İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/244 E. 2025/92 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/244
Karar No
2025/92
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/244 Esas KARAR NO :2025/92

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:22/04/2024 KARAR TARİHİ:28/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalı ile arasındaki ticari ilişki neticesinde cari hesap alacağı oluştuğu; davalının, taraflar arasındaki cari hesap alacağından doğan 24.132,00 TL tutarında borcu olduğu; bu borca istinaden davalının hiçbir ödeme yapmadığı; davacı şirketin, .... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas sayılı dosyası ile 17.11.2023 tarihinde icra takibi başlattığı; davalının mesnetsiz ve hukuka aykırı iddialarla takibi geciktirmek amacıyla icra dosyasındaki borca, faize ve tüm fer’ilerine kötü niyetle itiraz ettiği; takibin borca itiraz nedeniyle durduğu; icra dosyasındaki alacağın likit olduğu; davalı şirketin, davacıya borcu bulunmadığına dair iddiasının tamamen hukuki dayanaktan yoksun ve soyut bir iddia olduğu öne sürülerek davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas sayılı dosyadaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesi talep edilmektedir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, .... İcra Dairesi'nin 2023/... esas sayılı dosyasının UYAP suretinin dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. .... İcra Dairesi'nin 2023/... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 24.851,83 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Dosya Mali Müşavir bilirkişisine tevdi olunmuş, düzenlenen 07/11/2024 tarihli raporda özetle; ''..... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas Sayılı Dosyası ile, davacı/alacaklı tarafından 18.11.2023 tarihinde “Örnek No: 7 - İlamsız Takiplerde Ödeme Emri” ile 13.09.2023 hesap alacağından kaynaklanan 24.132,00 TL asıl alacak ve 719,83 TL işlenmiş faiz olmak üzere toplam 24.851,83 TL talep edildiği, ancak davalı/borçlu tarafından itiraz dilekçesi verilmesi üzerine takip durdurulduğu, Davacı ...’nin 2023 yılına ait ticari defterleri 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun Mükerrer 242. maddesinin 2. fıkrasına, 5766 sayılı Kanun’un 17. Maddesi ile eklenen hüküm uyarınca 14.12.2012 tarihinde yayımlanan 421 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine uygun şekilde e-defter olarak tutulduğu, bu kapsamda envanter defteri dışındaki yasal defterlerin tasdiki uygulaması ortadan kalktığı, İncelenen ticari defterlere ilişkin mükellefiyetlerin tam ve eksiksiz yerine getirilmiş olduğu, davacı ...’nin ticari defterlerindeki kayıtlarla örtüşen muavin kayıtları incelendiği, dava konusu icra takibinin dayanağı hesap ilişkisinin 2023 yılı açılış bakiyesi ile 2023 yılındaki faturalardan oluştuğu, dava konusu icra takibinde, 2023 yılı açılış bakiyesi olan 2,93 TL asıl alacağa dâhil edilmeyerek sadece aşağıda dökümü verilen, davacı şirket tarafından düzenlendiği ve ticari defterlerine kaydedildiği tespit edilen faturalar toplamının talep edildiği, 28 Temmuz 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile değişiklik yapılan 6100 sayılı HMK m. 222/3 “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir” hükmünü havi olup yapılan ihtara rağmen davalı taraf ticari defter ve kayıtlarının incelemeye sunulmamış olması nedeniyle usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş olan davacı şirket ticari defter kayıtları, sahibi lehine delil olarak kabul edilerek 18.11.2023 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 24.132,00 TL alacaklı olduğu, Takip tarihinden önce temerrüdün gerçekleştiğini gösteren herhangi bir belge dosya muhteviyatında tespit edilemediğinden işlemiş faiz hesaplaması yapılamadığı, netice itibari ile Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ile yukarıda yapılan tespitler ve yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucunda; Davacı tarafın usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu; Davalı taraf ticari defter ve kayıtlarının incelemeye sunulmamış olması nedeniyle usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş olan davacı şirket ticari defter kayıtları, sahibi lehine delil olarak kabul edilerek 18.11.2023 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 24.132,00 TL alacaklı olduğu...'' şeklinde tespitte bulunulduğu anlaşılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; davalı taraf her ne kadar davacı-alacaklı tarafça, .... İcra Dairesi'nin 2023/... esas sayılı dosyası ile cari hesap alacağından doğan 24.132,00 TL ana para ve 719,83 TL işlemiş faizi olmak üzere, toplam 24.851,83 TL nin tahsili için yapılan icra takibine itiraz etmiş ise de, davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği, davacı ticari defterlerine göre ise davacının davalı taraftan 24.132,00 TL ana para alacağı olduğunun tespit edildiği, yine davacı tarafça işlemiş faiz talep edilmiş ise de; takip tarihinden önce temerrüdün gerçekleştiğini gösteren herhangi bir belge dosya muhteviyatında tespit edilemediğinden işlemiş faiz yönünden talep hakkının bulunmadığı, davalı tarafın, raporla tespit edilen iş bu alacağı ödediğine ilişkin herhangi bir ödeme makbuzu veya dekont ibraz etmediği, hatta davaya cevap dahi vermediği, delil sunmadığı anlaşıldığından dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 24.132,00 TL ana para ve ana paraya takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, İcra inkar tazminatı yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Örneğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilin- mekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda; davalı tarafın icra takibine haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğu, dosyada talep edilen alacağın likit olduğu anlaşıldığından; asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine miktar itibari ile kesin olarak karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, -Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 24.132,00 TL ana para ve ana paraya takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, -Asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.648,46-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.220,86-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 24.132,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4- Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 427,60TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, , 6-Davacı tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 535,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.535,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 5.374,68-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne davalı tarafın yokluğunda okunup usulüne uygun anlatıldı. 28/01/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/244, K. 2025/92, T. 28.01.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-244-e-2025-92-k-da4ffdde9940