İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1181 E. 2025/392 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1181
Karar No
2025/392
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/1181 Esas - 2025/392 T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2024/1181 Esas KARAR NO : 2025/392

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/10/2024 KARAR TARİHİ: 15/04/2025 K.YAZIM TARİHİ: 12/05/2025

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; müvekkili şirketin 5188 Sayılı Özel Güvenlik Kanunu kapsamında güvenlik hizmeti veren bir kuruluş olup, birçok kamu ve özel kuruluşlara ve hür teşebbüse bağlı birçok firma ve işletmeye güvenlik hizmeti veren bir güvenlik şirketi olduğunu, davalı firmanın ...da bulunan yerleşkesi için müvekkili firmadan özel güvenlik hizmeti aldığını, müvekkili şirketin davalıya vermiş olduğu güvenlik hizmete binaen; 30.03.2024 fatura tarihli, ... fatura numaralı 36.414,00TL tutarında bir adet e-fatura tanzim edildiğini, davaya konu fatura bedelinin ödenmesi hususunda şirket yetkilileri ile defalarca şifahen görüşmeler yapılmış ise de bugüne kadar netice alınamadığını, fatura bedelinin ödenmesi için davalıya 10.05.2024 tarihinde ... gönderi takip numarası ile iadeli taahhütlü mektup vasıtasıyla ihtarname gönderildiğini, davalının ilgili faturaya 8 günlük yasal itiraz süresinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, müvekkili şirketin, davalıya karşı vermiş olduğu hizmeti eksiksiz ve kusursuz bir şekilde ifa etmesine rağmen haklı, muteber ve yasal hiçbir gerekçe olmadan davalı tarafından, müvekkiline ödenmesi gereken hizmet bedelinin ödenmediğini, davalı firma ile iletişime geçildiğini, ihtarname gönderildiğini ve netice alınamadığı nihayetinde davaya konu faturaya dayalı olarak Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını ve söz konusu takibe davalı tarafça 25.07.2024 tarihinde itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, müvekkili şirket ile davalı firma arasında ticari bir ilişki olduğunu, söz konusu ticari ilişkiye binaen dava konusu fatura tanzim edildiğini, davalı şirketin, davaya konu faturaya dayalı icra takibine itiraz etmesinin tamamen kötü niyetli olduğunu, davalının müvekkili şirkete ödemekten ısrarla imtina ettiği fatura bedelinin tahsili için iş bu davayı açma zaruretinin ortaya çıkmış olduğunu beyan ederek, Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra dosyasındaki borca yönelik davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; davacı tarafın Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... Esas Sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatmış olduğunu, bu haksız icra takibine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davacı tarafın başlatmış olduğu icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğunu, bu sebeple borca ve ferilerine itiraz edilse de davacı tarafın işbu haksız davayı açarak haksız eylemine devam ettiğini, davacı şirket vekilinin, müvekkili şirket ile davacı arasında ticari ilişki nedeniyle müvekkiline çeşitli tarihlerde ve çeşitli ürünlerin satışını yaptığını, çeşitli miktarlarda faturalar tanzim ettiğini ve müvekkili şirkete gönderdiğini, bu kapsamda davalı şirketin 36.414,00TL toplam borcunun olduğunu ve bu borcun ödenmediğini iddia ederek işbu haksız ve mesnetsiz davayı açtığını, fakat davalı şirketin davacı şirkete borcunun bulunmadığını, davacı tarafın süresinde açılmayan işbu davasının zamanaşımına uğraması sebebiyle zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, davalı şirket ile davacı arasında dilekçede öne sürülen cari hesap ekstrelerine binaen ticari ilişkiden kaynaklı olarak müvekkili şirketin borcunun bulunmadığını, bu nedenle davacı tarafın haksız ve mesnetsiz iddialarını kesinlikle kabul etmediklerini, nitekim davalı müvekkili şirket yükümlülüklerini zamanında yerine getirdiğini, üzerine düşeni fazlasıyla yapmış olduğunu, davacı tarafın ise hala kötüniyetli olarak müvekkili aleyhine icra takibi başlatmakta, olmayan borcu varmış gibi tahsil etmeye çalışmakta olduğunu, bu durumun hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek, haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile kötü niyetle hareket ederek davalı şirketi zarara uğratmaya çalışan davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların 2024 yılına ait Ba-Bs formları, tarafların ticari defter ve kayıtları, 03/03/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi raporunda, dava dosyasında bulunan belge ve bilgiler ile davacı ve davalının ticari defterlerin incelenmesi nihayetinde tarafıma verilen görev ile sınırlı olmak üzere; taraflar arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu ve tarafların tacir olduğu; Davacı ... Şti.'nin yasal defterlerinin süresinde tasdik edildiği, T.T.K’ nu 64 ve 65. maddeler çerçevesinde kayıt nizamına uygun olarak usulü uygun tutulmuş olduğu, sahibi lehine delil olarak kullanılabileceği; Davalı ... Şti.'nin yasal defterlerinin süresinde tasdik edildiği, T.T.K’ nu 64 ve 65. maddeler çerçevesinde kayıt nizamına uygun olarak usulü uygun tutulmuş olduğu, sahibi lehine delil olarak kullanılabileceği; Davacı ve Davalının Form BA ve BS'lerinin birbiri ile uyumlu olmadığı, ancak Davalının Form BA formunda Davacının Davalıya 2024 yılında düzenlediği 3 adet belgenin toplamı olan 161.700,00TL'nin beyan edildiği; Davacının Form BS'sinde ise 1 adet belge 63.000,00TL beyan edildiği, "Vergi Usul Kanunu 523 sıra no.lu tebliğ ile elektronik belge olarak düzenlenen belgeler, 2021 yılının Temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dâhil edilmeyeceği" hükmüne göre bildirim zorunluluğu bulunmadığı için BA-BS karşılaştırmasının farklı olması kesin olarak faturanın işleme alınıp/ alınmadığını ispat edemediği, davacının dosyaya sunduğu muavin defter kayıtlarında davalının 36.414,00TL borçlu göründüğü, davalının dosyaya sunduğu muavin defter kayıtlarında davacının 36.414,00TL Alacaklı göründüğü, Ankara Batı İcra Dairesinin ... E Sayılı icra dosyası ile başlatılan icra takibi muhteviyatı Davacı tarafından düzenlenmiş olan 30.03.2024 tarih ... no.lu 36.414,00TL tutarlı Ticari faturanın davalı ve davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı; dosya kapsamında bulunan bilgi, belge ve davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ve yukarıda yapılan tespitler sonucunda davacının 36.414,00TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. GEREKÇE : Dava; taraflar arasındaki güvenlik hizmeti kapsamında faturaya dayalı alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı taraflar arasındaki güvenlik hizmeti nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 28.07.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 25.07.2024 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. Davacı yan, davalı yana güvenlik hizmet verdiğini ve bu hizmet karşılığı fatura tanzim ettiğini, faturadan kaynaklı alacağının bulunduğunu iddia ederek alacağının tahsili amacıyla başlattığı takibe davalının vaki itirazının iptalini talep etmiş, davalı yan ise, husumet itirazında ve zamanaşımı definde bulunmuş ve davacı yana borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Uyuşmazlık, taraflar arasında hizmet ilişkisi bulunup bulunmadığı ve davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır. Davalı yanın zamanaşımı defi bulunduğundan öncelikli değerlendirilmiştir. TBK'nun 146. maddesi uyarınca kanunda aksine hüküm olmadıkça her alacak için zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, alacağın dayanağı olan faturanın 30/03/2024 tarihli olduğu, bu itibarla davanın zamanaşımı süresinde açıldığı anlaşılmakla yerinde olmayan zamanaşımı define itibar edilmemiştir. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2024 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacının davalı adına, 1 adet belge karşılığında KDV hariç 63.000,00TL mal satış bildiriminde, davalının ise davacı adına 3 adet belge karşılığında KDV hariç 161.700,00TL mal alış bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Taraflarca bildirilen deliller toplanarak tarafların defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Düzenlenen 03/03/2025 tanzim tarihli bilirkişi raporuna göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 36.414,00TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir. Düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle yerinde olmayan davalı itirazlarının reddi ile rapor hükme esas alınmıştır. Dava konusu alacak, fatura alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani hizmet ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir hizmet ilişkisinde davacı taraf hizmetin ifasını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Taraf vekillerinin iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile dosya kapsamına göre, davacının davalıya 30/03/2024 tarihli KDV hariç 35.700,00TL, KDV dahil 36.414,00TL bedelli güvenlik hizmeti bedeli açıklamalı fatura tanzim ettiği, davalının bu faturayı BA formuyla vergi dairesine bildirdiği, davacının ve davalının defterlerinde işbu faturanın kayıtlı olduğu, davalının faturaya 8 gün içerisinde itiraz etmeyerek ve defterine işleyerek fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığı, bu itibarla davacının iddia ettiği akdi ilişkiyi ve alacağının varlığını ispatladığı, davalının husumet itirazının bu sebeple yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Her iki taraf defterinde de faturanın kayıtlı olması ve davacının davalıdan 36.414,00TL alacaklı olması karşısında davalının itirazının haksız oluğu sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 36.414,00TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin 36.414,00TL yönünden devamına, asıl alacak miktarı likit olduğundan ve davalı yan takibe haksız itiraz ettiğinden alacak tutarının %20'si olan 7.282,80TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ İLE, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 36.414,00TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin 36.414,00TL yönünden devamına, 2-Asıl alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 7.282,80TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 2.487,44TL karar ve ilam harcından peşin alınan 434,64TL harcın mahsubu ile bakiye 2.052,80TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.000,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 434,64TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcı, 60,80TL vekalet harcı olmak üzere toplam 923,04TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 76,00TL tebligat ve posta gideri ile 5.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.076,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 15/04/2025

Katip Hakim e-imzalı e-imzalı

Atıf: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1181, K. 2025/392, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1181-e-2025-392-k-49b339ece868