İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/136 E. 2026/277 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/136
- Karar No
- 2026/277
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/136 KARAR NO : 2026/277
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 23/02/2024 KARAR TARİHİ : 26/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.10.2013 günü saat 16.30 sıralarında sürücü -- sevk --- çekici ve çekiciye irtibatlı ---- plaka sayılı yarı römork ile----- istikametinden ----- yönüne doğru seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde idaresindeki çekicinin ön kısımları ile, seyir istikametine göre sol taraftaki ---- üzerinden gelip ----- Caddesine doğru düz devam etmek amacıyla kavşağa giren müteveffa sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı otobüsün sağ yan kısımlarına çarpması, bu çarpmanın akabinde ---- plaka sayılı çekicinin savrularak --- Caddesi üzerinde kavşağa katılmak amacı ile beklemekte olan sürücü --- sevk ve idaresindeki----- plaka sayılı kamyonetin ön kısımlarına çarpması sonucu, --- plaka sayılı otobüste yolcu olarak bulunan ---- yaralanması ile sonuçlanan dava konusu olay meydana geldiği, --- plakalı araç davalı -- nezdinde ----- poliçe no'lu Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, kazanın meydana gelmesinde davalının sigortaladığı ---- plakalı araçta % 50 kusurlu bulunduğu, kusur oranının değişmesi/artması halinde her türlü fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımızı saklı tuttuklarını, KTK.md.85, 88, 89 vd. maddeleri uyarınca müşterek ve müteselsil sorumluluk gereği tüm zararı karşılayan müvekkil şirketin kusurlu aracın sigortacısına, kusur oranında rücu hakkı doğduğu, davalı taraf, müvekkili şirket olarak KDV tevfikatı ve stopaj kesintisi de dahil olmak üzere ödedikleri, toplam 227.679,74-TL tazminattan, sigortaladığı aracın kusuru oranında, yani %50' i oranında sorumlu oldukları, kusur oranının değişmesi/artması halinde her türlü fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere, davalının ---- İcra Müdürlü'ğünün -----. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa temerrüt tarihinden işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, %20'den aşağı olmamak üzere İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: --- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazadan kaynaklı tazminat hakkında ----- ile müvekkili şirket ihtiyari arabuluculuk ile anlaştığı, bu kapsamda ----- 50.000,00 TL tazminat ödemesi yapıldığı, bu kapsamda müvekkili şirketin sorumluluğu sona erdiği, davanın reddine karar verilmesi alacak zamanaşımına uğradığı, davacı sigorta şirketinin müvekkili sigorta şirketine rücu edebilmesi için öncelikle sigortalısının hukuki haklarına kanunda öngörülen şekilde halef olduğunu kanıtlaması gerekli olduğu, davacı taraf müvekkili şirkete bilgi vermeksizin ödeme yaptığı, aleyhteki tüm hususları reddetmek suretiyle, fazlaya ve başkaya ilişkin hakları, ihbar, dava, talep ve şikayet hakları saklı tutulara, müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine karar verilmesini, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ----- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyası icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır. İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, --- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; davalı borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan dosya ATK ya tevdi edilmiş ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. ----- ATK 'nın 27/06/2025 tarihli trafik ihtisas raporunda özetle; dosyada mevcut tüm beyanlar, dava ve cevap dilekçeleri, ----. Ağır Ceza Mahkemesi ----ceza dava dosyası, bilirkişi raporları, olay anına ait video görüntüsünün bulunduğu CD, olay yeri inceleme raporu, kaza tespit tutanağı ve krokisi ile birlikte tüm dosya kapsamındaki mevcut diğer belgeler incelendiğinde kazanın raporda “olay” kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşıldığı ve aşağıdaki şekilde değerlendirme yapılması cihetine gidildiği, mevcut verilerle; Sürücü ---- idaresindeki çekici ile seyir halinde iken yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, kavşak mahalline yaklaştığı dikkate alarak hızını tedbir alabileceği uygun seviyeye düşürmesi, seyir yönüne hitaplı fasılalı yanan sarı ışığın varlığını da dikkate alarak kavşak mahalline müteyakkız bir şekilde giriş yapması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği zamanında etkin tedbir almaksızın seyir istikametini kapatan diğer sürücü idaresindeki otobüse çarpması sonucu meydana gelen olayda, kusurlu olduğu, müteveffa sürücü----- idaresindeki otobüs ile seyir halinde iken olay yeri kavşağa geldiğinde kavşak mahallinden geçiş yapmadan önce seyir yönüne hitaplı olan 'Dur' trafik levhasını dikkate alarak idaresindeki otobüsü durdurması, anayol üzerinde seyir halinde olan araçların seyir durumlarını, hız ve mesafelerini kontrol etmesi ve ilk geçiş hakkını anayolu takiben düz devam etmek suretiyle kavşağa yaklaşmakta olan diğer sürücü idaresindeki çekiciye vermesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, yeterli kontrolleri sağlamaksızın kavşaktan geçiş yapmaya çalışarak diğer sürücü idaresindeki çekicinin seyir yönünü kapatması sonucu meydana gelen olayda, kusurlu olduğu, sürücü ----- idaresindeki kamyonet ile kavşak girişinde beklediği esnada çarpışma sonucu savrulan çekicinin çarpmasına maruz kaldığı olayda, kusursuz olduğu, oranlama yapıldığında Sürücü ---- %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu, Müteveffa sürücü --- %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu mütala edilmiştir. Dosya maluliyet hususunda ----- ATK na tevdi edilmiş, ATK'nın 16/10/2025 tarihinde ----ve ---- kızı 1981 doğumlu ------ 27.10.2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 03/08/2013 tarih ve ----- sayılı ----- Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için 11/10/2008 tarih ve --- sayılı ----- Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak hesaplama yapıldığı, E cetveline göre: %2.3 (yüzdeikinoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, kişinin başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu görülmüştür. Dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişinin 19/01/2026 tarihli raporunda özetle: davacı ------ rücuen alacağının 26.602,40 TL asıl alacak ve 6.559,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.161,90 TL olduğu, davacı tarafından ---- İcra Müdürlüğü -----sayılı dosya kapsamında davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile icra takibinin 26.602,40 TL asıl alacak ve 6.559,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.161,90 TL üzerinden devamının gerekeceği mütala olunmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.
TTK m. 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve ---. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 t. ve ------ sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44 üncü maddesine (TBK m. 52) de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.Somut olayda uyuşmazlık 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı otobüste yolcu olarak bulunan ------ yaralanması ile sonuçlanan dava konusu olay meydana geldiği, --- plakalı araç davalı----- poliçe no'lu Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, kazanın meydana gelmesinde davalının sigortaladığı ----- plakalı araçta kusurlu bulunduğu, tüm zararı karşılayan davacı şirketin kusurlu aracın sigortacısına, kusur oranında davalıya rücu etmek istemektedir. Atk tarafından düzenlenen maluliyet raporun da %2.3 (yüzdeikinoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, kişinin başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği, Sürücü ---- %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu, Müteveffa sürücü ------ %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu, aktüer bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 19/01/2026 tarihli raporunda özetle: davacı ------ rücuen alacağının 26.602,40 TL asıl alacak ve 6.559,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.161,90 TL olduğu, davacı tarafından ----- İcra Müdürlüğü ----- sayılı dosya kapsamında davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile icra takibinin 26.602,40 TL asıl alacak ve 6.559,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.161,90 TL üzerinden devamının gerekeceği mütala olunduğu, Davalı kusuru oranında meydana gelen yaralanmadan sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Alacak likit olmayıp, bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-Davalının ---- İcra Müdürlüğünün----- Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile, takibin 26.602,40 TL asıl alacak ve 6.559,50 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine. 2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gereken karar ve ilam harcı 2.265,29 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.618,77 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 646,52 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 1.618,77 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.046,37 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 2.177,00 TL tebligat, müzekkere gideri, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.677,00 TL yargılama giderinin kısmen kabul edilen tutar üzerinden, 2.394,28 TL sinin davalıdan alınmasına, kalan bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-ATK fatura bedellerinden 1.000,00 TL sinin davacı tarafça karşılandığı anlaşılmakla, 247,45 TL sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına 7-Karşılanmayan ATK fatura tutarı toplamı 10.850,00 TL sinden kabul ret oranına göre hesap edilen kısım için 2.684,83 TL sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, kalan bakiye 8.165,17 TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen kabul edilen tutar üzerinden hesap edilen 33.161,9 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen reddedilen miktar üzerinden hesap edilen 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 890,71 TL sinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, geri kalan bakiye 2.709, 29 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 12-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.