İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/263 E. 2025/903 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/263
Karar No
2025/903
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA İHBAR OLUNANLAR : 1- 2- DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : KABUL

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; 14/02/2019 tarihinde ... yönetimindeki araç ile davadışı ... yönetimindeki araç arasında trafik kazası meydana geldiğini, Kazada ...'in tam kusurlu olduğu Konya Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyasından alınan Adli Tp kararı ile sabit olduğunu, Ancak tam kusurlu ... n idaresindeki aracın Zorunlu Trafik Sigortası olmadığından davalı ... sorumlu olduğunu, Müvekkil ... bu vahim kazada ciddi şekilde yaralanmış olduğunu, BTM ile giderilemeyecek derece ve kemik kırığı olacak şekilde yaralandığı söz konusu olduğunu, yaralanmanın hayat fonksiyonlarını etkileyecek nitelikte olduğu diğer tespitler ile birlikte Konya Eğitim Araştırma Hastanesinin raporu ile sabit olduğunu, Söz konusu raporlar da ceza dosyası içerisinde olduğunu. Bununla birlikte müvekkilin koluna kazadan kaynaklı platin takıldığını, müvekkilinin kolunu oynatmakta dahi zorlanmakta olduğunu, davalı ... dava konusu alacaklar için başvurulduğu, bu başvurudan sonuç alınamadığından zorunlu arabuluculuk işlemlerine başvurulmuşsa da yine anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle iş bu dava ile müvekkilin kazadan kaynaklı her türlü maddi alacağının tahsilini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, bu anlamda bahsi geçen kazadan kaynaklı olarak her türlü maddi tazminat (Geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde Yapılan her türlü masraflar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar, faturalandırılamayan giderler, bakıcı, refakatçi giderleri, yol, haberleşme giderleri vb..) talepleri kapsamında olduğunu, fazlaya dair haklar ve manevi tazminat haklarının ise saklı olduğu şeklinde karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava konusu kaza sebebiyle yaralandığı ve malul kaldığı iddiasına istinaden müvekkilinden talep ettiği bedensel zarar tazminatı hususunda müvekkiline usulüne uygun bir başvurusu bulunmadığını, sürekli sakatlık tazminatı taleplerinde, ... Yönetmeliğinin 15/1 maddesi gereğince belirlenen birtakım belgelerin başvuru esnasında başvuran tarafından müvekkiline ibrazı gerektiğini, Bu maddeden alınan yetkiyle ilgili merci tarafından belirlenen ve ilan edilen diğer belgelerin, başvurucu tarafından hazırlanarak müvekkilime başvurusu esnasında ibraz edilmesi gerektiğini, Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartlarının B.2.1. hükmü gereğince de müvekkiline başvuru esnasında belirlenen evrakların sunulması lazım olduğunu, Davacı tarafa müvekkilinin şirketi tarafından gönderilen 23.12.2020 tarihli ... sayılı yazıda kaza zaptı, kolluk fezlekesi, araştırma tutanakları ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kazaya sebebiyet veren araçla ilgili daimi arama kararı istenildiğini, ancak davacı tarafça bu belgelerin sunulmadığını, kazaya ilişkin kusur oranının tespitine yarayan evraklar müvekkili ...'na iletilmeden müvekkil ...'nın tazminat hesabı yapıp ödeme yapması mümkün olmadığını belirtiğini, kazada da davacı tarafın iddialarına göre karşı aracın plakası ve işleteni tespit edilememiş olup, davacı tarafın iddia ettiği şekilde bir kazanın gerçekleşip gerçekleşmediği, bu kazaya başka bir aracın sebebiyet verip vermediği hususu meçhul olduğunu, davacı taraf buna ilişkin soruşturma evraklarını da müvekkili ...'na sunmadığın, kazanın davacı tarafın iddia ettiği şekilde gerçekleştiği hususunun şüpheli olduğunu, nitekim davacının 18.04.2016 tarihli genel adli muayene raporunda kazadan yaklaşık bir saat sonra bakılan alkol ölçümünde 0,94 promil alkollü olduğu saptanmış olup, kazanın tek taraflı olarak meydana gelmiş olması ihtimali bulunmadığını, davacının davasının dava şartı yokluğundan dolayı usulden reddi gerektiğini belirtmiş olduğunu, davacı taraf dava dilekçesinde şimdilik 100'er TL maddi tazminat şeklinde talebini belirtmiş olduğunu, maddi tazminat kalemlerini ayrı ayrı belirtmemiş olduğunu, davacı tarafın tüm tazminat taleplerini belirtmesinden sonra cevap hakkı saklı olduğunu, davacının kalıcı maluliyeti bulunmamakta olduğunu, davacı tarafın taleplerinin reddi gerektiğini, T.C. Sağlık Bakanlığı Konya Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen 10.02.2021 tarihli raporda davacı ...'in engel oranı %0 olarak belirlenmiş olduğunu, davacı tarafın taleplerinin reddi gerektiğini, Kalıcı maluliyetinin olmaması nedeni ile müvekkili ... hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın tüm taleplerinin reddi gerektiğini, ...’nın sorumluluğunun, kazanın gerçekleştiği tarihte geçerli olan sigorta teminat limiti ile sınırlı olduğunu, Dava dilekçesinde atfedilen kusur oranı kabul edilemez nitelikte olduğunu, veren motorlu aracın geçerli bir sigorta poliçesi bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmekte olduğunu, davacının davasının reddi gerektiğini, Davacı kaza sırasında emniyet kemeri takılı olmayıp, davacı zararın artmasına sebebiyet vermiş olduğunu, Ayrıca kaza tutanağında ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'In ehliyetinin bulunmadığı tespit edilmiş olduğunu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ... davacının babası olup, davacının ehliyeti bulunmayan sürücünün aracına rızası ile binmiş olması zarara razı olduğunu, geçici iş göremezlik zararı, geçici bakıcı gideri, rapor /cenaze ve defin / ulaşım / yemek giderlerinin tazmini yönündeki talepler 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren zmms genel şartları uyarınca teminat dışında olduğunu, Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartlarının A.5-b maddesinin düzenlemesine göre, davacı tarafça tazmini talep edilen sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik zararı, geçici iş göremezliğe bağlı bakıcı gideri, cenaze ve defin, ulaşım, yemek gideri gibi zararlar sigorta koruması dışında tutulduğunu, müvekkili güvence hesabının haksız fiilin faili olmadığı için kaza tarihinde temerrüde düşmüş olmadığını, davacının kaza tarihinden itibaren faiz talebinin reddi gerektiğini, Anılan nedenlerden ötürü davacının haksız ve davasının reddini talep ve beyan etmiştir. Mahkememiz ara kararı uyarınca dosyaya resen görevlendirilen aktüerya alanında uzman bilirkişi Av. ... tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporundan özetle; Delillerin, hukuki yorum, irdeleme ve nihai kararın takdiri Konya . Asliye Ticaret mahkemesi'ne ait olmak üzere; 14.02.2019 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 4 ayda iyileşen, bu sürenin ilk 1 ayında bakıcıya ihtiyaç duyan ve malul kalan davacı ...'in;1-) 14.02.2019 - 14.06.2019 Tarihleri Arası 4 Aylık Süre ile Sınırlı Geçici İş Göremezlik Süresinde Uğradığı Maddi Zararının ; 7.316,08TL, Sürekli İş Göremezliği Nedeni ile Uğradığı Maddi Zararının a-) 15.06.2019 — 08.01.2047 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı engel oranı ve TRH-2010 Kadın Mortalite Tablosuna göre 15.06.2019 — 17.07.2039 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı maluliyet oranı ve PMF - 1931 Yaşama Tablosuna göre ; 78.068,44 TL, 14.02.2019 - 14,03.2019 Tarihleri Arası 1 Aylık Süre ile Sınırlı İyileşme Süresinde Bakıcı Giderinden Doğan Maddi Zararının ; 2.558,40 TL, Fatura Edilemeyen ve Belgeye Bağlanamayan Kaçınılmaz Tedavi Giderlerinden Doğan Maddi Zararının 3.000,00TL olduğu, temerrüt tarihinin, davalıya yapılan başvuruya ilişkin belge ve bilgi bulunmadığından, temerrüt tarihinin belirlenemediği, kazaya karışan aracın özel kullanım amaçlı otomobil olması nedeni ile işletilecek faiz türünün, yasal faiz olarak kabul edilmesi gerektiği, sonuç ve kanaatine varılarak taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli raporunu Mahkememize sunduğu görüldü. Mahkememizce verilen 19/07/2023 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 06/03/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak dosya mahkememize iade edildiği görülmüştür. Kaldırma kararı sonrasında Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın Av. ... tevdii edilerek düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; Hesaplama ... plakalı araç sürücüsüne atfedilen %100 oranındaki kusur esasına göre yapılmıştır. Davacıya kusur atfedilmediği için davacı için yapılan hesaplamalardan kusur indirimi yapılmamıştır. Davacı ...'in 14.02.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle uğradığı; Geçici İş Göremezlik maddi zararı 7.316,08 TL, Bakıcı gideri maddi zararı 2.558,40 TL, Tedavi Gideri maddi zararı 3.000,00 TL, Sürekli İş Göremezlik maddi zararı 185.236,77 TL olarak hesaplandığı tespitlerini bildirir rapor tanzim ettiği görülmüştür. Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili, davalı aleyhine tazminat davası açmıştır. Ayrıca konu ile ilgili olarak 6098 sayılı TBK.49.-56.maddeleri ve KTK.85. ve devam eden maddelerinde düzenlendiği TBK.49/1. Maddesinde; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklinde, TBK.54.maddesinde; "Bedensel zararlar özellikle şunlardır:1. Tedavi giderleri.2. Kazanç kaybı.3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." şeklinde, TBK'nun 56/1.maddesinde;"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." şeklinde, (haksız fiil, doktrinde hukuka aykırı zarar verici eylem olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve uygun illiyet bağı olarak belirlenmektedir, bu durumda haksız fiilden söz edebilmek için "1) hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, 2)eylemden kaynaklı bir zararın olması, 3)zarar veren kişinin kusuru bulunması" ya da yasaca sorumlu olması" zarar ile kusur arasında uygun illiyet bağı bulunması gerekir) KTK.85. maddesinde;"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar...................İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." şeklinde, KTK'nun 86/1.maddesinde;"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur." şeklinde, KTK'nun 91/1.maddesinde;"İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklinde, KTK'nun 92.maddesinde(6704 S.K. 4. Mad. İle değişiklik öncesi);"Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler." şeklinde, KTK'nun 97.maddesinde(6704 S.K. 5. Mad. İle değişiklik öncesi);"Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi dava da açabilir." şeklinde, KTK'nun 99.maddesinde (6704 S.K. 6. Mad. İle değişiklik öncesi);" Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." şeklinde düzenlemeler yapıldığı görülmüştür. Mahkememizin 14/12/2025 tarihli duruşmasında davacı vekili : "Önceki beyanlarımızı tekrarla, Kaldırma Kararı öncesi ıslah dilekçemiz doğrultusunda davamızın kabulüne karar verilsin, zira tekrardan bir daha önce ıslah dilekçesi verdiğimiz için tekrardan vermeyeceğiz, müvekkilin haklarını saklı tutuyoruz, gerekirse kısa bir gün verilerek davanın esası hakkında beyanda bulunabiliriz, güncel rapor da istemiyoruz " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. İstanbul PTT Başmüdürlüğü'ne yazılan müzekkeremize verilen 19/04/2025 tarihli müzekkere cevabında;" İlgi yazınız gereği akıbeti araştırılan ... barkotlu taahhütlü gönderisi Müdürlüğümüzce 24/01/2020 tarihinde dağıtıma çıkarılarak ... işyeri yetkilisi ...'a teslim edildiği, sistem sorgulamasından anlaşılmıştır. (taahhütlü teslim belgelerinin arşivleme süresi 3 yıl olup arşivleme süresi dolduğundan sisteme göre cevaplanmıştır.)" şeklinde bilgi verildiği görülmüştür. Konya İl Nüfus Müdürlüğü'ne yazılan müzekkeremize verilen 15/09/2025 tarihli müzekkere cevabında; "İlgi yazınız ile ... T.C. kimlik numaralı ...'ın sürücü belgesinin bulunup bulunmadığının araştırılarak mahkemenize bilgi verilmesi istenmiştir. MERNİS yazılımında yapılan inceleme sonucunda adı geçen şahsın sürücü belgesinin bulunmadığı görülmüştür." şeklinde bilgi verildiği görülmüştür. Davacı ...'in, davalı adına açtığı tazminat davası yönünden ise Mahkememizdeki dosya kapsamına göre değerlendirme yapıldığında; dosyadaki tüm bilgi, belge, deliller ve bilirkişi raporlarına göre ayrıca Yüksek Yargıtay . HD'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı, aynı dairenin ... , ... sayılı ilamları, Konya BAM . HD'nin ... E, ... K, ve aynı dairenin ... Esas, ... K, sayılı 28/01/2021 tarihli ilamları da dikkate alındığında, Somut olayda; davacı vekilinin 24/12/2025 tarihli beyanları dikkate alınmıştır. Davacının, ehliyeti bir kişinin kullandığı araca binmesi nedeniyle, ehliyetsiz olduğunu bilmesi veya bilebilecek durumda olduğundan Yargıtay uygulamalarına göre %20 birlikte kusur indirimine gidilmiştir. Ayrıca tam kabul gibi yargılama ve vekalet ücreti hesaplaması yapılmıştır. Kaldırma kararında olduğu gibi PMF 1931 yaşam tablosu dikkate alınmıştır. 1.320,00-TL arabulucu ücretinin Mahkememizin 19/07/2023 tarihli gerekçeli kararı gereğince 935,36-TL'nin (09/08/2023 tarihinde davalı tarafından Mahkememiz dosyasına arabuluculuk ücreti olarak yatırıldığı anlaşıldığından) davalıdan mahsup edildiği de gözönüne alınarak, geri kalan 384,64-TL'nin davalıdan alınmasına karar verilmiştir. TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu, Davacı vekilinin ıslah dilekçesi gönderdiği ve ıslah harcını mahkememiz veznesine yatırmış olduğu görülmüştür. Davalı yan zamanaşımı defi'nde bulunmuşsa da eldeki dava tipik belirsiz alacak davası olduğundan itibar edilmemiştir. Davalı hatır taşıması defi'nde bulunmuşsa da cevap dilekçesinde hatır taşıması defi'nde bulunmadığından itibar edilmemiştir. Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi raporu, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde; TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Davacının 7.316,00-TL geçici iş göremezlik, 78.068,00TL sürekli iş göremezlik, 2.558,00-TL bakıcı gideri ile 3.000,00-TL kaçınılmaz tedavi gideri zararına bağlı TOPLAM 90.942,00-TL üzerinden 6098 Sayılı TBK'nın 52/1 maddesi gereğince takdiren %20 oranında müterafik kusur indirimi ile 72.753,60-TL'nin temerrüt tarihi olan 06/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE 1-Davacının 7.316,00-TL geçici iş göremezlik, 78.068,00TL sürekli iş göremezlik, 2.558,00-TL bakıcı gideri ile 3.000,00-TL kaçınılmaz tedavi gideri zararına bağlı TOPLAM 90.942,00-TL üzerinden 6098 Sayılı TBK'nın 52/1 maddesi gereğince takdiren %20 oranında müterafik kusur indirimi ile 72.753,60-TL'nin temerrüt tarihi olan 06/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 4.969,80-TL harçtan dava başında ödenen 59,30-TL peşin harç ile 491,00-TL ıslah harcının toplamı olan 550,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.419,50-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan İstinaf öncesi ve sonrasında yapılan ilk yargılama harcı 127,10-TL ile 491,00-TL Islah Harcı, 6.751,80-TL bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve diğer masraflar ve İstinaf Kanun Yolu Başvurma harcı olan 738,00-TL olmak üzere toplam 8.107,90-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin davanın mahiyeti gereği kendi üzerine BIRAKILMASINA, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan ( kabul edilen 64.446,58-TL üzerinden ) 10.311,45-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan (red edilen 26.495,42-TL üzerinden ) 9.200,00-TLvekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından dava başında depo edilen gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 8-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin 6325 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince 935,36-TL'nin (09/08/2023 tarihinde davalı tarafından Mahkememiz dosyasına arabuluculuk ücreti olarak yatırıldığı anlaşıldığından) davalıdan mahsup edildiği de gözönüne alınarak, geri kalan 384,64-TL'nin davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, Dair, davacı ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, bir kısım davalı/ vekili gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/12/2025

Katip Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/263, K. 2025/903, T. 30.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-263-e-2025-903-k-ef360f7401dd