İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/255 E. 2025/586 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/255
- Karar No
- 2025/586
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/255 Esas KARAR NO: 2025/586 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 10/04/2024 KARAR TARİHİ: 26/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arası ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacı yan tarafından davalı yana satılan ürünlerin teslim edildiğini, düzenlenen faturaların tebliğ edildiğini, davalı yan tarafından faturalara itiraz edilmediğini, Davalı yanın fatura borcunu ödememesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalı yanın haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu, davanın kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalının; alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın takibe konu alacağını faturaya dayandırdığını, fatura muhteviyatında ki mal yada hizmetin davacı yan tarafından davalı yana verildiğinin ispata muhtaç olduğunu, ispat külfetinin davacı yanda olduğunu, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatı şartların oluşmadığını, davanın reddine, davacının; alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için defter inceleme günü verildiği, davacının defterlerini ibraz ettiği, davalının defter incelemesi için defterlerini ibraz etmediği görüldü. SMMM bilirkişi raporu sonuç kısmında: " Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı yanın incelenen ticari defterleri ve dosya üzerinde yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; 6.1 Davacı tarafından incelemeye sunulan 2022-2023 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 6.2 Davalı yan ticari defterlerini ibraz etmemiştir. Nihai takdir sayın mahkemenize aittir. 6.3 Davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 16.02.2023 tarihi itibarıyla 121.224,60 TL alacaklı olduğu, 6.4 Davacı yanın 121.224,60 TL alacağı için 3095 sayılı yasaya (Md.2) istinaden icra takip tarihi olan; 16.02.2023 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz talep edebileceği, 6.5 Tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin muhterem Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı, " görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
DELİLLER *-------- Esas sayılı icra dosyası kayıtları *Davacı şirket ticari defter kayıtları, *Taraf şirketlere ait -------- formları, *Bilirkişi raporu, *Tüm dosya kapsamı,
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)) istemine ilişkindir.Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; taraflar arasında yer alan ticari ilişki nedeniyle fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. ----- esas sayılı dosyamız arasına celp edilmiş, davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık dava açma süresi içinde açtığı anlaşılmaktadır.Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü için ticari defterlerin incelenmesine karar verilerek taraflara defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, davacınin defterleri incelenmiş davalının defterleri ibraz edilmediğinden sunulmamıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu/ Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."(2)"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz v usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır." (3: "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. ------- Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. ( 4):" Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." (5)"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.Türk Ticaret Kanunu madde 64- (1):-----Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2)" Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür.Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir.Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.(HMK.) m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketidir. Davalı taraf da bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında akaryakıt ve petrol ürünleri ticaretinden kaynaklanan cari hesap ilişkisi bulunduğunu, müvekkilince düzenlenen faturaların davalıya tebliğ edildiğini, ödemelerin yapılmaması üzerine davalı aleyhine başlatılan icra takibine haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, takibe dayanak alacağın gerçekte bulunmadığını, davacının dayandığı faturaların tek başına borcu ispatlamaya yeterli olmadığını, ticari defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Dosya kapsamındaki icra dosyası, takip talebi, davacıya ait ticari defterler, düzenlenen e fatura suretleri, tarafların ----- formları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait ticari defterlerin 6102 sayılı TTK hükümlerine uygun şekilde tutulduğu, usulüne uygun açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğu, kayıtların düzenli ve birbirini teyit eder nitelikte olduğu, davalıya düzenlenen 5 adet faturanın cari hesapta kayıtlı bulunduğu ve toplam borcun 121.224,60 TL olduğu, davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği, bu nedenle HMK nun 222/3 uyarınca davacının defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, tarafların BA-BS mutabakat formlarında da faturaların yer aldığı ve borç miktarının teyit edildiği, bilirkişi raporunda da açıkça, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 121.224,60 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun ticari defterlerin ispat gücüne ilişkin 222. Maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesi ve 6100 sayılı HMK hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davacının alacağının sabit olduğu, davalının takibe yaptığı itirazın haksız olduğu sonucuna varılmıştır.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, 2-Davalının------------TL asıl alacak ve işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle DEVAMINA, 3-Hükmedilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----- bütçesinden ödenen 3.600,00- TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 5-Karar ve ilâm harcı olan 8.280,85-TL harçtan peşin alınan 1.464,10-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 6.816,75-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafça yapılan toplam 5.719,00- TL yargılama gideri ve 1.952,50-TL harç toplamının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı yüzene karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde --------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/06/2025