzuatlardan yoksun olarak davalı banka tarafından uygulanan kısıtlama nedeniyle davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yargılama esnasında alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda sonradan ıslah edilebilmek adına şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın davalıya yükletilmesine, müvekkili firmanın ekonomik olarak geçirdiği zorlu süreç dikkate alınarak yaşadığı üzüntü ve elemi bir nebze giderebilmek adına 200.000,00-TL manevi tazminatın davalıya yükletilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. S A V U N M A / Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Maddi hukuk kaynaklı sıfat yokluğundan davanın reddine karar verilmesini, dava şartı eksikliği nedeniyle müvekkil banka yönünden usulden reddini karar verilmesini, davacının davasını somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediği de açık olduğunu, davacı tarafından sunulan delillerden başka delil sunulmasına muvafakatinin bulunmamakta olduğunu, davacı tarafından talep edilen tüm alacak iddiaları zamanaşımına uğradığını, Mahkeme tarafından zamanaşımı sebebiyle davanın reddi gerekmekte olduğunu, davanın esasına girilmeden usul yönünden zamanaşımına uğramış istisnasız davacının tüm taleplerinin ilgili yasa hükümleri gereğince reddini talep etmekte olduğunu, davanın esasına girilmeden usul yönünden zamanaşımına uğramış istisnasız davacının tüm taleplerinin ilgili yasa hükümleri gereğince reddini talep etmekte olduğunu, davacı tarafın iddialarını hiçbir şekilde kabul etmemek kaydı ile, davacının iddia ettiği zararlar gözetildiğinde talep edilen manevi tazminat talebi açık şekilde fahiş oranda olup söz konusu miktarın kabulü mümkün olmadığın, bu itibarla davacının ticari hayatının etkilendiği iddiası ile birlikte manevi tazminat talebinin kabulü mümkün olmadığını, müvekkili bankanın her işlemi geçerli bireysel/ticari sözleşmelere, usul ve yasalara uygun olduğunu, bu nedenle, davacının haksız ve hukuka aykırı olarak açtığı mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini, davanın öncelikle usulden reddine, nticede haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E / Dava; davalı bankanın davacı şirkete haksız ve hukuka aykırı uyguladığından bahisle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Taraf delilleri toplanmış, davacı şirketin ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, davacının hesabına bloke konulup konulmadığı sorulmuş, dava konusu dosyaların uyap suretleri celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce bankacı bilirkişi ...'tan alınan 28/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; İnceleme, Tespit ve Değerlendirme: Huzurdaki işbu davada, davacının, davalı bankanın müşterisi olduğunu, davacı şirketin bağımsız denetim kapsamında bulunmadığını, banka nezdindeki hesaplarına BDDK kararlarına aykırı olarak kısıtlama konulduğundan fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere şimdilik uğranılan 1.000 TL maddi ve 200.000 TL manevi zararlarının tazminini talep ve dava edildiğini, davalı banka ise; 10265 sayılı BDDK kararına istinaden bankanın müşterilerinin bağımsız denetime tabi olup olmadığına dair beyanlar ve bu beyanlara uyumlu alınması gereken teyit yazısı varsa belirlenmiş süreler içerisinde tamamlanması gerektiğini, davacının bağımsız denetime tabi olmadığına dair 04.05.2023 tarihindeki beyanın temin edilmesi ile birlikte banka tarafından 09.05.2023 tarihinde blokelerin kaldırıldığını, davacının oluştuğu iddia edilen maddi ve manevi zararına ilişkin herhangi bir somut delililin sunulmadığından haksız davanın reddi talep edildiği anlaşılmış olduğunu, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 28.11.2024 tarihli delil ve belgelerin sunulduğu dilekçenin 5.nolu ekinde yer alan davacı şirkete ait 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin mizan kayıtlarının incelenmesi: Davacı tarafından dosyaya sunulan 28.11.2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde, davacı şirkete ait 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin mizan kayıtları incelemesinde, dava şirketin bağımsız denetim kriterlerine uygun olup olmadığı incelenmiş ve tespitlere aşağıda yer verildiğini, davacı şirketin dosyaya sunduğu mizanlardan tespit edildiği üzere; bağımsız denetim kriterlerine göre: Tabloda da görüleceği üzere; yıllar itibariyle aktif toplamı ve satışlar nazara alındığında, ilgili yıllara ilişkin faaliyet sonuçlarına göre bağımsız denetim kriterlerinin altında gerçekleşmeler olduğundan, davacı şirketin mali tablolarının finansal tabloların bağımsız denetime tabi olmadığı anlaşılmış olduğunu, huzurdaki davada; taraf beyanlarından anlaşılacağı üzere; davacının, davalı bankanın ... şubesinin ... numaralı müşterisi olduğunu, davacı şirket, davalı bankanın, banka nezdindeki TL hesapları üzerine kısıtlama (Bloke) konulduğunun öğrenilmesi ile davacı şirketin riskli firmalar kategorisinde olmak üzere (TL finansman kullanamayacak firmalar) listede yer aldığının öğrenildiğini (14.04.2023 tarihinde bir başka banka sisteminden) işbu kısıtlamanın, davacı şirkete ait mali ve finansal tabloların bankaya sunulmaması nedeniyle konulduğu, davacının bağımsız denetime tabi şirketlerin taşıdığı kriterlere sahip olmadığının davacı tarafından beyan edilmesi ile kısıtlamanın 09.05.2023 tarihinde kaldırıldığı gerek taraf beyanlarından gerekse, dosyaya kazandırılan belgelerden anlaşılmış olduğunu, davacı, davalı bankanın hesapları üzerindeki kısıtlamasının devam ettiği yaklaşık 4 aylık bir süre için, uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini talepli işbu davanın ikame edildiği anlaşılmış olduğunu, gerek taraf beyanlarından, gerekse dosya kapsamından, davacı, davalı banka nezdindeki hangi hesaplarına bloke/kısıtlama konulduğuna dair ilgili hesaplara ait hesap ekstresi /ekstreleri dosyaya sunulu olmadığından, bloke/kısıtlama konulan hesap/hesaplarda ne kadar bir tutarın bloke/kısıtlamaya tabi tutulduğunun tespit edilemediğini, bloke/kısıtlamanın tam olarak hangi tarihte konulduğunu veya kaldırıldığını tarihlerinde tespiti yapılamamış olmakla birlikte kısıtlamanın/blokenin yaklaşık 4 ay sürdüğü şeklindeki beyanlar esas alındığında ve kısıtlamanın da 09.05.2023 tarihinde kaldırıldığının taraflarca beyan/kabulü karşısında şubat 2023 başında kısıtlama/bloke konulduğunun kabulü gerektiği değerlendirilmesi gerekmiş olduğunu, mahkemenin takdirinde olduğunu, davacı vekilinin beyan dilekçesindeki talepleri ile ilgili olarak: Davacının beyan dilekçesinde adı geçen bankalar nezdinde ( ...Bankası, ... Bankası ve ... Bankası) kredi başvuru ve taleplerine dair her hangi bir somut belge dosyaya sunulmadığı gibi, işbu bankalardan kredi talep edilip de davalı bankanın kısıtlama/bloke nedeniyle davacı şirkete kredi talebinin reddedildiğine dair de ilgili bankaların red taleplerinin de dosyaya sunulu olmadığını, davacının işbu iddia ve taleplerine dair her hangi bir somut belge dosyaya sunulmadığından taraflarından da tespit ve değerlendirme yapılamadığını, ayrıca, davacı şirket yetkilisi ve sahibi aleyhine başlatılan Muhtelif İcra Daireleri üzerinden (... İcra Md.) başlatılan icra takip dosyalarının tamamının, davalı bankanın davacı hesaplarına Şubat 2023/Mayıs 2023 aylarında (4 aylık dönem) konulan kısıtlama/bloke tarihinden sonra 2024 yılı esaslı takipler olduğunu, işbu takip dosyalarının da ayrıca dosyaya celbi mahkemece istenmiş olmasına karşın takip dosyalarının dosyaya gönderilmediğinin anlaşıldığını, işbu takip dosyaları çerçevesinde davacı şirketin söz konusu takiplerin kısıtlama/bloke nedeniyle hesaplarının kullanılamaması nedeniyle davacı şirketin ödeme güçlüğünden dolayı takiplerin yapıldığı yönünde kanaate varılamadığını, sonuç olarak, davacı vekilinin 01.04.2025 tarihli beyan dilekçesinde iddia edilen hususlara ilişkin her hangi bir somut bilgi ve belgenin dosyaya sunulu olmadığından davacının maddi zararı oluştuğuna dair kanaate varılamadığını, davacı şirketin, bağımsız denetim kriterlerine göre: işbu raporun ilgili bölümünde tespit ve açıklandığı üzere aktif toplamı ve satışlar nazara alındığında, ilgili yıllara ilişkin faaliyet sonuçlarına göre bağımsız denetim kriterlerinin altında gerçekleşmeler olduğundan, davacı şirketin mali ve finansal tabloların (bilanço, gelir tablosu, fon ve nakit akım tabloları vb) bağımsız denetime tabi olmadığı, davalı banka, BDDK’nın 07.07.2022 tarih 10265 sayılı kararın 8 ve 9 maddeleri uyarınca bağımsız denetim kuruluşlarınca onaylı mali ve finansal tabloların sunulmaması nedeniyle davacı hesapları üzerine kısıtlama/bloke konulmasının yerinde bir uygulama olmadığını, davacı hesaplarına konulan kısıtla/blokenin Şubat 2023/ Mayıs 2023 tarih aralığında yaklaşık 4 aylık bir süreye tekabül ettiğinin taraf beyanlarından anlaşıldığını, kısıtlamanın davacı tarafından öğrenilmesi ile kısıtlamanın kaldırılmasının davacı tarafından talep edilmesi üzerine, davalı banka 09.05.2023 tarihinde kısıtlamanın kaldırıldığını, davacı, davalı bankanın yaklaşık 4 aylık kısıtlama süresi içinde, uğranıldığı iddia edilen maddi zararlara ilişkin olarak, işbu raporun ilgili bölümde yapılan tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde her hangi bir somut bilgi ve belgenin dosyaya sunulu olmadığından tarafımızdan tespit ve değerlendirme yapılamadığını, ayrıca, davacının işbu maddi zarar taleplerinin ispata muhtaç olduğunu, davacının, davalı bankanın banka nezdindeki hesaplarına konulan kısıtlama/blokeler nedeniyle ticari itibarının zarar gördüğü yönündeki iddiaları ile manevi tazminat talebinin ve tarafların diğer taleplerinin mahkemenin takdirinde olduğunu bildirmiştir. İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporunu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre; Davacı vekilince, dava dilekçesi ile; davacı şirketin bağımsız denetime tabi şirketlerden olmadığı, BDDK kararının bağımsız denetime tabi şirketlere ilişkin olduğu, davalı banka tarafından davacı şirketin davalı banka nezdindeki hesaplarına uygulanan kısıtlamanın haksız olduğu, bu haksız kısıtlama nedeniyle davacı şirketin maddi ve manevi zararlarının olduğu ileri sürülerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminat ve 200.000,00 TL manevi tazminat talep edilmiştir. Davalı vekilince, cevap dilekçesi ile; dava konusu talebin davalı bankaya yöneltilemeyeceği, davacının hukuki yararının bulunmadığı, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığı, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığı, davacı tarafça davacı şirketin bağımsız denetime tabi olmadığına dair belgeler sunulmasına müteakip kısıtlamanın hemen kaldırıldığı, maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığı savunularak davanın reddine karar verilmiştir. Öncelikle, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır; Davalı tarafın hukuki yarar ve husumet itirazlarının incelenmesinde; davacı tarafça, davalı bankanın kusurundan dolayı maddi ve manevi tazminat talep edildiği, bu kapsamda davalı bankaya husumet yöneltilebileceği ve davacının hukuki yararının bulunduğu değerlendirilmekle bu itirazların reddine karar verilmiştir. Davalı tarafın zamanaşımı def'inin incelenmesinde; dava konusunu teşkil eden kısıtlamaların 2023 yılı içerisinde olduğu, bu kapsamda TBK'nın 72. Maddesi uyarınca 2 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dava tarihi itibariyle dolmadığı anlaşılmakla davalı tarafın zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir. Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır. Alınan bilirkişi raporunun, hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir. Türk Borçlar Kanunun 49. Maddesine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı kanunun 58. Maddesine göre, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; Davacı şirketin, davalı bankanın ... şubesinin ... numaralı müşterisi olduğu; Davalı banka tarafından, ...’nın ... tarih ... sayılı kararın 8 ve 9 maddeleri uyarınca bağımsız denetim kuruluşlarınca onaylı mali ve finansal tabloların sunulmaması nedeniyle davacı hesapları üzerine 2023 yılı Şubat ayı başında kısıtlama/bloke konulduğu; Davacının bağımsız denetime tabi şirketlerin taşıdığı kriterlere sahip olmadığına yönelik davacı beyanının ve ilgili belgelerin davacı taraftan 04.05.2023 tarihinde temin edilmesi ile davalı banka tarafından gerekli incelemelerin yapılarak kısıtlamanın 09.05.2023 tarihinde kaldırıldığı; Davacı şirket tarafından davalı bankaya 09.05.2023 tarihli ihtarname çekilerek, kısıtlamanın 3 gün içerisinde kaldırılmasının talep edildiği, davalı banka tarafından 06.06.2023 tarihinde çekilen cevabi ihtarname ile, blokelerin 09.05.2023 tarihinde kaldırıldığının bildirildiği;TC Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Gözetim Daire Başkanlığının mahkememize gönderdiği 02.12.2024 tarihli cevabı yazıya göre, davacı şirketin bağımsız denetime tabi şirketlerden olup olmadığına ilişkin kurumda gerekli bilgi be belgelerin olmadığı, bu kapsamda bir değerlendirme yapılamadığı, söz konusu tabiiyeti belirleme usul ve esasları çerçevesinde gerekli hesaplamaları yapma zorunluluğunun ilgili işletmenin sorumluluğunda olduğu;TC Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Hukuk İşleri Daire Başkanlığının mahkememize gönderdiği cevabı yazıya göre, ... tarih ... sayılı kurul kararının 10. Maddesi uyarınca bir şirketin, kararda verilen süreler içerisinde bankaya tevdi etmesi gereken bilgi ve belgeleri bankaya tevdi etmemesi veya bu süre içinde tevdi ettiği bilgi ve belgeler göre şirketin beyanının bu karar kapsamında kredi sınırlamasına dahil olması gerektiğinin bankalarca anlaşılması halinde, ilgili şirkete kredi kullandırılmaması ve yüksek risk ağırlığı uygulanmasının beklendiği;TC Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 07.07.2022 tarih 10265 sayılı kararının 10. Maddesine göre, şirketin, 7. ve 9. maddelerde verilen süreler içerisinde bankaya tevdi etmesi gereken bilgi ve belgeleri bankaya tevdi etmemesi veya bu süre içinde tevdi ettiği bilgi ve belgeler göre şirketin beyanının bu karar kapsamında kredi sınırlamasına dahil olması gerektiğinin bankalarca anlaşılması halinde, ilgili şirkete kredi kullandırılmaması ve yüksek risk ağırlığı uygulanması gerektiği; Davacı şirketin mali ve finansal tabloların (bilanço, gelir tablosu, fon ve nakit akım tabloları vb) bağımsız denetime tabi olmadığı, ancak davacı şirketin bağımsız denetime tabi olmadığına ilişkin belge, bilgi ve beyanlarını davalı bankaya kısıtlama öncesinde sunmadığı, sunma yükümlülüğünün davacı şirkette olduğu, TC Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun ... tarih ... sayılı kararı kapsamında davalı bankanın kısıtlama uygulama yükümlülüğünün bulunduğu, kısıtlamanın 2023 yılı Şubat başında başladığı, davacı şirket tarafından kısıtlamanın 09.05.2023 tarihli ihtarname ile 3 gün içerisinde kaldırılmasının talep edildiği, davacının bağımsız denetime tabi şirketlerin taşıdığı kriterlere sahip olmadığına yönelik davacı beyanının ve ilgili belgelerin davacı taraftan 04.05.2023 tarihinde temin edilmesi ile davalı banka tarafından gerekli incelemelerin yapılarak kısıtlamanın 09.05.2023 tarihinde kaldırıldığı, belgelerin temin edilmesi ve incelenmesi ile kaldırılması arasındaki 5 günlük sürenin makul olduğu anlaşılmakla ve değerlendirilmekle; Davacının kendi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği, davalı bankanın BDDK kararına uygun hareket ettiği, davacı taraftan davacı şirketin bağımsız denetime tabi olmadığına ilişkin belge, bilgi ve beyanlarını temin ettiğinde de makul süre içerisinde kısıtlamayı kaldırdığı, bu kapsamda davalıya atfedilecek bir kusur bulunmadığı, davacı tarafça açılan davanın haksız olduğu sonuç kanaatine ulaşılarak, davacı tarafça açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ REDDİNE, 2- Maddi tazminat yönünden alınması gerekli 732,00-TL harç ile manevi tazminat yönünden alınması gerekli 732,00-TL harç olmak üzere toplam 1.464,00 TL harcın ile davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.432,58-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.968,58 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA, 5-Davalı taraf maddi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 1.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile iş bu davalıya VERİLMESİNE, 6-Davalı taraf manevi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile iş bu davalıya VERİLMESİNE, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin, davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 9-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/04/2026
Katip ¸
Hakim ¸