İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/103 E. 2024/504 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/103
Karar No
2024/504
Karar Tarihi

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/103 Esas - 2024/504 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/103 Esas KARAR NO : 2024/504 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... ... VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/01/2023 KARAR TARİHİ : 17/09/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/10/2024 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 5 parsel numaralı taşınmazda bulunan B blokta makineli alçı sıva, plastik duvar boyası vs. imalatlarının yapılmasına ilişkin sözleşme akdedildiğini, davalının üstlendiği işi tamamlaması için birkaç kez bildirim yapıldığını, davacının bildirime rağmen çalışmaya başlamaması üzerine 04/03/2014 tarihli ihtarname ile 5 gün süre verildiğini, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacının yaptığı imalatların bedelinin ödendiğini, sözleşmenin feshini takiben 27/04/2014 tarihinde imalatın durumunun tespit edildiğini, eksik ve hatalı imalatın fotoğraflandığını, listelenen imalatların yapılmadığının belirlendiğini, davalı nam ve hesabına başka bir taşerona yaptırıldığını gelen şikayetler üzerine yapılan incelemede davalının imalat yaptığı tüm mahallerde sorunlar tespit edildiğini, tavan alçı sıva tabakasının düştüğünün belirlendiğini, geçici kabulün 24/03/2014 tarihinde imzalanan ve 10/06/2014 tarihli fatura ile yapıldığını, sözleşmenin 27. maddesi uyarınca bir yıl geçmekle kesin kabulün yapıldığını, sözleşmenin 17. maddesi gereğince davalının kesin kabul tarihinden itibaren 2 yıl süreyle her türlü üretim ve imalat hatasına karşı 2 yıl garanti verdiğini, 2015/145 D.iş sayılı dosyada kusurlu imalatların ve giderim bedellerinin belirlendiğini, zararın giderimi için 30.000 TL'nin tahsili talepli talebiyle açılan .... .... .... esas sayılı davasının kabulüne ve davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, temyiz üzerine kararın Yargıtay tarafından 29/11/2022 tarihinde onandığını, bu davada hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekilinin toplam alacağının 135.628,32 TL olarak belirlendiğini, arabuluculuk görüşmesinin anlaşmazlıkla sonuçlanması nedeniyle bakiye 105.628,32 TL'nin tahsili için eldeki davanın açılmak zorunda kaldığını öne sürerek 105.628,32 TL'nin avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı cevap dilekçesinde, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının alacaklı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ...12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/477 esas sayılı dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, bilirkişi kurulu raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkememizin 29/09/2023 tarih ve .... .... .... karar sayılı kararı .... .... .... K sayılı ilamı ile kısmi dava da alınan bilirkişi raporunun kesinlik kazanmasının ve kazanılmış hak teşkil etmesinin sadece bu dava için söz konusu olup eldeki dava için bağlayıcı olmadığı gerekçesiyle kaldırılmış, kaldırma kararı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur. Taraflar arasındaki sözleşme Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamındaki eser sözleşmelerine ilişkindir. Eser sözleşmesi karşılıklı edimleri içeren bir iş görme sözleşmesidir. Yüklenicinin edimi eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek. İş sahibimin karşı edimi ise telim edilen eserin bedelini ödemektir. Yüklenicinin teslim ettiği ürün yönünden ayıba tekeffül sorumluluğu bulunmaktadır. TBK'nın 475 maddesinde ayıba karşı tekeffül borcundan doğan iş sahibinin hakları düzenlenmiştir. Buna göre eserdeki ayıpların giderilmesini talep etme, ayıplı eserden ötürü ücretten indirim isteme ve eseri kabulden kaçınma hakları bulunmaktadır. Davaya konu olayda eser davacı iş sahibine teslim edilmiş, eser bedeli de davalı yükleniciye ödenmiştir. Yüklenici sözleşme kapsamında yapmayı vaadettiği imalatta sonradan ortaya çıkan ayıp ve arızaları gidermek ve ücretsiz olarak onarımı yapmak zorundadır. İş sahibinin davalıya başvurması halinde onarımdan beklenen sonuç gerçekleşmiş ise iş sahibinin ayıba karşı tekeffül sorumluluğu sona erer. Ancak onarım hakkının kullanılması amacına ulaşmamışsa iş sahibinin diğer haklarını kullanma olanağı bulunacaktır. İstinaf kaldırma kararından önce yapılan yargılamada, mahkememizce dosya Güner Kardeş Arısoy ve Mehmet Boyacı'ya tevdi edilmiş, dosya üzerinde yapılan inceleme ile oluşturulan 16/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda; "davalı yüklenicinin yaptığı imalatların tanık ifadelerinden anlaşıldığı üzere davacı işveren tarafından sıkı sıkıya kontrol edildiği, taraflar arasında imzalanan sözleme içeriğinden anlaşıldığı üzere davacının işi her zaman denetlemeye imkanı olduğu, sıkı bir şekilde denetlendiği, ayrıca işin sözleşmeye uygun ifa edilmemesi durumunda fesih hakkı bulunduğu, tespit bilirkişi raporuna teknik incelemede katılınmadığı, hem tanık ifadeleri, hem de işin davacı tarafından sıkı bir şekilde takip edildiğinden aderans astarı kullanılmamasının hayatın olağan akışına uygun olmayacağı, tavan alçılarının düşme nedeninin tanık ifadelerinde de belirtildiği gibi kış şartlarında yapılmış olduğundan yapılan imalatların don etkisinde kaldığı, alçı içeriğindeki suyun kısmi donması sonucu aderansın sağlanamadığı, bu nedenle davacının imalat aşamasını sıkı sıkıya denetlediği, ancak kış şartlarında çalışmaya ısrar ettiği ve davalıyı kış şartlarında çalıştırdığı ve yapılan imalatın don etkisinde kalmasına neden olduğundan bozulan alçı imalatında davacının sorumlu olması gerektiği" bildirilmiş, daha sonra taşınmaz başında aynı bilirkişilerle keşif yapılarak ek rapor temin edilmiş, 14/01/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda; "alçı sıvanın yapıldığı beton üzerinde ve tavandan kopan parça üzerinde yapılan incelemede, betona aderans arttırıcı (yapışkanlığı arttırıc) sıvı şeklinde olan malzemenin yeterli sürülmemiş olduğu ve/veya aderans malzemesinin düşük kalitede veya miadının geçmiş olduğu ve/veya aderans malzemesi sürüldükten sonra çok bekletildiği ve/veya soğuk hava etkisine bırakılmış olabiliceğinin tespit edildiği, davalı ... (ZCA İnşaat ve Ticaret)'nın yaptığı alçı imalatının gizli ayıplı imalat olmasından dolayı, davalının sonradan meydana gelen zararlardan sorumlu olduğu ve meydana gelen zarar toplamının 135.628,32 TL olduğu sonuç ve kanaatinin bildirildiği" görülmüştür. Dosya kapsamına göre, taraflar arasında 07/10/2013 tarihli eser sözleşmesi yapıldığı, sözleşmenin garanti başlıklı 17.maddasine göre; "bu sözleşme kapsamındaki imalatlar kesin kabulden itibaren 2 yıl süre ile malzeme ve işçilik olarak her türlü üretim ve imalat hatalarına ve bunlardan doğabilecek bozukluklara karşı YÜKLENİCİ'nin garanti kapsamındadır" dendiği, bilirkişilerce yapılan incelemede dairelerin tavanındaki sıvaların dökülmesinin davalının hatalı imalatı sonucu oluştuğu ve gizli ayıp niteliğinde olduğu, davacı tarafından söz konusu ayıbın davalı tarafa süresinde ihbar edildiği, bu arada davacının sözleşmeyi feshederek işi başka bir firmaya yaptırdığı tespit edilmiştir. İstinaf kaldırma kararı doğrultusunda yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulmuş, 12/06/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, Atakent Projesi inşaatının 43091 Ada 5 parselde 43091 ada 5 parselde yer alan B Blok makineli alçı sıva (Malzeme - İşçilik) yapılması (Saten Alçı yapımı dahil), Plastik Duvar boya imalatı (Malzeme - İşçilik), Su bazlı Yarı Mat Duvar Boyası yapılması (Malzeme-İşçilik), Stropiyer (Malzeme - İşçilik), Plastik Tavan Boyası Yapılması (Malzeme - İşçilik), 30*30 Clipin ile Asma Tavan ve Alçıpanel Asma Tavan yapılması işine dair 07/10/2013 tarihli sözleşme imzalandığı, ortaya çıkan ayıpların gizli ayıp niteliğinde olup, 02/04/2014 tarihli “Sözleşme Fesih ve İbra Protokolü ve İmalat Durum Tespit Tutanağından sonra ortaya çıktığının tutanaklardan anlaşıldığı, ayrıca taraflar arasında imzalı sözleşmenin garanti başlıklı maddesine göre; sözleşme kapsamındaki imalatların kesin kabulden itibaren 2 yıl süre ile malzeme ve işçilik olarak, her türlü üretim ve imalat hatalarına ve bunlardan doğabilecek bozukluklara karşı yüklenicinin garanti kapsamında olduğu hususu da dikkate alındığında, garanti süresinin sonuna kadar her zaman açık ve gizli ayıpların giderilmesini, davacının, yükleniciden talep edebileceğinin değerlendirildiği, davalının kusurlu imalatlarda bulunduğu ve gizli ayıp niteliğinde ortaya çıkan ayıpların 26.03.2015 tarihi itibariyle bedelinin; 118.631,48 TL olarak hesaplandığı, ...12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.03.2019 tarih ve 2015/477 E. 2019/283 K sayılı kararının kesinleşmiş olması ve ilam gereği 30.000,00 TL'nin ödenmesinden sonra davacı alacağının 88.631,48 TL (718.631,48 - 30.000,00) olduğu, ticari defter kayıtlarına göre taraflar arasındaki ticari ilişkide herhangi bir borç-alacak bakiyesi bulunmadığı, ticari ilişkinin sonlanmasından sonra oluşan hasara ilişkin davacı tarafından fiilen yapılan harcamalar toplamının 95.244,58 TL olduğu, ...12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.03.2019 tarih ve 2015/477 E. 2019/283 K sayılı kararının kesinleşmiş olması ve ilam gereği 30.000,00 TL'nin ödenmesinden sonra davacı alacağının 65.244,58 TL (95.244,58 - 30.000,00) olduğu belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasında 07/10/2013 tarihinde eser sözleşmesi imzalandığı, ortaya çıkan ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğu ancak ayıp 02/04/2014 tarihli “Sözleşme Fesih ve İbra Protokolü ve İmalat Durum Tespit Tutanağı"ndan sonra ortaya çıktığından ve taraflar arasındaki sözleşmenin garanti başlıklı 7. maddesine göre sözleşme kapsamındaki imalatların kesin kabulden itibaren 2 yıl süre ile malzeme ve işçilik olarak, her türlü üretim ve imalat hatalarına ve bunlardan doğabilecek bozukluklara karşı yüklenicinin garanti kapsamında olduğundan açık ve gizli ayıplardan davalı yüklenicinin sorumlu olduğu, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 12/06/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre gizli ayıpların 26/03/2015 tarihi itibariyle bedelinin 118.631,48 TL olduğu, ...12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.03.2019 tarih ve 2015/477 E. 2019/283 K sayılı kesinleşen ilamına göre 30.000,00 TL'nin mahsubundan sonra davacının 88.631,48 TL tazminat alacağının bulunduğu, bilirkişi kurulu raporunda taraflar arasındaki ticari ilişkiye göre ilam gereği 30.000,00 TL'nin ödenmesinden sonra davacı alacağının 65.244,58 TL (95.244,58 - 30.000,00) olduğu belirtilmişse de, dava eser sözleşmesinden kaynaklandığından, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak sonuca gidilemeyeceği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile 88.631,48 TL tazminatın, 31/01/2023 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Kabul edilen 88.631,48 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 6.054,42 TL karar ve ilam harcından 512,33 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 5.542,09 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 27,70 TL başvuru harcı, 512,33 TL peşin harç olmak üzere toplam 540,03 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 360,60 TL tebligat gideri, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 253,80 TL keşif harcı, 200,00 TL ATGV araç ücreti olmak üzere toplam 1.814,40 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 1.522,44 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 291,96 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalının karşıladığı 49,58 TL tebligat giderinden ibaret yargılama giderinin, red / talep oranına göre hesaplanan 7,98 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalan 41,60 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 88.631,48 TL üzerinden takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 16.996,84 TL üzerinden takdir edilen 16.996,84 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2024 Katip ... Hakim ... ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/103, K. 2024/504, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-103-e-2024-504-k-68a0a2a18a69