İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/247 E. 2025/117 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/247
- Karar No
- 2025/117
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/247 Esas - 2025/117
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/247 KARAR NO : 2025/117
DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali-Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 24/05/2024 KARAR TARİHİ : 07/04/2025 Yazım Tarihi: 30/04/2023 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davalı firmanın ... başvuru sayısı ile 43. Sınıfa giren “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri”nde tescil ettirmek istediği “...” markasının tesciline SMK m. 6/1, m. 6/4 ve m. 6/5 hükümlerine ve “...” esas unsurlu markalarına dayalı olarak davacının yapmış olduğu itirazın, diğer davalı ... tarafından bütünüyle ve nihai olarak reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira davacının Türkiye’nin en bilinen alışveriş merkezlerinden biri olan ...’taki (...) ve en popüler yazlık mekanlarından biri olan ...’da (...) bulunan şubelerinde “...” markasını uzun yıllardır kullanmakta olduğunu, ayrıca bu ibarenin 1994’ten beri önce “... Şirketi” unvanlı firma tarafından markasal hüviyette kullanıldığını ve bilahare davacıya devredildiğini, 30 yıldan beridir kesintisiz şekilde kullanılan bu markanın tanınmış bir marka haline geldiğini, nitekim davacının işletmelerinin Ortadoğu’dan gelen turistlerce de tercih edildiğini, davalı firmanın ise 2021 yılında ...’te kurulduğunu, davacının özellikle “...” ... tarafından özel olarak tasarlanan ...’ta bulunan şubesinin kendine özgü iç dizaynı ve sanatçı ... tarafından tasarlanan enstalasyonu ile yerli ve yabancı birçok müşterinin uğrak durağı ve sosyal medyada bir fenomen haline geldiğini, davacının markalarının esas unsurlarının “...” ve “...” ibareleri olduğunu, dava konusu edilen markanın esas unsuru olan “...” ibaresinin bu ibareler ile yakın benzer olduğunu, ayrıca taraf markalarının birebir aynı hizmetlerde kullanılacağını, dolayısıyla aralarında karıştırılma ihtimali olduğunun kabulünün gerektiğini, ayrıca davacının markalarının tanınmışlığı ve taraf markaları arasındaki benzerlik gözetildiğinde dava konusu edilen markanın kullanımı halinde davalının davacının markalarının tanınmışlığından haksız bir fayda elde edeceğini, ayrıca davacının markalarının itibarını zedeleyeceğini iddia ederek, ... ...’nın 28.03.2024 tarihli ve ... sayılı kararının iptalini ve ... sayılı markanın reddini ve hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davacının davasına mesnet aldığı ... sayılı markalarını “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri”nde kullanmadığını, aksi bir durumu ispat etmesi gerektiğini, nitekim taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olmadığını, davacı markalarının ''...'' ibaresine ek kelime unsurları ve görsel unsurlar içerdiğini, davalının markasındaki Arapça kelimelerin mevcudiyetini bu işareti davacının markalarından farklılaştırdığını, ayrıca davacı markalarında geçen “...” ve “...” ibarelerinin İtalyanca’da “tatlı” ve “çok tatlı” anlamlarına gelen, markasal hüviyette ayırt ediciliği zayıf olan ibareler olduğunu, bu ibarelerin ve benzerlerinin markasal hüviyette kullanımının davacının tekeline verilemeyeceğini, davalının dava konusu edilen markayı uzun yıllardır kullandığını ve tanıttığını, davalının internetteki paylaşımlarından davalının fiziki mağazasına ek olarak catering hizmeti verdiğinin ve “...” gibi tanınmış firmalar üzerinden de satış yaptığını, davalının sosyal medya hesapları incelendiğinde 83 bin takipçisinin olduğunun ve videolarının 800 bin kez izlendiğinin görülebileceğini, bütün bu hususların davalının markasının tüketici nezdinde belli bir bilinirliği ve ayırt edicilik kazandığını ortaya koyduğunu, bu nedenlerle davadaki taleplerin reddinin gerektiğini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ... ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği; hükümsüzlük talebi açısından yukarıda belirtilen iltibas iddiası yanında davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık iddiasının yerinde ve doğru olup olmadığı, davalı firmanın cevap dilekçesinde SMK 19/2 maddesine göre kullanmama defi talebine göre davacının hükümsüzlük talebi açısından itiraz mesnedi markalarının (kullanım ispatına konu) davanın açıldığı tarihten geriye yönelik son 5 yıl içerisinde kullanım ispatını yerine getirip getirmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 29/03/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 24/05/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ... sayılı "...", "....." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. Yapılan incelemede, çekişme konusu ibarelerdeki harf farklılıklarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak markaların bıraktıkları izlenimi değiştirir nitelikte olduğu, bu bağlamda başvuru ile ret gerekçesi markaların bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle benzer olmadığı görüşüne ulaşılmış ve işbu itirazın kabulü gerekmiştir. KARAR İtirazın kabulüne ve başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılmasına oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. ", Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır. ... davalarında, 6769 sayılı SMK'nın Uygulanması Yönetmeliği 29/1-2 maddede belirtilen kullanımın ispatına dayanan taraf yayına itiraza ilişkin görüşünü sunması gereken süre içinde kullanımın ispatına ilişkin talebini açıkça ve yazılı olarak ve de kullanımın ispatı istenilen markaların tescil numaralarının açıkça belirtmesi gerekmektedir. Aksi halde talep yapılmamış sayılacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
...
10/03/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; "1) Davacının ... sayılı markasının “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri”nde yoğun ve ciddi bir biçimde kullanıldığının yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil ile ispat edilebildiğini, dolayısıyla davacının bu markasına dayalı olarak, hükümsüzlük talepli davada (da), sayılan hizmetler özelinde, SMK m. 6/1 hükmü kapsamında bir koruma talep edebileceği, 2) Karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, 3) Dava konusu edilen markanın kapsamına giren hizmetler ile davacının markalarının korunduğu/tescilli olduğu hizmetlerin aynı olduğu, 4) Davalının markasının kapsamına giren hizmetlerin hitap ettiği tüketici/alıcı kitlesinin bilinç/dikkat/özen/bilgi seviyesinin yüksek olmadığı, 5) Yukarıdaki değerlendirmelerden dolayı, karşılaştırılan markalar arasında, davalının markasının kapsamına giren hizmetler yönünden karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunduğu, 6) Davacının “tanınmışlık” iddiasının dava konusu edilen markanın hükmüne45 bir etkisinin olmayacağı; 7) Dava konusu edilen 28.03.2024 tarihli ve ... sayılı ... Kararının, (4) nolu bentteki değerlendirme ile çeliştiği/uyumlu olmadığı, 8) Davacının hükümsüzlük isteminin, (4) nolu bentteki değerlendirme ile çelişmediği/uyumlu olduğu" şeklinde ifade etmiştir. Davacı vekilinin ek rapor alınması; davalı firma vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait 43.ncü sınıfta olan yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde kullanım ispatı yerine getirilen ...(...) ve başvuru tarihi açısından kullanım ispatı gerekmeyen ... (...) ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Markalardaki asli unsurun ... (davalı) ve ... (davacı) olduğu; Diğer yönden davacının bu markalarının kapsamı ile davalının markasının kapsamında kalan 43 sınıftaki emtialar aynı/benzer/ilişkili/bağlantılı emtialar olduğu raporda sayfa 4-5-6 da tablo halinde gösterildiği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının emtia benzerliği oluşan ...(...) ve ... (...) ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının emtia benzerliği olan ... (...) ve ... (...) ibareli tescilli markalı hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "... " ibareli başvuru markalı hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle başvuru konusu işaret ile davacının emtia benzerliği olan tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Diğer yönden ise ; SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Ancak; bu durum yukarıda izah edilen SMK 6/1 maddesindeki iltibası ortadan kaldırmadığından neticeden davanın kabulü gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu ... ... sayılı ... kararının iptaline, 3-Dava konusu ... sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde Türk Patent Kurumuna müzekkere yazılmasına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-Davacının yaptığı; 11.000,00 TL bilirkişi ücreti, 145,00 TL tebligat ücreti,. 427,6 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 11.572,60 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 07/04/2025
Katip ... Hakim ... E-İmzalıdır E-İmzalıdır