İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/193 E. 2025/129 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/193
Karar No
2025/129
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/193 Esas - 2025/129

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/193 KARAR NO : 2025/129

DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali - Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 29/04/2024 KARAR TARİHİ : 14/04/2025 Yazım Tarihi: 09/05/2025

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: “Davalılardan ... tarafından ... başvuru numaralı “...” markasının 28. sınıfta tescili talebinde bulunulduğu, marka yayınına karşı taraflarınca yapılan itirazın ... tarafından reddedildiği, marka yayınına itirazın yeniden incelenmesi taleplerinin de ...’nın 01.03.2024 tarihli, ... kararı ile itirazlarının reddine karar verildiği, verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğu, davacının perakende sektörünün öncülerinden olan bir firma olduğu, ... Ticaret A.Ş.’nin 25.04.2024 itibariyle ... format mağazaları ve ... mağazaları olmak üzere yurtiçinde 81 ilde 3.426 mağazayla hizmet vermekte olduğu, tüketicinin “... ...” markasını butik mağaza zincirleri olarak tanıdığı ve tercih ettiği, Türkiye’de toplam 92 adet ... ... mağazası, 10 adet ... ... mağazası ve 60 adet macrokiosk mağazası bulunduğu, hedef olarak gurme ve çok çeşitli ürün satmakta olan “... ...” mağazaları konsept mağazacılık anlayışıyla sektöründe bir ilk oldukları, bunun dışında ..., ... Web sitesi ve “...” Mobil Uygulaması üzerinden online satış mağazaları ile tüketicilere ürün satışı gerçekleştirdikleri, ... ’nun 17.03.2022 tarih, ... sayılı kararı ile “... ...” markasının “perakende satış hizmetleri” hizmetlerinde tanınmış markalardan olduğunun tespit edildiği, davacı şirketin .../... ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazanmış tanınmış markalar olduğu, “...” ve ‘’...’’ ibareli markaların sektörünün en “prestijli” markalardan biri olan “...” markası adı altında piyasaya sürülmekte olduğu, ... markasının ... sicilinde ... sayı ile, “... ...” markasının ise ... nezdinde 17/03/2022 tarih ... sayılı karar ile TANINMIŞ MARKA olarak koruma kapsamına alındığı, itiraza konu markanın tescili durumunda, söz konusu marka başvurusu sahibinin bu tanınmışlıktan haksız olarak yararlanacağı, davacı firmaya ait markaların ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğuracağı, bu markaların itibarına zarar vereceği, tescili talep edilen “...” ibareli marka ile müvekkil firmaya ait esas unsuru “...” ve “...” ibareleri olan markaların görsel ve işitsel açılardan benzer oldukları, itiraz konusu marka başvurusunun tescilinin talep edildiği 28. Sınıfta davacıya ait itiraza mesnet markaların da hali hazırda tescilli olarak koruma altında olduğu, bu nedenlerle, TARAF MARKALARI ARASINDA VAR OLAN GÖRSEL VE İŞİTSEL BENZERLİĞE EK OLARAK SINIFSAL BENZERLiğin de MEVCUT olduğu, tüketicilerin bu markaların aynı işletmeye ait mal veya hizmetler için kullanılan markalar olduğu izlenimine kapılacakları, itiraza konu “...” ibareli markanın, davacıya ait “...” ibareli alan adı ile benzer olduğu, bu hususun da ... tarafından hatalı değerlendiridiği, marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığı” öne sürülerek ... ...‘nın ... sayılı kararının iptaline, markanın tescil edilmiş olması durumunda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markası arasında (... yönünden marka işlem dosyasında geçen itiraz mesnedi markası-hükümsüzlük yönünden dava dilekçesinde ve marka işlem dosyasında geçen mesnet markalar esas alınacaktır) SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/6 maddesine göre unvan, isim ve diğer fikri hak, SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı yönündeki iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 04/03/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 29/04/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; “başvurunun bütünleşik olarak aynı renkte ve aynı puntolarla yazılı "..." ibaresinden oluştuğu, ihtilaf konusu "..." ibaresinin tek başına ayırt ediciliğinin yüksek olmaması ve başvurunun tertip tarzı dikkate alındığında ilgili tüketicilerin başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markayı bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen marka bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığı, bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, başvuru ile itiraz gerekçesi marka karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzer görülmediğinden, başvurunun tescili halinde 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesinde belirtilen koşulların ortaya çıkmayacağı, itiraz dilekçesinde sunulan bilgi ve belgeler çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde SMK md.6/6 iddiasının da yerinde görülmediği, başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddianın somut delillerle ispatlanamadığı tespit edilmiş, ayrıca markalar arasındaki benzerlik iddiası, tek başına kötü niyetin kabulü için yeterli görülmediğinden kötü niyet gerekçeli itirazın reddi gerektiği " ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ... (...) ... ... (...) ( ve diğerleri )

10/03/2025 tarihli Bilirkişi Raporunda ÖZETLE; "SMK md. 6/1 kapsamında dava konusu ... sayılı tescili talep edilen ibareli davalı markasının 28. Sınıf mallar bakımından davacının itiraza mesnet ve markasal fiili kullanımı talep edilmeyen ibareli ... sayılı markasının kapsamında birebir aynı mal niteliği taşıdığı, Davacının itiraza mesnet ... sayılı markası ile davalının ... sayılı başvuru markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak orta düzeyde benzerlik bulunduğu, Taraf markaları arasında başvuru konusu 28. Sınıfta yer alan mallar bakımından 6769 S. SMK’nın 6/1 maddesi kapsamında iltibas tehlikesinin söz konusu olacağı Davacının davaya mesnet ve markasal fiili kullanımı talep edilmeyen “...” esas unsurlu tescilli markalarıyla (“... ...”, “... ”) görsel, işitsel ve kavramsal olarak orta düzeyde benzerlik taşıdığı ve taraf markalarının başvuru markasının tesciline karar verilen 28. sınıfa konu birebir aynı mallar bakımından SMK 6/1 uyarınca ilişkilendirilme ve karıştırma ihtimalinin bulunduğu, başvuru markasının, davacının “...” ibareli tescilli markalarıyla benzerlik düzeyi itibarıyla, birebir ayniyet taşıyan 28. sınıfa konu mallar bakımından ... karar iptal ve hükümsüzlük şartlarının bulunduğu, Davacının davaya mesnet gösterdiği markaların PERAKENDE SEKTÖRÜNDE tanınmış olması nedeniyle davaya konu olan çekişme konusu mallarda 6769 S. SMK’nın 6/5 hükmü açısından bir tanınmışlığının bulunmadığı, SMK’nun m. 6/6’nin koşullarının olmadığı, Davacının SMK md. 6/9 Kötü niyet iddialarına ilişkin Takdirin Sayın mahkemeye ait olduğu, " şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.

GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; ... kararı iptali talebinde ; Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait ... sayılı " ... ..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Bilirkişi raporunda sayfa 5 teki tabloda " tüm mallarda" gösterildiği şekilde emtia benzerliği de oluştuğu; Hükümsüzlük talebinde ; Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait ... sayılı " ... ..." ibareli tescilli markası ile diğer "..." ibareli makaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Bilirkişi raporunda sayfa 5-6-7-8 deki tabloda " tüm mallarda" gösterildiği şekilde emtia benzerliği de oluştuğu; Hem ... kararı iptali hem hükümsüzlük talebinde ; ( Nitekim ....nin 02/06/2022 tarih ve... sayılı ilamında " davacı markalarının asıl unsurunu “...” VE “...” ibareleri oluşturmakta olup, başvuru konusu işaret ise "... ..." ibaresidir. ..... ... Dairesi'nin 27.01.2021 tarihli ve ... sayılı kararında da zikrolunduğu üzere, itiraza mesnet davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceği kabul edilmelidir. " şeklinde; ve Yine ....nin10/03/2022 tarih ve ... sayılı ilamında " davacı markalarının asıl unsurunu “...” VE “...” ibaresinden oluştuğu, başvuru konusu işaret ise “...” ibaresidir. Bu durumda, itiraza mesnet davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceği kabul edilmelidir (...). Şu halde, aynı mal ve hizmetlerde markanın köken gösterme fonksiyonu yönünden karıştırma ihtimali bulunduğu gözetilip bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi " şeklinde; emsal kararlarında da bu şekilde değerlendirme yapıldığı); İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının emtia benzerliği oluşan "..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının emtia benzerliği olan "..." ibareli tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının "... " ibareli başvuru markalı malları satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle başvuru konusu işaret ile davacının emtia benzerliği olan tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Diğer yönden ise ; SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı, alan adı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Ancak; bu durumlar yukarıda izah edilen SMK 6/1 maddesindeki iltibası ortadan kaldırmadığından neticeden davanın kabulü gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu ... ... sayılı ... kararının İPTALİNE, 3-Dava konusu ... sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... Kurumuna müzekkere yazılmasına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-Davacının yaptığı; 11.000,00 TL bilirkişi ücreti, 830,00 TL tebligat ücreti, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 12.257,60 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahsın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 14/04/2025

Katip ... Hakim ... E imzalıdır E imzaldır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/193, K. 2025/129, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-193-e-2025-129-k-4c46858b2f0e