İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/341 E. 2025/235 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/341
- Karar No
- 2025/235
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/341 Esas - 2025/235
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/341 KARAR NO : 2025/235
DAVA : Marka ... Kararı İptali-Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 10/08/2024 KARAR TARİHİ : 18/06/2025 Yazım Tarihi: 02/07/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkili şirket, 32 yılı aşkın süredir öncü ürün ve kategorilerde tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılamakta ve ... pazarındaki üretimleri ve pazar payı ile sektör öncülerinden ve pazar liderlerinden biri olarak görülmektedir. Bu bağlamda Müvekkil Şirket, yıllardır müşteri memnuniyetine verdiği önem ve hizmet kalitesinde gösterdiği başarı sebebiyle kalite ve güvenilirlikleriyle tüketiciler nezdinde tanınmışlık kazanmış ve halk nezdinde aranır hale gelmiştir.Davacı müvekkil şirket ... merkezli faaliyetlerini yürütmekte olup davalı şirket ... ilinde faaliyet göstermektedir. Davalının müvekkil şirket markasından haberdar olmaması kendisinden beklenemez. Kaldı ki; müvekkil şirket İhracatta ilk 100 firma arasında faaliyetleri ile bölgede tanınan ve bilinen bir ticari kuruluş olmasından dolayı davalı şirketin bilmemesi de hayatın olağan akışına aykırı düşecektir.Dava konusu "... ..." ibareli marka ile müvekkile ait “...” ibareli markalar benzerdir. Markaların benzerliğinin yanında kapsadıkları sınıfların da aynı/ilişkili olması nedeniyle bu markaların orta seviyedeki tüketici nezdinde nkarıştırılması ve firmalar arasında ekonomik/idari/ organik yönden bağlantı olduğunun düşünülmesi kuvvetle muhtemeldir.Bu noktada, oluşturuluş tarzı müvekkile ait markalara benzer olan dava konusu marka,ortalama düzeyde tüketici tarafından müvekkile ait seri markalara dâhilmiş gibi algılanarak iltibas yaratacaktır. Davalı marka sahibi adına tescili istenen ... sayılı “... ...” markasının müvekkilin “...” esas unsurlu ve tanınmış markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, markaların mal/hizmet sınıfının aynı olduğu, tüketici kitlesi tarafından markaların karıştırılması, seri marka algısı yarattığını, markasının tanınmış olduğunu, emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek,dava konusu ... kararının iptalini ve markanın sicilden terkini dava konusu markanın reddinin gerektirdiğini belirterek davanın kabulünü talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı firma yetkilisi beyanında ÖZETLE: Davacı şirket ile müvekkil şirketin faaliyet konuları birbirinden tamamen bağımsızdır.Davacı şirket gıda sektöründe faaliyet göstermekteyken müvekkil şirket tekstil sektöründe faaliyet göstermektedir.Dolayısıyla üretilen ürünler birbirinden tamamen farklı olup iltibas oluşturması mümkün değildir. Davaya konu edilen marka başvurusu ile itiraza mesnet gösterilen marka arasında mal veya hizmetler yönünden benzerlik veya karıştırılma ihtimali bulunmadığını,tüketici kitlesi tarafından markaların birbirine karıştırılmayacağını,seri marka algısı yaratılmadığını, markaların farklı olduğunu,davalının amacının davacıya zarar vermeye yönelik olmayıp davacının markasını kullanmaya yönelik olmadığını belirterek,davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesneti markalar arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ... ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markanın tescili halinde de hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 10/06/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde .10/08/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Yapılan incelemede, başvuruda ''...'' ibaresinin bütünsel izlenim ihtiva ettiği ve ''...'' ibaresinin de varlığı dikkate alındığında, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların ihtiva ettikleri tüm unsurlarla birlikte görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadığı ve markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markası
...
17/04/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; " Dava konusu ... sayılı “...” ibareli marka ile redde mesnet gösterilen “...” markası arasında görsel ve işitsel olarak benzer olduğu, Davaya konu olan markanın başvuru kapsamında yer alan 21, 25 ve 35. Sınıftaki tüm mal ve hizmetlerin, davaya mesnet olan markanın tescil kapsamında aynen ve ilişkili olarak yer aldığı, Bu bağlamda markalar arasında 6769 S. SMK’nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesi oluşacağı" şeklinde ifade edilmiştir. GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının " ... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... " ibareli ve diğer tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "... " ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının " ... " ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; ( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih ... sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.) Tüm bu gerekçelerle ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı firma yetkilisinin 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 18/06/2025
Katip ... Hakim ... E-İmzalıdır E-İmzalıdır