İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/331 E. 2024/853 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/331
Karar No
2024/853
Karar Tarihi

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/331 Esas - 2024/853 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/331 Esas KARAR NO : 2024/853 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/12/2022 KARAR TARİHİ : 31/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/02/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket adına kayıtlı... plakalı aracın 30/05/2022 tarihinde ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi neticesinde 3028 Cadde ile 3031. Caddenin kesiştiği kavşak üzerinde çift taraflı trafik kazasının meydana geldiğini, Kazaya karışan ... plakalı aracın sahibinin... Gıda Turizm İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olup araç sürücünün ise diğer davalı ... olduğunu, Davalı ...'nin kavşaklara yaklaşırken hızını azaltamayarak kavşaklarda geçiş üstünlüğü bulunanlara yol verme kurallarına aykırı hareket ederek kazanın oluşumunda kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracının kaza sebebiyle değerinin fazlasıyla düştüğünü, aracın serviste kalmasından dolayı müvekkilinin aracını kullanamadığını, kazaya sebebiyet veren araç sahibi olan... Gıda Turizm İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin de zarardan araç sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, araçta meydana gelen zararın karşılanması için sigorta şirketine başvurduklarını, sigorta şirketinin zamanında dönüş yapmadığını, zorunlu arabuluculuk kapsamında ... Arabuluculuk Bürosu'nun 2022/12232 Arabuluculuk dosya numarası ile toplantı gerçekleştiğini, toplantı sonucunda anlaşamama tutanağının tutulduğunu ifade ederek müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı için şimdilik 100,00 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile tahsiline, aracın tamir süresince kullanılamaması nedeni ile aracın çalıştırılamamasından kaynaklanan zarar için ise 100,00 TL'nin davalılardan kaza tarihi itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 27/11/2024 tarihli ıslah dilekçesinde 100,00 TL değer kaybı tazminat talebini 56.250,00 TL, 100,00 TL araç mahrumiyet zararı talebini 8.775,00 TL olarak arttırmıştır. CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davacının ve müvekkillerinden... Gıda firmasınında tacir olduğunu, davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanına girdiğini, davanın öncelikle görev yönünden reddinin gerektiğini, yaşanan olayda müvekkilinin kusurlu olduğuna dair iddiaları kabul etmediklerini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının müvekkiline başvuru hakkı bulunmadığını, davacı tarafından sunulan belgelerin asıllarının ilgili yerlerden getirilmesinin gerektiğini, bu hususta ve aracın tamir tadilat işlerinin masraflarının ödenip ödenmediğine ilişkin sigorta şirketlerine ve sigorta bilgi gözetim merkezine sorulmasını talep ettiklerini, davanın ... .... .... AŞ'ye ihbarının gerektiğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili 10/12/2024 tarihli ıslaha karşı itiraz dilekçesinde, diğer itirazlarının yanında ayrıca zamanaşımı def'inde bulunmuştur. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ZMMS sigorta poliçesi örneği, trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası, eksper raporu, bilirkişi raporu, araç ve sigorta bilgilerini gösteren belgeler, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle davacının değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının tazmini istemine ilişkindir. 30/05/2022 tarihinde davalı sürücü ... .... .... yönetimindeki, .... .... .... plakalı aracına çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacı vekilinin, davacının uğradığı değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının tazmini istemi ile bu davayı açtığı görülmektedir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmalıdır (Örn. Yargıtay 4. Hukuk dairesinin 25/03/2022 tarih ve 2021/21252 E, 2022/5913 K sayılı ilamı). Araç mahrumiyet zararından ise haksız fiil hükümlerine göre kazaya neden olan aracın sürücüsü ve işleteni sorumludur. Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 13/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda; -Dava konusu... plakalı 2022 model Vokswagen Taıgo 1.0 aracın gerek elektronik ve serbest piyasalardan yapılan sorgulamalar gerekse ikinci el araç satışını meslek edinmiş piyasa fiyatları konusunda uzman galericiler, yetkili satıcı ve servisler ile istişare edilerek elde edilen veriler dahilinde dava konusu iş bu aracın kaza tarihi itibariyle hasar öncesi mevcut haliyle ikinci el piyasa değerinin 680.000 TL olabileceği, -Dava konusu... plakalı 2022 model Vokswagen Taıgo 1.0 aracın gerek elektronik ve serbest piyasalardan yapılan sorgulamalar gerekse ikincil el araç satışını meslek edinmiş piyasa fiyatları konusunda uzman galericiler, yetkili satıcı ve servisler ile istişare edilerek elde edilen veriler dahilinde dava konusu iş bu aracın kaza tarihi itibariyle hasar onarımı tamamlanmış haliyle ikinci el piyasa değerinin 605.000 TL olabileceği, -Dava konusu .... ..... .... plakalı 2022 model Vokswagen Taıgo 1.0 aracın kaza tarihi itibariyle hasarsız mevcut durumu itibariyle ikinci el piyasa değeri yalnızca KDV dahil (680.000 TL) hasar onarımı tamamlanmış haliyle ikinci el piyasa değeri KDV dahil (605.000 TL) olarak kabul edilmiş ve buna göre reel olarak (75.000 TL) değer kaybı oluştuğu, -Tazminata konu aracın... plakalı 2022 model Vokswagen Taıgo 1.0 araç olduğu ve piyasa üzerinde yapılan araştırmalar sonucu aracın onarımının 15 gün süreceği değerlendirilmiştir. Aracın 15 gün onarım süresi dikkate alınarak günlük (580 TL) kiralama bedeli üzerinden yapılan hesaplama sonucu araç mahrumiyet zararı bedelinin (8.700 TL) olabileceği belirtilmiştir. 17/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda; ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nin, meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK'nun 57/a., 57/b-4. ve 84/h. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %75 oranında kusurlu olacağı, Davacıya ait... plakalı araç sürücüsü Eda Tekin'in meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK'nun 52/a-b. maddeleri kural ihlatlerini işlemiş olmakla %25 oranında kusurlu olacağı, Park halinde olan dava dışı 34 BIM 572 plakalı araç malikinin / sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olacağı, Davacıya ait... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının 75.000,00TL olacağı, Kusur oranlarına göre davalılar sorumluluğunun (%75*75.000,00 TL) = 56.250,00 TL olarak hesaplandığı, Davacının tamir süresi ikame araç yoksunluk kaybının 11.700,00 TL olacağı, kusur oranlarına göre davalılar sorumluluğunun (%75*11.700,00 TL) = 8.775,00 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 17/10/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 30/05/2022 tarihinde davalı ... yönetimindeki, MSN2 Gıda Turizm İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin maliki olduğu ... plakalı aracın, davacının... plakalı aracına çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nin, tali yol mahiyetindeki 3028 caddesinden olay yeri kavşağa yaklaşımda aracının hızını düşürmüş olması ve kavşak başında durup öncelikle sağından dağru seyirle geçiş öncelikli bölünmüş yoldan gelen ve de duramayacak kadar da kavşağa girmiş olduğu anlaşılan dava dışı sürücü Eda Tekin idaresindeki... plakalı araca geçiş önceliği tanıması ve kavşağa da dikkatli ve tedbirli şekilde girmesi gerekirken, davalı ...'nin aksine hareketle geliş seyir hızı ile kavşağa girerek kavşaktan karşıya kontrolsüz şekilde geçişi esnasında, sağından bölünmüş yol mahiyetindeki geçiş öncelikli 3031 Caddesinden düz seyirle gelmekte olan... plakalı araca geçiş önceliği tanımayarak bu aracın sol yan kısmından çarpmış olduğu kazanın oluşumunda %75 oranında kusurlu olduğu, olay yeri yerleşim yeri içi ve dört yönlü bir kavşak olup, ... plakalı araç sürücüsü Eda Tekin'in her ne kadar 3031 Caddesi (Dumlupınar Bulvarı) bölünmüş yol mahiyetindeki geçiş / seyir öncelikli yolda seyir halinde olsa da olay yeri kavşağa yaklaşırken aracının hızını azaltması ve kavşak içinde kavşağın diğer kollarını da gözeterek kavşak içinde dikkatli ve tedbirli şekilde güvenle seyretmesi ve gerektiğinde kazayı önlemek adına etkili fren tedbirine de başvurması gerekirken, sürücü Eda Tekin'in aksine hareketle kontrolsüzce meskun mahal içi kavşağa geliş seyir hızı ile girerek, aracının sol yan kısmından solundan gelen davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın darbesine maruz kalmış ve aldığı darbe ve aracının yüksek hızından dolayı kavşağın karşı köşe kısmı hem de yol dışına da çıkarak yol dışında nizami olarak park halinde olan 34 BIM 572 plakalı araca da çarpmış oldu kazanın oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının 75.000,00 TL olduğu, kusur oranlarına göre davalıların sorumluluğunun 56.250,00 TL olacağı, davacının 15 günlük tamir süresinde ikame araç yoksunluk kaybının 11.700,00 TL olduğu, kusur oranlarına göre davalılar sorumluluğunun 8.775,00 TL olacağı anlaşılmıştır. Yargıtay HGK'nın 2021/485 E. - 2021/971 K. sayılı kararında fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak açılan davanın "Belirsiz Alacak Davası" kabul edilip edilemeyeceği değerlendirilmiş, gerekçesinde "Alacağın yalnızca bir bölümü için açılan davaya ise kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukukî ilişkiden doğmuş olması ve alacağın şimdilik belirli bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Diğer bir söyleyişle, bir alacak hakkında daha fazla bir miktar için tam dava açma imkânı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 109. maddesinde kısmi dava türü düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; "Kısmi dava madde 109; (1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.(2) (Mülga: 1/4/2015-6644/4 md.) (3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez". Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmi dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması" ya da "alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum" şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise, bu husus, davanın kısmi dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 02.04.2003 tarihli ve 2003/4-260 E., 2003/271 K. sayılı kararı; ayrıca bkz., Pekcanıtez, H.: Medeni Usul Hukuku, C.II, 15. baskı, İstanbul 2017, s.1000). Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulunun 16.05.2019 tarihli ve 2016/22-1166 E., 2019/576 K., sayılı kararında da benimsenmiştir. Belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişi bunu açıkça dilekçesinde belirtmelidir. Davanın fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak açılmış olması halinde dava kısmi dava olup, davanın, özel bir dava türü olan ve HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen "belirsiz alacak davası" olarak açılması için dava dilekçesinde açıkça belirtilmesi gerektiğinden, kısmi dava niteliğindeki davada dava değeri ancak ıslah yolu ile ancak bir kez artırılabilir (Yargıtay HGK'nın 2021/485 E. - 2021/971 K. sayılı emsal kararı) bu nedenle kısmi davada dava değerinin artırılmasına yönelik ilk dilekçesinin talep artırım, ikinci dilekçenin ıslah olarak kabul edilmesine olanak da bulunmamaktadır." denilerek, davanın açıkça belirsiz alacak davası olarak açılmadıkça, dava belirsiz alacağa konu edilebilecek alacak dahi olsa belirsiz alacak davası olarak kabul edilmeyeceği, dolayısı ile davacının verdiği ilk dilekçenin talep artırım dilekçesi, dava değerine yönelik ikinci dilekçenin ise ıslah dilekçesi olarak kabul edilemeyeceği kabul edilmiştir (Ayrıca bkz. ... BAM 26. HD.'nin 31/05/2024 tarih ve 2024/486 esas, 2024/780 karar sayılı, ... BAM 35. HD.'nin 27/12/2023 tarih ve 2022/1650 esas, 2023/1740 karar sayılı kararları). Davacı vekilinin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davayı kısmi dava olarak açtığı, 27/11/2024 tarihli dilekçesinde açıkça davayı ıslah ettiğini bildirdiği, yukarıda açıklandığı üzere davanın kısmi dava olarak açılması nedeni ile zaman aşımının sadece alacağın dava edilen bölümü için kesildiği, davalılar vekilinin ıslah dilekçesine karşı süresinde zamanaşımı def’indee bulunduğu, zamanaşımı def'inin incelenmesinde ise, ıslah dilekçesinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/1. maddesinin "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmü uyarınca 30/05/2022 kaza tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 27/11/2024 tarihinde verilmesi nedeni ile kısmi dava ile edilen 100,00 TL değer kaybı ve 100,00 TL araç mahrumiyet zararı talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, ıslah edilen bölüme yönelik talebin ise zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlere aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile 100,00 TL değer kaybı ve 100,00 TL araç mahrumiyet zararı olmak üzere toplam 200,00 TL tazminatın 30/05/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin zamanaşımı nedeniyle reddine, 2-Kabul edilen 200,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 13,66 TL karar ve ilam harcı en az (maktu) harca ulaşmadığından, alınması gereken 427,60 TL harcın, 80,70 TL peşin harç, 1.600,00 TL ıslah harcı toplamı olan 1.680,70 TL harçtan düşümü ile artan 1.253,10 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 80,70 TL peşin harç, 1.600,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.761,40 TL harçtan, davacıya geri verilmesine karar verilen 1.253,10 TL harcın düşümü ile kalan 508,30 TL harcın, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 284,50 TL tebligat gideri, 5.750,00 TL bilirkişi ücreti, 1.274,90 TL keşif harcı, 1.550,00 TL ATGV ücreti olmak üzere toplam 8.859,40 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 27,25 TL'sinin, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 8.832,15 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 3.190,16 TL'sinin davacıdan, 9,84 TL'sinin, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 200,00 TL üzerinden takdir edilen 200,00 TL vekalet ücretinin, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 64.825,00 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/12/2024

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/331, K. 2024/853, T. 31.12.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-331-e-2024-853-k-b0b786a4b917