İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/318 E. 2025/263 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/318
Karar No
2025/263
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/318 Esas - 2025/263

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/318 KARAR NO : 2025/263

DAVA : Marka ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 22/07/2024 KARAR TARİHİ : 02/07/2025 Yazıldığı Tarih: 12/07/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: ; müvekkil şirketin, 2022 yılından bu yana "... ... ..." ibaresiyle restoran işletmeciliği yaptığını, "... ... ..." ibareli markasını tescil ettirmek amacıyla yapmış olduğu ... sayılı başvuruya, davalı şirket tarafından "..." ibaresini içeren tescilli markaları mesnet gösterilmek suretiyle itiraz edildiğini ve ... tarafından başvuru ile davalı markaları 6769 sayılı Kanunun 6/1 maddesi kapsamında benzer bulunarak müvekkil başvurusunun reddine karar verildiğini, müvekkile ait başvuru ile davalının itiraza mesnet markalarına baktığımızda markaların karıştırılacak düzeyde benzer olmadığını, müvekkil marka başvurusuna getirilen eklerin ve renk unsurlarının başvuruyu davalı markalarından farklılaştırdığını, müvekkil başvurusunda siyah zemin üzerine beyaz harfle yazılan "..." ibaresinin altında gülen yüz emojisi ve kırmızı büyük harflerle yazılmış "..." ibaresi bulunduğunu, müvekkil restoranında ... ve türevleri satışa sunulmakta olduğundan, kırmızı harflerin arasında "..." harfleri siyah renkle yazılmak suretiyle "..." ürünlerine vurgu yapıldığını, davalı markalarında ise, buğdaya vurgu yapan sarı başak sembolünün sıklıkla kullanıldığı, ilk bakışta ürünün makarna olduğu anlaşıldığını, esasen yemek yemenin insana mutluluk vermesinden hareketle yiyecek-içecek sektöründe sıklıkla kullanılan "..." kelimesi sıfat olarak tek başına zayıf ayırt ediciliğe sahip marka olduğunu, müvekkil başvurusunda yer alan renk, şekil ve sözcük unsurlarının başvuruyu davalı markalarından yeterince farklılaştırdığı, taraf marka işaretleri arasında işletmesel bağlantılandırma ihtimali de dahil olmak üzere iltibas tehlikesi bulunmadığının açıkça görüldüğünü ifade ederek haklı davalarının kabulü ile ... 21.05.2024 tarih ve ... sayılı ... kararının iptaline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: müvekkil çok uzun yıllardır “...” esaslı unsurunu ihtiva eden markası ile etkin ve yaygın bir ticaret yürütmekte, çok ciddi reklam ve sponsorluk harcamaları yaptığını, Televizyon izleyen her vatandaşın, ..., ... gibi sanatçıların, ....' in rol aldığı müvekkile ait reklam filmlerini gördüğü, makarna tüketen herkesin “... makarna” markasını bildiği kamuyonun bilgisinde ispatı gerekmeyen bir husus olduğunu, müvekkilin bu faaliyetleri sayesinde ... ibaresi müvekkil ile özdeş, ayırt edici karakteri bulunan bir marka halini almış, müvekkil ... sayılı “... ” tanınmış marka tescili yanı sıra, 29,30,32,35,43. Sınıflarda tescilli onlarca “...” esaslı unsurunu ihtiva eden seri marka tescilleri ile kendi ile özdeş olan ve çok ciddi yatırımlar yaptığı markasını koruma altına aldığını, davalının şeklinde ... ibaresini büyük puntolar ile öne çıkartarak, aynı sınıfta, görsel, anlamsal ve fonetik benzerlik içeren marka tescil müracaatı yaptığı, böylelikle SMK 6/1. maddesine aykırı davrandığını, müvekkilin onlarca seri marka tescilinin tekrar eden esaslı unsuru ... olup, davalının da ön plana çıkardığı, büyük puntolar ile yazdığı ... ibaresinin davalının markasının öne çıkan esaslı unsuru bulunduğunu, “...” ibaresi jenerik ve ayırt ediciliği bulunmayan bir ibare olup, “...” sloganının da markasal değeri bulunmayan bir slogan olduğu ve çok küçük yazılması sebebi ile öne çıkmadığını, bu hali ile davalının “...”, “...” sloganı her iki markanın da öne çıkan esaslı unsurunun ... olduğu gerçeğini değiştirmemekte ve iltibası ortadan kaldırmadığını, dava konusu 29,43. Sınıf, gıda sektörünü kapsamakta olup, gıda sektörünün her türden tüketiciye hitap ettiği, söz gelimi çocukların da çok yaşlı kişilerin de dava konusu ürün grubunu tercih ettiğini, bu sebeple bilirkişinin tespitinin aksine, iltibas kıyaslamasına esas alınması gereken tüketici kesmi düşük dikkat seviyesine sahip tüketici kitlesi olduğunu, kıyaslama yapılırken müvekkilin tanınmış marka tescili bulunduğu ve bu durumun iltibası arttırdığı da gözden kaçırılmaması gerektiğini, davalının markasının tesciline karar verilmesi halinde müvekkilin markasının ayırt edici karakteri zedelenecek, davalının markası müvekkil markasının serisi olarak algılanacak, davalı haksız kazanç temin edecek ve davalının tescili sebebi, ile müvekkilin markaları ve ticaret unvanı ile haksız rekabet meydana geleceğini, davalının henüz tescil etmediği bir markayı fiilen kullanmaya başlamasının basiretli tacir davranışı olarak nitelenemeyecek, davalının kötü niyetini ortaya koyan bir durum olduğunu, bu hali ile olayda SMK 6/9 koşullarının mevcut olduğunu ifade ederek davaya cevap dilekçelerinin dosyaya kabulüne, davanın reddine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, tüm yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davalı firmanın itiraz mesnedi markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ... ... sayılı ... Kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 23/05/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 22/07/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; ". 1- Başvuru Sahibi İtirazı; ... başvuru numaralı "... ... "..."" ibareli başvurunun ..... sayılı , "...", ..... "... makarna", ....ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. Sınai Mülkiyet Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 29/2 maddesi gereği başvuru sahibi tarafından talep edilen kullanım ispatı talebi, kullanımın ispatı talep edilen markaların tescil numaralarının açıkça belirtilmemesi?nedeniyle dikkate alınmamıştır. Belirtilen genel ilkeler çerçevesinde yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların görsel, işitsel ve kavramsal yönden benzer oldukları, markaların tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin de aynı/aynı tür olduğu dikkate alındığında ilgili tüketici kesimi nezdinde marka sahipleri arasında idari veya iktisadi anlamda bir bağlılığın bulunduğu yönünde bir izlenim oluşabileceği, diğer bir deyişle başvuru ile itiraz gerekçesi markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır...... itirazlar kabul edilmemiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı başvuru Markası Davalı Markaları .... .... .... .... ...

Bilirkişi raporunda ÖZETLE;" Davacı markası ile davalı tarafa ait mesnet markaların emtialarının aynı ve/veya benzer olduğu, Karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan ve genel görünümleri itibariyle benzer olduğu, Buna göre dava konusu markalar arasında karıştırılma ve iltibas ihtimalinin bulunduğu, Dava konusu ... kararının işbu rapor kapsamında yapılan değerlendirmeler ile uyumlu olduğu," şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.

GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının "...." " ibareli marka başvurusu ile davalıya ait " ... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu ; Diğer yönden başvurunun reddedilen 29 ve 43 .ncü sınıflara dahil emtiaların davalı markalarında da aynen yer aldığından emtia benzerliği de oluştuğu; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının "...." " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının "... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, benzerlik nedeniyle her iki markada yanılgı yaşayabileceği , ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşabileceği yani taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki kısmi iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Tüm bu gerekçelerle bilirkişi raporu da benimsenerek ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.

02/07/2025

Katip .... E-imza

Hakim .... E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/318, K. 2025/263, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-318-e-2025-263-k-ce4959d31e4b