İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/254 E. 2024/908 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/254
Karar No
2024/908
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/254 Esas KARAR NO : 2024/908

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/04/2024 KARAR TARİHİ : 18/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının mevcut alacaklarının tahsili amacıyla ... 31. İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine 86.595,21 TL bakiye cari hesap alacağı için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının ilamsız icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, borçlu şirketin itirazı üzerine 19/03/2024 tarihinde ... Arabuluculuk Bürosu ... sayılı dosyası üzerinden arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını davalının yapmış olduğu itirazların kabul edilebilir hiçbir yanı bulunmadığını, davacının davalıdan alacaklı olduğunu, sunulan faturalar, tarafların ticari defter kayıtları ile sabit olduğunu, davalı borçlu şirketin icra dairesine sunmuş olduğu borca itiraz dilekçesinde borcu ödediklerine dair hiçbir bilgi ve belgeyi dayanak göstermediğini, itirazlarının haksız ve yersiz olduğunu gösterdiğini, ayrıca faturalara itiraz edilmemesinin söz konusu borcun varlığının davalı tarafından da zaten kabul edildiği anlamına geldiğini, bu sebeplerle davanın kabulünü, davalı/ takip borçlusu şirket tarafından ... 31. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra takibinin devamını, borçlunun haksız itirazı nedeniyle alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalıya dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı tespit edilmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 31.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyası, Arabuluculuk anlaşamama son tutanağı, cari hesaba dayanak faturalar, 23/08/2023 tarihli mutabakat mektubu, cari hesap ekstresi, muavin hesap dökümleri, ticari defter ve belgeler celp edilmiş incelenmiştir. Dosya, SMMM Bilirkişi ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 23/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Dava dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi, nihayetinde bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olmak üzere, yukarıda anlatılan görüş ve gerekçelerle, nihai takdir ve değerlendirme yüce mahkemeye ait olmak üzere; Asıl alacak yönünden; Davacı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede davalı taraftan takibe konu ettiği asıl alacak tutarı olan 86.595,21.-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir ...'' şeklinde tespit edilmiştir. Dava, ticari satım sözleşmesi uyarınca açık hesap usulü işleyen cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, ticari satım sözleşmesi uyarınca açık hesap usulü işleyen cari hesap alacağından ötürü davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürmektedir. Davalı, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığından davacı tarafından ileri sürülen bu vakıayı inkar eden konumundadır. (HMK 128) Ticari satım ilişkisi kapsamında davacının sattığı ürünlerin bedeline yönelik olarak faturalar düzenlendiği, dosya kapsamında bulunan ve dava dilekçesi ekinde ibraz edilen faturalar incelendiğinde faturaların tamamının "e-fatura" şeklinde tanzim edildiği, dolayısıyla davalıya tebliğ edildiği hususunda duraksama bulunmadığı, davalının faturaları tebliğ almasına rağmen yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığı, yine bu faturaları davacı tarafa iade de etmediği, öte yandan düzenlenen faturaların irsaliyeli faturalar olduğu çekişmesiz olup, bu itibarla taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı, davacının edimini yerine getirdiği ve faturalara konu malları teslim edildiği sabittir. Uyuşmazlık, açık hesap usulü işleyen cari hesap ve dayanak faturalar sebebiyle davacının alacaklı olup olmadığı ve varsa alacağın miktarı noktasında toplanmaktadır. Davacı, dayandığı vakıa kapsamında (icra dosyasında ve dava dilekçesinde) öncelikle delil olarak 23/08/2023 tarihli yazılı mutabakat metnine dayanmıştır. İbraz edilen 23/08/2023 tarihli yazılı mutabakat metni incelendiğinde; davalı, 31/07/2023 tarihi itibariyle cari hesapları uyarınca davacı şirkete 86.595,21 TL borçlu olduklarını kabul etmiş, her iki şirket kayıtlarında yer alan 86.595,21 TL alacak tutarı yönünden karşılıklı mutabık olduklarını bildirmiştir. Bu çerçevede, davacı, takip tarihi itibariyle davalıdan 86.595,21 TL alacaklı olduğunu yazılı ve kesin delillerle esasen ispat etmiştir. Nitekim, işbu itirazın iptali davasının dayanağı olan ... 31. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasında davacı-alacaklının takip talebinde yine 23/08/2023 tarihli yazılı mutabakat metnine borcun sebebi belgesi olarak dayandığı, ne icra aşamasında ne de yargılama sürecinde davalının 23/08/2023 tarihli yazılı mutabakat metnine herhangi bir itirazının olmadığı, kaldı ki ayrıca ve açıkça mutabakat metni altındaki imzanın inkar da edilmediği belirlenmiştir. O halde, 6100 s. HMK 200.vd.maddeleri uyarınca davacının 23/08/2023 tarihli yazılı mutabakat metni uyarınca alacağın varlığını ve miktarı ispatladığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, tahkikat eksikliği olmaması bakımından tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi de yapılmıştır. Alacak miktarının tespiti ve takip tarihi itibariyle tarafların alacaklı - borçlu durumlarının araştırılması amacıyla tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, HMK 222. maddesi hükmü uyarınca tayin edilen inceleme günü için ticari defterler ibraz edilmediği ya da bu konuda mazerete yönelik açıklamada bulunulmadığı takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacakları ve karşı tarafın ticari defterlerine göre karar verileceğinin taraflara ihtaratla bildirilmiştir. Bu hususta ticari defterlerin ibrazına yönelik meşruhatlı davetiye davalı şirkete e-tebligat yoluyla 22/07/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Ancak, davalıya yeterli süre ve imkanın tanınması ve meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davalının ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği gibi inceleme gününde herhangi bir mazeret beyanında dahi bulunmadığı, açıklanan nedenlerle HMK' nın 222. maddesi gözetilerek davacı defterlerine itibar edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m.222/4). ... tarihli ve ... sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “DİĞER TARAFIN TİCARİ DEFTERLERİNİ İBRAZ ETMEMESİ” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür. Nitekim, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi ... Esas,... Karar sayılı ilamı ile şu şekilde değerlendirmelerde bulunulmuştur: "...Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." demiştir. Bu itibarla, yukarıda yer verilen ilam ve özellikle gerekçesi ile HMK 220/3.maddesi hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı anlaşılmakla; davacı şirketin ticari defterlerinin TTK 69 ve 213 sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi olan davacı lehine delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuştur. Nitekim, mali bilirkişi tarafından sunulan 23/11/2024 tarihli raporda belirtildiği üzere, davacının ticari defter ve belgelerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı lehine delil olma niteliğini taşıdığı, ticari defter ve belgeler uyarınca davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 86.595,21 TL alacaklı olduğu, açık hesap usulü işleyen cari hesaba konu toplam 79 adet faturanın mevcut olduğu, faturaların tamamının e-fatura olarak düzenlendiği, davalı tarafça faturaların iadesi, iptali veya süresinde itiraz edildiğine yönelik herhangi bir belgenin bulunmadığı, ayrıca davacı defterlerinde alacağın davalı tarafça kısmen veya tamamen ödendiğine yönelik muhasebesel yönden davalı lehine herhangi bir kaydın da bulunmadığı, hasılı davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 86.595,21 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Mali bilirkişinin 23/11/2024 tarihli bilirkişi raporu ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olup, muhasebesel yönden sunulan bilimsel mütalaanın isabetli ve dosya kapsamındaki belge ve delillerle uyumlu olduğu tespit edilmiş, mahkememizce raporun içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır. Esasen, rapora karşı taraflarca herhangi bir itirazda da bulunulmamıştır. Davalı vekili bilirkişi raporuna yasal beyan ve itiraz süreleri tamamlandıktan sonra, rapor içeriğinde bir çok yerde hesap hatalarının bulunduğunu belirtmiş ise de, hesap hatalarının ne olduğunu dahi somut ve gerekçeli olarak açıklayamamış, kaldı ki bilirkişi raporunda herhangi bir hesaplama hatası da bulunmadığından itirazı yerinde görülmemiştir. Yapılan açıklamalar karşısında, davacının ticari satım sözleşmesi uyarınca açık hesap usulü işleyen cari hesap ve bu cari hesabı oluşturan dayanak faturalar sebebiyle davalı taraftan takip tarihi itibariyle 23/08/2023 tarihli yazılı mutabakat metni ve ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde 86.595,21 TL alacaklı olduğu ispatlanmış olduğundan, mahkememizce hükme esas alınan 23/11/2024 tarihli mali bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, davalının ... 31.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynı koşullar altında ve aynen devamına, ayrıca alacağın faturalara ve cari hesaba dayanması hasılı likit bir alacak olması ve 2004 s. İİK 67/2. maddesi uyarınca yasal koşulları oluştuğundan davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); Davanın KABULÜ ile, 1-Davalının ... 31.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin kaldığı yerden aynı koşullar altında ve aynen DEVAMINA, 2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacağın ( 86.595,21 TL ) %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Kabul edilen dava değeri (86.595,21 TL) üzerinden alınması gereken 5.915,31 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 1.045,85 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 4.869,46 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 1.045,85 TL peşin harç, 60,00 TL posta ve tebligat masrafı, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.605,85 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca maktudan az olmamak koşulu ile belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.18/12/2024

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/254, K. 2024/908, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-254-e-2024-908-k-9fdd3b9119f8