İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/18 E. 2026/279 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/18
Karar No
2026/279
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/18 Esas KARAR NO : 2026/279

DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 05/01/2024 KARAR TARİHİ : 10/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sürücü ......'ın kullandığı ...... plakalı aracın müvekkil şirkete ait ..... plakalı araca çarpması nedeniyle 04.12.2022 tarihli maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, tarafik kazasının, dava dışı sürücü .....'ın kırmızı ışık yanarken durması gerekirken hatalı dönmesi nedeniyle müvekkil şirkete ait araca çarpması şeklinde meydana geldiğini, Somut olayda dava dışı sürücü ....., seyir yönünde kırmızı ışık yandığı halde kırmızı ışıkta geçmiş, kırmızı ışık ihlali yapmak suretiyle kendi iradesi ile tali yoldan ana yola çıktığı için tam kusurlu hale gelmiş olduğunu, Sürücüler arasında düzenlenen kaza tespit tutanağında da; ..... plakalı aracın sürücüsü ...., kırmızı işık ihlalini yaptığını ve tam kusurlu olduğunu da kabul ettiğini, Davalı sigorta şirketininde, ..... plakalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğunu kabul ettiğini, davalı .... Sigorta A.Ş'ye 17.07.2023 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu, ..... Sigorta A.Ş, nin sonradan birtakım evrakların silik ve okunamadığını belirterek evrak talep ettiğini, müvekkil şirketin bu hususta ek bir dilekçe ekinde ilgili evrakları posta yolu ile gönderdiğini ve bu dilekçenin de, 28.07.2023 tarihinde tebliğ edi , davalı sigorta şirketinin müve vekkil kete 15 iş günü içerisinde herhangi bir 1, dolayısı ile davalı sigorta şii in temerrüdü, 18.08. 2023 tarihinde meydana geldiğini ..... plakalı aracın trafik sigortacısı ..... Sigorta A.Ş tarafından 50.000 TL poliçe limitinin müvekkil aracının kasko poliçesinden onarılması nedeni ile kasko sigortasına ödendiğini, .... Sigorta A.Ş tarafından müvekkil şirkete ait ..... plakalı araca ait 10.01.2022 tanzim tarihli 01.01.2022 - 01.01.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ..... nolu kasko sigorta poliçesi olduğunu ve ....... Sigorta A.Ş, kazaya neden olan ..... plakalı aracın hem zorunlu mali mesuliyet (ZMSS) sigortacısı, aynı zamanda müvekkil şirkete ait ..... plakalı aracın kasko sigortacısı olduğununu Müvekkil şirkete ait ..... plakalı araç, ....... Sigorta A.Ş'nin anlaşmalı servisi olan ..... Oto Pazarlama ve Ticaret A.Ş tarafından onarılmış ve dilekçemizin ekinde sunmuş olduğumuz 31.05.2023 tarihli KDV dahil 1.383.526,08 TL tutarlı fatura tanzim edilerek bu faturanın 1.235.793,58 TL'lik kısmının , ....... Sigorta A.Ş tarafından anlaşmalı servis olan ..... Oto'ya ödendiğini ....... Sigorta A.Ş nin , 6102 sayılı Kanunun 1427'nci maddesi uyarınca müvekkil şirketin zararını aynen tazmin ettiğini ve ....... Sigorta A.Ş'nin ZMSS poliçesi kapsamında kaza tarihi itibariyle araç başı azami 50.000 TL olan teminat limitini kendi şirketlerinde tanzim edilen müvekkil şirkete ait kasko sigortasına aktarıldığını, Gelinen aşama itibariyle ZMSS limiti tüketildiğinden ve müvekkil şirketin kasko poliçesinde "değer kaybı zararı" teminat kapsamı dışında olduğundan davalı ..... Sigorta A.Ş tarafından ..... plakalı araç için tanzim edilen İMSS sigortasının sorumluluğuna dayandıklarını, yapyıkları araştırma neticesinde; davalı ..... Sigorta A.Ş tarafından açılan hasar dosya numarasının "İMM dosya no ....." olduğunun öğrenildiğini, kaza nedeniyle müvekkil araçta meydana gelen değer kaybı, gerçek zarar içinde olduğundan bu zarardan hem zarar veren hem de ZMSS'cısı sorumlu bulunduğunu, meydana gelen şirkete ait ..... plakalı ..... marka ...... trafik kazası nedeniyle model aracın değer kaybına uğradığını belirterek şimdilik 1000 TL değer kaybı tazminatının 18.08.2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ..... sayılı poliçe ile kasko sigortası bulunduğunu, davacı tarafından değer kaybı tazminatı ödenmesi için 01.08.2023 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, eksper raporu neticesinde davacı aracında 440.491,00 TL değer kaybı oluştuğunun tespit edildiğini, ancak ilgili tutar davacı tarafından kabul edilmediğinden Masak evraklarının iletilmediğini, dolayısı ile müvekkil şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediğini kesinleşmiş bir kusur raporu bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacıya ait ...... Plakalı araca dava dışı sürücünün kullandığı ..... Plakalı aracın çarpmasından kaynaklı olarak değer kaybı tazminatı miktarının davalı sigorta şirketinden sigorta ilişkisi kapsamında tahsili istemine ilişkin olduğu görüldü. Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-Mahkememizce: a-İTSM'ye b-....... Sigorta'ya c- ..... Sigorta'ya d-SBGM ' ye e- ..... Oto Kartal'a f- ..... Sigorta Ekspertiz Hizmetleri Limited Şirketi'ne g- ..... Oto Pazarlama Ve Ticaret Anonim Şirketi'ne, müzekkereler yazılmıştır. 4- Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize 09/08/2024 tarihinde sunulan raporda "Sürücü ..... sevk ve idaresindeki .... plakalı araç ASLİ ve 9. 100 kusur işlemiş olduğuna, ..... sevk ve idaresindeki ..... plakalı araç kazanın oluşumunda herhangi bir kusur işlememiş olduğuna, ..... plakalı araç almış olduğu hasar neticesinde kaza tarihi itibari ile 364.912,32 TL değer kaybına uğramış olduğuna, Davalı sigorta şirketinde ..... plakalı vasıtanın sınırsız teminatlı İMM poliçesinin mevcut olduğu ve davalı şirketin İMM kapsamında değer kaybından sorumlu olacağı, Davalı sigorta şirketinin 11.09.2023 tarihinde temerrüde düştüğü, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi talep edilebileceği" şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 5-Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize 20/02/2025 tarihinde sunulan raporda : "..... plakalı aracın sürücüsü .....” ın .... oranında kusurlu olduğu, ..... plakalı aracın sürücüsü .....” ın kusursuz olduğu, ..... plakalı araçta varsa değer kaybının işbu raporun 8.maddesinde açıklanan gerekçe ile tespit edilemeyeceği, " şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 6-Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize 15/10/2025 tarihinde sunulan ek raporda : "Hukuki Değerlendirmesi ve Takdiri Sayın Mahkemenizin Yetkisinde olmak üzere 04.12.2022 tarihli trafik kazasında meydana gelen hasar sonucu ..... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının hasar tarihi itibariyle 353.000,00 TL mertebesinde olduğu" şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 7-Bilirkişi tarafından mahkememize 02/02/2026 tarihinde sunulan raporda : "...... plakalı 2020 model .... şasi nolu ....model 29.401 km de olan aracın kaza tarihi öncesinde hasar kaydının mevcut olmadığı, 19/02/2025 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda 3 adet hasar kaydı olarak belirtilen hasarların farklı şasi nolu araçlara ait olduğu, dolayısı yapılan tespitin yanlış yapılmış olduğu ...... plakalı 2020 model ..... şasi nolu ...... model 29.401 km de olan aracın 04/12/2022 tarihinde karışmış olduğu kaza sonucu yapılan hasar onarımı kaynaklı değer kaybının kaza tarihinde ortalama 620.920 TL olacağı belirlenmiştir." şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 8-Bilirkişi raporları taraflara tebliğ edilmiştir. 9-Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda davasına ilişkin talep arttırım dilekçesini sunmuş, talep artırım dilekçesine ilişkin arttırılan tutara ait harç yatırılmış ve davalıya tebliğ edilmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile; Davacıya ait ...... Plakalı araca dava dışı sürücünün kullandığı ..... Plakalı aracın çarpması ile meydana gelen trafik kazası neticesinde aracının değer kaybına uğradığını, davalı sigortacıya başvuru yapılmasına rağmen davalı sigortacı tarafından bedelin düşük takdir edildiği ve ödenmediği iddiası ile değer kaybı tazminatının tahsili için işbu davayı açmıştır. Dava trafik kazası nedeniyle davalı ihtiyari mali mesuliyet sigortacısına karşı değer kaybı tazminatı talebi hakkındadır. Haksız fiillere ilişkin 6098 sayılı Kanun'un 49 ve 50. Maddesi şu şekildedir: "MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." İlgili hükümlerden görülebileceği üzere haksız fiil nedeniyle sorumluluğun söz konusu olabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil nedeniyle zararın meydana gelmesi gerekmekte olup, zarar ve kusuru ispat yükü davacı üzerindedir. Mahkememizce meydana gelen kazada kusur ve trafik kurallarına aykırılıkların tespiti için trafik uzmanı bilirkişiden rapor alınmış olup, trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 09.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda şu tespitler yapılmıştır: "Dava dışı ..... Plakalı aracın sürücüsünün "Kırmızı işıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçme kuralını ihlal ederek meydana gelen kazada asli olarak kusurlu olduğunu, Sürücü Cem Yaman sevk ve idaresindeki ...... plakalı araç kazanın oluşumunda herhangi bir kusur işlememiş olduğu" şeklinde tespit yapılmıştır. Mahkememizce alınan 20.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda da aynı yönde şu tespitler yapılmıştır: "Kırmızı ışık ihlali yaparak geçiş üstünlüğü olan araca çarpan İbrahim Kurtuluş Hallaç, kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu, Sürücü .....' ın kusursuz olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde tespit yapılmıştır. Bilirkişi raporundaki tespitler, Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinde belirlenen trafik kuralları, olaya ilişkin kaza tespit raporu ve celp edilen sigorta eksper raporları, kaza mahalline ilişki fotoğraflar bir arada değerlendirildiğinde; davalının sigortalısına ait aracın kırmızı ışık ihlali yaparak davacıya ait araca çarpması suretiyle meydana gelen kazada davalının sigortalısına ait aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğu ve kazaya sebebiyet verdiği Mahkememizce anlaşılmış bu sebeple bilirkişi raporundaki kusur tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu, Karayolları Trafik Kanunu kapsamındaki trafik kurallarının olaya doğru uygulandığı, olaya ilişkin kaza tespit tutanağındaki tespitlerin ve bilirkişi raporundaki tespitlerin ve kusur durumu tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunun kusur durumu yönünden hükme esas alınması gerektiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından meydana gelen trafik kazasındaki davalıların kusuru ve illiyet bağının ispat edildiği anlaşılmakla zarar tespiti aşamasına geçilmiştir. Mahkememizce SBGM'ye müzekkere yazılarak kaza tarihinden önce davacıya ait ..... Plakalı aracın geçmiş hasar kayıtları celp edilmiş olup, davacıya ait ..... Plakalı 2020 model ..... şasi nolu ..... model 29.401 km de olan aracın davaya konu kaza öncesinde kazasının bulunmadığı 12.03.2025 tarihli SBGM kayıtları ve müzekkere cevabı ile anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan 09.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda ve SBGM kayıtları gözetilmeksizin incelemeye yapıldığı ve davacının aracının işbu dava öncesinde önceki hasar kaydının bulunmadığı hususu gözetilmeksizin hesaplandığı için, 14.10.2025 tarihli bilirkişi raporundaki değer kaybı tespitinin ise kasko değeri ve enflasyon oranları kullanılarak hesaplanması sebebiyle hükme esas alınamayacağı anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan 02.02.2026 tarihli bilirkişi raporunda ise; işbu davaya konu kaza öncesinde davacının aracında hasar kaydının olmadığı gözetilerek inceleme yapıldığı, davacının aracında işbu davaya konu kaza sebebiyle meydana gelen kazada onarım yapılan tüm parçaların gözetildiği, davacıya ait aracın piyasa koşullarının araştırılarak hasarlı ve hasarsız emsal ilanların ve piyasa araştırmasında tespit edilen bedellerin raporda denetime elverişli olarak karşılaştırılmalı olarak gösterildiği, hasarsız değer ve onarım görmüş değerinin oranlanarak oranlamanın bulunduğu ve kaza tarihindeki hasarsız değeri ile oranlama yapılarak kaza tarihindeki hasarlı değerinin usul ve yasa ile gerçek zarar ilkesine göre tespit edildiği, kaza tarihi itibariyle davacının aracında meydana gelen değer kaybının 620.920,00-TL olarak tespit edildiği anlaşılmıştır. Davacının aracında işbu davaya konu kaza öncesinde hasar kaydının olmadığı gözetilerek davacının aracının model ve kmsi ile model yılı da gözetilerek davacının aracının davaya konu kaza sebebiyle 620.920,00-TL değer kaybına uğrayacağına yönelik 02.02.2026 tarihli bilirkişi raporundaki tespitinin Mahkememizce usul ve yasaya uygun gerekçeli, denetime elverişli ve piyasa rayiçlerine uygun olduğu görülmüş ve hükme esas alınmıştır. Davalı tarafından söz konusu tespitlere ve rapora itiraz edilmiş ise de; davacıya ait aracın lüks segment araç niteliğinde olduğu ve hasar ile onarımın yüksek oranda değer kaybına sebebiyet vermesinin hayatın olağan akışı ve piyasa rayiçlerine uygun olduğu, kaza tarihindeki aracın piyasa değeri olarak tespit edilen değer ile aracın onarım bedeli oranlandığında araçta kaza tarihi itibariyle 1.197.992,00-TL'lik onarım yapıldığı, değişen ve onarılan parçalar ile değişen ve onarılan parçaların ikinci el satış fiyatına etkisi ve piyasa koşulları değerlendirildiğinde 620.920,00-TL'lik değer kaybının piyasa şartları ve hayatın olağan akışına uygun olduğu, 1.197.992,00-TL'lik onarım neticesinde aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el satış fiyatına göre yaklaşık %16,39'luk değer kaybının makul olduğu anlaşılmakla davalının somut delile dayanmayan 02.02.2026 tarihli bilirkişi raporuna yönelik aksi yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir. Davacı bilirkişi raporu sonrasında 23.02.2026 tarihli dilekçesi ile belirsiz alacak davasında talep arttırım dilekçesi sunmuş olup, harçlarını yatırmıştır. Davacı talebini bilirkişi raporunda tespit edilen rakam üzerine %20 KDV ekleyerek 745.104,00 TL'ye arttırmıştır. Davalı sigorta şirketi tarafından tebliğ edilen talep arttırım dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve belirsiz alacak davasının niteliği gereği alacağın tamamı için dava açıldığı anlaşılmakla kaza tarihi ve dava tarihi arasında zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davalının zamanaşımı itirazına itibar edilmemiştir. Her ne kadar davacı tarafından 02.02.2026 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen 620.920,00-TL bedel üzerine KDV eklenerek talep 745.104,00 TL'ye arttırılmış ise de değer kaybı tazminatının KDV'ye tabi bir işlem olmadığı anlaşılmakla davacının davasının 620.920,00-TL üzerinden kabulüne, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sonuç olarak davacı tarafından talep edilen 620.920,00-TL değer kaybı tazminatının davalı sigortacıdan (davalı tarafından sunulan poliçe limitsiz olarak düzenlenmiş olup) temerrüt tarihi olan 01.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre (davacı ve davalının tacir olduğu gözetilerek) (davacı tarafından davalı sigortacıya 17.07.2023 tarihinde ihtarname ile başvuru yapılmış olup, davacı tarafından davalıya başvuru evrakında sigortacıya kanuni müddeti aşacak şekilde 15 gün ödeme süresi verilmiş olup, davacı tarafından verilen kanuni süreden daha uzun süre akabinde 15 günlük süre sonrasında temerrüt oluşmuştur) hesaplanacak faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin ise reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, -Buna göre; 620.920,00-TL değer kaybı tazminatının 01.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre (davacı tarafından davalı sigortacıya 17.07.2023 tarihinde başvuru yapılmış olup, davacı tarafından başvuru evrakında davalı sigortacıya verilen 15 günlük süre sonrasında temerrüt oluşmuştur) hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 42.415,04-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harç ve 12.725,00-TL tamamlama harcından mahsubu ile noksan kalan 29.262,44-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı ve 12.725,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 13.580,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 2.666,66-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye 533,34-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 31.941,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 26.617,91-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 99.138,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının (Bilirkişi olarak görevlendirilen ,...' in toplam ücreti olan 4.500,00-TL ödendikten sonra) HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/03/2026

Katip ..... e-imza

Hakim ..... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/18, K. 2026/279, T. 10.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-18-e-2026-279-k-59da084c780e