İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/315 E. 2024/900 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/315
- Karar No
- 2024/900
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 09/05/2024 KARAR TARİHİ : 19/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket, 17.01.2023 tarihinde .../İstanbul merkez olmak üzere tek ortaklı olarak (... ...) tescil ve ilan edilmek suretiyle kurulduğunu, şirket müdürü ise tek ortak konumunda bulunan ... ... olduğunu, Davacı müvekkili tarafından davalı şirketin %50 oranda pay sahibi ve ortağı olunduktan sonra ise şirketin usule uygun şekilde yönetilmediği, kar payı dağıtımı gerçekleştirilmediği, ticari faaliyetlerin ayıplı bir şekilde gerçekleştirilmesi nedeniyle itibar kaybına sebep olunduğu, ortak sıfatıyla müvekkilin bilgi almasının engellenmesi gibi yönetimsel zaafiyetlerden kaynaklı olarak şirketin kötü yönetilmesi ve itibarsızlaştırılması neticesinde müvekkil adına işbu başvurunun yapılarak haklı nedenlerle ortaklığın sona erdirilmesini ve ortaklıktan çıkma talebini ileri sürme zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkilin ortağı haline geldiği şirket 2023 yılında kurulmuş olmasına rağmen bugüne kadar bir genel kurul süreci gerçekleştirilmemiş, şirket anasözleşme ve ttk hükümlerine aykırı şekilde yönetildiğini, hesap dönemini tamamlamış olan şirketin anasözleşmesinde yer almasına rağmen genel kurul gerçekleştirerek kar payı dağıtımı yapmamış olması müvekkilin hakkını önemli ölçüde kısıtlamakta olup çıkma konusunda haklı neden teşkil ettiğini, öncelikle davalı şirketin zarara uğratılmasını engellemek amacıyla denetim kayyumu atanmasına ve şirketin malvarlığına yönelik tedbir kararı alınmasına, davamızın kabulü ile müvekkilin davalı şirket ortaklığından çıkmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup davalı davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının ... İcra Dairesi'nin 2023/... esas sayılı takip dosyasında cari hesap alacağından kaynaklanan 152.243,74-TL asıl alacak için takip yapıldığı, ödeme emrinin 05/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde itiraz etmediği, takibin kesinleştiği görülmüştür. Ticaret Sicil kayıtlarının incelenmesinde; davalı şirketin son tescilini 12.10.2023 tarihinde yaptırdığı, 10.10.2023 tarihli genel kurulda şirket adresinin ... adresine taşınmasına karar verildiği, genel kurul toplantısına davacı ... ve ... ...'ın katıldığı görülmüştür. Vergi Dairesi cevabi yazısı ile davalı şirketin 12.07.2024 tarih ve ... benzersiz kodlu yoklamada mükellefin tespit anında faal olduğunun bildirildiği görülmüştür. ... Noterliği'nin 07.06.2024 tarih 06073 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davacı ...'nın davalı şirketi, davacının ortağı olduğu şirket hakkında bilgi alamaması, yetkilinin görevlerini yerine getirmemesi, şirket ortaklığa dair güvenin kalmadığı ve şirket ortaklığını haklı nedenlerle fesih davası açacağına ilişkin ihtar ettiği, 12.01.2024 tarihinde ihtarnamenin tebliğ edildiği görülmüştür. Takbis; Davalı şirketin Uyap üzerinden yapılan takbis sorgulamasında herhangi bir mal varlığı kaydına rastlanmadığı görülmüştür. Dava, şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkindir. TTK 531/1. Madde "Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir." TTK 638. Madde - "(2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." TTK 641/1. Madde "Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir." TTK 642/3. Madde "Ayrılan ortağın ayrılma akçesinin ödenmeyen kısmı, şirkete karşı, bütün alacaklılardan sonra gelen bir alacak oluşturur..." hükümleri getirilmiştir. TTK'nın 641/1. maddesine göre ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir. Çıkma payı bir nevi tasfiye payıdır. Yani çıkan ortak için tasfiye payının yerine geçmektedir. Bu nedenle bu hak, farazi tasfiye payı olarak ifade edilmektedir. Çıkma ile ortaklık, sadece çıkan ortak için sona erdiğinden, ona düşen payın verilmesi amaçlanmaktadır, zira diğer ortaklar için ortaklık ilişkisi devam etmektedir. Bu bağlamda ayrılma payını, ortaklıktan ayrılan ortağa esas sermaye payını ve bu payın ona sağladığı ortak sıfatını kaybetmesine karşılık kendisine ödenmesi gereken değer olarak kabul etmek gerekir. (Bkz. Yrd. Doç. Dr. Nihat TAŞDELEN, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Limited Ortaklıklarda Çıkma Çıkarılma ve Fesih, Ankara 2012, sf. 179 vd.) Ayrılma akçesi, ayrılan ortağın esas sermaye payının karar tarihine en yakın gerçek değerine uyan miktarı ifade etmektedir(TTK m. 641/1). Bu miktar, ortaklığın mal varlığının ortağın esas sermaye payına düşen kısmıdır. Esas sermaye payının gerçek değeri hesaplanırken, yaşayan işletme içindeki piyasa değeri esas alınmalıdır. Bu belirlemenin sonucunun negatif bir değer olması, ayrılan ortağı ortaklığa karşı borçlu hale getirmez. Zira sorumluluğu sermaye payıyla sınırlı olan ortağa, ortaklığın zararları nedeniyle bundan öte bir sorumluluk yüklenemez. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Mahkememize açılan davanın davacısı, davalı şirketin %50 pay sahibi olup şirketin kötü yönetildiği, ortaklık haklarının kullandırılmadığı ve güven ilişkisinin zedelendiği iddiasıyla TTK'nın 638/2. maddesi uyarınca ortaklıktan çıkma talebinde bulunmuştur. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ortağı olduğu şirkette bilgi edinme hakkının engellendiğini, şirketin usulüne uygun şekilde yönetilmediğini, kar payı dağıtımı gerçekleştirilmediğini, ticari faaliyetlerin ayıplı şekilde gerçekleştirilmesi nedeniyle itibar kaybına sebep olunduğunu ileri sürerek haklı nedenle ortaklıktan çıkma talebinde bulunmuştur. Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap verilmemiş olup, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 128. maddesi uyarınca tüm iddialar inkar edilmiş sayılmıştır. Bu durum, ortaklar arasındaki iletişimin koptuğunu ve işbirliği zemininin kalmadığını göstermektedir. Dosya kapsamında, davacının noter kanalıyla gönderdiği ihtarnameler ile şirket hakkında bilgi talep ettiği ve ortaklık ilişkisinin devamının çekilmez hale geldiğini bildirdiği, ancak bu ihtarnamelere de cevap verilmediği anlaşılmaktadır. Limited şirketlerde ortakların şirket yönetimi ve mali durumu hakkında bilgi alma hakları temel ortaklık haklarından olup, bu hakkın sistematik şekilde engellenmesi ortaklık ilişkisinin devamını çekilmez hale getiren haklı neden niteliğindedir. Davalı şirketin davaya cevap vermemesi, davacının bilgi alma taleplerini yanıtsız bırakması bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının güven ilişkisinin kalmadığı yönündeki iddialarına itibar edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ortaklık ilişkisinin temelini oluşturan güven unsurunun ortadan kalktığının açıkça anlaşılması karşısında, davacının haklı nedenle ortaklıktan çıkma talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf çıkma payı talebin mahfuz tutulmasını talep etmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-TTK.636/3. Maddesi gereğince kabulü ile davacının 437486-5 sicil nolu davalı ... ortaklığından TTK 638/2 md.si ne göre çıkmasına, payın şirkete devrine, 2-Davacının çıkma payı bedelinin mahfuz tutulmasına, 3-Çıkmanın kararın kesinleştiği tarihten itibaren hüküm ifade etmesine, 4-Karar kesinleştiğinde tescil ve ilanı için karardan bir suretin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'na gönderilmesine, 5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 794,00-TL yargılama gideri davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.19/12/2024
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır
Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”