İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/1095 E. 2025/1402 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/1095
Karar No
2025/1402
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/1095 Esas KARAR NO : 2025/1402

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/12/2024 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 5 yılı aşkın süredir ticari iş ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasında tekstil sektöründe bir iş ilişkisi bulunduğunu, fason üretim anlaşması kapsamında ticaret yaptıklarını, davalının top kumaşları müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin ise davalının talepleri doğrultusunda kumaşlardan ürün ürettiğini, davalı tarafından 13 adet irsaliye karşılığı 21.827 metre kumaş sevk edildiğini, toplam 20.428 metre olmak üzere, 5.632 metre bir modelden, 14.796 metre ise diğer modelden ürün üretilmesi istendiğini, 5.632 metre olan modelin 42 farklı desende, 14.796 metre olan modelin ise 31 farklı desende üretilmesinin istendiğini, davalının bu işlerde fire oranının fazla olduğunu bilerek 21.827 metre kumaş göndermesine rağmen toplamda 20.428 metre mal istediğini, müvekkilinin fireyi minimuma düşürerek talep fazlası mal ürettiğini, istenen ürünlerin işlenerek davalı şirkete sevk edildiğini, teslimden sonra davalının bazı ürünlerde kumaş hataları olduğu gerekçesiyle ilave ürünler istediğini, müvekkiline, davalı tarafından 199 metre ek ürün siparişi geçildiğini, istenen 199 metre ürününde ek olarak üretildiğini ve davalıya teslim edildiğini, müvekkili tarafından ekstra kumaş alınmadan 560 metre fire ile toplamda 21.259 metre mal sevk edildiğini, üretim aşamasından sonra ise müvekkili uhdesinde kalan ortalama 60 metre baskısız, 200 metre de iğne kırığı baskısız kumaşın davalıya iade edildiğini, müvekkilinin, ilk siparişin talep edilebilir kısmı olan 21.060 metre ve sonradan ilave sipariş olarak geçilen 199 metre olmak üzere toplam 21.259 metre kumaş karşılığı ürünü faturalandırdığını, davalının irsaliyeli faturalara ilişkin itirazı olmadığını ancak malların davalıya teslim edilmesine rağmen bedelleri ödemeyerek müvekkilinin alacağını sürüncemede bıraktığını, ödeme yapılmaması üzerine Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, davayı açmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve anlaşmama olarak sonuçlandığını, açıklanan nedenlerle, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamını, davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya bir kısım kumaşlara baskı yapması işlemi devredildiğini, davacı taraf ürünlere hatalı baskı işlemi yaparak kumaşların zayi olmasına sebebiyet verdiği gibi eksik ürün gönderdiğini ve bunu da dava dilekçesinde her üretimde fire olabileceğini bu sebeple gönderilen eksik ürünün fire oranı içerisinde kaldığı gerekçeleriyle açıkladığını, şayet davacı üründe bir kesim işlemi uygulamış olsa fireden bir ihtimal bahsedilebileceğini fakat davacının baskı işlemi yaptığı kumaşlardaki eksilme fire ile izah edilemeyeceğini davacı her ne kadar dava dilekçesinde metre bazında hesap yapmışsa da daha evvelden de davacıya bildirildiği ve ekte sunacağımız sevk irsaliyelerinde görüleceği üzere davalı şirket ürünleri kg/top bazında ve ham olarak davacıya sevk ettiğini, ham kumaş üzerine baskı işlemi yapıldığında ürünlerin gramajının boya/baskı eklendiğinde artması gerekirken ürünlerin kilogramında eksilme yaşandığını başka ifade ile davacının fire oranına bağlayarak metre cinsinden yaptığı hesaplama değil, davalı şirketin, davacı tarafa da ifade gibi kilogram cinsinden hesaplama yapıldığında davacının eksik ürün teslim ettiği anlaşıldığını, buna ek olarak belirtildiği gibi talep edilenden farklı ve kalitesiz bir baskı işlemi yapıldığını, bu sebeple davalı şirket davacının baskı işlemi uyguladığı kumaşları hiçbir şekilde kullanamadığını, ürünler o tarihten bu yana depoda olduğunu, davalı şirket hatalı işlem yapılan işbu kumaşları kullanamadığını ayrıca davalı şirketin cari hesaplarında davacı tarafa mevcutta borcu bulunmadığını ve yönelttiği icra takibi haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu sebeple davacının davasının reddi gerektiğini ve davacı ürünlerin tamamının ayıplı olduğunu ve eksik ürün gönderdiğini bilmesine rağmen icra takibini ve huzurdaki davayı tanzim etmekte kötü niyetli olduğunu , bu sebeple takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-Mahkememizce tarafların bağlı bulundukları İlgili Vergi Dairelerine müzekkereler yazılmış, uyuşmazlık konusu yıllara ait BA-BS formları celp edilerek delil olarak toplanmıştır. 3-Mahkememizce res'en seçilen SMM bilirkişi raporunda özetle; ''Taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2023 yılı Eylül ayında başladığı, bu kapsamda: Davalı ..... Tekstil ve Gıda Ürünleri Ltd. Şti. tarafından davacı ..... Tekstil İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne toplam 21.287 metre kumaş sevk edildiği, Davacı tarafından ise davalıya toplam 21.450 metre baskılı ürün teslim edildiği ve bu suretle 163 metre fazla gönderim yapıldığı belirlenmiştir. Tarafların muhasebe kayıtları ve ticari defterlerinde yapılan karşılaştırmalı inceleme sonucunda; Bazı faturaların taraf kayıtlarında karşılıklı yer almaması, Davacı tarafından icra dosyasına yapılan ödemenin davalı kayıtlarına eksik yansıtılması gibi nedenlerle, Taraflar arasındaki cari hesap farkının toplamda 122.,933,22 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda, davacı şirketin 325.802,08 TL tutarındaki cari hesap alacağının, mevcut belgeler çerçevesinde mali açıdan doğrulandığı; Farkın üretim sürecine ilişkin teknik nedenlerden, fireden veya ölçüm farklılığından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususu mali bilirkişilik kapsamında değerlendirilemediğini'' -Mahkememizce res'en seçilen tekstil mühendisi raporda özetle; ''Takdir sayın mahkemenin olmak üzere yukarıda yapılan inceleme ve tespitler sonucunda ve rapor içinde açıklanan nedenlerle, Davalı taraf adresinde incelenen 2-4, 5-8-10 metre parçalar halinde toplam 450 metre, 36 varyant, 151 kg. baskılı kumaşların üretim artığı (962,11) kumaşlar olduğu, yapılan incelemede baskı kaynaklı hata/kusur barındırmadığının tespit edildiği, 2 varyant toplam 10-15 metre zemin desen renk farkı bulunan kumaşların topbaşı veya topsonu kısımlar olduğu, 21.287 metre üretim içinde tolere edileceği,

''şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 4-Bilirkişi raporları taraflara tebliğ edilmiştir. 5-Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden incelenmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Davacı açmış olduğu dava ile; taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğunu, davalı tarafından 21.827 metre kumaşın davacıya gönderildiğini, davacı tarafından kumaşlar işlenerek davalıya 21.259 metre mal üretilerek tekrar geri gönderildiğini, davalı tarafından 21.287 metre kumaş gönderilerek fire oranı gözetilerek toplamda 20.428 metre mal istenmesine rağmen davacı tarafından fire minimuma düşürülerek talep fazlası mal üretildiğini, Üretim aşamasından sonra ise davacı şirket nezdinde kalan ortalama 60 metre baskısız, 200 metre de iğne kırığı baskısız kumaşın da davalı şirkete iade edildiğini, davacı tarafından yapılan işe karşılık davalıya fatura kesilmiş ise de davalının borcu ödemediği gibi başlatılan Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı dosyasına da itiraz ettiğini itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının üstlendiği edimi gereği gibi yerine getirmediğini, hatalı baskı yaptığını ve eksik ürün teslim ettiğini, davacının talep edilenden farklı ve kalitesiz bir baskı işlemi yaptığını, davacının baskı işlemi uyguladığı kumaşların hiçbir şekilde kullanılamadığını, ürünlerin o tarihten bu yana depoda olduğunu, hatalı işlem yapılan kumaşların kullanılamadığını ve kullanılamayacağını, buna ilişkin davacıya ayıp ihbarında bulunulduğunu ve fatura kesildiğini ayrıca davacının kg olarak eksik ürün teslim ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında davalı tarafından davacıya teslim edilen kumaşlara baskı işlemi yapılarak ürünlerin davalıya tekrar teslimi hususunda eser sözleşmesi kurulduğu, davacı tarafından işlemlerin yapılarak ürünlerin geri davalıya teslim edildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı davacının baskı işlemini talep edilenden farklı kalitesiz ve ayıplı olarak yaptığını iddia etmektedir. Mahkememizce tekstil mühendisi uzman bilirkişi görevlendirilerek inceleme yaptırılmış olup; davalının davacıya 21.287 metre kumaş gönderdiği, davacının işleyerek davalıya 21.450 metre kumaşı geri gönderdiği taraflarca sunulan sevk irsaliyeleri ile tespit edilmiştir. Metre bazında tarafların birbirine gönderdikleri ürünler hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı iş sahibi tarafından ilk olarak davacının baskı işlemlerinin hatalı ve ayıplı olduğu öne sürülmüş ise de Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi tarafından davalının adresinde yapılan incelemede davalının adresinde yalnızca 450 metre kumaş bulunduğu kalan kısmın davalı tarafından incelemeye sunulmadığı, incelenen 36 varyant 450 metre kumaşta ise davacının işlemlerinden kaynaklı herhangi bir baskı kaynaklı hata, kusur ve ayıp olmadığı tespit edilmiştir. Davalı tarafından bilirkişi incelemesine sunulan 10 - 15 metre kumaşta zemin desen hatasının ise kumaşların top başı veya top sonu olması sebebiyle olabileceği, bu miktar üretimde tolere edilebileceği tespit edilmiştir. Bu bağlamda her ne kadar davalı tarafından davacının baskı işlemlerinin ayıplı ve hatalı olduğu iddia edilmiş ise de Mahkememizce teknik bilirkişiye yaptırılan inceleme neticesinde davalının incelemeye sunduğu kumaşlarda davacıdan kaynaklı herhangi bir baskı hatası veya ayıplı işlem olmadığı tespit edilmiş olup, davalının ayıptan kaynaklanan iddialarını ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından ayıplı ve hatalı baskı yapıldığı iddia edilen kumaşların tamamı da incelemeye sunulmamış olup, davalının bu yönden de kalan kumaşlara yönelik iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Nitekim Yargıtay ...... Hukuk Dairesi ..... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "kumaşların temin edilememesi durumunda ise bu durumda ayıpların niteliği ve onarım bedeli konusunda inceleme yaptırılması imkânı kalmadığından davanın reddine karar verilmesi ayrıca tarafların icra inkâr ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinden ibarettir (Emsal Yarg. 15. H.D. 2015/4587 E. 2016/389K. 25.1.2016 T.; Yarg. 15. H.D. 2013/3498 E. 2014/2912 K. 28.4.2014 T.; Yarg. 15. H.D. 2011/90 E. 2011/2933 K. 16.5.2011 T.; Yarg. 15. H.D. 2005/3385 E. 2005/7184 K. 29.12.2005 T.)." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi ise .... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Taraflar arasında eser sözleşmesinin varlığı hususunda bir uyuşmazlık yoktur. İş sahibi olarak davalının aldığı mallarda ayıplı olduğunu davalının müşterisi Roman şirketi davalıya bildirmiştir. Davalı ayıbın ve zararın varlığını öncelikle ispat ile yükümlüdür. Ayıplı olduğu iddia edilen mallar bilirkişiye ibraz edilememiştir. Dosya kapsamında davalı tarafından yapılmış bir ayıp tespiti de yoktur. Davalı tarafça kesilen reklamasyon faturası , davacı tarafça davalıya iade edilmiş ve kabul edilmemiştir. Açık ayıp durumunu davalı tespit edince, davacıya bildirmekle yükümlüdür. Davamızda davalı ürünleri 3. Kişi dava dışı firmaya satmıştır. Dolayısıyla davalı zararını ispatlamış durumda değildir. Dosya safahatı değerlendirildiğinden mahkemenin bilirkişi raporlarını da göz önüne alarak davalının zararını ispatlayamadığını ve süresinde açık ayıp ihbarını yapmadığını belirleyerek davayı kabulü hukuka uygundur. Davalı defterlerinde davacının alacak iddia ettiği faturalar kayıtlıdır. Bu sebeple davalı vekilinin istinaf sebebi olarak bildirdiği alacağın likit olmadığı iddiası yerinde değildir. İlk derece mahkemesinin kararı hukuka uygun olup , davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri hukuken isabetsizdir." Davalı tarafından öne sürülen bir diğer savunma ise davacının kg bazında tüm ürünleri teslim etmediği, kg olarak eksik ürün teslim edildiği yönündeki savunmasıdır. Davalı tarafından davacıya 21.287 metre kumaş gönderilmiş olup, davacı tarafından ürünler işlenerek davalıya 21.450 metre kumaşın geri gönderildiği taraflar arasındaki faturalar ve sevk irsaliyeleri ile sabit olup, davalı tarafından davacıya düzenlenen sevk irsaliyelerinde kg var ise de davacı tarafından davalıya düzenlenen sevk irsaliyelerinde kg bazında ürün bilgisi bulunmamaktadır. Davalı tarafından davacının işleyerek geri sevk ettiği ürünlerin teslim alınması sonrasında teslim alınan ürünlerin kg yönünden herhangi bir tespiti yapılmamış veya yaptırılmamış olup, davacının davalıya gönderdiği 21.450 metre ürünün kg bazında tespiti bulunmamaktadır. Bu bağlamda her ne kadar davalı tarafından davacının eksik ürün gönderdiği iddia edilmekte ise de ne davalı tarafından teslim alınan ürüne yönelik olarak kg bazında bir tespit yaptırıldığı ne de bu hususta teslim sonrasında ürünlerin kontrol edilerek ve tespit edilerek davacıya eksik teslime yönelik bir ihbar veya ihtarda bulunulmadığı anlaşılmakla davalının bu yöndeki iddiasını ispat edemediği anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalının işlenmesi için gönderdiği kumaşların metre bazında eksik miktarda teslim edilmediği anlaşılmakta olup, davalının eksik teslim iddiasını metraj bazında da ispat edemediği değerlendirilmiştir. Nitekim davalı tarafından ürünlerin tamamı Mahkememizce görevlendirilen bilirkişiye inceleme sırasında sunulmamış olup, dava aşamasında da eksik teslime yönelik olarak ispat yükü üzerine düşen davalının iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve kayıtlarına yönelik bilirkişi raporu incelenip tarafların ticari defter ve kayıtları değerlendirildiğinde; tarafların kayıtlarının 2023 yılı Ekim ayına kadar uyum içerisinde olduğu, 2023 yılı Ekim ayında davacı tarafından davalıya sevk edilen ürünlerin davalıya teslim edildiği ve davacı tarafından kesilen sonra faturalar ile tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 325.802,08-TL alacaklı olduğu, davacı tarafından kesilen son faturaların da davalı tarafından kayıtlarına işlendiği ve 2023 yılı Ekim ayında davalının defterlerine göre de davacının davalıdan 325.752,19-TL alacaklı olduğu, taraf kayıtları arasındaki 49,89-TL'lik farkın 2023 öncesine yönelik davalının devir rakamı farklılığından kaynaklandığı, işlem boyutuna göre önemli bir fark olmadığı anlaşılmakla 2023 yılı Ekim ayına kadar taraf defter ve kayıtlarının uyum içerisinde olduğu değerlendirilmiştir. 2023 yılı Ekim ayından sonra taraflarca karşılıklı olarak davalı tarafından kesilen 10.962,00-TL'lik ve 107.603,32-TL'lik reklamasyon açıklamalı faturalar yönünden karşılıklı faturalaşma ve iade süreçlerinin başladığı anlaşılmaktadır. Söz konusu davalı tarafından kesilen faturaların davalının işbu davada öne sürdüğü ayıp ve eksik teslim iddialarından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Söz konusu uyuşmazlığı oluşturan 10.962,00-TL'lik faturanın davalı tarafından "sipariş edilmemesine rağmen baskısı yapılan ve sehven tarafımızca ödenen fatura bedelinin iadesindan kaynaklı alacak" şeklinde fatura üzerinde açıklamaya konu edildiği, söz konusu faturanın davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı icra dosyasında takibe konu edildiği, davacı tarafından söz konusu icra takibine ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup her ne kadar davalı tarafından taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı ve davacının o dosyaya ödeme yaparak borcunu kabul ettiği iddia edilmiş ise de davacı tarafından söz konusu dosyaya yapılan ödemenin ihtirazi kayıtla yapıldığı, davalının iddialarının kabul edildiğine yönelik herhangi bir davacı beyanının bulunmadığı gibi davalının işbu davada da fatura açıklamasına göre sipariş edilmemesine rağmen baskısı yapılan bir ürün olduğunu ispat edemediği gibi davacı tarafından davalının gönderdiği ürünlere baskı yapıldığı, tarafların anlaşmasına aykırı olarak işlem yapıldığının davalı tarafından ispat edilemediği gibi davalının söz konusu faturada iddia ettiği gibi fazla yapılan işin de tarafların arasındaki anlaşmaya aykırı olduğunu yazılı belge ile ispatlayamadığı, ayrıca anlaşmaya aykırı olsa da davacı tarafından fazla/ek iş yapılmış olsa bile davacının eser sözleşmesinde fazla/ek iş bedelini talep edebileceği, davalı tarafından taraflarca kararlaştırılan işlem fiyatından fazla fatura kesilerek fazla bedel tahsil edildiğine yönelik herhangi bir yazılı delil sunmadığı gibi davacı tarafından kesilen işlem bedellerine yönelik faturaları da defterine işlediği bu suretle davalının iddia ettiği fatura dayanağını ya da davacı tarafından taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında fatura bedeli kadar iş yapılmadığını ispatlayamadığı gibi fazla yapıldığı iddia edilen ürünlerin davalı tarafından davacıya iade edilmediği, her halükarda davalının fazla iş yapıldığına yönelik iddiası kabul edilse dahi davacı tarafından iş yapılarak davalıya teslim edilen ürünlerin vekaletsiz iş görme karşılığı ek/fazla iş bedelinin davacı yüklenici tarafından davalıdan (davalının ürünleri iade etmediği de gözetilerek) talep edilebileceği anlaşılmakla 10.962,00-TL'lik faturanın tarafların cari hesap kayıtlarından çıkartılarak alacak/borç durumunun değerlendirilmemesi gerektiği anlaşılmıştır. Yine davalı tarafından davacıya kesilen ve taraflar arasındaki hesap uyuşmazlığını oluşturan 107.603,32-TL'lik bir diğer fatura yönünden ise; söz konusu faturanın davalı tarafından "boxer ve jogger grubu işi kapsamında meydana gelen hatalı baskı, zayi olan kumaş ve iade edilmeyen fazla kumaş bedeli" şeklinde açıklama ile kesildiği, Mahkememizce davalı tarafından öne sürülen söz konusu iddianın yukarıda da detaylıca değerlendirildiği ve ispat yükü üzerine düşen davalı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla 107.603,32-TL'lik faturanın da tarafların cari hesap kayıtlarından çıkartılarak alacak/borç durumunun değerlendirilmemesi gerektiği anlaşılmıştır. Sonuç olarak taraflar arasındaki hesap uyuşmazlığını oluşturan 10.962,00-TL'lik ve 107.603,32-TL'lik faturaların dayanakları davalı tarafından ispat edilememiş olup, davalı tarafından kesilen bu faturalar öncesindeki taraf defter kayıtlarının uyumlu olduğu ve taraf defter ve kayıtlarına göre davalının davacıya 325.802,08-TL borçlu olduğu anlaşılmakla davaya konu icra takip dosyasında 325.802,08-TL asıl alacak yönünden davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir. Son olarak davalının cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığı anlaşılmakla öne sürülen iddialar yönünden yemin deliline başvurup başvurmayacağı hususunda davalı vekilinin beyanı alınmış, davalı vekili yemin deliline dayanılmayacağını beyan etmiş olup, davalının yemin sureti ile de iddia ve savunmalarını ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından ayıp ihbarı hususunda tanıklarının dinlenmesi talep edilmiş ise de Mahkememizce ayıp yönünden uzman bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, davalının ayıp iddialarını ispat edemediği anlaşılmakla davalının ayıp ihbarının yapıldığına ve ayıba yönelik tanıklarının dava sonucuna etkili olmayacağı anlaşılmış olup usul ekonomisi gözetilerek tanık dinletme talebi yerinde görülmemiştir. Davaya ve takibe konu alacağın faturaya dayalı ve likit olduğu, davalının iddialarının aksine davacı tarafından teslim edilen ürünlerde baskı kaynaklı herhangi bir ayıp bulunmadığı uzman bilirkişi tarafından tespit edilmekle alacağın likit olduğu, davalının ayıp iddiasının tespit edilememesi dolayısıyla dayanaksız olduğu bu suretle alacağın likit olduğu anlaşılmakla itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 65.160,41-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine de karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafından faiz oranına da itiraz edilmiş olup, davacı tarafından avans faizi talep edildiği, davalı tarafından daha düşük oranda bir akdi faizin kararlaştırıldığının ispat edilememesine göre davacının işleyecek faiz oranı talebinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalının 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre işleyecek faiz oranına yönelik itirazının da iptaline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, -Buna göre; davaya konu icra takip dosyasında 325.802,08-TL asıl alacak ve 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesine göre işleyecek faiz oranı yönünden davalının İTİRAZININ İPTALİNE VE TAKİBİN DEVAMINA, 2-İtirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 65.160,41-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 22.255,54-TL harçtan peşin alınan 5.563,89-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 16.691,65-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabulucuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafça yatırılan 5.563,89-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 5.991,49-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 16.850,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 52.128,33-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025

Katip ..... Hakim ....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/1095, K. 2025/1402, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-1095-e-2025-1402-k-c7ba22150fa3