İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/18 E. 2025/16 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/18
Karar No
2025/16
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/18 Esas - 2025/16 T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/18 KARAR NO : 2025/16

DAVA : Marka ... Kararı İptali - Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 15/01/2024 KARAR TARİHİ : 22/01/2025 Yazıldığı Tarih : 04/02/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin 1960 yıllından beri gıda sektöründe faaliyet gösteren, ... verilerine göre büyük ölçekli sanayi kuruluşları (500 büyük sanayi kuruluşu) arasında yer alan güçlü ve itibarlı bir şirket olduğunu, ... ülkeleri başta olmak üzere 1750'yi aşkın ülkeye ihracat yaptığını, birçok kalite sertifikasına sahip olduğunu, davalı tarafından ... sayılı “..." ibareli markayı 30 ve 32. Sınıflarda tescili talebine karşı yaptığı itirazın ... ve ... tarafından red edildiğini, müvekkilinin TESCİLLİ "..." ve "..." ibareli markalarını yurt içinde üretim, satış ve pazarlama, yurt dışında ise satış ve pazarlama faaliyetlerinde yaygın olarak kullandığını, bu markaların, davalı şirketin dava konusu "..." markasını tescil ettirmek istediği sınıflarda tescilli olduğunu, müvekkilinin markalarının gıda sektöründe oldukça maruf olduğunu, tüketici nezdinde haklı bir güven elde ettiğini, ürünlerinin müvekkil şirket ile özdeşleştiğini, tüm markalarına bir kimlik kazandırdığını, markalar arasında işitsellik, görsellik ve biçimsellik bakımından benzerliğin bulunduğu, dolayısıyla yanıltıcı düzeyde benzerlikten söz edilebileceğini, bununla beraber birbirleriyle bütünüyle karıştırılma olası bulunduğunu, davalının tescilini talep ettiği "..." ibareli markası arasında görsel, işitsel, her iki markanın da telaffuz edilişi açısından ortalama tüketicide davacı markasıyla aynı sayılabilecek bir işitsel etki yarattığını, markasının tescilinin talep edildiği emtialar ve markaların hedef tüketici kitlelerinin de aynı ya da benzer olduğunu, müvekkilinin markasının 29, 30, 31, 32. ve 35. Sınıftaki ürünler yönünden üretim, satış, pazarlama ve ihracat faaliyetleri bulunduğunu, "..." markasının 30. ve 32. Sınıfta tescil talebinde bulunduğu, davalının "..." markası adı altında hiçbir kullanımı ya da haklı sebebe dayalı tescil hakkı söz konusu olmadığını, davalı şirketin tescilini talep ettiği sınıfta hiçbir kullanımının olmadığını belirterek ... ...’nın 13.11.2023 tarih ve ... sayılı ... kararının iptaline, davalının "..." markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini talep etmiştir Diğer davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi 3 ayrı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davalı firmanın SMK 19/2 maddesine göre kullanmama def'i talebi üzerine kurum itiraz sürecinde davacı firmaca itiraz mesnedi markaları açısından kullanım ispatının yerine getirilip getirilmediği,(davaya cevap verilmediği için sadece ... kararı iptali açısından değerlendirme yapılacaktır.) ...'in ... Sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği, davalı markasının tescili halinde de hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 14/11/2023 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 15/01/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun sayılı kararında; “……Yapılan inceleme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle, ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığı değerlendirildiğinden, başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında ilişkilendirme/karıştırılma ihtimali bulunmadığı anlaşılmıştır. Belirtilen gerekçeler ile itirazın reddi gerekmiştir.” ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.", Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır.

Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ... ... ... 20.11.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE;" Davacının davaya mesnet gösterdiği yukarıdaki /değerlendirme bölümündeki tabloda belirtilen markaların tescil kapsamında yer alan mallar ile davaya konu olan markanın dava konusu edilen 30. Sınıftaki tüm mallar ile 32. Sınıftaki “Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar, tonikler. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar” malların birebir aynı olduğu, Davaya konu olan...ibareli marka ile davaya mesnet olan ... ibareli markalar ile görsel ve işitsel olarak benzer olmadığı, karıştırılma ihtimali oluşmayacağı, 6769 Sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun 19/2 maddesi uyarınca: davacının," ...” markasını çekişme konusu 32. sınıftaki “sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar” malları üzerinde kullandığını ispat edildiği, bu bağlamda davacı tarafça kullanım ispatı yerine getirildiği," şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.

GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının " ... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının " ... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "..." ibareli tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının " ... " ibareli başvuru markalı malları satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; Taraf markaları benzemediğinden SMK 19/2 maddesindeki kullanmama def i de sonuca etkisi olmadığı; Tüm bu gerekçelerle ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı Kurum vekiline verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı firma yetkilisinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 28/01/2025

Katip ... E-imza

Hakim ... E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/18, K. 2025/16, T. 22.01.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-18-e-2025-16-k-0046f419df28