İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1045 E. 2024/1157 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1045
Karar No
2024/1157
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR ESAS NO : *** KARAR NO : ***

HAKİM : *** KATİP : ***

DAVACILAR : 1- *** 2- *** 3- *** VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1- *** 2- *** 3- *** DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ***

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle;davanın hukuki ve fiili bağlantı hasebiyle davalı ...'in müvekkillerine karşı ikame ettiği Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile HMK madde 166 kapsamında birleştirilmesini talep ettiklerini davaların konusu kaza ve davaların taraflarının aynı olduğunu ve irtibatı bulunduğunu, birleştirmenin usul ekonomisi kapsamında hukuki yarar mevcut olduğunu, müvekkili ...'ın müvekkili ...'in 38 ... plakalı aracı ile davalı ...'in 38 ... plakalı aracın kaza anındaki sürücüsünün ... olduğunu, müvekkilinin 01/04/2024 tarihinde müvekkilinin arasından çarpmak sureti ile maddi hasarlı yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, yaşanan kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kusurun tamamının davalı sürücü üzerinde olduğunu, davalının meskun mahal olan bir yerde olanca hızı ile seyrederken kontrolsüz ve dikkatsiz davranarak kazaya sebep olduğunu, araç maliki ile davalı sigorta şirketinin ... Sigorta A.Ş. Arasında ... poliçe nolu ZMMS poliçesinin mevcut olduğunu, dolayısıyla aracın maliki ve davalı şirket arasında halefiyet prensibi gereğince sorumluluğunun bulunduğunu, meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkilinin aracında ciddi hasar meydana geldiğini, değer kaybettiğini, ve aracının satışının zorlaşacağını, müvekkilinin aracının tamiri için geçen sürede aracını kullanamadığı için ikame araç bedeli talebi bulunduğunu, aracının tamir sırasında orjinal parça kullanılmaması sebebi ile de zararın oluştuğunu, geçici iş göremezlik yönünden zararın doğduğunu ... yönünden, ... yönünden manevi olarak yıprandığı belirterek öncelikle davanın Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, akabinde davanın kabulü ile Müvekkili ... yönünden; 50,00 TL değer kaybının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline(sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere), 50,00 TL ikame araç bedelinin kaza tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte yalnızca davalı gerçek kişilerden tahsiline, 50,00 TL orjinal parça farkından kaynaklı zarar bedelinin ,kaza tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline( sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere), Müvekkili ... yönünden, 50,00 TL geçice iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline(sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere),3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işletilecek faiziyle birlikte yalnızca davalı gerçek kişilerden tahsiline, müvekkili ... yönünden, 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte yalnızca gerçek kişilerden tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinden özetle; karşı taraf dava dilekçesi ile karşı dava açma hakkı süresi (cevap dilekçesi ile) bitmesi sonrasında bu davayı açmakla süresinde karşı dava açmadığından davanın reddi gerektiğini, her halde müvekkilin hak kaybına uğramaması dava dilekçesine karşı cevaplarda bulunmaması gerekir ise davalı birleşen davacı dava dilekçesi ile ile mezkur olayın özeti, kusura ilişkin açıklamalar, davalılardan ...'in maddi zararına yönelik olarak, ikame araç bedeli, orjinal parça kullanılmamasına dayalı zarar kalemi, davalı ... yönünden geçici iş göremezlik, ve manevi tazminat ile birleşen dava davacısı ... yönünden manevi tazminata hükmedilmesi hakkında dava dilekçesi oluşturulduğunu, davalı birleşen davacı taraf dilekçesinde davalı itiraz edilmemiş ve kesinleşmiş KTT raporunun aksi iddia edilerek müvekkilin eşinin davalının aracına çarptığı ve davalının tüm kurallara harfiyen uyduğu belirtildiğini, bununla da kalmayıp kusur incelemesinde kusurun tamamının müvekilinin eşi üzerinde olduğu belirtildiğini, ancak söz konusu kusura ilişkin iddiaların kabulü mümkün olmadığını, söz konusu KTT raporu alanında uzman Trafik Polisi Ekipleri tarafından tutulduğunu, Söz konusu trafik ekipleri tarafından tutulmuş olan raporun aksini iddia eden tarafın iddiaları için başvurması gereken kanuni yol Sulh Ceza Mahkemesine 15 gün içerisinde Kusur Yönünden İtiraz edilebileceğini, Ancak davalı birleşen davacı tarafça işbu kanun yoluna gidilmeksizin kusur yönünden itirazda bulunulması hukuki mesnetten yoksun olduğunu, Davalı karşı davacının olayın oluş şekline ilişkin olarak resmi belge niteliğindeki KTT raporunun aksini iddia etmesi halinde halinde bu hususu da yine senetle ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın trafik kazasındaki kusuru %75 olduğunu buna bağlı olarak ise ikame araç bedeli yönünden tarafın talepte bulunması açıkça hakkın kötüye kullanılması, davalı taraf ikame araç bedeli yönünden araç kiralamadığını da dosyada ikrar ettiğini, söz konusu araç mahrumiyet bedelinde de herkesin kabulü olacağı üzere aracın markası modeli ve yaşının önemi bulunmadığını, Davalı tarafın kusuru oranında istemiş olduğu söz konusu talepler kanuna aykırı olup davalının kasko poliçesi bulunup bulunmadığının da bu kapsamda araştırılarak dosyaya eklenmesi gerektiğini, Şayet kasko poliçesi bulunması ve kasko ikame araç hizmetinden yararlanması halinde işbu davamızda ikame araç bedeli yönünden davalının talepte bulunamayacak olmasından dolayı davanın reddi gerektiğini, Davalı birleşen davacı taraf kazanın oluşmasına kusuru ile sebep olan ... Yönünden kolunda oluşan morluklara binaen geçici iş göremezlik tazminatında bulunmuşsa da söz konusu kazaya bağlı olarak kusurlu tarafın davalı ... olduğunda şüphe bulunmadığını, ayrıca dosya kapsamında geçici iş göremezlik ve tedavi işlemleri ile alakalı da herhangi bir belirleme yahut hastane kaydı bulunmamakta olup davalı tarafın böyle bir iş göremezlik zararı talep etmesi açıkça dürüstlük kuralına ters olduğunu, Kendi kusuruna dayalı manevi tazminat talep etmesinin olanaksız olduğunu, dava dilekçeleri doğrultusunda Asıl davanın Kabulü İle, Birleşen Davanın Reddine Karar Verilmesini, yargılama gideri, karşı vekalet ücretinin ve sair masrafların davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin cevap dilekçesinden özetle;Müvekkili şirketin ZMMS kapsamında araç başına maddi zarar sorumluluğu 200.000,00TL olduğunu, Davacının değer kaybı başvurusu sonrası ... numaralı hasar dosyası açıldığını, davacının aracı kasko sigortacısı olan ... Anonim Şirketi tarafından onarılmış ve maddi hasar rücu talebine istinaden 27.09.2024 tarihinde 85.508,43TL maddi hasar rücu ödemesi yapıldığını, Davaya konu trafik kazası gerçekleşmiş olup dava tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı geçtiğini, Genel şartlarda hem de uygulamada değer kaybı tespiti için kullanılan teknik analizler, kat sayılar ve hesaplama yöntemleri olması gerekmektedir. Aracın geçmiş hasar kaydı sorgulanarak değer kaybı oluşup oluşmadığı incelenmesi gerektiğini, huzurdaki davaya konu aracın geçmiş tramer kaydı göz önüne alındığında daha önce hasar alan kısımlar için değer kaybı değerlendirilmesi yapılamayacağını, açıklanan nedenlerle işbu dilekçe ekinde sunulan hasar dosyası içerisinde bulunan değer kaybı ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere değer kaybı oluşmadığı tespit edildiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları’nda yapılan ilgili değişiklik ile geçici iş göremezlik tazminatı da dahil olmak üzere tüm sağlık giderleri ZMMS kapsamında çıkartılmış ve teminat kapsamı dışına alındığını, somut olayda, başvuranın konu kaza nedeni ile uğradığı geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı talebi kaza tarihi itibariyle SGK tarafından karşılanacağı, bu sebeple müvekkili Şirket’e bu yönde herhangi bir talep yöneltilmesi hukuken doğru olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddi ile mahkeme masrafları ve vekalet ücretine ilişkin masrafların davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep ettiği görülmüştür.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Davaların Birleştirilmesi” başlıklı 166. maddesinde "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır." hükmü yer almaktadır. Yine aynı kanunun 167. maddesinde "Mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden karar verebilir. Bu durumda mahkeme, ayrılmasına karar verilen davalara bakmaya devam eder." düzenlenmesine yer verilmiştir. HMK'nin 30 maddesinde Hâkimin yargılamanın düzenli bir biçimde yürütülmesini sağlamakla yükümlü olduğu kabul edilmiştir. Somut olayda; Mahkememizin *** karar sayılı dava dosyası Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası ile birleştirme kararı vermiş ve Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası tefrik edilerek Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sırasına kaydı yapıldığı anlaşılmış olup, HMK 166/1 uyarınca aynı yargı çevresinde olan Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi mahkememizin kararı ile diğer mahkemeyi bağlar hükmü uyarınca bağlıdır. Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi birleştirme kararı ile bağlı olduğu, anılan mahkemenin artık görevli hale geldiği, tefrikine karar verdiği davaya bakmaya devam edeceği anlaşılmakla mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla karşı görevsizlik kararı verilmiştir. ( Bknz. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi *** karar sayılı ilamı ve Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin ***K. Sayılı ilamı ile birleştirme sonrası tefrik kararı veren mahkemenin bu karar ile bağlı olduğu ve kendisinin davaya bakmaya devam edeceği açıkça ifade edilmiştir.) H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsiz olması ve davaya bakmaya Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olması nedeni ile HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, 2-HMK 21. maddesi gereğince iş bu kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi ile mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı olması nedeniyle görevli mahkemenin tayini (mercii tayini) için dava dosyasının Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesine, 3-HMK'nun 20. maddesi gereğince Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine ilişkin mercii tayini kararı verilirse, bu kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini istememesi durumunda HMK'nun 321/2. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama harçları, vekalet ücreti ve yargılama giderinin görevli mahkemede değerlendirilerek hüküm altına alınmasına, Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi 19/12/2024

Katip *** ¸e-imzalı

Hakim *** ¸e-imzalı

*5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1045, K. 2024/1157, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1045-e-2024-1157-k-9f610f32cb83