İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/289 E. 2026/407 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/289
- Karar No
- 2026/407
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/289 KARAR NO : 2026/407
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 22/04/2024 KARAR TARİHİ : 21/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sigortalısı davadışı ----- yerleşik ----- firmasına satmış olduğu kiraz cinsi emtianın nakliyesinin davalı tarafından yapıldığını, alıcı adresine ulaşan emtianın tahliyesinde bir kısım emtianın soğuk hava zincirinin kırılması nedeniyle hasara uğradığını, müvekkilinin hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zararı tazmin ederek elde ettiği kanuni halefiyet ve almış olduğu yazılı temlike dayalı akdi halef sıfatıyla davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatmış olduğu takibe davalı/borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek, haksız itirazın iptaline, borçlu/davalının %20’den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; USUL Yönünden; davacı tarafından dava dilekçesi ve eklerinin tebliğ ettirilmediğini, uyuşmazlıkta CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davanın zamanaşımı dolduktan sonra ikame edildiğini, davacının aktif husumet ehliyetini ispat etmesi gerektiğini, ESAS Yönünden; hasar miktarının yüksek olup, ispatlanması gerektiğini, emtia ambalaj ve yüklemesinin davacı tarafından yapıldığını, ön soğutma yapılmadığını, müvekkili şirketin sorumluluk sigortacısı ----- tarafından yaptırılan ekspertiz raporunda ürünlerin nakliye için yetersiz paketlenmesinin hasar nedenleri arasında sayıldığını, bu nedenle CMR 17/4. c maddesine göre müvekkilinin hasardan sorumlu tutulamayacağını, hasarı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkilinin azami sorumluluğunun sınırlı olacağını, sovtaj bedelinin ve --- satış olduğu için navlun bedelinin hasardan düşülmesi gerektiğini, faiz talebinin fahiş olduğunu, CMR Konvansiyonunda faizin %5 ile sınırlandırıldığını savunarak, davanın reddini ve davacının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.Mahkememizce alınan 09/04/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda bilirkişiler; Davacı---- sigortalısı davadışı----- ait emtianın davalı taşımacı sorumluluğundaki nakliye esnasında bir kısmının hasar gördüğünün sabit olduğu, söz konusu hasarın, davalı taşımacı ----CMR Konvansiyonu 12’nci maddesi 7.paragrafı hükmünce, CMR belgesi üzerine yazılı olan taşımadaki muhafaza edilmesi gereken sıcaklık değerleri talimatına uymamasından kaynaklandığı, davalı taşımacının CMR Konvansiyonu 17’nci maddesi 1.paragrafı gereği meydana gelen zarardan sorumlu olacağı, ancak davacı sigorta şirketi tarafından --- yapılan --- RARORUNA atıf ile zarar miktarının, sovtaj tenzilinin belirlendiği fakat dosyaya bu ---- RAPORU sunulmadığı için zarar gören emtia miktarı ve sovtaj bedelinin denetlenemediği, ayrıca davacının sefere mahsus poliçenin bağlı olduğu abonman poliçe dosya kapsamında yer almadığından, meydana gelen rizikonun sigorta teminatı altında olup olmadığı, muafiyet tenzilinin ne kadar olduğunun denetlenmediği denetlenemeyen verilerin bulunması nedeniyle zarar tutarı konusunda denetime elverişli bir görüş oluşturulamadığı, mevcut dosya kapsamına göre, davacının rücu talebinde bulunabileceğinin ve başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptalini talep edemeyeceği, mahkemece davalı tarafından, hasar dosyasının (raporda belirtilen) tüm ekleri ile kül halinde ve ---- numaralı abonman poliçenin tüm zeyilnamelerinin, ayrıca davacının sorumluluk sigortacısı ---- nolu hasar dosyası ve tüm ekleri ile dosyaya celbi yönünde bir karar vermesi durumunda denetime elverişli bir görüş oluşturulabileceği, sonuç ve görüşlerine ulaşıldığını, Mahkemece heyet görüşü aksine, davacının sunduğu ekspertiz raporunun yeterli olduğu ve doğruları yansıttığı, abonman poliçenin sunulmasına ve denetlenmesine gerek olmadığı yönünde bir kanaate varması durumunda; davalı taşımacının, CMR Konvansiyonu 23’üncü maddesi kapsamında sorumlu tutulabileceği gerçek zarar tutarının 13.894,24USD olacağı ve bu tutarın CMR Konvansiyonu 23’üncü maddesi 3.paragraf gereği taşıyıcının sorumlu olacağı 93.629,20SDR altında kaldığı, davacı Sigorta şirketinin elde ettiği yasal halefiyete dayanarak, taşımacının sorumlu tutulabileceği 13.894,24USD zarar tutarını davalı taşımacıdan talep edebileceği, davalı aleyhine ---.İcra Dairesi nezdinde ---- Esas sayılı icra dosyası ile başlatmış olduğu takibin, asıl alacak tutarı olarak 13.894,24USD kısmına vaki itirazın iptalini talep edebileceği, davacının rücuen talep edebileceği 19.110,40USD asıl alacağına, CMR Konvansiyonu 27’nci maddesi 1.paragrafa hükmünce, takip tarihinden itibaren %5 oranında faiz talep edebileceği, davanın CMR Konvansiyonu hükümleri çerçevesinde zaman aşımı süresi içinde ikame edilmiş olduğu sonuç ve görüşlerine ulaşıldığı yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuşlardır. Mahkememizce alınan 24/11/2025 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda bilirkişiler; Davacı ---- sigortalısı davadışı -----ait emtianın davalı taşımacı sorumluluğundaki nakliye esnasında bir kısmının hasar gördüğünün sabit olduğu, söz konusu hasarın, CMR belgesi düzenleyen davalı taşımacı ----- CMR Konvansiyonu 12’nci maddesi 7.paragrafı hükmünce, CMR belgesi üzerine yazılı olan taşımadaki muhafaza edilmesi gereken sıcaklık değerleri talimatına uymamasından kaynaklandığı, davalı taşımacının CMR Konvansiyonu 17’nci maddesi 1.paragrafı gereği meydana gelen zarardan sorumlu olacağı, davalı taşımacının, CMR Konvansiyonu 23’üncü maddesi kapsamında sorumlu tutulabileceği gerçek zarar tutarının 16.959,69 USD olacağı ve bu tutarın CMR Konvansiyonu 23’üncü maddesi 3.paragraf gereği taşıyıcının sorumlu olacağı 93.629,20SDR altında kaldığı, davacı Sigorta şirketinin elde ettiği yasal halefiyete dayanarak, taşımacının sorumlu tutulabileceği 16.959,69 USD zarar tutarını davalı taşımacıdan talep edebileceği, davalı aleyhine-----.İcra Dairesi nezdinde ---- sayılı icra dosyası ile başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptalini talep edebileceği, davacının rücuen talep edebileceği takipteki 16.959,69 USD asıl alacağına, CMR Konvansiyonu 27’nci maddesi 1.paragrafa hükmünce, takip tarihinden itibaren %5 oranında faiz talep edebileceği davanın CMR Konvansiyonu hükümleri çerçevesinde zaman aşımı süresi içinde ikame edilmiş olduğunun, davacı tarafından davalıya keşide edilen ihtarnamenin tebliğ şerhinin görülmesiyle denetlenebileceği yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuşlardır. Mahkememizce alınan 19/01/2026 tarihli bilirkişi heyet 2. ek raporunda bilirkişiler; Davacı ---- sigortalısı davadışı ------ait emtianın davalı taşımacı sorumluluğundaki nakliye esnasında bir kısmının hasar gördüğünün sabit olduğu, söz konusu hasarın, CMR belgesi düzenleyen davalı taşımacı ----- CMR Konvansiyonu 12’nci maddesi 7.paragrafı hükmünce, CMR belgesi üzerine yazılı olan taşımadaki muhafaza edilmesi gereken sıcaklık değerleri talimatına uymamasından kaynaklandığı, davalı taşımacının CMR Konvansiyonu 17’nci maddesi 1.paragrafı gereği meydana gelen zarardan sorumlu olacağı, davalı taşımacının, CMR Konvansiyonu 23’üncü maddesi kapsamında sorumlu tutulabileceği gerçek zarar tutarının 16.959,69 USD olacağı ve bu tutarın CMR Konvansiyonu 23’üncü maddesi 3.paragraf gereği taşıyıcının sorumlu olacağı 93.629,20SDR altında kaldığı ve kadri marufunda olduğu, davacı Sigorta şirketinin elde ettiği yasal halefiyete dayanarak, taşımacının sorumlu tutulabileceği 16.959,69 USD zarar tutarını davalı taşımacıdan talep edebileceği, davalı aleyhine ---.İcra Dairesi nezdinde ---- sayılı icra dosyası ile başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptalini talep edebileceği, davacının rücuen talep edebileceği takipteki 16.959,69 USD asıl alacağına, CMR Konvansiyonu 27’nci maddesi 1.paragrafa hükmünce, takip tarihinden itibaren %5 oranında faiz talep edebileceği, davanın CMR Konvansiyonu hükümleri çerçevesinde zaman aşımı süresi içinde ikame edilmiş olduğu yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuşlardır.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, sigorta şirketi tarafından dava dışı şirkete ödenen bedelin halefiyete göre davalıdan tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali istemine ilişkindir.İİK 67/1.maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." ----- Esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır. İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır."İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur. 7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesinde halefiyet usulü düzenlenmiş olup, düzenlemeye göre sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tanzim edilen bedel kadar sigortacıya intikal edeceği hususunda mahkememizce tereddüt bulunmamaktadır. Somut olayda davacının sigortalısının, dava dışı ----- isimli firma ile kiraz satışı için anlaştığı, kirazların taşınmasının ise davalı tarafından yerine getirildiği, davacı tarafından da sigortalandığı, mezkur emtianın soğuk hava zincirinin kırılmasından kaynaklı hasara uğradığı, davacı tarafından hasar bedelinin dava dışı sigortalısına ödendiği, davalının işbu bedelden sorumlu olduğu iddiasıyla davacı tarafından davalıya dava konu icra takibinin başlatıldığı, davalının itiraz etmesi üzerine itirazın iptali için işbu davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık çözümü için öncelikle davacının sigortalısı tarafından dava dışı yurt dışında mukim olan şirkete gönderilen kirazların davalı tarafından taşınırken hasar görüp görmediği, davalının meydana gelen hasardan sorumlu olup olmadığı, davacının sigortalısına yapmış olduğu ödemenin kadri maruf olup olmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Mahkememizce dosya CMR uzmanı bilirkişi ve gıda mühendisi bilirkişiden oluşan heyete tevdii edilmiş, 06.04.2025 tarihli kök rapor, 21.11.2025 tarihli ek rapor ve 17.01.2026 tarihli ikinci ek rapor dosya arasına alınmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde CMR belgeleri ile faturanın uyumlu olduğu, dava konu emtia olan kirazların , dava dışı sigortalı----tarafından dava dışı ve ---- mukim ------ şirketine gönderilmek üzere davalı tarafından taşındığı, taşıma esnasında emtianın bir kısmının bozulduğu, aracın termostatının bozuk olduğu ve tamir edildiğine ilişkin dosya kapsamında fatura bulunduğu, kirazın +1 ve 3 derece aralığında %90-95 bağıl nem oranında saklanması gerektiği, bu yöntemli 45 gün kadar bozulmadan durabileceği, dava konusu emtianın 2 derecede taşınması gerektiğine ilişkin tutanağının dosya arasında bulunduğu, +2 ve -2 dereceler arasında dalgalanma olmasının normal olduğu, dalgalanmadan kaynaklı olarak 0-4 derece aralığında taşınmış olabileceğinin kabul edilmesi gerektiği, 20.06.2021 tarihinde ürünlerin hasat edildiği, 24.06.2021 tarihinde paketlendiği, 03.07.2021 tarihinde ise dava dışı şirketin adresi olan --- teslim edildiği, ----- tarihinin 04.07.2021 olduğu dikkate alındığında kirazların raf ömrünü tüketmediği, her ne kadar ekspertiz raporunda davaya konusu emtianın bozulması sebebinin yetersiz paketlenme ve uygun sıcaklıkta taşınmaması olarak belirtilmiş ise de paketlemeden önce kirazların nasıl koşullarda paketlendiği dosya kapsamından anlaşılamadığı, karton kutu halinde düzgün şekilde paketlendiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, +4 derece sıcaklıkta emtianın bozulmaya başlayacağı, --- marka ---- marka ---- seri numaralı ısı kaydedicisine göre 25.06.2021-03.07.2021 arasında sıcaklığın minimum 4 derece olarak kaydedildiği, yer yer 18,8 dereceye kadar çıktığı, ön soğutmanın yapılmamasının olaya etkisinin olmadığı zira sıcaklığın, olması gereken sıcaklıktan oldukça fazla şekilde yükseldiği, emtinanın %15,5'inin bozulmasının fazla sıcaklıktan kaynaklandığı, ---- Ticaret Borsası'ndan gelen cevabi yazı da dikkate alındığında +24 kalibre kirazın fiyatının 2,4 USD olduğu, 25.06.2021 yüklenme tarihi itibariyle 1 USD'nin 8,67 TL olduğu dikkate alındığında fiyatının 20.808 TL olduğu, bu sebeple davacı tarafından yapılan ödemenin kadri maruf olduğu, CMR'nin 17/1 maddesine göre taşıyıcı olan davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, her ne kadar davalı tarafından zararın, yanlış paketlemeden kaynaklı meydana geldiği savunulmuş ise de zararının yanlış paketlemeden değil, sıcaklık sebebiyle meydana geldiğinin anlaşıldığı, taşıyıcı olan davalının kasten bu zararı meydana getirmediği dikkate alındığında CMR'nin 23/3 maddesi uyarınca sınırlı sorumluluğu olduğu, CMR'nin 23/7 maddesine göre brüt ağırlığının 8,33 SDR/kg başına sorumlu olduğu, 11.240 kgx8,33 SDR olmak üzere 93.629,20 SDR ile sınırlı sorumlu olduğu, 1 SDR'nin 1,333884 USD olduğu, sonuç olarak davalının 125.354,52 USD ile sınırlı sorumlu olduğu, davacının talebinin ise 16.959,69 USD olduğu, bu yönüyle davalının sınırlı sorumlu olduğu miktarın altında olduğu, bu sebeple davalının 16.959,69 USD ile sorumlu olduğu, CMR'nin m. 27 hükmü uyarınca davacının, borç tamamen ödeninceye kadar CMR m. 27 hükmü gereğince yıllık %5 faiz talep edebileceği anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından, davanın 1 yıllık zaman aşımı süresi dolduktan sonra ikame edildiği yönünde zaman aşımı defii ileri sürülmüştür. CMR'nin 32. maddesine göre zaman aşımının 1 yıl olduğu, ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu sürenin üç yıl olduğu, dosya kapsamında ise bilerek kötü hareket gibi bir durumun olmadığı, bu sebeple somut olayda zaman aşımı süresinin 1 yıl olduğu, yine CMR'nin 32. maddesinde zaman aşımının her durma ve kesilme sebeplerinin düzenlendiği, kesilmeye ilişkin olarak davanın açıldığı mahkemenin hukukunun uygulanacağı, bu sebeple TBK'nin 146. maddesinin uygulanması gerektiği, davacının sigortalısı dava dışı taşıtan tarafından davalı taşıyıcıya ---Noterliğinin ---- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taşıma tarihi, taşımayı yapan araç plakası, emtia faturası ve hasar tutarını da zikrederek 05.07.2021 tarihinde rücu talebinde bulunulduğu, bu sebeple zaman aşımının taşıtanın rücu talebi ile durduğu, mezkur ihtarnamenin davalıya 09.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği, takibe itiraz ettiği 26.04.2023 tarihine kadar davalı tarafından verilmiş bir cevap olmadığı, bu sebeple kesilen zaman aşımının 26.04.2023 tarihinden itibaren işleyemeye başlayacağı ve zaman aşımı süresinin 26.04.2024 tarihine taşındığı, kaldı ki 32 günlük arabuluculuk süresi içinde zaman aşımın durduğu da göz önüne alınarak zaman aşımı tarihinin 28.05.2024 olduğu, işbu davanın ise 22.04.2024 tarihinde ikame edildiği, bu sebeple davanın süresinde olduğu anlaşıldığından davalının zaman aşımı defii yerinde görülmemiştir. Alacağın bilirkişi raporu ile hesaplandığı dikkate alındığında likit olmadığı, bu sebeple icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile, davalının ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak miktarı olan 16.959,69 USD yönünden iptali ile takibin işbu asıl alacağa borç tamamen ödeninceye kadar CMR m. 27 hükmü gereğince yıllık %5 faiz uygulanmak suretiyle devamına, 2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 37.787,33-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 7.523,37-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 30.263,96-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 7.523,37-TL Peşin nisbi Harcı, 31.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 229,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 39.179,97TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 88.508,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ----- Arabuluculuk Bürosu'nun dosyasında takdir edilen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca talep halinde yatırana İADESİNE,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.