İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/1105 E. 2026/188 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1105
- Karar No
- 2026/188
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1105 Esas KARAR NO : 2026/188
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 10/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, davacının davalıdan alacağı bulunduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibine başlatıldığını, davalının borca ve yetkiye itiraz ettiğini, icra dosyasının Bakırköy İcra Müdürlüğü'ne gönderildiğini, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına da davalının itiraz ettiğini, itirazın iptaline ve takibin 500.000,00 TL üzerinden devamına, takip tarihi olan 24/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile davalıdan tahsiline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacıya talep edilen miktar ve mahiyette borcu olmadığını, davacının haksız şekilde iddia ettiği alacaklarının doğmadığını, davanın reddine, alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatı hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 500.000,00-TL alacak ve 97.232,88-TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 597.232,88-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; icra takibine konu bono nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, bononun senet vasfına ait olup olmadığı, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı hususlarının tespiti istemine ilişkindir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "... 1. Davacı tarafın 2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, 2. Davalı tarafın 08.05.2025 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu husustaki değerlendirmenin sayın mahkemenin takdirine bırakıldığı, HMK 222 (5) maddesinde "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." ifadesi yer almıştır. 3. Takip Talebi, Davacı tarafın davalı taraf hakkında 500.000,00 TL asıl, 97.232,88 TL olmak üzere 597.232,88 TL toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık reeskont avans faiz oranlarıyla tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) önce İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası üzerinden 24.09.2024 tarihinde takibe geçtiği, davalının itiraz ile takibin Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı üzerinden devam ettiği, davalı tarafın itiraz ettiği, takip talebine açıklama olarak, “Ticari Alacak 500.000,00 TL” bilgisinin yazıldığı, Takibe Konu Olan Senedin İrdelenmesi, Takibe konu olan 01.05.2024 keşide tarihli, 500.000,00 TL tutarlı 1 adet senedin olduğu, iş bu senedin davalı tarafından davacı tarafa düzenlediği, senedin davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğini tespit edilemediği, Taraflar Arasındaki Cari Hesaba İlişkin Davacı Tarafın Davalı Tarafa Düzenlediği Faturalar, Taraflar arasındaki cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait KDV dahil 4.922.625,38 TL tutarlı 30 adet faturanın olduğu, faturaların açıklama kısmına malzeme- hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğini tespit edilemediği, “Türk Ticaret Kanunu’nun MADDE 21– (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." İfadesi yer almaktadır. Tarafların 2024 Yılı BS-BA Formu Beyanlarının Karşılaştırılması, Taraflar arasındaki cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait 30 adet faturanın olduğu, iş bu faturaların tamamının taraflarca 2024 yılında BS-BA Formu ile beyan edildiği, Dosya Muhteviyatına Sunulan Davacı Tarafın Cari Hesap Ekstresi, Davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 01.01.2024 tarihli 397.051,18 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 23.12.2024-31.12.2024 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 4.466.240,19 TL alacaklı olduğu, Tarafların Ticari Defter ve Kayıtlarının Karşılaştırılması-Değerlendirme, Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 4.466.240,19 TL alacaklı olduğu, Takibe konu olan davalı tarafından davacı tarafa düzenlediği 01.05.2024 keşide tarihli, 500.000,00 TL tutarlı 1 adet senedin olduğu, iş bu senedin davacı tarafın ticari defterlerine önce davalı tarafın cari hesap borcuna ilişkin kayıt edildiği, sonra iade işlemi ile kayıttan çıkarıldığı, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, Netice itibariyle, davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle takibe konu olan 500.000,00 TL senet tutarını talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle 01.05.2024-24.09.2024 tarihleri arasında yıllık reeskont avans faiz oranlarıyla 97.232,88 TL işlemiş faiz talebinin olduğu, işlemiş faizin takip talebi kriterleri doğrultusunda takip tarihi itibariyle 103.500,00 TL olarak hesaplandığı ve sayın mahkemenin takdirine bırakıldığı, takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizi talep edebileceği,...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. İcra takibine dayanak gösterilen senedin defterlerde kayıtlı olup olmadığı, iade işlemi ile kayıttan çıkarılmasının ne anlama geldiği, takibe dayanak senet nedeniyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapmak ve ek rapor tanzim etmek üzere dosya daha önce rapor düzenleyen bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda özetle; "...kök raporda takibe konu olan senedin davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği, senedin giriş ve çıkış kayıt işlemleri için tablo yapıldığı ve detaylı bir şekilde incelendiği, senedin cari hesap ekstresine konu giriş ve çıkış kayıt işlemlerinin tarih ve fiş numaralarının belirtildiği, iş bu senedin cari hesap ekstresinde 31.03.2024 tarihinde giriş kaydının, 05.08.2024 tarihinde çıkış kaydının yapıldığının tespit edildiği, takibe konu senedin önce giriş kaydı yapılarak davalı tarafın cari hesap borcundan düşüldüğü ancak sonra iş bu senedin karşılığı çıkmayınca veya ödenmeyince cari hesaptan çıkarıldığı, iş bu yapılan cari hesap kayıt işlemlerinin takibe konu senet tutarı nezdinde davacı tarafın alacaklı olduğu durumunu değiştirmediği, netice itibariyle, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarda takip tarihi itibariyle davalı taraftan 4.466.240,19 TL alacaklı olduğu ve takibe konu senet yönünden 500.000,00 TL alacağını talep edebileceği, kök rapordaki sonuç ve kanaati değiştirecek herhangi bir durum bulunmadığı,...." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi kök ve ek raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı tarafça bono alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için tayin edilen günde davalı tarafın yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını inceleme gün ve saatinde hazır bulundurmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, takibe konu olan senedin davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, senedin giriş ve çıkış kayıt işlemleri için tablo yapıldığı ve detaylı bir şekilde incelendiği, senedin cari hesap ekstresine konu giriş ve çıkış kayıt işlemlerinin tarih ve fiş numaralarının belirtildiği, iş bu senedin cari hesap ekstresinde 31.03.2024 tarihinde giriş kaydının, 05.08.2024 tarihinde çıkış kaydının yapıldığının tespit edildiği, takibe konu senedin önce giriş kaydı yapılarak davalı tarafın cari hesap borcundan düşüldüğü ancak sonra işbu senedin karşılığı çıkmayınca veya ödenmeyince cari hesaptan çıkarıldığı, iş bu yapılan cari hesap kayıt işlemlerinin takibe konu senet tutarı nezdinde davacı tarafın alacaklı olduğu durumunu değiştirmediğinin tespit edildiği ve davacı ticari defterlerine göre davalıdan 500.000,00-TL tutarında senet alacağı olduğunun sabit olduğu, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, HMK m. 222/3 hükmü gereğince tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispatın sunulan defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceği kabul edildiğinden davacının ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak davasını ispat ettiği anlaşılmakla, davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 500.000,00-TL asıl alacak yönünden iptaline, İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Her ne kadar mahkememiz kısa kararında davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; bu hususun maddi hata teşkil ettiği, dava değeri ve Mahkememizce kabul edilen tutar dikkate alındığında; davacının 500.000,00-TL yönünden talepte bulunduğu ve Mahkememizce bu tutar yönünden davanın kabulüne karar verilmesine rağmen sehven kısa kararda "davanın kısmen kabulü" yazıldığı anlaşılmakla hüküm henüz tebliğe çıkmadığından hükmün 1 nolu bendinde belirtilen yazım hatasını dosya üzerinden aşağıdaki şekilde tashih etmek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 500.000,00-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Hükmedilen alacağın %20'i olan 100.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 34.155,00-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 5.552,59-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 28.602,41-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Davacı tarafından yatırılan toplam 6.040,99-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 80.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 6.375,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/03/2026
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza
Tashih Şerhi
Mahkememiz dosyasının incelenmesinde; 10/03/2026 tarihli kısa kararın 1 nolu bendinde "Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bakırköy 13. İcra Müdürlüğü'nün 2024/13470 Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 500.000,00-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE," şeklinde belirtildiği, fakat talep edilen tutarın tamamının kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Söz konusu maddi hatanın yukarıda gerekçeli kararda belirtilen hususlar dikkate alınarak Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 304. Maddesi uyarınca açık bir yazım hatası niteliğinde olduğu ve bu yazım hatasının tashih yoluyla düzeltilebileceği anlaşılmakla; G.D:// 1-Mahkememizin yukarıdaki esasına kayıtlı dosyasındaki gerekçeli kararın hüküm kısmının 1 nolu maddesinin tashih edilerek; "Davanın KABULÜ ile; davalının Bakırköy 13. İcra Müdürlüğü'nün 2024/13470 Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 500.000,00-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına,"şeklinde düzeltilmesine, 2-İş bu tashih şerhinin Mahkememizin 2024/1105 Esas sayılı dosyasındaki gerekçeli kararın eki sayılmasına, 3-İş bu tashih şerhinin gerekçeli kararın verilecek nüshalarına eklenerek mühürlenmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 10/03/2026
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza