İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/274 E. 2025/337 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/274
Karar No
2025/337
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/274 KARAR NO : 2025/337 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 29/03/2024 KARAR TARİHİ : 15/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin lojistik alanında faaliyette bulunduğunu, davalı şirketin yüklemesini ve beyannamesini yaptığı taşımacılık işi ile alakalı müvekkiline davalı yanın kendi hatası sebebiyle destinasyon masrafı çıkardığını, işbu bedelin müvekkiline ödenmesinin gerektiğini, davalı tarafından, icra takibine geçilmeden öncesinde gönderilen faturaya itiraz edilmediğini, aradaki ticari ilişkiye ve borcun içeriğine itiraz edilmediğini, davalı şirketin hem davacı müvekkil şirketçe düzenlenen faturaya itiraz etmediğini, hem de müvekkili tarafından açılan icra takibine itiraz etmediğini, basiretle tacir gibi davranma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, taraflar arasında taşıma işinin yapıldığına dair herhangi bir çekişme olmamakla birlikte itiraz edilmemesi neticesinde fatura ve fatura muhteviyatının kabul edilmiş sayıldığını, taraflar arasında ticari ilişki olduğu hususu takip öncesinde yapılan mail yazışmaları ile de sabit olduğunu, davalının soyut iddialar ile ödeme yapmaktan imtina ettiğini, bu kapsamda somutlaştırılamayan iddiaların hukuken de dinlenmeyeceğinin aşikar olduğunu, fatura ve muhteviyatına itiraz edilmeyip, ödeme aşamasına gelindiğinde belgelendirilemeyen iddialar ileri sürülmesi ve işbu iddiaların dinlenebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davalı firmadan alacaklı olduğunun ticari kayıtlar ile de ispatlanacağını, davalı aleyhine Kemalpaşa İcra Dairesinin ...asından gönderilen ödeme emrine haksız yere itiraz edilmiş ise de, müvekkilinin alacağının likit olması nedeniyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, Kemalpaşa İcra Dairesinin... Esas sayılı icra takibinin başlangıç tarihinden itibaren fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden EUR alacak için işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili amacıyla, davalı tarafça haksız olarak yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Kemalpaşa İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyanın iptali olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacının Kemalpaşa İcra Dairesinin... Esas sayılı dosya ile başlatmış olduğu icra takibinin mükerrer icra takibi olup davacının aynı konu ile ilgili olarak Kemalpaşa İcra Dairesinin...Esas sayılı dosya ile icra takibi başlattığını, ilgili takibin de itiraz üzerine durdurulduğunu, davacı tarafından açılan itirazın iptali davasında dava açma süresinin İİK 67/1 gereği 1 yıl olup süre bu süreyi uzatmak amaçlı olarak yapılan ikinci icra takibine bağlı olarak itirazın iptali davası açılmasının kabulü mümkün olmadığını, başlatılan icra takiplerinde alacak konusu olarak hukuka uygun olarak düzenlemiş faturaya itiraz edilmediği sebep gösterilmiş olsa da müvekkili şirket tarafından ilgili faturaya 05.04.2023 tarihinde İzmir... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, bu sebep ile davacı tarafından düzenlenen faturaya itiraz edilmediğinin kabulünün mümkün olmadığını, düzenlenen faturanın tek başına alacağın varlığına delil teşkil etmediğini, müvekkili şirketçe, faturaya konu taşıma hizmetine ilişkin olarak davacıya İzmir... Noterliğinin 22.03.2023 tarihli... yevmiye numaralı işlemin ihtar edildiğini, ihtarnamede davacı şirketçe müvekkili şirkete sağlanan lojistik hizmeti kapsamında ilgili yükün beklemesi depolanması, zamanında teslim edilmemesi gibi her türlü nedenle meydana gelecek tüm zararlardan ve taşıma ücreti dışındaki demuraj, storage başta olmak üzere tüm masraflardan...ağının belirtildiğini, bu sebeple destinasyon storaj bedelinin müvekkili şirkete yansıtılmasının da hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, bu nedenle müvekkili lehine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından dava konusu faturaya itiraz edildiğinden zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu beyan etmekle, davanın usulden ve esastan reddine, icra takibinin iptaline, davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmakaka üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : 1-Kemalpaşa Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 2-Kemalpaşa İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası, 3-Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, 4-Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, 5-Davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları, 6-Davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları, 7-Kemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesinin...Karar sayılı dosyası, 8-Davacı vekilinin 24/07/2024 havale tarihli ıslah dilekçesi, 9-Davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, 10-Davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, 11-Bilirkişi heyetinin 28/01/2025 havale tarihli raporları, 12-Sair deliller. DAVA KONUSU : Açılan dava, taraflar arasındaki taşıma hizmetine dair olarak bulunan ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirkete verildiği iddia edilen uluslararası nakliye hizmeti kapsamında nakliye işi sonrasında düzenlenen destinasyon storaj bedelinin davalı şirketin kusuru sebebiyle oluştuğu ve davalı şirket tarafından davacı şirkete ödenmesi gerektiği iddiası çerçevesinde, destinasyon storaj bedelinin tahsili amacıyla davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 31/03/2023 tarihli ve ... numaralı faturadan kaynaklanan 769,14-USD bedelli alacağın aynen veya fiili ödeme günündeki kur bedeli üzerinden Türk Lirası karşılığının tahsil tarihine kadar hesaplanacak en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223). İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır. Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır. Kemalpaşa İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı ... Anonim Şirketi, borçlunun ise davalı...Sanayi Ticaret Anonim Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 769,14-USD asıl alacak, 136,27-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 905,41-USD üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. 16/07/2024 tarihli duruşma tutanağının 3 numaralı ara kararında, davacı vekilinin ıslah beyanının davanın tam ıslahı mahiyetinde olduğu dikkate alınarak, davacı vekiline 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 180. maddesi uyarınca tam ıslah kapsamında tanzim edilecek yeni dava dilekçesini mahkememize sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmiş olup, davacı vekili tarafından verilen kesin süre içinde 24/07/2024 havale tarihli yeni dava dilekçesi sunulmuştur. Davaya konu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki taşıma hizmetine dair olarak bulunan ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirkete verildiği iddia edilen uluslararası nakliye hizmeti kapsamında nakliye işi sonrasında düzenlenen destinasyon storaj bedelinin davalı şirketin kusuru sebebiyle oluştuğu ve davalı şirket tarafından davacı şirkete ödenmesi gerektiği iddiası çerçevesinde, destinasyon storaj bedelinin tahsili amacıyla davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 31/03/2023 tarihli v... numaralı 769,14-USD bedelli faturadan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali talebine yönelik olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğunun düzenlendiği, davaya konu bakiye alacak bedelinin faturadan kaynaklandığı, fatura tarinin 31/03/2024 olduğu, bu kapsamda dava tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin henüz sona ermediği, kaldı ki alacağın tahsili amacıyla Kemalpaşa İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi çerçevesinde zamanaşımının takip tarihi itibariyle kesilmiş olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin zamanaşımı itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir. 24/09/2024 tarihli duruşma tutanağının 4 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekili davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir. 24/09/2024 tarihli duruşma tutanağının 5 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davalı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davalı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davalı vekili davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir. Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde, dosyanın bir Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi ile bir taşımacılık alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen fatura, Kemalpaşa İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, taraflara ait vergi sicil kayıtları ile BA/BS formları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; taraflara ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadıkları, taraflara ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadıkları, taraflara ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadıkları, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki taşıma hizmetine dair olarak bulunan ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirkete verildiği iddia edilen uluslararası nakliye hizmeti kapsamında nakliye işi sonrasında düzenlenen destinasyon storaj bedelinin davalı şirketin kusuru sebebiyle oluştuğu ve davalı şirket tarafından davacı şirkete ödenmesi gerektiği iddiası çerçevesinde, destinasyon storaj bedelinin mahiyetinin ne olduğu, hangi hukuki sebepten dolayı ortaya çıktığı, taşıma ilişkisinin hangi tarafının sorumluluğunda olduğu, bu kapsamda davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 31/03/2023 tarihli ve ... numaralı 769,14-USD bedelli faturadan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarının ne kadar olduğu hususları ile sair hususlarının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 28/01/2025 havale tarihli raporlarında sonuç olarak; davacı firma tarafından düzenlenen 31.03.2023 tarih ve... sayılı 769,14 USD karşılığı 14.758,10-TL bedelli “Destinasyon Storaj Bedeli” açıklamalı faturanın davalı firma tarafından kabul edilmediğinin İzmir ... Noterliğinden 05.04.2023 tarih ve... yevmiye ile keşide edilen İhtarname ile davacıya bildirildiği ve anılan faturanın davalı firma tarafından kayda alınmadığı, davacı firmanın kanuni defter kayıtlarında göre, davacı firmanın davalı firmadan (Davacı firma tarafından düzenlenen 31.03.2023 tarih ve ... sayılı 769,14 USD karşılığı 14.758,10-TL bedelli fatura nedeniyle) 05.01.2024 takip tarihi ve 29.03.2024 dava itibariyle 22.642,10-TL alacaklı olduğu, daalı firmanın kanuni defter kayıtlarına göre, davacı firmanın davalı firmadan 05.01.2024 takip tarihi ve 29.03.2024 dava itibariyle alacağının bulunmadığı, storaj (depolama) bedelinin davalı firmaya ait olacağına dair, taraflar arasında imzalanmış sözleşme veya davaya konu storaj bedeli maliyetinin davalı firmanın sorumluluğunda olduğuna dair somut belge ibraz edilmediği, yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında, davacı firma tarafından düzenlenen 31.03.2023 tarih ve ... sayılı 769,14 USD karşılığı 14.758,10-TL bedelli “Destinasyon Storaj Bedeli” açıklamalı fatura nedeniyle davacı firmanın davalı firmadan 29.03.2024 dava tarihi itibariyle 769,14 USD alacaklı olup olmadığı, mahkemece alacak tutarına hükmedilmesi halinde, asıl alacak tutarına 29.03.2024 dava tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD cinsi para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı talep edilebileceğini mütalaa etmişlerdir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, Kemalpaşa Arabuluculuk Bürosunun ...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, Kemalpaşa İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları, Kemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyası, davacı vekilinin 24/07/2024 havale tarihli ıslah dilekçesi, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi heyetinin 28/01/2025 havale tarihli raporları ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki taşıma hizmetine dair olarak bulunan ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirkete verildiği iddia edilen uluslararası nakliye hizmeti kapsamında nakliye işi sonrasında düzenlenen destinasyon storaj bedelinin davalı şirketin kusuru sebebiyle oluştuğu ve davalı şirket tarafından davacı şirkete ödenmesi gerektiği iddiası çerçevesinde, destinasyon storaj bedelinin tahsili amacıyla davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 31/03/2023 tarihli ve ... numaralı faturadan kaynaklanan 769,14-USD bedelli alacağın aynen veya fiili ödeme günündeki kur bedeli üzerinden Türk Lirası karşılığının tahsil tarihine kadar hesaplanacak en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, Kemalpaşa İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 769,14 USD asıl alacak, 136,27 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 905,41 USD üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile davalarını alacak davası olarak ıslah ettiklerini beyan ettiği, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme gereğince gerçekleştirilen taşıma işi çerçevesinde ortaya çıkan destinasyon storaj bedelinden hangi tarafın sorumlu olduğu noktasında toplandığı, destinasyon storaj bedelinin taşınan emtianın hedef noktada alıcıya teslim edilebilmesi için katlanılan depolama maliyetini ifade ettiği, Ticaret Bakanlığının sitesinde yayınlanan Gümrük Rehberinde (Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) tarafından belirlenen Uluslararası Ticari Terimlere (... benzer şekilde), belirlenen yerde teslim şeklindeki teslim usulünde, satıcı malları belirlenen varma yerinde gelen taşıma aracından boşaltmadan alıcının tasarrufuna bırakarak teslim edeceği, satıcının malların varma yerine getirilmesine ilişkin tüm hasar ve masrafları üstleneceği, satıcının, hasarı ve masrafları kendisine ait olmak üzere, malların ihracı için gerekli her türlü ihraç iznini veya diğer resmi izinleri alır ve malların ihracı için gerekli gümrük işlemlerini tamamlayacağı, satıcının, masrafları kendisine ait olmak üzere, malların belirlenen teslim yerine, eğer varsa kararlaştırılan noktaya kadar taşınması için taşıma sözleşmesi yapacağı, satıcı malların belirlenen varma yerine getirilmesine ilişkin tüm hasar ve masrafları üstleneceği şeklinde tanımlandığı, ... usulünde satıcı alıcının gösterdiği yere emtiayı teslim ettiği takdirde sorumluluğunun sona ereceği, dolayısıyla, dava konusu olayda,... usulünün geçerli olduğu ve teslim yerinin ise bedeli davaya konu edilen depo olarak belirlendiği varsayımında, davalı yan depo bedelinden sorumlu olmayacağı, taraflar arasında yazılı bir sözleşme ve buna bağlı olarak teslim sırasında destinasyon storaj bedelinin kim tarafından karşılanacağının yazılı olarak belirlenmediği, bu sebeple ticari teamül olan ve Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenen usulün esas alınması gerektiği, davalı şirketi depo maliyetinden mesul kılan başkaca bir teslim usulünün belirlendiğine, depolama maliyetinin davalı sorumluluğunda olduğuna ilişkin bir bilgi ya da belgenin mevcut olmadığı, her ne kadar davalı şirket tarafından davacı şirketçe düzenlenen faturaya itiraz edilmediği belirtilmekte ise de davalı şirket tarafından davacı şirket adına keşide edilen İzmir... Noterliğinin 22/03/2023 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesinde destinasyon storaj bedeli adı altında düzenlenen faturanın kabul edilmediği, bahsi geçen bedelden davacı şirketin sorumlu olduğunun davalı şirkete ihtar edildiği, yine davacı vekili tarafından gecikmenin davalı şirketten kaynaklandığı belirtilmiş ise de bahsi geçen gecikmenin hangi sebeplere dayalı olarak davalı şirketten kaynaklandığının gerekçelendirilmediği ve davalı şirketin kusuruna yönelik ispata elverişli yazılı delillerin mahkememize sunulmadığı, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın dava ve ıslah dilekçeler kapsamında iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispat edemediği anlaşılmakla, açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, davanın açılışı sırasında yatırılan 427,60-TL peşin harç ile 200,00-TL tamamlama harcından mahsubu ile fazla alınan 12,20-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 4-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 27.895,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.000,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/04/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/274, K. 2025/337, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-274-e-2025-337-k-ed36683ba708