İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/243 E. 2025/183 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/243
- Karar No
- 2025/183
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/243 Esas - 2025/183
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/243 KARAR NO : 2025/183
DAVA : Marka .... Kararı İptali - Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 22/05/2024 KARAR TARİHİ : 14/05/2025 Yazım Tarihi: 11/06/2025
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin ... Şirketi adı altında "..." markası ile köklü bir geçmişe sahip olduğunu, Dava konusu markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, 5(1)(ç) yönünden reddi gerektiğini, Müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu, .... markasının toplumda ve uluslararası alanda bilinen, köklü bir geçmişe sahip, çok kültürlü ve geniş bir coğrafyaya yayılmış .... kültürünü dünyaya tanıtmayı misyon edinmiş bir marka olduğunu, Şehrin En İyileri organizasyonu kapsamında gerçekleştirilen ödül töreninde “.... – ... ” ödülü aldığını, 40.000 civarında takipçisi bulunan sosyal medya (....) hesabı olduğunu, 09.12.2017 tarihine kadar uzun süre öncesinde ticari faaliyetlerde kullanıldığını, Müvekkili markasının tanınmış olduğunu, Dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu, Emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek, dava konusu ... kararının iptalini ve markanın sicilden terkinini ve hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Kötü niyet iddialarının gerçek olmadığını, Ekonomik vb. gerekliliklerden söz konusu şahıs şirketinin 30.09.2023 tarihinde kapatıldığını, Müvekkili tarafından 11.04.2023 tarihinde ... Ltd.şti.‘nin devralındığını, Unvanının ... LTD.ŞTİ olarak değiştirildiğini, söz konusu şirketin de ekonomik ve işletmesel sebeplerle 09.10.2023 tarihinde kapatıldığını, markaların benzer olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markasının kapsamında bırakılan 43. Sınıftaki yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri yönünden davacı tarafın SMK 6/1 maddesine göre itiraz mesnedi markaları açısından iltibas oluşturduğu, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım, SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık , SMK 6/9 Maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığı ve SMK 5/1-ç maddesine göre aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer marka olduğu gerekçesiyle itirazlarının nihai olarak reddi konusunda verilen ... ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde de hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 18/03/2024 tarihinde davacı tarafa e- tebliğ edildiği, davacının da SMK 160/6 maddesindeki e tebliğden itibaren 10 gün sonrasından başlayan süre ile birlikte 5000 sayılı .... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 22/05/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... " ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun ....sayılı "... " ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Öncelikle, başvurunun ilanına ... tarafından yapılan ilk itiraz kapsamı 11/5/2022 tarihli ve 396 sayılı ...'nde yayınlanmış olan SINIF KODU : 43 Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri."dir. ... söz konusu itirazı 396 sayılı bültende yayınlanan tüm hizmetler bakımından kabul etmiş; SINIF KODU : 43 Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri." başvuru kapsamından çıkartmiştır. 6769 s. SMK MADDE 20- (1) Kurum tarafından bu Kitap kapsamında alınan kararlardan zarar gören taraflar, kararlara karşı Kurum nezdinde itiraz edebilir. hükmüne amirdir. Buna göre, muteriz 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu?nun 18 inci maddesi uyarınca 396 sayılı ....'nde yayınlanmış olduğu hizmetlere yapmış olduğu itiraz kabul edilmiştir. Muterizin, ...'nin bu kararına karşı Kurul nezdinde yapmış olduğu ve işbu incelemenin konusunu oluşturan itirazında, muterizin 26/6/2022 tarihli 399 sayılı ....'nde yayınlanan Sınıf Kodu 43 Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri'ne itiraz ettiği, bu hizmetlerin ilk itiraz kapsamında bulunmadığı ve söz konusu ... kararının muteriz aleyhine olmadığı ve bu itibarla karara itiraz etmeye madde hükmü gereğince hakkı olmadığı değerlendirmiş ve aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. KARAR İtirazın usulden reddine oybirliği ile karar verilmiştir.” ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük tarihli) Madde 5/1-ç "Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler" marka olarak tescil edilmez. hükmü yer almaktadır. Buradaki “ayniyet” olgusuyla, “bir markanın tamamen taklit edilmesi” kast edilmektedir. “Ayırt edilemeyecek derecede benzerlik” olgusuyla ise başvuru konusu markanın tescilli markanın birebir aynısı olmamakla birlikte, “ilk bakışta fark edilemeyecek derecede aynı” olan ve bu hususun ispatına dahi gerek duyulmayan, ancak çok dikkatli bir inceleme sonucu farkın anlaşılabileceği ibare ve şekilleri taşıyan işaretler kast edilmektedir (Pril/Pırıl örneği, Sabih Arkan, Marka Hukuku).
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 18 " (1) Bültende yayımlanmış bir marka başvurusunun, 5 inci veya 6 ncı maddelere göre tescil edilmemesi gerektiğine ilişkin itirazlar ilgili kişiler tarafından marka başvurusunun yayımından itibaren iki ay içinde yapılır." Madde 20" (1) Kurum tarafından bu Kitap kapsamında alınan kararlardan zarar gören taraflar, kararlara karşı Kurum nezdinde itiraz edebilir.", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ....
22/03/2025 tarihli Bilirkişi Raporunda ÖZETLE;" 1)Dava konusu hizmetlerin yayınına itiraz edilmediği, 2)... kararının iptali talebi ve tüm itiraz gerekçeleri yönünden dikkate alınacak bir mal ve/veya hizmet bulunmadığı, 3)Dava konusu marka hükümden düştüğünden hükümsüzlük talebi ve tüm itiraz gerekçeleri yönünden dikkate alınacak bir mal ve/veya hizmet bulunmadığı, 4)Dava konusu ... sayılı ... kararının yerinde olduğu, görüş ve düşüncesinde olduğumuzu takdiri" Şeklinde ; 14/04/2025 tarihli Ek Raporda ÖZETLE; "1)Dava konusu “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden itiraz gerekçesi.... sayılı markalarla dava konusu marka arasında karıştırılma olasılığı bulunduğu, 2)Dava konusu markanın hükümsüzlüğü koşulları oluştuğu görüş ve düşüncesinde olduğumuzu takdiri Sayın Mahkemenizin olmak üzere saygıyla sunarız. " şeklinde ifade edilmiştir. GEREKÇE: ... kararı iptalinde ; Tarafların iddia ve savunması, marka başvuru dosyası içeriği , mesnet markalar, ... (...) ve ... kararı ve dosya bütünüyle birlikte ele alındığında; Davalının ... sayılı marka başvurusu 11/05/2022 tarihli ve 396 sayılı ....'nde yayınlanmış şekli 43.ncü sınıfta " Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri." olduğu; ... (...) ise davacının itirazını tüm hizmetler bakımından kabul ederek başvuru markasının kapsamındaki hizmetlerin tamamını çıkardığı; Davacı ise ...' nın bu kararına karşı ... nezdinde itiraz ettiği anlaşıldığı; SMK 20.ncı madde kapsamında davacının kendisi lehine verilen ... kararına itiraz etmeye hakkı olmadığı değerlendirildiği; Diğer yönden ise davacı taraf aynı ... nezdindeki itirazının 26/06/2022 tarihli 399 sayılı ....'nde yayınlanan Sınıf Kodu 43 "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri"ne itiraz ettiği, bu hizmetlerin ise yukarıda anlatılan ilk itiraz kapsamında bulunmadığı, ilk itiraz aşamasında ileri sürmediği itirazı ... nezdinde de ileri süremeyeceği; Tüm bu açılardan davaya konu edilen ... sayılı ... kararındaki "İtirazın usulden reddine " şeklinde tespit ve kararın yerinde olduğuna kanaat getirilerek ... yönünden açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Hükümsüzlük talebinde ; Davacı taraf ,davalı şahsın ... başvuru sayılı markasının kapsamında olduğu belirtilen 43. Sınıftaki yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri yönünden SMK 6/1 maddesine göre dava dilekçesinde belirtilen markaları açısından iltibas oluşturduğu, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım, SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık , SMK 6/9 Maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığı ve SMK 5/1-ç maddesine göre aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer marka olduğu gerekçesiyle hükümsüzlük talebinde bulunmaktadır. Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; SMK 5/1-ç maddesine göre aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer marka olduğu da söylenemeyeceğinden davacının bu iddiaları da sabit görülmediği; Diğer yönden ise ; Bilirkişi heyet raporunda Dava konusu “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden itiraz gerekçesi .... sayılı markalarla dava konusu marka arasında karıştırılma olasılığı bulunduğu," belirtilmiş olup; Davaya konu edilen ... başvuru sayılı marka ile davacı markaları arasında asıl unsur ... esas alındığından görsel ve seçil benzerlik olduğu , diğer yönden davaya konu edilen 43 sınıftaki “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden emtia benzerliği gerçekleşmiş olsa ve SMK 6/1 maddesindeki iltibasın varlığı söylense de, hükümsüzlük talepli davada davalı markası tescilli olmadığı gibi karar tarihinde de tescil aşamasına da gelinmediği, tüm bu gerekçelerle hükümsüzlük davasının reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 14/05/2025
Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır