İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/1501 E. 2024/3282 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1501
- Karar No
- 2024/3282
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/126 Esas - 2025/222 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/126 Esas KARAR NO : 2025/222 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/02/2024 KARAR TARİHİ : 10/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/04/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, davalı şirketin yüklenicisi olduğu ...'da düzenlenen Evteks İstanbul Uluslararası Ev Tekstili Fuarı'na uzun yılllardır katılım sağladığını; Müvekkili şirket, 2020 yılında düzenlenecek olan fuara katılım sağlamak için davalı şirket ile anlaştığını ve anlaşma neticesinde davalı şirkete, keşidecisi davacı olan Ziraat Bankası Erenler/Sakarya Girişimci Şube 0015231 Çek numaralı, 29.02.2020 keşide tarihli, 29.844,36-TL bedelli çeki verdiklerini, davacının üzerine düşen edimi yerine getirmiş olmasına rağmen davalı - borçlu şirket üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, davalı - borçlu ....'nin davacıya olan borcu nedeniyle 24.01.2022 tarihinde Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nde 2022/1004 E sayılı dosya ile borç ve faizleri için 39.198,12-TL tutarında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın yapılan takibe itiraz edildiği, davalı şirket tarafından yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf vekili cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptali davası açmak için öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini; alacağın zamanaşımına uğradığını; davacının müvekkiline ödemede bulunduğu iddiasına itiraz ettiklerini; müvekkili şirketin 2021 yılının Eylül ayında karşı karşıya kaldığı durumun mücbir sebebin koşullarını karşıladığını, Fuar Katılım Sözleşmesinin asli ve yan edim yükümlülüklerinin ifasının mümkün olmadığını; fuar katılım sözleşmesinin 2. Maddesi müvekkiline ilgili değişiklikleri yapmak üzere açık bir yetki verildiğini, bu yetkilendirme müvekkiline tek taraflı olarak fuar tarihi ve yerini değiştirme yetkisi sağladığını; yapılan erteleme katılımcıların menfaati doğrultusunda ve sektör gereklerine uygun olarak yapıldığını, erteleme işlemi dürüstlük kuralına uygun olduğunu; müvekkili şirketin fuar tarihinin ertelenmesinde bir kusuru bulunmadığını; ertelenen fuar 10-14 eylül 2022 tarihinde gerçekleştirildiğini; müvekkili üzerine düşen ifa yükünü yerine getirmiş olduğunu; davacının mevcut davaya açmakta kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar Dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesi gereği düzenlenen fatura bedelinin tahsili için girişilen takibe yapılan itirazın iptali talebidir. Taraflar arasında, fuar katılım sözleşmesinin yapıldığı ve fuarın belirlenen zamanda yapılmadığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık; Mahkememizin yetkili olup olmadığı, bir yıllık hak düşürücü sürenin geçirilip geçirilmediği, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, fuar katılım sözleşmesi gereği davalıya sözleşme bedelinin ödenip ödenmediği, fuarın 10-14 Eylül 2022 tarihinde yapılıp yapılmadığı, sözleşmenin ertelenmesi mücbir sebebe dayanıp dayanmadığı, fuarın yapılmaması/ertelenmesi taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye aykırılık teşkil edip etmediği, neticeten takip tarihi itibariyle davalının sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini ifa edip etmediği ve davacının davalıdan alacağı olup olmadığına ilişkindir. III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller Davaya yanak dekont asılları ve dekontlardaki belirtilen ödemeye ilişkin tüm bilgi ve belgeler celp edilerek incelenmiştir Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2022/1004 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 39.198,12.-TL alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz ara kararı gereğince 15/02/2025 tarihli SMMM bilirkişi raporu aldırılmış alınan rapordan özetle; "...Davacı Sunan Mobilya ve Gereçleri Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi ile Davalı ... 2020 yılında ticari iş ilişkisi olduğu, davacı kesmiş olduğu çeki, sipariş avansı olarak verdiği vadesinde bankadan ödendiği muhasebe defter kayıtlarına muhasebe hesap düzenine göre kayıt yapıldığı, davacı ... muhasebe defter kayıtlarına göre; Davacı ... Cari Hesap Bakiyesinin 29.844,36 TL. Alacaklı olduğuna, Davalı ... ' nin 29.844,36 TL. Borçlu olduğuna, Davalı ...Bilirkişi Rapor İncelemesi için Muhasebe Defter kayıtlarını sunmadığı,..." şeklinde rapor sunmuştur. IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 26 maddesinde ''Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.'' hükmü 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 136/1 maddesinde "Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer." hükmü 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 136/2 maddesinde "Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır." hükmü 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 138. Maddesinde “Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır." hükmü düzenlenmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 08.10.2024 T. 2024/1501 E. 2024/3282 K. Sayılı ilamında da; "İfa imkânsızlığı ise borcu sona erdiren nedenlerdendir. TBK'nın 136. maddesine göre "Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer." düzenlemesi mevcut olup ifa imkânsızlığı ortaya çıkış nedenlerine göre bazı ayırımlara tabi tutulmaktadır. Bu ayırımlardan birisi de objektif imkânsızlık (daimi imkânsızlık) - geçici imkânsızlık ayırımıdır. Şayet ifa imkânsızlığı sadece sözleşmenin tarafları bakımından değil, herkes için söz konusu ise buna objektif imkânsızlık denilmektedir. Objektif imkânsızlıkta sözleşme esasen TBK'nın 27. maddesi uyarınca kesin olarak hükümsüzdür ve ayrıca feshi gerekmez." denilmiştir. V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler: Davacının, yukarıda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun anılı maddeleri uyarınca sözleşmeden dönme hakkını haiz olduğu, davacının belirsiz tarihlerde fuarlara katılımına zorlanamayacağı, borçluya sorumluluk isnat olunamayan hallerde borcun sona ereceği, bununla birlikte karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, bu suretle borçtan kurtulan tarafın sözleşmeye istinaden aldığı edimi aynen iade yükümlülüğü bulunduğu; fuar hizmetinin 21-25 Nisan 2020 tarihleri arasında verilmesi gerektiği ancak pandemi nedeni ile hizmetin verilemedi, takibin ise 25/01/2022 tarihinde başlatıldığı, bu durumda; fuar hizmetini almayan davacıya 29.844,36.-TL'yi ödemesi gerektiği; Taraflar arasındaki Sözleşme'nin 2. Maddesinde düzenleyici Fuar Katılım bedelini fuar iptalini bildiriminden itibaren 30(Otuz) gün içinde Katılımcı’ya iade edeceği belirtilmiş ise de, iş bu madde düzenleyicinin iradesi sonucu sözleşmenin feshine ilişkin olduğu, somut olayda borcun ifası düzenleyenin sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsız hale geldiği, bu durumda, takip öncesi davalının temerrüde düşürülmemesi nedeni ile takip öncesi işlemiş faizin davalıdan tahsilinin mümkün olmadığı, tüm bu nedenlerle de davacının sözleşmede belirtilen tarihlerde yapılmayan fuara ilişkin davalı tarafça sözleşmede belirtilen edim yerine getirilmediğinden davacı tarafça ödenen bedelin iadesini talep etmekte hukuken haklı olduğu kanaatine varılarak, davanın asıl alacak olan 29.844,36.-TL yönünden kabulüne, davalının TBK.nun 117. maddesi hükmünce temerrüde de düşürülmediğinden davacının icra takibindeki işlemiş faize ilişkin talebinin reddine, likit olan alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Davacı taraf, eldeki davayı ikame ederken, sadece asıl alacak yönünden itirazın iptalini talep ettiği, ancak mahkememizce kısa kararda "davanın kabulü" yerine sehven "Davanın kısmen kabulü" şeklinde yazıldığı, bu hata, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmamak için gerekçeli kararda düzeltilmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen KABULÜ ile; Davalı borçlunun Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2022/1004 Esas sayılı takip dosyasındaki borca yönelik itirazının kısmen İPTALİ ile, Takibin 29.844,36.-TL asıl alacak üzerinden devamına, 29.844,36.-TL asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2-Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları Tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 2.038,67-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 509,67-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.529,00-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'e göre hesaplanan 29.844,36-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 509,67-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 937,27TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 3.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 451,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.951,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 3.951,50-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansın kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/04/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı