İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/1171 E. 2018/2531 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/1171
Karar No
2018/2531
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/388 Esas KARAR NO : 2025/98 DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/04/2024 KARAR TARİHİ : 03/02/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalılardan alacağının tahsili talebi ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalıların takibe itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğunu, müvekkilinin alacağı takip konusu 30/06/2019 tanzim tarihli 30/09/2019 vade tarihli 15.000,00-TL bedelli, 30/06/2019 tanzim tarihli 30/10/2019 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli senetlere ve 02/12/2017 tarihli sözleşmeye dayanmakta olup borçlular itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, 02/12/2017 tarihli mutabakat, Sözleşme ve İbraname başlıklı sözleşme ile müvekkiline toplam tutarı 180.000,00-TL olan ... asıl borçlu, ... kefil olacak şekilde on beş adet senedin verileceğinin kararlaştırıldığını, ancak takip konusu 2 senedin ödemediğini, borçluların itirazının iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...nun, takibe konu bonolarla ilgili olarak her iki tarafın tanıdığı olan ... aracılığı ile davacıya ödeme yaptığını, ...'un ... bank A.Ş. ....Şubesindeki 2021-2022-2023 yılları banka hesap hareketleri incelendiğinde ve ... tanık olarak dinlendiğinde müvekkili ... tarafından davacı ...'a verilmek üzere gönderilen ödemelerin mevcut olduğu açıkça anlaşılacağını, işbu ödemelerin toplam miktarının 13.450,00 TL olduğunu, müvekkillerinin bakiye borçlarını da elden ödendiğini, müvekkillerinin davacıya hiç bir borçları bulunmadığını, banka kayıtlarını getirtilip incelenmesini ve ... isimli kişinin tanık olarak dinlenmesini müvekkillerinin takibe ve davaya bonolarla ilgili tüm borçlarını ödediği ve takibe ve davaya bonoları davacıdan istediği halde davacının müvekkillerine bu bonoların kaybolduğunu söylediğini, bu bonoları takibe koyduğunu, davacının bu bonoların bedelinin alıp almadığı, bu bonoların kaybolduğunu söyleyip söylemediği, hususunda yemin etmesini, müvekkili ... kefil sıfatı ile takibe konu senetleri imzaladığını, süresinde müvekkiline protesto çekilmediği için davacı müvekkiline karşı takip ve dava hakkını kaybettiğini, ödenmediği iddia edilen alacak da hak düşürücü süre ve zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Dava, başlatılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018) Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında, uyuşmazlığın dayanağı, 30.06.2019 tarihinde düzenlenen 2 adet senede istinaden ilamsız takip sebebi ile açılan itirazın iptali davasından ibaret olduğu anlaşılmıştır. Dava TTK'nun 4. Maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, aynı maddenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na atıfla mutlak ticari dava konusu kabul ettiği sözleşmelerden de değildir. Dosyada yer alan belgelere ve yapılan araştırmalara göre davacının ve davalılardan ...'nun gerçek kişi tacir kaydının olmadığı, senetler incelendiğinde davanın mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği, TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görevi kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmakla görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur (Emsal Yargıtay 3. H.D.nin 2022/127-E 2022/1288-K sayılı ilamı, 19. H.D. nin 2018/188-E 2018/5966-K sayılı ilamı,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 2024/1171 E. 2024/3214 K. 18/12/2024 tarihli ve 2024/945 E. 2024/2587 K. 18/10/2024 Tarihli kararları) HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA, 3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/02/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/1171, K. 2018/2531, T. 30.06.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-1171-e-2018-2531-k-1e65d6d7d265