İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/348 E. 2025/245 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/348
- Karar No
- 2025/245
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/348 Esas KARAR NO : 2025/245
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/06/2024 KARAR TARİHİ : 26/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile ... Ltd. Şti. arasında 13.12.2023 tarihinde akdedilen stant malzemesi, kurulumu ve teknik hizmet alım sözleşmesine istinaden 09.01.2024 - 12.01.2024 tarihleri arasında organize edilen ''...'' için kullanılmak üzere sözleşme konusu stant müvekkil tarafından zamanında imal edildiğini, kurulumu ve tesliminin gerçekleştirildiğini, alan, yükseklik, genişlik, tasarım, stant içinde kullanılacak mobilyaların türü, sayısı ve yapısı ile aydınlatma ve kablolama tesisatı gibi tüm nitelikleri sözleşmede belirtilmiş olan standın malzeme, kurulum, teknik hizmet ile birlikte kiralama bedeli olarak 13.500 Euro belirlendiğini, ödemenin %50' sinin peşin ve Euro olarak geri kalanının ise fuarın bitim tarihinden bir hafta sonra banka üzerinden yine Euro olarak gerçekleştirilmesi konusunda taraflar arasında anlaşma sağlandığını, bu hususun sözleşmeye eklendiğini, akabinde davalı taraf adına fatura düzenlendiğini, davalı tarafından müvekkiline kısmi ödemeler yapıldığını, kalan 1.500 Euro’nun ödenmeyerek sürüncemede bırakıldığını, bakiye alacağı tahsil etmek için davalı aleyhine ... 19. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası üzerinden cebr-i icra yoluna gitmek zorunda kalındığını ve davalıya ödeme emri gönderildiğini, takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, izah edilen sebepler ile ... 19. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibe konu alacağın faiziyle tahsiline, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına, yargılama gideri, arabuluculuk ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap : Davalı şirkete dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 19. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası, 16/01/2024 tarihli fatura, banka hesap hareketleri, vergi kayıtları, cari hesap ekstreleri, ticari defter ve belgeler celp edilmiş incelenmiştir. Dosya, SMMM Bağımsız Denetçi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 12/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "...- Davacının yasal ticari defter kayıtlarına davalıdan 09.05.2024 takip tarihi itibariyle 1.500 Euro alacaklı olduğu, - Davalının yasal ticari defter kayıtlarına göre davacı ...’a 09.05.2024 takip tarihi itibariyle 1.500 Euro borçlu olduğu, taraflar arasındaki yazışmalarda davalının borcunu kabul ettiği beyanlarının bulunduğu, - tarafların hesap bakiyelerinin birbirini teyit ettiği,- davacı ...’ın, davalı .... Şirketi’nden 1.500 Euro alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır ...'' şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Dava, fuar stant satım, kurulum ve hizmete alma sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının bakiye kısmının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası celp edilip incelendiğinde, takip alacaklısının davacı, takip borçlusunun ise davalı olduğu, davacının 1.500 Euro asıl alacak (16/01/2024 tarihli fatura alacağı) ve 18,74 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.518,74 Euro alacak üzerinden davalı hakkında genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde bulunduğu, davalının borca itiraz etmesi üzerine icra takibinin durdurulduğu görülmüştür. Davacının dava dilekçesinde harca esas değeri 1.500 Euro olarak gösterdiği, bu tutar üzerinden dava tarihindeki kurdan çevrim yapılarak harç yatırdığı, icra takibindeki işlemiş faiz miktarına yönelik yatırılan peşin harç bulunmadığı, bununla birlikte talep sonucunda itirazın iptali ile takibe konu alacağın faiziyle birlikte tahsilinin talep edildiği, bu suretle dava değeri ile talep sonucu arasında çelişki ve belirsizlik meydana geldiği görülmüş, 6100 s. HMK 31.maddesi uyarınca 02/10/2024 tarihli duruşmada talep sonucu açıklattırılmış, davacı vekili dava konusunun yalnızca 1.500 Euro asıl alacak miktarı olduğunu, icra takibinde yer alan işlemiş faize yönelik herhangi bir taleplerinin olmadığını bildirilmiş, bu itibarla dava konusu talep (sonucu) somutlaştırılmıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacı ...'ın gerçek kişi tacir sıfatı araştırılmış, davacının 1.sınıf tacir olduğu ve bilanço usulüne göre defter tuttuğu tespit edilmekle 213 s. VUK 177. maddesi ve Bakanlar Kurulu kararı uyarınca tacir olduğu anlaşılmıştır. Hem davalının ticari şirket / tacir hem de davacının gerçek kişi tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanan uyuşmazlık hakkında nispi ticari dava ilkesi uyarınca 6102 s. TTK 4/1. ve 5. maddeleri uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin / Mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir. Mahkememizdeki itirazın iptali davası (04/06/2024 tarihinde) açıldıktan sonra, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasında borçlu ... Şti.nin konkordato başvurusunda bulunduğu, Mahkemece 27/02/2025 tarihinde 3 ay süre ile geçici mühlet kararının verildiği görülmüştür. Davalı vekili 12/03/2025 tarihli celsede, geçici mühlet kararı sebebiyle konkordato dava dosyası sonucunun beklenmesini talep etmiştir. Öncelikle, itirazın iptali davası açıldıktan sonra davalı - takip borçlusunun konkordato talebinde bulunması ve geçici mühlet kararı verilmesi halinde konkordato dosyasının eldeki davaya etkisinin / bekletici mesele yapılması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunludur. 04/06/2024 tarihinde açılan eldeki itirazın iptali davasından sonra, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davalı şirket tarafından 27/02/2025 tarihinde konkordato başvurusunda bulunulduğu ve geçici mühlet kararının verildiği tartışmasızdır. İtirazın iptali davası açıldıktan sonra konkordato sebebiyle davalı borçluya mühlet verilmesinin itirazın iptali davasının görülmesine engel teşkil etmemektedir. ( bkz. Cenk AKİL, Konkordato Mühletinin Alacaklılar Bakımından Sonuçları, TBB Dergisi 2019, s.239; İlhan POSTACIOĞLU, Konkordato Hukuku, 2. B., İstanbul 1965, s.54; Baki KURU, İcra ve İflâs Hukuku, C. IV, Ankara 1997, s.3659; Hakan PEKCANITEZ/ Oğuz ATALAY/ Özkan Meral SUNGURTEKİN/ Muhammet ÖZEKES, İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, 5. B., Ankara 2018. s.789; Timuçin Muşul, İcra ve İflâs Hukuku, C. II, 6. B., Ankara 2013, s. 1683.; Yargıtay 11. HD. 14.05.1990, 3647 E. /3861 K. (e-uyar.com, e.t.: 14.07.2018; İSTANBUL BAM 12. HD. 2019/259 E. 2019/431 K.), Nitekim, yerleşik öğreti görüşüne ilave olarak bu hususta 2004 s. İİK ' da davanın görülmesine engel teşkil edebilecek herhangi bir yasa hükmü de bulunmamaktadır. İstanbul BAM 12. HD. ... E. ...K. sayılı ilamında vurgulandığı üzere; "... icra takibi başlatılmadan önce davalı hakkında icra takibi yapılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de, İİK 287. vd. devamı maddeleri uyarınca verilen söz konusu ihtiyati tedbir kararı davalı hakkında itirazın iptali davası açılmasına veya açılan davanın yürütülmesine engel teşkil etmez (Benzer bir kurum olan “İflas Erteleme” kurumu ile ilgili Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 05/02/2018 tarihli ... E., ... K. sayılı ve 05/10/2015 tarihli... E., ... K. sayılı emsal kararları)." şeklinde ifade edilmiştir. Yerleşik yargı uygulaması da aynı yöndedir. Bu suretle, dava konusu alacak için icra takibi başlatılması ve (takibe itiraz üzerine) işbu itirazın iptali davası açılması mümkündür. Böylelikle konkordato davasının, eldeki davaya etkisi açıklanmış, usuli bir noksanlık bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin konkordato davasının bekletici mesele yapılması yönündeki talebinin ise reddine karar verilmiştir. Davacı, stant satım ve kurulum sözleşmesinden doğan fatura alacaklarından bakiye kısmın ödenmediğini ileri sürmektedir. Davalı, süresi içinde cevap dilekçesi sunmadığından yasal olarak inkar eden konumundadır. Taraflar arasında 09 - 12 Ocak 2024 tarihleri arasında yapılacak ... için stant malzemesi satım, kurulum ve hizmete almaya yönelik 13/12/2023 tarihli sözleşme imzalanarak akdi ilişkinin varlığı, işbu sözleşmenin 5. maddesi uyarınca iş bedelinin miktarı, fuar için üstlenilen edimlerin yerine getirilmesi ve sözleşme hükmüne göre düzenlenen 16/01/2024 tarihli 13.500 Euro bedelli e-arşiv faturanın içeriği, ibraz edilen yazışmalar uyarınca davacı tarafından edimin usulüne uygun ve tam olarak yerine getirildiği ve banka kayıtları uyarınca davalının faturaya yönelik (12.000 Euro) kısmi ödeme yaptığı konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlığın temeli, davacının faturadan bakiye kalan alacağı olup olmadığına ilişkindir. Kısmi ödemelere ilişkin banka kayıtları ile faturaya ilişkin tüm vergi kayıtları celp edilmiştir. Davacı delil olarak ticari defter ve belgelere dayanmıştır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacının ve davalının ticari defter ve belgelerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmekle ticari defter ve belgelerinin sahipleri lehine delil vasfının bulunduğu belirlenmiştir. Davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda, takip tarihi itibariyle davacının 1.500 Euro davalıdan alacaklı olduğu, ayrıca davalı tarafından takibe konu fatura sebebiyle davacıya bakiye kısma yönelik herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda takip tarihi itibariyle davalıdan 1.500 Euro alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bu çerçevede, tarafların ticari defter ve belgelerinin birbirini teyit ettiği / mutabık oldukları, dava konusu faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın ticari defter ve belgeleri uyarınca davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 1.500 Euro alacaklı olduğu ispatlanmıştır. Mali Bilirkişinin 12/02/2025 tarihli raporu muhasebesel yönden gerekçeli, ayrıntılı, tarafların ve mahkemenin denetimine açık olup, muhasebe bilimi yönünden yapılan incelemelerin ve açıklamaların isabetli tespit ve değerlendirmeler içermesi sebebiyle mahkememizce rapor hükme esas alınmıştır Esasen, tarafların bilirkişi raporuna karşı herhangi bir itirazı da bulunmamaktadır. Diğer taraftan, ibraz edilen whatsapp yazışma kayıtları uyarınca davalının borcunu ikrar eden mesajların bulunduğu, ödeme yapılacağını beyan ettiği, ancak davacıya sürekli gün vererek bakiye alacak için davacıyı oyaladığı, bu suretle ödeme yapmaktan kaçındığı ve borcunu ödemediği anlaşılmıştır. Bu çerçevede, tarafların ticari defter ve belgeleri uyarınca davacının alacaklı olduğunu ispat etmesi karşısında mahkememizce hükme esas alınan 12/02/2025 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davasının kabulüne, davalının ... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 1.500,00 Euro asıl alacak yönünden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına karar verilmiştir. Diğer taraftan; icra inkar tazminatı talebi bakımından, alacak likit ve muayyen olduğundan (fatura, cari hesap, banka dekontları) İİK'nın 67/2. maddesindeki yasal koşullar bulunmakla davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında vurgulandığı üzere, yabancı para cinsinden yapılan icra takiplerinde, icra inkar tazminatına takip tarihindeki kur karşılığı Türk Lirası üzerinden hükmedilmesi gerektiğinden (bkz. Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi ... E., ... K.). takip tarihindeki kur birimi esas alınarak icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: ( Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı üzere;) Davanın KABULÜ ile, 1-Davalının ... 19. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 1.500,00 Euro asıl alacak yönünden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, 2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacak 1.500,00 Euro'nun takip tarihindeki (1 Euro = 34,7219 TL ) karşılığı olan 52.082,85 TL 'nin %20'si oranındaki 10.416,57 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Kabul edilen dava değeri (52.415,10 TL ) üzerinden alınması gereken 3.580,47 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 631,45 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 2.949,02 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 631,45 TL peşin harç, 70,00 TL posta ve tebligat masrafı, 1.000,00 TL yerinde inceleme ücreti ve 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.701,45 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (52.415,10 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca maktudan az olmamak koşulu ile belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/03/2025
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır