İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/13 E. 2024/586 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/13
- Karar No
- 2024/586
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVALI : ... - ... ... VEKİLLERİ : DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: BEYANLAR: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 05/01/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında Konya . İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasına konu olan ve sahteliği tespit edilen senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talep edilmektedir. Bu senet, davalı tarafından nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik amacıyla kullanılmış olup, Konya . Ağır Ceza Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararıyla davalı ... bu suçlardan cezalandırılmıştır. Ayrıca, senedin arkasında bulunan lehtar imzasının da sahte olduğu kriminal raporla tespit edilmiştir. Davalı kötü niyetle icra takibine devam etmekte olup, müvekkil hem ceza hem de hukuk davaları nedeniyle masraflar yapmak zorunda kalmıştır. Bu nedenle davalının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesi talep edilmektedir. Neticeten, senedin sahteliği nedeniyle müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatına ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istenmektedir. Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 26/01/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava konusu ettiği senedin sahte olmadığı, senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu ifade edilmiştir. Davacı, borcun olmadığını ileri sürerken, senet metnindeki imzayı inkâr etmemekte, sadece senedin lehtar kısmındaki imzanın davalı tarafından taklit edildiğini iddia etmektedir. Yargıtay kararlarına göre, açık senet düzenlemenin mümkün olduğu ve bu tür senetlerin sonradan doldurulmasının hukuki bir sorun teşkil etmediği vurgulanmıştır. Ayrıca, davacının iddialarını yazılı delille ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir. Davacının iddiasına rağmen, senetteki ciro zincirinin bozulmadığı, cirantanın imzasının sahte olsa dahi senedin geçerliliğinin devam ettiği savunulmuştur. Davalı taraf, ayrıca ihtiyati tedbir kararına itiraz etmekte ve tedbirin kaldırılmasını talep etmektedir. Neticede, davanın reddi ve davacıya icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesi talep edilmektedir. Davacı vekili 12/09/2024 tarihli ıslah dilekçesinde; "Dava dilekçemizde, Konya . İcra Müdürlüğü' nün ... E sayılı dosyasıyla takibe konulan 11.11.2010 düzenleme ve 11.11.2011 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli senet ve fer' ilerinden dolayı borçlu olmadığımızın tespitini talep etmiş ve senet aslı olan 100.000,00 TL üzerinden nispi harcı yatırmıştık. Dosya borcu, takip tarihi itibariyle fer' ileriyle birlikte 123.166,44 TL olarak takibe konulmuş olup, her ne kadar aslın olmadığı yerde fer' iden de söz edilemeyeceği gerçeği varsa da bazı kararlarda fer' iler için de harç yatırılması gerektiği belirtildiğinden, yargılamanın uzamasına meydan vermemek için eksik harcı ikmal ettik. Harç makbuzu dosyaya intikal etmiştir. Eksik harcın tamamlanması da dikkate alınarak, talebimiz gibi hüküm kurulmasını saygılarımla arz ve talep ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur. MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER: Konya . Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ilgili birimlerden getirtilmiştir. Konya . Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; sanıklardan ...'nın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ceza aldığı ve bu cezaların da ertelendiği, istinaf incelemesi sonucunda kararın 25/05/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin anılan kesinleşmiş karar gerekçesinde "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Sanık ... ile katılan ... ...'un bir süre gayri resmi birlikte yaşamlarının olduğu, bu süre içerisinde katılanın alışveriş yapıp borçlandığı, mağazaya vermiş olduğu suça konu senedin bir kısmı boş olduğu halde borcunu ödemek suretiyle sanık ...'ın ilgili senedi mağazadan aldığı ve söz konusu bir kısmı boş olan senedin kendisinde bir süre kaldığı, daha sonra katılan ile sanık ...'ın birlikteliklerinin sona erdiği, sanık ...'ın alacaklı kısmına eşi olan sanık ... ismini yazdırdığı ve keşide tarihini 11/11/2010, ödeme tarihini 11/11/2011, miktarını da 100.000 TL şeklinde yazıp senedin arka kısmına ... ismini yazarak sanık Güleser'in haberi olmadan söz konusu ciro imzasını attığı ve icra takibine başladığı, dosyada mevcut kriminal rapora göre senedin arka yüzündeki imzanın sanık ... elinden çıktığının mümkün olmadığının belirtildiği, yine Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ilgili dosyasında mevcut kriminal rapora göre ödeyecek bölümünde bulunan yazılarda kullanılan kalem ile ön yüzde bulunan ödeme tarihinin, düzenleme tarihi, miktar ve alacaklı kısmında yazılan yazıların farklı kalem olduğunun belirtildiği, senet arkasında ... yazısının ve imzasının sanık ...'a ait olduğunun belirtildiği şekilde gelişen olayda sanık ...'nın eylemine uyan nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Her ne kadar sanık ... aşamalardaki savunmasında üzerine atılı suçlamayı inkâr etmiş, katılanın kendisine senedi verdiğinde açık olarak verdiğini beyan etmiş ise de; katılanın aşamalardaki olayın oluşuna uygun anlatımı, dosyada mevcut kriminal raporlar, Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin 31/03/2015 tarihli celsesindeki sanık ... adına atılmış imzanın kendisine ait olmadığına ilişkin beyanı, icra dosyası, diğer mahkeme dosyaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık ...'nın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumu olan icra dairesini aldatacak suretle dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşılmakla sanık ...'nın suç tarihi itibari ile 6763 sayılı yasa ile değişiklikten önceki TCK 158/1-d ve TCK 204/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Sanık hakkında 6763 sayılı yasa ile değişiklik sonrası hükümlerin uygulanmak suretiyle cezalandırılması halinde; suç tarihinden sonra 24.11.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun ile 5237 sayılı Kanunun 158/1-d maddelerinde yer alan nitelikli dolandırıcılık suçlarında yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkân verecek şekilde kararda gösterilmesi gerekmiştir. Sanık hakkında 6763 Sayılı yasa ile değişiklikten sonraki hükümlerin uygulanması halinde cezanın alt sınırı 3 yıldan başlıyor olup, verilecek hapis cezası daha fazla olacaktı. Bu nedenle 6763 sayılı değişiklik öncesi hükümler sanık lehine olduğundan dolayı sanık hakkında bu hükümler uygulanmıştır. Her ne kadar sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanık ... söz konusu eyleme iştirak ettiğine dair mahkumiyetine yeter, açık ve kesin delil elde edilemediği anlaşıldığından, sanık hakkında suçun işlenmediğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Her ne kadar sanıklar ... ve ... haklarında Asliye Ceza Mahkemesinden birleştirilen dosya kapsamında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan TCK 209/1 maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanıkların haklarında aynı eylemlerden dolayı açılan kamu davasının nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmaları için açıldığı ve sanıkların aynı eylemlerden dolayı ayrıca cezalandırılmalarının mümkün olmaması nedeniyle sanıkların CMK 223/7 maddesi gereğince ayrı hüküm kurulmasına yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir" değerlendirmelerine yer verildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davalı tarafça davacı aleyhine Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takip dosyası kapsamında davacının davalıya borcu bulunup bulunmadığı, tarafların İİK 72/4 ve 5. Fıkra hükümleri kapsamında tazminat hakkının bulunup bulunmadığı hususları olduğu tespit edilmiştir. Eldeki dava bakımından ceza yargılamasında temin edilen raporlar ve yapılan incelemelere itibar edilmiş olup, davacının anılan senet bakımından borçlu olmadığı anlaşılmıştır. Davacının ıslah dilekçesinde tutarı 123.166,44 olarak belirlemesi takibin toplam tutarının ise 123.116,44 TL olması nedeniyle davanın kısmen kabulü şeklinde hüküm kurmak gerekmiştir. Öte yandan takibin haksız ve kötü niyetli yapılması nazara alınarak davalı aleyhine haksızlığın yoğunluğu da nazara alınarak takdiren %50 oranında tazminata hükmetmek gerekmiştir. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere: 1.Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; A-Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası bakımından davacının davalıya borcu olmadığının tespitine, B-Toplam dava değeri olan 123.116,44 TL üzerinden % 50 oranında hesaplanan 61.558,22 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul miktarı üzerinden hesaplanan toplam 8.410,08 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin ve ıslah harcı toplamı olan: 2.497,53 TL'nin masubu ile bakiye 5.912,55 TL'nin davalıdan alınarak hazine irat kaydına. 3-Davacı tarafça yatırılan peşin ve ıslah harcından karar ve ilam harcı olarak mahsup edilen 2.497,53 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça ödenen 427,6 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 427,43 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça yapılan 180,00 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 179,93 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafça yapılmış bir masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına. 7-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (kabul/talep oranına göre) 3.118,73 TL'sinin davalıdan; 1,27 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına). 8-Karardan sonra yapılacak masrafların %99,96 oranında (kabul oranı) davalıya; %0,04 oranında (ret oranı) davacıya yüklenmesine, 9-Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 10-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 19.698,63 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 12-Konya . Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyasından kesinleşme şerhli ilamının dosya arasına alınarak dosya aslının mahkemesine iadesine. Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2024
Katip ... Hakim ...