İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/229 E. 2026/321 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/229
- Karar No
- 2026/321
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/229 Esas - 2026/321 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/229 Esas KARAR NO : 2026/321 HAKİM : KATİP :
DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- ... - DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 14/03/2024 KARAR TARİHİ : 03/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Davalılardan ... mülkiyetindeki, ...'in kullandığı ... plakalı aracın 29/11/2023 tarihinde müvekkiline ait ... plaka sayılı araca arkadan çarptığını, çarpma sonucu, müvekkiline ait BMW 3.20 İED 40 TH YEAR EDİTİON marka araçta 19.242,36 TL'lik bir hasar ortaya çıktığını, trafik kazası tespit tutanağı doğrultusunda tanzim edilen kusur raporuna (tramer) göre ... plakalı aracın %100 oranında kusurlu bulunduğunu, söz konusu hasarın, müvekkilinin aracının hasar kaydı için açılan 1346554-0 Kasko numaralı hasar kayıt dosyasıyla da sabit olduğunu, değer kaybının tazmini adına 2918 sayılı KTK m. 97 gereği dava açmadan önce davalının sigortacısı ... Sigorta şirketine başvuru yapıldığını, sigorta şirketi tarafından başvurularının reddedildiğini, davacının, kaza tarihine kadar aracının tüm bakımlarını zamanında ve yetkili servisinde yaptırdığını, kaza sonrası müvekkilinin aracının onarımı ve yenilemesi sonucu araçta hasar kaydı oluştuğunu, hasar gören parçaların orijinal parçaları ile değiştirilmediğini, değiştirilse bile aracın kazalı bir araç kabul edileceğinden dolayı aracın satış değerinın düşeceğini ve değer kaybına uğrayacağını, müvekkilinin aracının 2016 model olduğunu, hatasız ortalama değerinin 2.000.000 TL ( İki Milyon Türk Lirası) olduğunu, kazalı haliyle 1.500.000 TL olduğunu, aracın değerinin yüksek olmasının değer kaybı oranının da aynı oranda arttığını, değer kaybı için belirlenecek oran gözetilirken emsal ilanlar da gözetilmesi gerektiğini, ortalama 500 bin liralık aracın 60.000 TL hasar kaydıyla ortalama 50.000-70.000 TL arası bir değer kaybı belirlenirken 2.000,000 TL değerindeki bir aracın da ortalama bu değerlerin 4-5 katı olacağını, bilirkişi tarafından yapacak incelemede aracın rayiç bedelini dikkate alması gerektiğini, Kara yolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesine göre araç işleten ile aracın malikinin, müvekkilinin aracında oluşan değer kaybından müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı için belirsiz alacak davalarının kabulü ile bilirkişi tarafından belirlenecek değer kaybının tazminini, şimdilik 1.000,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı Quıck Sigorta şirketi vekilinin cevap dilekçesinden özetle; ... plakalı aracın müvekkili olan şirkete 100000145103609 poliçe numaralı trafik sigorta poliçesi ile 19/05/2023 - 19/05/2024 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00-TL olduğunu, poliçe limitini bildirmelerinin davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmediğini, davanın yetkili olmayan mahkemede açıldığını, davada yetkili mahkemenin, müvekkilinin bulunduğu yer mahkemesi olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, sigorta şirketine başvuru şartı sağlanmadığını, davacının aracını kasko sigorta poliçesi kapsamında tamir ettirip ettirmediği, şayet kasko kapsamında tamir işlemi gerçekleşmiş ise bu durumda, kasko hasar dosyasında bulunan tüm belgeleri ve özellikle eksper raporunu temin ederek başvuru yapması, değer kaybı ve hasar onarım bedelinin hesabının yapılabilmesinin kaçınılmaz olduğunu, aksi halde, aracı inceleme, aracı hasarlı görme ve dahi detaylı eksper incelemesi yapma şansı olmayan müvekkilinin, hangi parçaların ne oranda hasarlandığını anlayarak Genel Şartlardaki formüllere göre değer kaybı hesaplamasının da mümkün olmayacacağını, davanın yeterli başvuru yapılmadığı gözetilerek KTK md.97 gereği reddini talep ettiklerini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğunun müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, Zorunlu trafik sigortası bir tür sorumluluk sigortası olduğunu, zorunlu trafik sigortasında sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararların işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda 3. kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerektiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 15/03/2001 Tarih ve 2001/1244 E.-2001/1941 K. sayılı ilamında da açıkça belirtildiği üzere zorunlu trafik sigortası kapsamında bir zararın ortaya çıkması ve sigortacının sorumluluğunun doğması bakımından araç işleteninde sürücünün kusurunun şart olduğunu, aksi taktirde ortaya çıkacak kusursuzluk hallerinden tazminat ödeme yükümlülüğünün de ortadan kalkacağından bahisle kusur hususunun herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde tespiti gerektiğini, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyalarından alınan raporlar hukuk hakimi açısından bağlayıcı olmadığını, ayrıca ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunun esas alarak hüküm kurmak, Yargıtay tarafından hükmün eksik inceleme ürünü olarak değerlendirilmesine sebebiyet vereceğini, değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerekmektiğini, aracın kilometresinin yüksek veya daha önce benzer hasarlara maruz kaldıysa değer kaybından söz edilemeyeceğini, aracın daha önce hasarı olup olmadığına ilişkin tramer kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, itirazlarının baki kalmak kaydıyla, değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı esas alınarak, hesaplamanın reel piyasaya göre yapılması gerektiği iddiası usul ve yasaya aykırı olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. maddesi ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereğince, yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile şirketlerine müracaat tarihinden öncesinde şirketlerinin temerrüdü söz konusu olmadığını, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluklarının da bulunmadığını, aynı zamanda dava dilekçesinde bahsi geçen faizle ilgili olarak davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının talep etmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/19-73 E. ve 1999/106 K. sayılı ve 17.02.1999 tarihli kararının mevcut olduğunu, belirterek davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... tarafından cevap dilekçesi verilmediği görülmekle HMK 128.maddesi gereği bütün vakıaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır. DELİLLER: Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin yazı cevabı, Mapfre Sigorta A.ş'nin yazı cevabı, Quıck Sigorta A.ş'nin yazı cevabı, Trafik tescil kayıtları, bilirkişi raporları, Talep artırım dilekçesi. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı araç değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Makine Mühendisi Bilirkişi tarafından düzenlenen 19/01/2025 tarihli raporda özetle; Kusur tespiti; ... plakalı otomobil sürücüsü ...’in 2918 sayılı K.Y.T.K. nunda belirtilen sürücü asli kusurlarından: a-)84/j-Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama, c-)67/a-Sürücülerin, park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, kara yolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır. Sürücü trafik kurallarını ihlal ettiğinden dolayı söz konusu kazanın oluşmasında kusurlu olduğu tespit edildiği, ... plakalı otomobil sürücüsü ...’ın; Kazanın oluşumunda, atfi kabil kusurunun bulunmadığı görüş ve kanaatinde olduğunu, ... plakalı aracın, dava konusu olan 29.11.2023 tarihinde yaşanan kazada araçta sol arka stop lambası, ark tampon ve sol arka çamurluk marşpiyel kısımları hasarlanmış, dava konusu kazadan önce de 31.07.2020 tarihinde yaşanan kazada da aynı bölgelerin hasarlanmış olduğundan araç ilk kazada zarar gören parçasının onarılması halinde değer kaybına uğramıştır. Bir daha aynı yerden hasar görürse değer kaybına uğrayamayacağı sonuç ve kanaatine varıldığı, şeklinde rapor düzenlenmiştir. Dosyanın yeniden makine mühendisi bilirkişiye tevdi ile, raporda tespiti yapılan 2020 yılındaki kazada sol arka kısımdan hasar gören aracın dava konusu araç olmadığı, karşı araç olduğu gözetilerek kaza sonrası davacıya ait araçta oluşan değer kaybına yönelik yeniden inceleme yapılarak ek rapor düzenlenmesine karar verilmişolup, bilirkişi tarafından düzenlenen 07/03/2025 tarihli ek raporda özetle; Dava konusu olan BMW 320i ED 170 Sedan 40.Year Edition 2016 model aracın, geçmişte 2 adet kazasının bulunması ve kaza anında 236.756km de olması da göz önünde bulundurulur ve yaşanan kazadan ötürü sol stop, sol arka çamurluk marşpiyel ve arka tampon kısımlarından 19.242-TL (KDV Dahil) hasara uğramış olması sonucu kazanın meydana geldiği 29.11.2023 tarihinde değer kaybı 7.980 tl olarak belirlendiği, şeklinde rapor düzenlenmiştir. Dosyanın yeniden Makine Mühendisi bilirkişiye tevdi ile ülkemizde araç alış-satış değerinin yıllara göre büyük miktarda değişiklik gösterdiği, bu nedenle rapor düzenlenirken araç fiyatının rapor tarihi itibariyle tespit edilerek, rapor tarihinden geriye doğru TÜİK hesabıyla, kaza tarihine ilişkin dava konusu aracın hesaplanan alış-satış bedelinin her zaman piyasadaki şartlara uygunluk sağlamayacağı gözetilerek mümkün olması halinde kaza tarihindeki veriler (araç satış ilanları, kasko araç değer listesi vb veriler) gözetilip değer kaybının tespitine yönelik ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi tarafından düzenlenen 16/07/2025 tarihli ek raporda özetle; Hazırlanan ek raporda da önce aracın emsal araştırması, yetkili servis ile yapılan görüşmeler, güncel hayatta en çok alım satım işleminin yapıldığı sarı internet sitesindeki emsaller bir bütün olarak değerlendirilmiş ve araç fiyatının rapor tarihi itibariyle 1.338.000-TL edebileceği, kazadan sonra ise yine rapor taraihi itibariyle 1.330.000-TL edebileceği tespit edildiği, bu nedenle aracın rapor tarihi itibariyle yaşana kaza sonrası 8.000 TL değer kaybedeceği tespit edildiği, kaza taraihi olan 29.11.2023 tarihindeki değer kaybı ise raporda ayrıntılı bir şekilde izah edilmiş olup, mahkemece Tuik hesabıyla kaza tarihinde değer kaybının 4.891 TL, Kasko Değer Listesi ile değer kaybının 7.980-TL edebileceği tespit edildiği, mahkemece TÜİK hesabıyla, değer kaybının piyasa şartlarına uyum sağlamayacağı için kasko değer listesi dikkate alınarak hesaplama yapılması talep edilmiş olup, 07.03.2025 tarihinde hazırlanan ek raporda da mahkemenin talep ettiği şekilde kasko değer listesine göre 7.980 TL değer kaybı hesap edildiği, bazı durumlarda özellikle 15 yaş üstü araçlarda kasko değer listesine ulaşmak mümkün olmayıp, bu durumda bilirkişiler mecburen Tuik verilerinden faydalanılmak durumunda kalınılabileceği, ancak dava konusu aracın kaza anında 7 yaşında olması sebebiyle yapılan değer kaybı hesabı kasko değer listesine göre yapılmış olduğundan, ek rapordaki 7.980 TL değer kaybı görüş ve kanaatimde bir değişlik söz konusu olmadığı, şeklinde rapor düzenlenmiştir. Dosyanın rapor düzenleyen Ali Karaca dışında yeni bir trafik /makine mühendisi bilirkişiye tevdii ile, Kök ve ek raporun yargıtay içtihatlarına uygun düzenlenmediği, hüküm kurmaya elverişli olmadığı gözetilerek, davaya konu kazanın kimin kusuru ile meydana geldiği, davacının aracında kaza nedeniyle meydana gelen değer kaybı hususlarında rapor alınmasına karar verilmiş olup, Makine Mühendisi Bilirkişi tarafından düzenlenen 05/01/2026 tarihli raporda özetle; Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir trafik kazası olduğu, raporun 2. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; ... plakalı araç sürücüsü ...' in meydana gelen trafik kazasında %100 (yüzde yüz) kusurlu olduğu, raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; ... plakalı araç sahibi ...' ın kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşıldığı, bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı, kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, dava konusu araç için 29.11.2023 olay tarihi itibarıyla araç değer kaybının 17.692-TL olduğu, şeklinde rapor düzenlenmiştir. Davacı vekilinin 13/03/2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile; 1.000,00-TL olan taleplerini 16.692-TL artırarak 17.692,00-TL'ye yükseltiklerini beyan etmiştir. Somut davada, davacı vekili tarafından, dava konusu ... plakalı aracın 29/11/2023 tarihinde meydana gelen kazada hasar aldığı, müvekkilinin araç değer kaybı zararının oluştuğu belirtilerek maddi tazminat istemli iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Davacının aracında oluşan hasar nedeniyle değer kaybının tespiti ve meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun belirlenmesine ilişkin rapor alınmış olup hüküm kurmaya elverişli bulunan 05/01/2026 tarihli rapordan, meydana gelen kazaya ... plakalı araç sürücüsü ...'in tam kusurlu olarak sebebiyet verdiğinin, kazadan sonra davacının aracında 17.692,00 TL değer kaybı meydana geldiğinin belirlendiği, davalı sigorta şirketinin davacının aracında meydana gelen değer kaybından akdî olarak,araç maliki olan davalının araç işleteni olarak sorumlu olacağından iş bu davalılara yönelik değer kaybı tazminatı isteminin kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından davalı sigorta şirketine tazminat istemiyle 19/01/2024 tarihinde başvuru yapıldığı, davalının 8 iş günü sonrası temerrüte düşeceği anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi 01/02/2024 olarak belirlenmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın kabulü ile, 17.692,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 01/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, davalı ...'ten kaza tarihi olan 29/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 1.208,54-TL nispi karar ve ilâm harcından, davacıdan alınan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 780,94-TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 1.715,00-TL tebligat masrafı, 24,00 -TL posta ve müzekkere masrafı, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.739,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1. maddesi uyarınca taktir olunan 17.692,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri),(diğer davalıya yönelik davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmaması ve sigorta şirketine yönelik talebin kabul edildiği gözetilerek )davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından, HMK'nun 333/1. maddesi gereğince, yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibarı ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/04/2026
Katip ¸E-imzalıdır
Hakim ¸E-imzalıdır