İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/345 E. 2026/522 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/345
- Karar No
- 2026/522
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/345 Esas KARAR NO : 2026/522
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), BİRLEŞEN ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ .... Esas- ..... Karar
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/04/2024 KARAR TARİHİ : 11/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01.07.2022 tarihinde 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği yasası kapsamında iş sağlığı ve güvenliği hizmeti alımı ile ilgili olarak sözleşme akdedilmiş olduğunu, ancak davalının hiç bir haklı gerekçe olmaksızın, 14.02.2024 tarihinde mail üzerinden göndermiş olduğu fesih bildiriminde "2024 yılı revize fiyat teklifi şirketimizce uygun bulunmamıştır, bu nedenle yürütmekte olduğumuz OSGB Hizmet alımının şirketimizce sonlandırılmasına karar verilmiştir" denilerek aniden sözleşmeyi feshetmiş olduklarını, davalı tarafın işbu sözleşmeyi feshetmekte hiçbir haklı yanı bulunmamakta olduğu, taraflar arasında akdedilen ve yıllardır uygulanan 01.07.2022 tarihli sözleşmenin 6. Maddesi uyarınca "İşbu sözleşme 01.07.2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 1 yıl geçerlidir. Taraflardan biri, sözleşmeyi sona erdirmek istediğini, sözleşmenin bitim tarihinden en az 3 ay önce diğer tarafa yazılı olarak bildirmediği takdirde sözleşme 1 yıl daha uzamış sayılacaktır. İşveren, sözleşme bitim tarihinden önce, OSGB'nin yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen sözleşmeyi feshetmek istemesi halinde, herhangi bir hizmet almasa dahi sözleşme bitim tarihine kadar olan bedeli peşinen ödemeyi kabul ve taahhüt eder." yazmakta olduğu, ancak davalı tarafın işbu sözleşme maddelerine uygun davranmayarak 14.02.2024 tarihli fesih bildirim tebligatında tamamen farklı bir gerekçeye dayanmış olduğunu, daha sonra taraflarına kendilerine gönderilen KEP üzerinden ihtarlarına cevaplarında ise daha farklı, mesnetsiz, hiçbir geçerliliği ve dayanağı olmayan ifadeler ile taraflarına ihtarname göndermiş olduklarını, davalının listelerin güncel tutulmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, güncel personel listesi olarak iletilen dosya incelendiğinde sahaya giren tüm personellerin günlük olarak takip edildiğinin görüleceğini, davalı tarafın, işe giriş- çıkışlardaki liste kontrol edilip çıkışların güncel olarak işaretlenmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davalı tarafın, ISG personellerinin giriş - çıkış saati takibinin yapılmadığı iddiası gerçeği yansıtmamakta olduğu, davalı tarafın ihtarında belirttiği, 3 aydır kurul toplantısı düzenlenmediği iddiasının gerçeği yansıtmamakta olduğu, davalı tarafın, İsyeri hekimi hizmet süresine göre şantiyede aktif olarak bulunmadığı iddiasının da gerçeği yansıtmamakta olduğu, müvekkili şirket işyeri hekimlerinin her hafta düzenli olarak şantiyeye ziyaretini gerçekleştirmekte olduklarını, davalı tarafın, İş kazalarının ve meslek hastalıklarının kayıtları düzenli olarak tutulmadığı ve tutanak haline getirilmediği iddiası da gerçeği yansıtmamakta olduğunu, bu kapsamda Davalı taraf tamamen hukuka ve sözleşmeye aykırı olacak şekilde hiçbir haklı, somut gerekçesi olmaksızın İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmet Sözleşmesini tek taraflı feshetmiş olduğunu, bu kapsamda, sözleşmeden bakiye kalan ayların ticari faizi ile beraber karşı taraftan tahsilini talep ettiklerini beyanla, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, sözleşmeden bakiye kalan aylara ilişkin çıkacak hesabın ticari faizi ile beraber karşı taraftan tahsilini, davalarının kabulünü, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilmiş herhangi bir sözleşme mevcut olmadığını, dolayısıyla haksız fesih sebebiyle sözleşme bitimine kadar talep edilen bakiye sözleşme ücretinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan sözleşmenin imzasız ve kaşesiz olduğunu, taraflar arasında geçerli olduğu iddia edilen Sözleşme'nin "Yürürlük" başlıklı 12. maddesi incelendiğinde ise Sözleşme'nin geçerlilik şartı ve tarihi olarak, T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İSG Katip sisteminde tarafların e-Devlet şifreleri ile karşılıklı onay vermeleri esas alındığı tespit edilmiş olduğunu, müvekkili tarafından İSG Katip sisteminde yapılan araştırmada, bu yönde e-devlet üzerinden onaylanmış herhangi bir Sözleşme'ye rastlanılmamış olduğu, dolayısıyla davacı tarafından işbu davaya dayanak olarak gösterilen ve geçerlilik şartı olarak ileri sürülen Sözleşme'nin, İSG Katip üzerinden taraf onaylarını içermemesi sebebiyle geçersiz olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, taraflar arasında akdediliş herhangi bir geçerli sözleşme bulunmadığına göre, davacı tarafından haksız fesih sebebiyle talep edilen bakiye bedelin sözleşme cezası olarak ödenmesine ilişkin sözleşme m. 6.2'nin de herhangi bir geçerliliği bulunmayacağını, açılan işbu davanın öncelikle bu yönden reddi gerekmekte olduğunu, davacı tarafından taraflar arasındaki hizmet ilişkisinde Ocak 2024 vd. aylarında hizmetlerinde fahiş fiyat artışına gidilmiş olduğunu, madde 4.5 uyarınca fiyat artışı, karşılıklı mutabakat sağlanarak belirleneceği, fakat taraflar arasında bu yönde herhangi bir mutabakat bulunmadığından, davacı tarafça yapılan bu fahiş fiyat artışı herhangi bir hukuki temele dayanmadığının izahtan vareste olduğunu, bu durumda herhangi karşılıklı mutabakat olmadığı açık olmakla birlikte, davacı tarafça tayin edilen fiyat artışının müvekkilinin rızası dışında gerçekleştiğinin kabulü gerekmekte olduğunu, müvekkilin taraflar arasındaki hizmet ilişkisini haklı nedenle sonlandırdığının kabulü gerekmekle birlikte, sözleşmenin geçersizliğine ilişkin açıklamaları saklı kalmak kaydıyla, davacı tarafından istihdam edilen personellerin işçilik alacakları bakımından müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının, sanki müvekkiline atadığı İSG personellerini sadece taraflar arasındaki hizmet ilişkisi kapsamında istihdam etmiş algısı oluşturmakta olduğunu, taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin bulunmaması, davacı tarafından fahiş fiyat uygulamasına gidilmiş olması, davacının hizmet ilişkisi gereği yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemiş olması sebebiyle müvekkili tarafından taraflar arasındaki iş ilişkisinin haklı nedenle sonlandırılmış olması ve dolayısıyla müvekkilinin herhangi bir sözleşme cezası ödemesi gerekmemesi sebebiyle müvekkili aleyhine telafisi imkansız zararlara sebep olmamak adına işbu davanın reddi gerekmekte olduğu beyanla, taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunmaması sebebiyle, işbu davanın öncelikle bu yönden reddine, Mahkeme nezdinde aksi kanaat hasıl olması halinde, işbu davanın, Mahkemece yapılacak inceleme neticesinde davacının fahiş fiyat uygulamasına gittiğinin ve hizmet ilişkisinde yükümlülüklerini ihlal ettiğinin tespiti neticesinde bu yönden reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. Davacı vekili Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... Esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01.07.2022 tarihinde bir tarafta; “İŞVEREN” olarak .... İnşaat Ve Yatırım A.ş diğer tarafta “.....” olarak ..... Grup İş Sağlığı Ve Güvenliği Danışmanlık A.ş arasında 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası kapsamında iş sağlığı ve güvenliği hizmeti alımı ile ilgili olarak sözleşme akdedildiğini, ancak davalı tarafın sözleşmeyi hiçbir haklı gerekçesi olmaksızın, işbu itirazın iptali davasına konu fatura alacaklarının (676.707,50 TL Bedelli ..... Ocak ayına ilişkin Temel Fatura, 676.707,50 TL Bedelli ..... Şubat ayına ilişkin Temel Fatura) doğduğu süreden sonra 14.02.2024 tarihinde mail üzerinden göndermiş olduğu fesih bildiriminde "2024 yılı revize fiyat teklifi şirketimizce uygun bulunmamıştır, bu nedenle yürütmekte olduğumuz OSGB Hizmet alımının şirketimizce sonlandırılmasına karar verilmiştir" denilerek aniden sözleşmeyi feshederek 2024 yılı için Temmuz ayından itibaren yenilemeyeceğinin bildirimini yaptığını, davalı tarafın işbu sözleşmeyi feshetmekte hiçbir haklı yanı bulunmadığını, davalı taraf, sözleşmeyi yıllık devir tarihi olan 2024 temmuz ayından itibaren yenilemeyeceğini tebliğ ettiğini, karşılıklı ihtarlaşma da ise sözleşmeyi erken feshine kulp bulmak adına müvekkili şirket adına mesnetsiz iddialarda bulunduğunu, bu kapsamda davalı tarafın hizmet verilen aylara ilişkin sözleşme bedelini ödememiş olması haksız iken, ayrıca sözleşmeden kaynaklı bakiye aylar için ayrıca alacak hakklarının olduğunu, ilave olarak, müvekkili şirketçe talep edilen faiz miktarı kanuna uygun olduğunu, faiz yönünden itiraz edilecek bir husus bulunmadığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesi hükmüne göre de, tacirin borçlarının ticari olması asıl olduğu, açıklanan hususlar birlikte değerlendirildiğinde, avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olması ve borcun da ticari işletmesi ile ilgili bulunması yeterli olup faize yapılan itiraz da haksız ve kötüniyetli olduğunu, itirazında haksız ve kötü niyetli olan ve aleyhinde başlatılan icra takibine hukuki dayanaktan yoksun olarak itiraz etmiş olan davalı borçlunun, "İSG Hizmet Sözleşmesi kapsamında kesilen fatura ile" likit olan ve sözleşmeye dayalı ücret alacağının %20’inden az olmayacak oranda icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesi yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... Esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin hak kaybına uğramaması adına, davacı tarafından yöneltilen iddialara itibar edilmemesini, ayrıca davacı tarafından hizmet ilişkisi gereği yükümlülüklerini ihlal etmediğine dair savunmalarının soyut iddia niteliğinde kaldığının ve hukuka aykırı olduklarının kabulü gerektiği, müvekkili tarafından taraflar arasındaki hizmet ilişkisinin davacının hizmet ilişkisi gereği yükümlülüklerini ihlal etmesi yönünden de haklı nedenle sonlandırıldığını, hiçbir kabul anlamında gelmemekle birlikte, davacı tarafından tanzim edilen ocak 2024 ve şubat 2024 aylarına ilişkin faturalar bakımından müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı Ocak 2024 ayında fahiş fiyat artışına gittiğini, bu kapsamda, Aralık 2023 ayına ait fatura bedeli 273.402,50 TL iken, Ocak 2024 ayına ait fatura bedeli 676.707,50 TL olduğunu, her ne kadar Ocak 2024 ayı faturasına Aralık 2023 faturasından farklı olarak müvekkile ait ..... parsel işi dışında ..... parsel işinde hizmet veren davacı İSG personelleri (1i hariç) de dahil edilmişse de davacı tarafından fahiş fiyat farkı uygulamasına gidildiğini, bu durumda müvekkili Ocak 2024'e ait faturayı davacının fahiş fiyat farkı uygulaması sebebiyle, Şubat 2024'e ait faturayı ise davacının gerek fahiş fiyat farkı uygulaması, gerekse hizmet verilen gün ile davacının tam ay faturası yerine kısmi fatura kesmesi gerekmesi sebebiyle davacı tarafından tanzim edilen Ocak 2024 ve Şubat 2024 tarihli faturaları ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, davacının fahiş fiyat farkı uygulamasına gittiğinin tespit edilecek ve neticesinde taraflar arasındaki hizmet ilişkisinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğinin tespiti ve sonucunda davacı tarafından kesilen Ocak 2024 ve Şubat 2024 faturaları bakımından müvekkilin herhangi bir ödeme yükümlülüğü bulunmadığı sonucuna varılacağı, taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin bulunmaması, davacı tarafından fahiş fiyat uygulamasına gidilmiş olması, davacının hizmet ilişkisi gereği yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemiş olması sebebiyle müvekkili tarafından taraflar arasındaki iş ilişkisinin haklı nedenle sonlandırılmış olması ve dolayısıyla müvekkilin davacı tarafından hukuka aykırı olarak tanzim edilen Ocak 2024 ve Şubat 2024 faturalarını ödemesi gerekmemesi sebebiyle müvekkili aleyhine telafisi imkansız zararlara sebep olmaması adına davanın reddini talep etmiştir. 15/10/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda: "Mali İncelemeler Bakımından 1-) Davacı 2023 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmamış, 2024 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 2-) Davalı 2023 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmamış, 2024 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 3-) Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 01.03.2024 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 1.353.415,78 TL Alacaklı oldukları, 4-) Davalı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 01.03.2024 tarihi itibariyle, davalının davacı yana 676.707,50 TL Boçlu oldukları, 5-) Taraflar Arasında (1.353.415,78 TL-676.707,50 TL) 676.708,28 TL fark olduğu, bu farkın 0,78 TL’sinin kuruş farkından, 676.707,50 TL’sinin davacı tarafından davalı yana 21.02.2024 tarihinde düzenlenmiş ..... Numaralı 676.707,50 TL Tutarlı Faturaya, davalı tarafından 23.02.2024 tarihinde açıklaması “21.02.2024 TARİHLİ ...... NOLU ŞUBAT 2024 DÖNEMİ HİZMET BEDELİ İADESİ “ olarak düzenlenmiş ...... Numaralı Temel İADE E-Faturasının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmış olduğu, Davacı yan tarafından faturanın kabul edilmemiş olduğuna dair ihtarname gönderilmiş olduğu, 6-) Dosyaya sunulu sözleşmenin 4.5.Madde’sinin, “Her yılın sonunda İŞVEREN ile OSGB arasında karşılıklı mutabakat sağlanarak gelecek yılın fiyat artışı sağlanacaktır.” 4.6.Madde’sinin “Sözleşmenin kendiliğinden yenilenmesi halinde, aksi taraflarca belirlenmediği sürece yeni sözleşme hizmet bedelleri artış oranı, bir önceki sözleşme bedelinin “Türkiye İstatistik Enstitüsünce artışın yapılacağı ayda yayımlanan (bir önceki yılın 12 aylık ortalamasına göre) % (TÜFE+Yİ-ÜFE)/2)+2) oranından ve her ihtimalde %15’den az olamaz.” Olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulu sözleşmenin imzalanmış halinin görülmemiş olduğu, 7-) Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanmış, 12 aylık ortalamasına göre 2023 yılı TÜFE oranı %53,86 olduğu, 12 aylık ortalamasına göre Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) oranının %49,93 olduğu, dosyaya sunulmuş sözleşmeye göre, 2024 yılında yeni sözleşme hizmet bedelleri artış oranının (%53,86+%49,93)/2= %51,8950+2) %53,8950 olabileceği hesaplanmış olduğu, 8-) Davacı tarafından, Davalı yana 2023 yılı 12.Ay’da düzenlenmiş Aralık ay’ı İSG Hizmetine ilişkin 2 Adet E-Fatura olduğu, bu faturaların 30.12.2023 tarihli ..... Numaralı Faturanın 78.866,67 TL+KDV= 93.603,34 TL, 30.12.2023 tarihli ..... Numaralı Faturanın 234.275,00 TL+KDV= 273.402,50 TL olmak üzere toplam tutarının KDV Hariç (78.866,67 TL+234.275,00 TL) 313.141,67 TL, KDV Dahil (93.603,34 TL+273.402,50 TL) 367.005,84 TL olduğu, 9-) 2024 yılı davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş aylık fatura toplam tutarının KDV Hariç 577.025,- TL, KDV Dahil 676.707,50 TL olduğu, 10-) Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanmış, 12 aylık ortalamasına göre, hesaplanan 2024 yılında yeni sözleşme hizmet bedelleri artış oranı olan %53,8950 üzerinden, Davacı tarafından 2024 yılı için davalı yana düzenlenebilecek aylık fatura tutarının KDV Hariç 484.114,17 KDV Dahil 567.752,05 TL olabileceği hesaplanmış olduğu, bu durumda davacı tarafından davalı yana 2024 yılı Ocak ay’ı ve Şubat ay’ı için fazla düzenlenmiş tutarın aylık bazda, KDV Hariç (577.025,-TL-484.114,17 TL) 92.910,83 TL, KDV Dahil (676.707,50 TL- 567.752,05 TL) 108.955,45 TL olduğu, 2 aylık (Ocak-Şubat) fazla düzenlenmiş tutarın (108.955,45 TL*2) 217.910,90 TL olarak hesaplanmış olduğu, 11-) Dosyaya sunulu sözleşmede sözleşme tarihinin 01.07.2022 tarihi olduğu, Sayın Mahkeme tarafından davacı yan lehine karar alınması halinde, sözleşme bitiş tarihinin 30.06.2024 tarihi olduğuna karar alınmış olması halinde davacının davalı yandan fatura edilmemiş hizmetler yönünden Esas Dava yönünden alacak tutarının (Mart-Nisan-Mayıs-Haziran) aylık KDV Hariç 484.114,17 TL’den 4 ay için KDV Hariç tutar (484.114,17 TL*4) 1.936.456,68 TL, aylık KDV Dahil 567.752,05 TL TL’den 4 ay için KDV Dahil tutar (567.752,05 TL *4) 2.271.008,20 TL olabileceği hesaplanmış olduğu, 12-) Birleşen Dava yönünden, davacı tarafından davalı yana 676.707,50 TL’lik iki fatura toplamı olan 1.353.415,-TL’nin, 217.910,90 TL fazla düzenlenmiş olduğu hesaplanmış olabileceği hesaplanmış olduğu, Sayın Mahkeme tarafından Ocak-Şubat ayları dönemine ait faturalarının tamamının davacı alacağı olduğu kanaatine varması halinde davacının icra takip tarihi olan 01/03/2024 tarihi itibariyle alacak tutarının (1.353.415,-TL-217.910,90 TL) 1.135.504,10 TL olabileceği hesaplanmış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sayın Mahkeme tarafından Şubat ay’ı faturası yönünden sözleşme fesih tarihi olan 14.02.2024 tarihine kadar 14 günlük Fatura tutarı kadar Davacı alacağı olabileceği değerlendirilmesi halinde 14 günlük Şubat fatura tutarının (567.752,05 TL/29*14) 274.088,26 TL olacağı, bu durumda davacının icra takip tarihi olan 01/03/2024 tarihi itibariyle davacının alacak tutarının (567.752,05 TL+274.088,26 TL) 841.840,31 TL olabileceği hesaplanmış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 13-) Sayın Mahkeme tarafından, Davacı yan alacağının sadece Ocak ay’ı faturası yönünden olabileceği değerlendirilmiş olursa Ocak ay’ı Faturası yönünden davacının taraflar arasında düzenlenmiş sözleşmeye göre alacak tutarının 567.752,05 TL olabileceği hesaplanmış olduğu,
14-) Esas dava yönünden, Davacı yan lehine karar alınması halinde, davacı tarafından davalı yana fatura edilmemiş (Mart-Nisan-Mayıs-Haziran) 4 ay için davacı alacak tutarının (567.752,05 TL*4) 2.271.008,20 TL olabileceği hesaplanmış olduğu, Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan’ın; Esas dava yönünden dava tarihi olan 19/04/2024 tarihinden asıl alacağa işleyecek değişen oranlarda Reeskont Avans Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sözleşme Bakımından, Taraflar arasındaki sözleşmenin davalı iş sahibi tarafından 14.02.2024 tarihinde fesh edildiği, fesih gerekçelerinde birim fiyatlarının uygun bulunmadığının sözleşmedeki tutara göre birim fiyatın çok yükseldiğinin beyan edildiği, Yapılan mali incelemede 2024 yılındaki faturadaki birim fiyatların, bir önceki yıla göre sözleşmeye göre artması gereken TFE – TÜFE ortalaması olan %53,89 üzerinde arttığı, sözleşmeye göre aylık fatura KDV dahil, 567.752,05 TL olması gerekirken, davacı tarafından 676.707,50 TL üzerinden fatura kesildiği, bu durumda iş sahibi bedel yönünden sözleşmenin çekilmez hale gelme sebebiyle sözleşmeyi fesh edebileceği, Bu durumda sürekli eser sözleşmesi niteliğinde olduğundan tarafların ancak sözleşme ayakta kalmış olduğu süre olan 14.02.2024 tarihi boyunca ifa etmiş oldukları ifa etmiş oldukları edimleri talep edebilecekleri, kalan sözleşme bedelinin ise talep edilemeyeceği, Bu kapsamda asıl davada talep edilen sözleşmenin kalan aylarına ilişkin bedel talep edilemeyecekse de birleşen davanın konusu olan Ocak ve Şubat Ayları ile ilgili bedellerin talep edilebileceği, ilgili tutarların Ocak ayında KDV dahil 567.754,25 TL 01 – 14 Şubat arası dönem için 274.088,26 TL’ ye tekabül ettiği, Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.2. maddesine göre ödemelerin fatura tarihinden itibaren en geç 120 gün içinde yapılacağı, Bu alacaklar ile ilgili faturalar 06.02.2024 tarihinde kesildiğinden, 01.03.2024 takip tarihi itibarıyla alacaklara faiz işlemeyeceği, fatura tarihleri nazara alındığında sözleşmeye göre 06.02.2024 fatura kesimde tarihinden 120 gün sonra olan 05.06.2024 tarihinden sonra taraflar tacir olduğundan ilgili alacaklara ticari faiz işleyeceği, İş Sağlığı ve Güvenliği Bakımından, KANAAT BİLDİRME: Dosya incelemesi, yapılan bakanlık denetimleri ve açıklamalar nezninde hizmetin gerçekleştiği lakin iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliklerine göre eksik olduğu görülmektedir. Bu Kapsamda, Asıl Dava Bakımından, Mahkemece feshin haklı olduğuna kanaat edilmesi halinde kalan sözleşme bedelinin talep edilemeyeceği, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise, davacının davalıdan dava tarihi itibarıyla, kalan sözleşme bedeli için 2.271.008,20 TL talep edebileceği, Birleşen Dava Bakımından, davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla, Ocak Ayı için 567.754,25 TL, Şubat Ayı İçin 274.088,26 TL olmak üzere toplam 841.842,51 TL asıl alacaklı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre ilgili alacağa 05.06.2024 tarihinden itibaren ticari faiz işleyeceği, Bu hususların takdirinin delillerle doğrudan temas eden Yüce Mahkemenize ait olduğu ve tarafların savları Mahkemece benimsenirse, iş bu davada dermeyan ettiği istem nazara alınarak hüküm kurulmasının ancak yüce yargı makamının takdir sınırları içinde düşünülebileceği sonuç ve kanaatine ulaşılmakla birlikte; asli takdirin tamamen sayın yargı makamına ait olduğu tekrar zikredilmek suretiyle; Sonuç ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde görüş bildirilmiştir. 09/03/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda: "Mali Yönden, 1-) Kök Rapor sonuç bölümünde 13.madde’de; Sayın Mahkeme tarafından, Davacı yan alacağının sadece Ocak ay’ı faturası yönünden olabileceği değerlendirilmiş olursa Ocak ay’ı Faturası yönünden davacının taraflar arasında düzenlenmiş sözleşmeye göre alacak tutarının 567.752,05 TL olabileceği hesaplanmış olduğu, İşbu faturanın birleşen dosyaya konu takipteki 13/02/2024 tarihli 676.707,50 TL tutarlı ..... No.lu fatura olduğu, Davalı ticari defterlerinde davacı yana borç olarak görünen faturanın Ocak 2024 Dönemi Hizmet Bedeline ilişkin 13/02/2024 tarihli 676.707,50 TL tutarlı ..... No.lu fatura olduğu, işbu fatura için davacı yana iade faturası düzenlenmemiş olduğu, 2-) Sayın Mahkeme tarafından sözleşme tarihinin 01.07.2022 tarihi ve sözleşme bitiş tarihinin 30.06.2024 tarihi olduğuna ve 01.07.2022 tarihli sözleşmenin 4.6.maddesinde belirlenen hesaplama şekli ile yıllık İSG Hizmet artış bedelinin belirleneceğine dair karar alınmış olması ve davacı yan lehine karar alınması halinde, davacının davalı yandan fatura edilmemiş hizmetler yönünden Esas Dava yönünden alacak tutarının (Mart-Nisan-Mayıs-Haziran) aylık KDV Hariç 484.114,17 TL’den 4 ay için KDV Hariç tutar (484.114,17 TL*4) 1.936.456,68 TL, aylık KDV Dahil 567.752,05 TL TL’den 4 ay için KDV Dahil tutar (567.752,05 TL *4) 2.271.008,20 TL olabileceği hesaplanmış olduğu, Davacı yan tarafından en son düzenlenmiş fatura tutarı olan 577.025,-TL+KDV=676.707,50 TL aylık İSG Hizmet bedeli dikkate alınarak davacı alacağı hesaplanması gerektiği iddiaları olduğu, bu tutarlar dikkate alınarak hesaplanan davacı alacak tutarının KDV Hariç 577.025, TL*4=2.308.100 TL, KDV Dahil 676.707,50 TL*4=2.706.830,-TL olabileceğinin hesaplanmış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 3-) Birleşen Dava yönünden, Sayın Mahkeme tarafından sözleşme tarihinin 01.07.2022 tarihi ve sözleşme bitiş tarihinin 30.06.2024 tarihi olduğuna ve 01.07.2022 tarihli sözleşmenin 4.6.maddesinde belirlenen hesaplama şekli ile yıllık İSG Hizmet artış bedelinin belirleneceğine dair karar alınmış olması ve davacı yan lehine karar alınması halinde, davacı tarafından davalı yana 676.707,50 TL’lik iki fatura toplamı olan 1.353.415,-TL’nin, aylık bazda, KDV Hariç (577.025,-TL-484.114,17 TL) 92.910,83 TL, KDV Dahil (676.707,50 TL- 567.752,05 TL) 108.955,45 TL olmak üzere, 2 aylık (Ocak-Şubat) fazla düzenlenmiş tutarın (108.955,45 TL*2) 217.910,90 TL fazla olarak düzenlenmiş olabileceğinin hesaplanmış olduğu, Sayın Mahkeme tarafından Ocak-Şubat ayları dönemine ait faturalarının tamamının davacı alacağı olduğu kanaatine varması halinde davacının icra takip tarihi olan 01/03/2024 tarihi itibariyle alacak tutarının (1.353.415,-TL-217.910,90 TL) 1.135.504,10 TL olabileceği hesaplanmış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sayın Mahkeme tarafından Şubat ay’ı faturası yönünden sözleşme fesih tarihi olan 14.02.2024 tarihine kadar 14 günlük Fatura tutarı kadar Davacı alacağı olabileceği değerlendirilmesi halinde 14 günlük Şubat fatura tutarının (567.752,05 TL/29*14) 274.088,26 TL olacağı, bu durumda davacının icra takip tarihi olan 01/03/2024 tarihi itibariyle davacının alacak tutarının (567.752,05 TL+274.088,26 TL) 841.840,31 TL olabileceği hesaplanmış olduğu, Davacı yan tarafından Birleşen dava yönünden Ocak ve Şubat 2024 dönemlerine ait toplam tutarı 1.353.415 TL olan Fatura alacağı için icra takibi yapılmış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönünden, Kök rapordaki bulgularımıza bağlı kalarak; İş Sağlığı ve Güvenliği hükümleri ve değerlendirmeleri 6331 sayılı kanun, 4857 sayılı İş kanunu ve 6331 sayılı yasanın gerektirdiği yönetmelikler nezninde uygulanır. Her ne kadar sözleşme, fiyat için bozulmuş olsa da İş Güvenliği açısından yapılan değerlendirmenin fiyatla alakalı olmayıp yapılan işin 6631 sayılı kanunun emrettiği gereklilikler ve yönetmelikleri ile akdedilen hizmetin uygunluk mahiyeti ile alakası vardır. ISG Katip sisteminde yapılan atamalar bu işin sadece başlangıcı hizmetin sistem üzerinde devamlılığı olduğu ve 6331 sayılı yasa gereğidir. 2022 ve 2023 yıllarında hizmetin mevcudiyeti İSG katip atamaları ile gözlemlenmiştir. 2024 yılında ise DSP ve İş yeri hekiminin belli süre olduğu gözlemlenmiştir. İş Güvenliği uzmanının ise 20/02/2024 den sonra devamını destekleyen herhangi bir evraka rastlanılmadığı hususları tespit edilmiştir. İş Sağlığı ve Güvenliği hükümleri ve değerlendirmeleri 6331 sayılı yasa, 4857 sayılı İş kanunu ve 6331 sayılı yasanın gerektirdiği yönetmelikler nezninde uygulanır. İşin İş Sağlığı ve Güvenliği değerlendirilme noktasında kök raporda olan yinelenen üzere işin mahiyeti ile ilgili olan Torkam Aş. De tutulan defter kayıtları ve Risk analizlerine dosya münderecatında rastlanmamıştır. 04.01.2023 tarihinde davalı tarafın –torkam aş nın sözleşmenin fiyat kısmında onayı bulunmaktadır. Her ne kadar ıgu huseyın cengız tarafından 04.09.2023,02.10.2023,06.11.2023 tarihinde ısg kurulu yapıldığı idda edilsede çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı baş iş mufettişi 09.10.2023 tarihinde bu toplantıların olmadığını resmi olarak belgelemiştir. Atamaların eksikliği ise sadece bilirkişi tarafından değil iş müfettişlerinin tespitinde de yer almaktadır. Sözleşme Yönünden, Görevlendirme sözleşme, sözleşmenin bağlayıcılığı, haklı fesih ve faiz yönünden tetkik edildiği, Sözleşme Bakımından, Mevzuatımızda digital imzalı sözleşmelerin de taraflar arasında geçerli olarak kurulduğu kabul edildiğinden digital imzalı olduğu anlaşılan sözleşmenin geçerli ve taraflar açısından bağlayıcı olacağı, Haklı Sebep Bakımından, Yapılan mali incelemede 2024 yılındaki faturadaki birim fiyatların, bir önceki yıla göre sözleşmeye göre artması gereken TFE – TÜFE ortalaması olan %53,89 üzerinde arttığı, sözleşmeye göre aylık fatura KDV dahil, 567.752,05 TL olması gerekirken, davacı tarafından 676.707,50 TL üzerinden fatura kesildiği, Bu durumda iş sahibi bedel yönünden sözleşmenin çekilmez hale gelme sebebiyle sözleşmeyi fesh edebileceği, Faiz Bakımından, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.2. maddesine göre ödemelerin fatura tarihinden itibaren en geç 120 gün içinde yapılacağı, sözleşme hükümleri nazara alındığında, alacaklar ile ilgili faturalar 06.02.2024 tarihinde kesildiğinden, 01.03.2024 takip tarihi itibarıyla alacaklara faiz işlemeyeceği, fatura tarihleri nazara alındığında sözleşmeye göre 06.02.2024 fatura kesimde tarihinden 120 gün sonra olan 05.06.2024 tarihinden sonra taraflar tacir olduğundan ilgili alacaklara ticari faiz işleyeceği, Bu Kapsamda, Asıl Dava Bakımından, Mahkemece feshin haklı olduğuna kanaat edilmesi halinde kalan sözleşme bedelinin talep edilemeyeceği, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise, davacının davalıdan dava tarihi itibarıyla, kalan sözleşme bedeli için 2.271.008,20 TL talep edebileceği, Birleşen Dava Bakımından, davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla, Ocak Ayı için 567.754,25 TL, Şubat Ayı İçin 274.088,26 TL olmak üzere toplam 841.842,51 TL asıl alacaklı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre ilgili alacağa 05.06.2024 tarihinden itibaren ticari faiz işleyeceği, sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava, taraflar arasındaki iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verilmesine ilişkin sözleşme kapsamında davacının davalının sözleşmeyi haksız feshetmesi sebebiyle bakiye aylara ilişkin alacakların hesaplanarak davalıdan tahsili talebine, birleşen dava ise davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi feshinin haksız olduğu ve davacının 2024 yılı ocak ve şubat aylarına ilişkin kestiği fatura bedellerinin tamamının davalıdan tahsili alacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy ..... ATM'nin ...... Esas ..... Karar sayılı dava dosyasının işbu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. Davacı taraf, davalı ile aralarında 01.07.2022 tarihinde 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği yasası kapsamında iş sağlığı ve güvenliği hizmeti alımına sözleşme akdedildiğini, davalının 14.02.2024 tarihinde mail üzerinden göndermiş olduğu fesih bildiriminde 2024 yılı revize fiyat teklifinin uygun bulunmadığı belirtilerek haklı gerekçe olmaksızın sözleşmeyi feshettiğini, yapılan bu fesih bildiriminin 01.07.2022 tarihli sözleşmenin 6. Maddesine uygun bulunmadığını, davalının sonradan gönderdiği ihtarda sözleşme gereği hizmetin gereği gibi yerine getirilmediğine yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını, feshin haksız olduğunu bu nedenle sözleşmenin feshinden sonra bakiye kalan ayların ücretlerinin hesaplanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini ve birleşen dava yönünden de sözleşmenin feshinden önceki döneme ilişkin 2024 ocak ve şubat aylarına ilişkin kesilen fatura bedellerinin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın haksız olduğunu itizarın iptaline karar verilmesini talep etmiştir, Davalı taraf ise, tarafların arasında geçerli bir yazılı sözleşme bulunmadığını, davacının verdiği hizmetin gereği gibi yerine getirilmediğini, 2024 ocak ayına ilişkin revize edilen aylık fatura bedelinde fahiş fiyat artışına gidilmiş olduğunu, tarafların bu konuda mutabakata varmamış olduklarını, feshin haklı olduğunu belirterek asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde ve iş sağlığı ve güvenliği sistemi ile sözleşme yönünden bilirkişi incelemesi yapılması sağlanmış olup buna göre, her iki tarafın 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmamış, 2024 yılına ilişkin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı tarafın defterlerine göre, icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 1.353.415,78 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın defterlerine göre, icra takip tarihi itibariyle, davalının davacı yana 676.707,50 TL borçlu olduğu, taraflar arasında (1.353.415,78 TL-676.707,50 TL) 676.708,28 TL fark olduğu, bu farkın 0,78 TL’sinin kuruş farkından, 676.707,50 TL’sinin davacı tarafından davalı yana 21.02.2024 tarihinde düzenlenmiş ..... Numaralı 676.707,50 TL Tutarlı Faturaya, davalı tarafından 23.02.2024 tarihinde açıklaması “21.02.2024 TARİHLİ ..... NOLU ŞUBAT 2024 DÖNEMİ HİZMET BEDELİ İADESİ “ olarak düzenlenmiş ..... Numaralı Temel İADE E-Faturasının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmış olduğunun tespit edildiği, iş sağlığı ve güvenliği hizmeti bakımından ise; 2024 yılı değerlendirmesinde ise; Caner Geveci isimli, ..... sicil nolu İş Yeri Hekiminin : 01/04/2024 tarihinde hizmete başladığı, sözleşmenin güncel halini görünmediği için hangi tarihte sonlandığının bilinemediği, 20/02/2024 e kadar Berrak Uluşahinin hizmet verdiği , ..... isimli, OSGB -1201 yetki belgeli, diğer sağlık personelinin 03/01/2024- 20/02/2024 tarihleri arasında 49 gün hizmet verdiği , buna göre 2024 yılında 20/02/2024 e kadar İş yeri hekiminin devamlılığı, daha sonra 01/04/2024 tarihinde yeniden atama yapılması , DSP nin ise şubat ayından sonra herhangi bir evrakına rastlanılmadığı, İş Güvenliği uzmanının ise 20/02/2024 den sonra devamını destekleyen herhangi bir evrakına rastlanılmadığı hususları tespit edilmiştir. Sözleşme bakımından taraflar arasında dosyaya sunulan sözleşmede davalının imzasının bulunmadığı ve davalının sözleşmeyi kabul etmediği anlaşılmış ancak iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verilmesi bakımından bu konudaki sistem kayıtlarının ve teftiş raporlarının incelenmesinden davacının bu hususta davalıya hizmet verdiği dolayısıyla taraflar arasında davacının davalıya iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin hizmet verilmesine ilişkin bir anlaşma bulunduğu ve bu anlaşmanın sistem kayıtlarından ve davalının gönderdiği mailden anlaşılacağı üzere 14 Şubat 2024 tarihi itibariyle davalının fesih bildirimi ile sonlandırıldığı anlaşılmıştır. Davalının feshinini haklı sebep teşkil edip etmediği yönünden yapılan değerlendirmede, davalı dosyaya sunulan sözleşmeyi kabul etmediğini bildirmişse de, iş sağlığı ve güvenliği yönünden yapılan bilirkişi incelemesinde 04/01/2023 tarihinde davalı tarafın sözleşmenin fiyat kısmında onayının bulunduğunun tespit edildiği, buna göre taraflar arasındaki sözleşme bakımından 2024 yılındaki faturadaki birim fiyatların, bir önceki yıla göre sözleşmeye göre artması gereken TFE – TÜFE ortalaması olan %53,89 üzerinde arttığı, sözleşmeye göre aylık fatura KDV dahil, 567.752,05 TL olması gerekirken, davacı tarafından 676.707,50 TL üzerinden fatura kesildiği, bu durumun davalı iş sahibi yönünden bedel yönünden sözleşmenin çekilmez hale gelmesine sebebiyet vereceği ayrıca taraflar arasında feshe sebep oluşturduğu anlaşılan davacının gereği gibi hizmet vermediği iddiası yönünden de dosyaya sunulan ve yapılan bilirkişi incelemesi de ortaya çıkan müfettiş denetim raporlarından davacının hizmeti gereği gibi yerine getirmediği de anlaşıldığından davalının feshinin haklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre davacının feshe kadar geçen süre yönünden verdiği 2024 ocak ayına ilişkin ve feshe kadar olan 2024 14 şubat tarihine kadar olan süreye ilişkin hizmet bedelini davalıdan talep edebileceği anlaşıldığından birleşen dava yönünden takibe konu edilen 13/02/2024 ve 21/02/2024 tarihli her iki faturanın bedellerinin fahiş olması ve ikinci faturanın da tamamına hak kazanmaması sebebiyle, davacının anlaşmadaki fiyat artışına göre göre talep edebileceği miktarın bilirkişice hesaplanan Ocak ayı için 567.754,25 TL, Şubat ayı İçin 274.088,26 TL olmak üzere toplam 841.842,51 TL olduğu anlaşılmış ve takibin bu asıl alacaka üzerinden devamına birleşen davanın kısman kabulüne karar verilmiştir. Birleşen davaya konu icra takibinde işlemiş faiz talebinde de bulunulduğu görülmüş ise de, davacının takip tarihinden önce davalıya söz konusu alacak miktarı yönünden ayrıca ve açıkça usulüne uygun olarak temerrüde düşürecek ihtar. vs bir bildirimde bulunduğu yönünde yazılı bir delil sunmadığı anlaşıldığından işlemiş faize ilişkin istemin reddi gerekmiştir. Asıl dava yönünden davalının feshinde haklı olduğu anlaşıldığından fesihten sonraki bakiye aylara ilişin davacının alacaka talibini yerinde olmadığı anlaşıldığında asıl davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM;Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Asıl davanın REDDİNE, a) Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL harcın peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 46.225,89 TL harçtan mahsubu ile fazla 45.493,89 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, b)Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, c)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca 393.887,90 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d)7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabuluculuk ücretinin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 2-Birleşen davanın KISMEN KABULÜ ile; - Davalının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 841.840,31-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, - İcra inkar tazminatı talebinin reddine, -Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 57.506,11TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 16.583,68 TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan bakiye 40.922,43-TL karar harcının davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, -Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 132.276,05-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, -Davalı davada davasını vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 85.002,26-TL vekalet ücretinin davacıdan alınması ile davalıya verilmesine, -6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı ve 16.583,68-TL peşin harç olmak üzere 17.011,28-TL toplam harç nedeniyle yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan 33.638,00-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı dikkate alınarak(%61,30) 20.620,09 TL'sinin (tebligat, müzekkere, bilirkişi) davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, -7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabuluculuk ücretinin davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, -Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) asıl ve birleşen dosya davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.11/05/2026
Katip ..... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır