İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/319 E. 2025/987 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/319
- Karar No
- 2025/987
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/319 Esas KARAR NO : 2025/987 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 10/04/2025 KARAR TARİHİ : 06/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı... idaremizde çalışmakta iken22.09.2024 tarihinde emekliye olduğunu,...'nın idarenin yüklenici firmalarından olan davalı ...Özel Güvenlik Ltd Şti ve dava dışı...A.Ş. 'de çalıştığını, davalı şirkette çalışan...nın emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını, kendisine idaremizce kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, ...n kıdem tazminatından dava dışı...A.Ş.'nin sorumlu olduğu tutarın rücu edildiğini, daval... Özel Güvenlik Ltd Şti'nin sorumlu olduğu tutarı için rücu edilmesinin gerektiğini, ...nın idaremizde çalışmış olduğu süreler baz alınarak (...Güvenlik Ltd Şti ve...A.Ş.)SGK ve ücretsiz izin gününün... A.Ş.'nin ödediğini, bedel düşüldükten sonra kalan hizmet karşılığı brüt 326.376,27-TL tutarında 2.447,0-TL damga vergisi düşüldükten sonra net 326.376,27-TL kıdem tazminatı ödemesinin idarece yapıldığını, dava konusu alacak bakımından arabuluculuk görüşme yapıldığını, görüşmenin anlaşmama ile sonuçlandığını belirterek idaremiz tarafından dava dışı ...ye ödenen kıdem tazminatından davalının sorumlu olduğu kısım olan 326.376,27-TL'nin 17.10.2024 olan ödeme tarihinden itibaren işlemeye başlayacak avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününün usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davaya cevaplarını bildirmediği anlaşılmıştır. Bilirkişiden alınan 17/09/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "ALT İŞVERENLERİN SORUMLULUĞU A)Kıdem Tazminatı sorumluluğu Taraflar arasında düzenlenen hizmet alımı sözleşmelerinin eki kabul edilen şartnamelerde, iş mevzuatından kaynaklanan tazminat ve işçilik alacaklarından yüklenicilerin sorumlu olacağı hüküm altına alınmış, bu alacaklardan asıl işverinin sorumlu olacağına ilişkin hükümlene yer verilmemiştir. Yargıtay 6.H.D'sinin (15.H.D) kararlarındaki ilkeler doğrultusunda "İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludur.".."hükmü uyarınca kıdem tazminatından alt işverenlerin dönemleriyle sınırlı sorumlu olacağı kabulü ile hesaplama yapılacak, sayın mahkemenin takdirine sunulacaktır. B)Dava dışı işçinin işçinin alt işverenler nezindeki çalışma süreleri; Dava dışı işçi...nın alt işverenler nezindeki çalışma süreleri aşağıdaki şekilde tabloda düzenlenmiştir.(10.09.2016-28.09.2024 tarihleri arasında çalışma dönemi) SGK İş. Sicil Numarası İşçinin çalıştığı alt işvereler İşçinin çalışma dönemi Çalışma günü ... ...Özel Güv...Ltd Şti 06.06.2010-01.04.2015 2848 ...i A.Ş. 02.4.2018-22.09.2024 2357 Toplam çalışma günü 5205 *Dava dışı işçinin çalışma süresi SGK Hizmet dökümü SGK işyeri unvanı listesi, asıl işveren tarafından düzenlenen kıdem tazminatı tahakkuk değerleri hesaplama ve çizelgelerinde yer alan bilgi ve belgelere göre düzenlenmiştir. C)Hesaplama: Dava dosyasına sunulan 11.10.2024 tarihli ödeme emri belgesi,harcama talimat belgesi, Muhasebe işlem fişi, hizmet cetveli, dava dışı işçinin kıdem tazminatı talep dilekçesi,17.10.2024 tarihli ... ödeme dekontu,kıdem tazminatına esas ücret hesaplaması, kıdem tazminatı hesaplama tabloları,kurum içi yazışmaları vb.kayıtları incelenmiştir. İşten ayrılış bildirgesi ve SGK hizmet döküm cetvelinden dava dışı işçinin 22.09.2024 tarihinde 08 işten çıkış koduyla (08-Emeklilik ) hizmet akdinin sona erdiği, İş bu davada dava dışı işçinin 4734 sayılı Kanunun 62inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihale edilen işi üstlenen yüklenici işçi olarak çalıştığı, başka bir işyerinde çalışmalarının olmadığı, emeklilik nedeniyle hizmet akdinin sona erdiği anlaşılmaktadır. 08.02.2015 tarih ve29261 sayılı "Kamu İhale Kanununa göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları kapsamında istihdam edilen işçilerin Kıdem tazminatlarının ödenmesi hakkında Yönetmelik " uyarınca mülga 1475 sayılı yasanın 14.maddesindeki şartlara uygun olarak 06.06.2010 -22.09.2024 tarihleri arasındaki çalışma karşılığı (5205x114,5984 TL günlük kıdem tazminatı) brüt 596.484,72-TL (net 591.957,40-TL ) kıdem tazminatı hesaplandığı ve tahakkuk ettirilen kıdem tazminatının 17.10.2024 tarihli ... Bankası dekont belgesi ile...esabına net 591.957,40-TL net kıdem tazminatı ödemesi adı altında ödeme yapıldığı görülmektedir. Davacı vekili, dava dışı işçiye kıdem tazminatının ödenmiş olduğunu, ödenen bu tutarın çalışma süresi dikkate alındığından davalı şirketin sorumlu olacağı miktarın 326.376,27-TL olduğunu belirtmekte,326.376,27-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işlemeye başlayacak avans faizi ile davalı şirketten tahsilini talep etmektir. Dava dışı işçi... çalıştıran alt işverenlerin kıdem tazminatı ödenmesinden sorumlu olabileceği tutarlar aşağıdaki tabloda hesaplanmış ve sayın mahkemenin takdirine sunulmuştur. Sorumluluğu hesaplanan alt işverenler Çalışma günü Kıdem tazminatı sorumluluğu TL Davalı -... Özel Güv.... Ltd Şti ... 326.376,27 ...A.Ş. (Talep edilmeyen) ... 270.108,45 Toplam ödeme 5205 596,484,72 Davalı alt işverenin kıdem tazminatı sorumluluğu 326.376,27-TL olarak hesaplanmıştır. SONUÇ: Hukuki yön ve delillerin değerlendirilmesi İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne olmak üzere, Usul hükümleri ile ilişkili karar verme ve hukuki değerlendirme yetkisinin Sayın Mahkemenize ait olacağı, raporumda yer verilen yasa ve sözleşme maddelerinin hukuki yorum niteliğinde olmadığı, somut olayın meydana gelmesine etken unsurların tespiti amacı ile yardımcı kriter olarak kullanıldığı, hukuki değerlendirme ve nitelendirme ile tarafların iddia ve cevapları ile sunulan delillerin Hukuki kabul ve takdirinin Sayın Mahkemenize ait olacağı , mevcut dosya ve delil tespitlerine göre yapılan analiz, tespit ve hesaplamaların detaylı olarak sunulduğu üzere, davacı asıl işverenin talep ve dava ettiği, ödenen tazminat alacaklarında dava dışı işçiyi çalıştıran alt işverenlerin sorumluluk hesabı yukarıda tabloda ayrıntılı olarak hesaplanmıştır. Dava ve uyuşmazlık konusu davalarda temyizen inceleme görevi Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'ne (Yargıtay 15.H.D.) verildiğinden bu dairenin kararlarında yer alan ilkeler doğrultusunda; Alt işverenlerin sorumlu olabileceği tutarlar yukarıda tabloda hesaplanmış ve Sayın Mahkemenin takdirine sunulmuştur. Raporda yer verilen analiz ve hesaplamalar, Yargıtay...H.D., Yargıtay...H.D. (Yargıtay 15.H.D.) ile İzmir BAM 13. ve 21. H.D.'sinin ilke kararları ve güncel içtihatlarına göre yapılmış olmakla birlikte; Davacı kurum icra takibi sonrasında ödediği ve talepte bulunduğu 326.376,27-TL kıdem tazminatı ödemesinden davalı alt işverenin sorumlu olabileceği tutar ile bu tutara uygulanabilecek faiz takdirinin Sayın Mahkemenize ait olacağı" şekilde rapor sunmuştur. Dava, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının rücuen tahsili istemine ilişkindir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da davacı Kurum ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenle işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işveren, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Kıdem tazminatı konusundaki 6552 sayılı Yasa'nın 8. maddesi ile değişik 4857 sayılı Yasa'nın 112. maddesinde öngörülen düzenleme, işçiyi güvence altına almak amacıyla konulmuş bir hüküm olup, emredici nitelikte bir hüküm değildir. Söz konusu yasal düzenleme, asıl ve alt işverenler yönünden, dış ilişki itibariyle işçiye karşı geçerli olup, asıl ve alt işverenler arasındaki iç ilişkideki sorumluluğu ortadan kaldıran bir düzenleme değildir (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 21/04/2016 tarihli 2016/7178 E. ve 2016/11227 K. sayılı ilamı da bu yöndedir). 6552 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 4857 sayılı Kanun'un 112. maddesinde; (kamu) asıl işverenin, ödemiş olduğu kıdem tazminatı nedeniyle, alt işverenlere rücu hakkı bulunmadığına dair bir düzenleme de bulunmadığı gibi hükmün aksi yönünde taraflar her zaman sözleşme düzenleyebilirler. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesi halen yürürlükte olduğundan, aksinin kabulü de mümkün değildir (Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 10/11/2016 Tarih 2016/2166 Esas 2016/23195 Karar). Somut olayda, dava dışı işçinin davalı nezdinde belirli süreler ile çalışmasının bulunduğu celp edilen SGK kayıtları ile mahkememize sunulan bilirkişi raporu ile sabit olmakla, dava dışı işçinin emekliliği sonucu davacı tarafından 17/10/2024 tarihinde kıdem tazminatı ödemesi yaptığı, İşçinin davacı işveren ile bir ilişkisi bulunmadığından sözleşmede aksine bir hüküm bulunmaması halinde dava dışı işçinin tüm sosyal ve maddi haklarından, kıdem tazminatı yönünden davalı işçiyi çalıştırdığı dönemle orantılı olarak sorumlu olacağından, mahkememizce 11/09/2025 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplama, dava dışı işçinin dosya arasında bulunan SGK kaydı ile uyumlu olduğundan ve bu verilere göre işçinin davalı ile dava dışı 3. Kişide ki çalışma süreleri üzerinden hesaplama yapıldığından mahkememizce hükme esas alınarak davanın kabulüne, kabul edilen bedele davacının ödeme yaptığı tarihten itibaren taraflar tacir olduğundan avans faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; 326.376,27-TL'nin 17.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 22.294,76 TL karar ve ilam harcının yatan 5.573,70 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 16.721,06 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 5.573,70 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, 452,50 TL posta ve diğer giderler ile 6.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 12.641,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 52.220,20 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2025
Katip ... eimza
Hakim... ¸e-imzalıdır