İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/302 E. 2025/430 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/302
Karar No
2025/430
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : KARAR NO:

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 07.03.2022 tarihinde “İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Sözleşmesi” imzalandığını, iş sağlığı ve güvenliği sözleşmeleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bildirilmekte olup, davalı tarafça böyle bir sözleşmenin icra edilmediği iddia edilemeyeceğini, özellikle internet üzerinden Bakanlığın İSG-KATİP uygulamasında gerekli kayıtlar sürekli girildiğini, davalı, davacı şirket tarafından sözleşmeye istinaden kesilen faturalara da itiraz etmediğini, davacının yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının kesintisiz hizmet verdiğini, ancak takibe konu edilen 2022-2023 yılı cari hesap bakiye alacağı ödenmediğini, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını davalının icra takibine itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itiraz sebebi ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara da katılmamıştır. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Mahkememizce Konya . İcra Müdürlüğü'ne, Trabzon Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Erzurum Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na, Konya Selçuk Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. SMMM bilirkişiden rapor alınarak, taraflara raporun tebliğinin temini sağlanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkindir. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları) Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir. Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. (6762 sayılı TTK’nin 87.) maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukukî sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nin cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’nin cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... E ... K sayılı ilamı) Somut olayda, her ne kadar takip dayanağı olarak cari hesap ilişkisi gösterilmiş ise de, taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığından takip dayanağının açık hesaptan kaynaklı alacak olduğu kabul edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 222/2. maddesine göre; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesine göre; İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Mahkememizce Konya . İcra Müdürlüğü'nün dosyasının incelenmesinde, alacaklısının .... A.Ş. ... Şubesi, borçlusunun ... Tic. Ltd. Şti. olduğu, borcun cari hesaptan kaynaklandığı, toplam 23.251,58 TL üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür. Taraflar arasındaki sözleşme ve faturalara istinaden alacak borç ilişkisinin tespiti bakımından SMMM bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi 21/03/2025 tarihli raporda sonuç olarak; davacı ... Güvenliği Şirketi’nin dava konusu dönemlere ait ticari defterlerinin yasal süresi içinde tasdik edildiği/onaylandığı ve ticari defter kayıtlarının muhasebe tekniği açısından birbirini doğrular nitelikte olduğunun tespit edildiği, davacının ticari defter kayıtlarına göre, Mart 2022 - Mart 2023 döneminde davalı tarafa toplam 25.480,00 TL tutarında fatura düzenlediği, davalıdan 3.920,00 TL tahsilat yaptığı ve dava tarihinde davalı şirketten 21.560,00 TL tutarında açık hesap alacaklı olduğunu, taraflar arasında 07.03.2022 tarihli "İş Sağlığı ve Güvenliği Sözleşmesi"nin yapıldığı, bu sözleşmenin 07.03.2022 - 07.03.2023 dönemlerini kapsadığı, aylık hizmet bedelinin 1.750,00 TL + KDV olarak belirlendiği ve sözleşmede belirtilen hizmet verilecek iş yeri sicil numaralarının davalı ... Yapı Şirketi’ne ait olduğunun tespit edildiği, davacının, davalı ... Yapı Şirketi adına düzenleyerek ticari defterlerine kaydettiği faturaların, taraflar arasında yapılan sözleşmeye uygun olduğunu belirtmiştir. Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davalı ile davacı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalıya karşı cari hesap alacağına ilişkin takip başlatıldığı, davacının ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 21/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; davalının 21.560,00 TL tutarında davacıya borçlu olduğunun tespit edildiği belirtilmiş olup, dosya arasında mevcut ve Mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporları ve davacının talebi dikkate alındığında davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Tarafların feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davanın KABULÜ İLE; Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile 21.560,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiz üzerinden TAKİBİN DEVAMINA, fazlaya dair talebin reddine, 2-İtirazın iptaline karar verilen asıl alacak 21.560,00 TL üzerinden davacı lehine %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, 3-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 21.560 TL olduğunun kabulü ile) alınması gereken 1.472,76 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile kalan 1.045,16 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç gideri, 427,60 TL başvuru harcı gideri, 290,50 TL, 2.750 TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 3.895,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 21.560 TL olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 21.560 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/06/2025

Katip Hakim

Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/302, K. 2025/430, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-302-e-2025-430-k-bf37e9b7f6dd