İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/345 E. 2025/203 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/345
Karar No
2025/203
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/345 Esas - 2025/203

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/345 KARAR NO : 2025/203

DAVA : Marka ... ... Kararı İptali- Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 13/08/2024 KARAR TARİHİ : 26/05/2025 Yazıldığı Tarih: 22/06/2025

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacı şirketin “...” ibaresini taşıyan markasını 2004 yılında tescil ettirmiş olup, markanın ayırt edici nitelik kazanmasını sağlamış olduğunu, Davacı adına kayıtlı ... sayılı “...” markası (... sayılı Tanınmış Marka) ve “...” ibareli 100'e yakın diğer markaları ile önceki kullanıma dayalı hak sahipliği bulunduğunu, tanınmış markaların farklı mal ve hizmet sınıflarında koruma sağlayacağı açık iken Davalının ".... ibareli markayı kullanmasının hukuka aykırı olduğunu, İtiraza konu "...." ibareli markanın tescili halinde, "..." tanınmış markası kendine özgü ayırt edicilik gücü azalarak itibarını yitirecek, başka bir ifade ile sulandırılacağını, Davacının onlarca ... ibaresi ve tasarımı içeren markasının yanında salt tanınmış marka olan "..." ile davaya konu marka karşılaştırıldığında dahi, ortalama tüketicinin nezdinde davacının ürünü olup olmadığı konusunda duraksama yaşatacağını, "..." markasının ayırt ediciliğinin zedeleneceğini, belirterek, ... ... ... sayılı kararının reddedilen kısım yönünden iptali, ... sayılı "...." markasının hükümsüzlüğü talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davaya konu edilen marka başvurusu ile kısmi ret kararına gerekçe olarak gösterilen markalar arasında, tescil edilen mal veya hizmetler yönünden benzerlik veya karıştırılma ihtimali bulunmadığını, Sadece tescil kapsamından çıkarılan mal veya hizmetlere ilişkin benzerlik veya karıştırılma ihtimali bulunduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davalının 1996 yılından beri gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, 1.200’den fazla ürün çeşidi ile .... ürünlerinin Avrupa pazarına ulaştırılmasında köprü görevini başarıyla sürdürmekte olduğunu, Davalı şirketin ortaklarından ... Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin “... ...” markasını ilk defa 11.09.2002 tarihinde ... tescil numarası ile tescil ettirdiğini, akabinde 22.08.2014 tarihinde yeni logo ile ... tescil numarasıyla tescili sağlandığını, Bir markanın, bir başka marka ile benzer olduğunu iddia edebilmek için salt benzerliğin yeterli görülmediğini, aynı benzerliğin markanın ait olduğu mal ve hizmet sınıfları için de gerekli olduğu şartı bulunduğunu, Davalı adına tescil edilen sınıflarda da davacının markasının kullanımı olmadığının sabit olduğunu, Davalı adına tescil edilen markanın, tescil aşamasında davacının iştigal alanına giren emtiaların zaten sınıfı çıkarılarak tescil olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markasına yönelik itirazın kabul edilmeyen kısımları açısından davacı tarafa ait itiraz mesneti markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/9 maddesine göre kötü niyet iddiasının yerinde ve doğru olup olmadığı, ... ... sayılı ... kararının iptalinin davalı markanın tescili halinde hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 26/06/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 13/08/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "...." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ......sayılı "...", "...", "eferakı", ......ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık, kötüniyet, diğer gerekçelerle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Öncelikle işbu itirazın konusunu oluşturan ....sayılı markaların tescil kapsamlarındaki tüm mal/hizmetler için kullanım ispatına konu edildikleri anlaşılmıştır. Sözkonusu markalardan tescil kapsamlarında işbu itiraza konu olan "29. ve 30. sınıf malları"nı ihtiva eden markalar için sözkonusu mallara yönelik kullanımın ispatlamadığı, itiraza konu "29. ve 30. sınıf" dışında kalan tescillere sahip markaların ise söz konusu malları ile işbu başvurunun itiraza konu mallarının farklı emtialar olmaları nedeniyle kullanım ispatı incelemesine gerek olmadığı anlaşılmış olup, bu nedenle sözkonusu markalar kapsamında yapılan 6/1 gerekçeli itirazın reddi gerekmiştir. Akabinde kullanım ispatına konu olmayan diğer markalar kapsamındaki 6/1 bendi itirazının yeniden incelemesine geçilmiştir. Yapılan incelemede itiraz gerekçesi markalardan ... sayılı markanın işbu başvuru ile asli/bağımsız unsur olarak "..." ibaresini içerdikleri, bu nedenle markalar arasında benzerlik bulunduğu, aynı zamanda işbu başvurunun itirazına konu olan mallarından "30. SINIF: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. " mallarının itiraz gerekçesi ... sayılı markanın kapsamındaki emtialar ile aynı/aynı türde mallar oldukları tespit edilmiştir. Bu çerçevede, başvuru ile ... sayılı marka ile işbu başvuru arasında sözkonusu mallar bakımından karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılmıştır. Kullanım ispatına konu olmayan diğer markaların ise işbu başvuru ile farklı ma/hizmetleri kapsadıkları tespit edilmiş olup, marka örneklerindeki farklılıklar ve mal/hizmet farklılığı neticesinde başvuru ile diğer gerekçe markalar arasında karıştırılma veya ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı sonucuna varılmıştır. Muterizin tanınmışlık, kötüniyet, diğer iddiaları ise somut olayda yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle 6/1 gerekçeli itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları .... ...

29.04.2025 tarihli Bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE; "Davacının itirazına mesnet 29 ve 30. sınıflarda tescilli ... sayılı “...”, ... sayılı “...” ve ... sayılı “...” markalarının kullanımının ispatlanamaması nedeniyle davaya konu ... sayılı “....” markasına itiraza ilişkin SMK’ nın m. 6/1 anlamında şartların yerine gelmediği, Davacının itirazına mesnet 32 ve 33. sınıflarda tescilli .... sayılı "... ” markası ile sınıfsal ve markasal benzerlik ilişkisinin bulunduğu ve karıştırılma tehlikesinin var olduğu, Davacının kötü niyet iddialarının SMK’ nın m. 6/9 bendi anlamında ispatlanamadığı, Davacının tanınmışlık iddialarının SMK’ nın m. 6/5 bendi anlamında yerinde olduğu, Değerlendirmelerimizin dava konusu ... sayılı ... kararı ile paralel olmadığı, Tescilli ... sayılı "....” markasının hükümsüzlüğünü gerektiren şartların yerine geldiği, ancak ... ... kararının yerinde olup olmadığına ve ... sayılı “....” markasının hükümsüzlüğüne ilişkin değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olacağı kanaatine varılmıştır. "şeklinde ifade edilmiştir. GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının "...." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " ... " ibareli (.... sayılı ) tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu; diğer yönden taraf markaları arasında bilirkişi raporunda sayfa 7-38 deki tablo ile emtia benzerliği de oluştuğu; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "...." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının " ... " ibareli (.... sayılı )tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı , diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının " ... " ibareli (.... sayılı )tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının "...." ibareli başvuru markalı malları satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu "...." ibareli işaret ile davacının " ... " ibareli (.... sayılı ) tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceği bu açıdan taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Davacının markası "alkollü içecekler" mallarında tanınmış olsa da başvuru kapsamında bırakılan ürünlerle doğrudan ilişkili ve bağlantılı olmadığından SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Ancak bu durumlar var olan iltibası ortadan kaldırmadığından aksi yöndeki ... kararı yanlış olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu ... ... Sayılı ... kararının iptaline, 3-Dava konusu ... Sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... müzekkere yazılmasına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-Davacının yaptığı; 11.000,00 bilirkişi ücreti, 160,00 TL tebligat ücreti, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 11.587,60 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 26/05/2025

Katip .... E-imza

Hakim .... E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/345, K. 2025/203, T. 26.05.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-345-e-2025-203-k-2fb9067eca26