İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/226 E. 2025/270 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/226
- Karar No
- 2025/270
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/226 KARAR NO : 2025/270
DAVA : Marka (Manevi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 02/08/2022 KARAR TARİHİ : 18/11/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesi: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin markalarının dünya çapında tanınmış markalar olduğunu, davalılardan ... tarafından "... önünde durulup numaraya bakıldığında soldan 1. işyeri olan ..." adresinde olan "..." tabelalı işyerinde müvekkillerinin markalarını tamamen izinsiz ve tecavüz teşkil eder şekilde kullandığını, davalılardan ... tarafından "... önünde durulup numaraya bakıldığında sağdan 1. İşyeri olan ..." adresinde olan "..." tabelalı işyerinde müvekkillerine ait ... markasını meşru bağlantısı, sözleşmesi ve hukuka uygun amacı olmaksızın; tamamen izinsiz ve tecavüz teşkil eder şekilde kullandığını, ... 4. FSHHM'nin ... D.iş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını, kararın ifası için ... 29. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyasının açıldığını, davalıların iş yerlerinde tespit yapıldığını, ... 4. FSHHM'nin ...D.iş sayılı dosyasında tedbiren el koyma talebinin 50.000 TL teminat karşılığında kabul edildiğini, teminatın yatırıldığını, davalılara ait iş yerlerinde tespit edilen ürünlere el konulduğunu belirterek fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalılar tarafından yapılan, müvekkilerinin marka haklarına yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin her bir davalı yönünden tespiti, ref'i ve devam edenler yönünden men'ine, tecavüz sebebiyle oluşan maddi zararlara ilişkin dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla 5.000,00TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile her bir davalıdan alınarak davacıya verilmesine, her bir davalı aleyhine verilen kararın masrafı davalılardan karşılanarak bir tirajı yüksek gazetede ilanına, davalılardan ele geçirilen ürünlerin taklit nitelikte oldukları tespit edildiğinden davalıların da ürünlerin orijinal olduğuna yönelik bir iddiası bulunmaması da nedeniyle bu ürünlere ilişkin olarak uğrayabilecekleri bir zarar söz konusu olmadığından, yargılama süreleri ve teminat tutarının bu süreçte değer kaybedecek olması da göz önüne alınarak, müvekkilleri tarafından sunulan nakdi teminatın iadesine ve 6100 sayılı HMK 397/2. maddesi uyarınca yasal süre içerisinde işbu dava açıldığından tedbirin teminatsız şekilde devamına, işbu dosyanın eki niteliğindeki ...4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D.İş ve ... 29. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyaları kapsamında yapılan, yediemin masrafları da dahil olmak üzere tüm giderlerin ve işbu dosyada yapılan yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap dilekçesi: Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada haciz tutanağında yapılan tespit incelendiğinde de görüleceği üzere adresin bilinmediği, sözlü olarak tarif yöntemiyle müvekkiline ait adresin gösterildiği, açık adresin ise bilinmediği, müvekkiline ait işyerinde vergi levhasındaki adres ile gelinen adresin farklı olduğu yapılan işlem karşısında tutanağa şerh düşüldüğü, dava hakları ve talep hakları saklı tutulduğu da dikkate alındığında yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu, tespit işleminin usulsüz olduğunu, müvekkilinin küçük esnaf olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber bahse konu talepte yer alan tutar ve taleplerin fahiş olduğunu, müvekkili tarafından ödenme ihtimali olmadığını, hukuka aykırı deliller ile ikame edilen davada müvekkilinden manevi tazminat talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Cevap dilekçesi: Davalı ...'a usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı HMK gereğince davayı inkar ettiği anlaşılmıştır. Deliller: TPMK: ... markasına ait ...ve ..., ... markasına ait ... ve ..., ... markasına ait ..., ... markasına ait ..., ... markasına ait ... ve ..., ... markasına ait ... marka tescil dosyalarının onaylı suretleri TPMK'dan istenilmiş, gelen cevabi yazı dosya arasına alınmıştır. Değişik iş dosyası: ... 4. FSHHM'nin ...D.iş sayılı dosyası fiziken dosya arasına alınmıştır. İcra dosyası: ... 29. İcra Müdürlüğü ...sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinde celp edilmiştir. ... 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası : ... 1. FSHCM'nin ...Esas Ve ... karar sayılı dosyası dosya arasına getirtilmiş, yapılan incelemede ; mahkememiz dosyasındaki davacıların suç duyurusu üzerine yapılan yargılamada dosyamızda davalı olarak bulunan ... hakkında "-Her ne kadar sanık ... hakkında müştekilere karşı "Başkasına ait marka hakkına iktibas suretiyle tecavüz oluşturan malı satışa arz etmek" suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması istemi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de yapılan yargılama sonucunda, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırmaya yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle 5271 Sayılı CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca sanığın BERAAT" kararı verildiği, diğer sanık hakkında ceza verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkememizce verilen ilk karar: " davacı tarafta 6 kişinin bulunduğu, davalı tarafta ise 2 kişinin bulunduğu, dava dilekçesinin hangi davalının hangi davacının hangi markasına hangi eylem ile tecavüz ettiğinin net olarak belirtilmediği ve ayrıca hangi davacı yönünden hangi davalıdan ne kadar tazminat talep edildiğinin net olmaması nedeni ile 07/12/2023 tarihli celsenin 4 nolu ara kararı gereği kesin süre verildiği, kesin süre içinde davacıların bu hususta beyanda bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 119/2 maddesi gereğince verilen kesin süreye rağmen dava dilekçesinin açıklanmadığı anlaşılmakla davanın açılmamış sayılmasına" kararı verilmiştir. İstinaf İlamı: İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile " İlk derece mahkemesinin 07/12/2023 Tarihli ara kararı ile davacı vekiline netice-i talebini açıklaması için süre verilmiş ise de; sürenin kesin süre olduğu belirtilmediği gibi ara kararı yerine getirmemenin sonuçları usulünce ihtar edilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacılar vekilinin istinaf isteminin bu yönden kabulü gerekmiştir. Ancak; davacı vekili dava dilekçesi ekinde delil olarak dayanılan marka kayıtlarını eklemiş ise de, davada 6 adet davacı, 2 adet davalı yer almaktadır. Bu durumda davacılar vekiline her bir müvekkili yönünden her bir davalıdan hangi marka için ne kadar manevi tazminat talep edildiğinin açıklanması için süre verilmesi yerindedir. Bununla birlikte; dava dilekçesinde her bir davalı yönünden 5000'er TL manevi tazminat talep edilmiş ise de, dava harcının 5.000TL üzerinden yatırıldığı, harcın kamu düzenine ilişkin olduğu re'sen dikkate alınarak 10.000TL üzerinden dava harcını tamamlaması için de davacılar vekiline süre verilmesi gereklidir. Açıklanan nedenle davacılar vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, HMK 355, 353.1.a.6 maddeleri gereğince kararın kaldırılmasına" kararı verilmiştir. Dava ve uyuşmazlık : Taraflar arasındaki dava davalıların eyleminin davacılar adına tescilli marka hakkına tecavüz nitleiğinde olup olmadığının tespiti ile tecavüz eylemleri nedeniyle uğranılan manevi zararın tahsilinin gerekip gerekmediğine ilişkindir. Davacı taraf ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...değişik iş sayılı dosyasında yapılan delil tespiti işlemi ile davalıların sorumluluğunda bulunan işyerlerinde davacı markalarını taşıyan taklit ürünlerin bulunduğunu belirterek davanın kabulünü, davalıların ise davanın reddini savunduğu anlaşılmıştır. Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; TPMK nezdinde davacılar adına tescilli ... markasına ait ... ve ..., ...markasına ait ... ve ..., ... markasına ait ..., ... markasına ait ..., ... markasına ait ... ve..., ...markasına ait ... marka tescil numaralı markaların bulunduğu, ... 4. FSHHM'nin ... değişik iş sayılı dosyasında yapılan delil tespiti işleminde "... önünde durulup numaraya bakıldığında sağdan 1. İş yeri olan Fatih İstanbul adresinde faaliyet gösteren .. isimli işyerini ... TC. kimlik numaralı ... isimli kişinin işlettiği, vergi levhasının ise ... TC Kimlik Nolu abisi ... adına kayıtlı olduğu, tespit ve tedbir işlemi anında ...'ın işletmede bulunduğu, ...önünde durulup numaraya bakıldığında sağdan birinci iş yeri olan ...adresinde faaliyet gösteren ... adlı iş yerini ise ... TC. kimlik numaralı ...isimli kişinin işlettiği, vergi levhasında gözüken İsmin ise ... TC Kimlik nolu ... olduğunun, buranın şube olarak faaliyet gösterdiğinin işyerlerinde tespit edilen ürünlerin davacılar adına tescilli markaların taklit ürünleri olduğunun tespit edildiği" bu hali ile davalıların eylemlerinin davacılar adına tescilli marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu ve marka hakkına tecavüz nedeniyle davacıların uğramış olduğu manevi zararın davalılardan tahsil edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalı ... yönünden ceza davasında beraat kararı verilmiş ise de; Ceza mahkemesi kararlarının hukuk davasına etkisi, hukukumuzda 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesinde düzenlenmiş olup hukuk hakimi, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Anılan Kanun'un "Ceza hukuku ile ilişkisinde" başlıklı 74. maddesinde, "Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." hükmü yer almaktadır. Bu açık hüküm karşısında, ceza mahkemesince verilen beraat kararının, kusur ve derecesinin, zarar tutarının, temyiz gücünün ve yükletilme yeterliğinin, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Ancak Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle "fiilin hukuka aykırılığı" konusuyla hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Yani, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıyacak, maddi olgunun tespitine dair ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlayacaktır. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması söz konusu olmayacaktır. Bu açıklamalar doğrultusunda ceza mahkemesi tarafından yapılan yargılamada kesin bir belirleme söz konusu olmayıp sanık (davalı) ... hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verildiği göz önüne alınarak, değişik iş dosyasında yapılan tespitte dikkate alındığında taklit ürünlerin tespit edildiği ilgili iş yerinin vergi levhasının bu davalı adına düzenlendiği anlaşılmakla tecavüz eylemlerinden bu davalının sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda değişik iş dosyasında yapılan tespit ile alınan bilirkişi raporu ile TPMK kayıtları dikkate alınarak davalıların davacılara ait markaların taklit ürünlerinin satışa sunduğu anlaşılmakla davalıların davacı adına tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ve takdiren talep edilen manevi tazminat miktarı uygun görülerek davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle; 1-Davanın KABULÜ ile davalıların eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 2- Manevi tazminat talebinin kabulü ile Davalı ...'dan davacı ... Yönünden 1000 TL; davacı ... yönünden 1000 TL, davacı ... yönünden 1000 TL, davacı ... yönünden 500 TL, davacı ... yönünden 1000 TL, davacı ... yönünden 500 TL olmak üzere toplam 5000 TL manevi tazminatın dava tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 3-Manevi tazminat talebinin kabulü ile Davalı ...'dan davacı ... Yönünden 1000 TL; davacı ... KG yönünden 1000 TL; davacı ... yönünden 1000 TL; davacı ... yönünden 1000 TL; davacı ... yönünden 1000 TL olmak üzere toplam 5000 TL manevi tazminatın dava tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 4-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan, daha önce ödenen 85,39 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 530,01 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan 85,39 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı, 225,00 TL posta, müzekkere gideri olmak üzere toplam 391,09 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6- Markaya tecavüz davası bakımından davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre belirlenen 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan ...'dan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine 7-Markaya tecavüz davası bakımından davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre belirlenen 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan ...'dan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine 8- Manevi tazminat davası bakımından Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan toplam 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 9-Manevi tazminat davası bakımından Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 10- Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 11- Davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, 12- İlan yapılmasına yer olmadığına, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/11/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır