İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/60 E. 2024/552 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/60
Karar No
2024/552
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/60 Esas - 2024/552 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/60 Esas KARAR NO : 2024/552

HAKİM : ..... KATİP : ...

DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : 1- ..... VEKİLLERİ : Av. ..... Av. ..... DAVALI : 2- ..... VEKİLLERİ : Av. ..... Av. .....

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/01/2023 KARAR TARİHİ : 23/09/2024 YAZIM TARİHİ : 23/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile ..... adi ortaklığı arasında, davacının .....adresinde bulunan taşınmazın veranda, kış bahçesi, arka garaj, bina girişi gibi yapım işlerinin yapılması hususunda 08.11.2021 tarihli ‘’ .....’’ akdedildiği, davalı yüklenicilerin, işi sözleşme ve ekindeki proje kapsamında yapmayı ve tamamlamayı taahhüt ettiklerini, davacının tüm ödemeleri eksiksiz ve zamanında yaptığını, sözleşmede belirlenen süre geçmesine rağmen davacı şirketin iyi niyetli bekleyişinin sonu vermediğini, davalılar tarafından sözleşmedeki yükümlülüklerin sözleşmeye, eklerine ve projeye uygun bir şekilde yerine getirilmediğini, yapılan işlerin kabule şayan olmadığı gibi hatalı – ayıplı imalatlar bulunduğunu, statik yönden tehlikeler oluştuğunu, ana taşınmaza zararlar verildiğini, yüklenicinin yaptığı işin sadece sayılan işlerin çelik konstrüksiyonları olduğunu, geriye kalan taahhütlerin yerine getirilmediğini, görüşmelerin sonuç vermemesi üzerine davacı tarafından davalıların, .... Noterliğinin 11.08.2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşme ile yüklenilen işler hatırlatılarak toplamda 120.000,00 TL ödeme yapıldığı halde işin tamamlanmadığını, kararlaştırılan malzemeleri şantiyeye teslim etmediğini, projeye aykırı olarak yürütüldüğü hususunda ihtar edildiğini, ihtarnameye rağmen davalıların işleri tamamlamadıklarını, düzeltmediklerini, mevcut durumun ve zararların tespiti amacıyla ..... D.İş sayılı dosyasıyla yaptırdıkları delil tespiti dosyasından bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, yapılan ameliyelerin kullanılır ve kabule şayan olmadığını, yapılan imalatların düzeltilebilir olmadığını, hatalı ayıplı imalatların sökülerek yeniden ve projeye uygun yapılması gerektiğinin belirtildiğini, raporda, veranda yapım işi sözleşmesinde yapılması taahhüt edilen işlerin 175.000,00 TL karşılığında anahtar teslimi ve götürü bedelle yapılması gerektiği hususu açıkça ortaya konduğu halde bu işlerin yapılmadığını, yapılan imalatların kullanılabilir nitelikte olmadığını ve bu işlerin tamamen sökülerek yeniden yapılması gerektiğinin tespit olunduğunu, yapılacak işlerin cinsi, özelliği, metrajı, serbest piyasa fiyatları, her gün değişkenlik gösteren fiyatlar, ekonomik koşullar dikkate alındığında işin yeniden yapılması bedelinin ciddi tutarlarda olduğunu, bu tutarlara ek %10 hurda bedeli tenzil edilmesi ortaya konulmuşsa da işlerin yapım aşamasında meydana gelen çatı yalıtımı, baca imalatı, dış cephe kaplaması hasarlarına ilişkin verilen zararların giderilmesi için çok yüksek tutarlarda harcama yapılması gerektiğini, villadaki ayıpların gözle görülecek derecede açık olduğunu beyanla, şimdilik; 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların davaya konu taşınmazın veranda yapım işini üstlendikleri, tarafların işle ilgili olarak 08.11.2021 tarihli teklif formunda anlaşmaya vardıklarını, davalıların yapılacak işi Hakan Özdemir isimli şahsa taşere ettikleri davacının işin en ekonomik şekilde yapılmasını istediğini, taban saclarının koyulması konusunda malzeme almaya yanaşmaması sonucunda teklif formunun ilk maddesine işin proje dışında değişiklik yapılacağı maddesinin eklendiği, işin sabit bir sözleşmeye istinaden değil, işverenin vereceği emir ve talimatlara göre yapılacağının kararlaştırıldığını, işin devamı sırasında davacının mimarının gereksiz müdahalelerde bulunarak işi durdurduğunu, işin 5 gün uzaması ve iş programının bozulmasından dolayı davalının zarara uğradığını, işverenin talimatı ile devam edilen işin %20’lik kısmı bittiğinde bu kez işveren tarafından durdurulduğunu, davacının, projede istediği değişikliklerin uygun olmayacağı konusunda ikna edilemediğini, davacı tarafından o zamana kadarki yapılan ön direkler ve çatının söküldüğünü, mimarın dediği şekilde çatı imalatına yeniden başlandığını, ana hatları yapılıp çelik kısım işçiliğinin büyük verandada bitimine yakın ön direklerin yükseltilmesinden dolayı çatı metrajının arttığını, metal çatı kaplamacısından yeniden fiyat teklifi alınarak işverene sunulduğunu, işverenin artan maliyeti karşılamayı kabul etmeyerek diğer işlerin devam etmesini, bu işin bu şekilde bırakılarak sonradan karar alınacağını ilettiğini, büyük verandanın işleri beklerken yan giriş kısmı projede değişiklik yapılarak metal kısmın bitirildiğini, garaj imalatına başlanılacağı sırada mimarla anlaşmazlığa düşen davacının yeni bir mimarla anlaştığını, yeni mimarın arka garaj için verdiği 280 cm kotun, %40 imalat aşamasına gelindiğinde yüksek olduğunu söyleyerek çatı kotunu düşürmesi nedeniyle hem maddi hem zaman kaybına sebep olduğunu, garajın sökülerek yeniden yapıldığını, ..... D.İş sayılı dosyasından düzenlenen raporun eksik hazırlandığını, bilirkişinin uzmanlık alanı dışında başka uzmanlıkları da gerektirdiği halde raporun yalnızca inşaat mühendisi tarafından düzenlendiğini, bilirkişinin uzmanlık alanı dışına çıkarak değerlendirmelerde bulunduğunu, raporun yargı denetimine elverişli olmadığını, delil tespitinin davalıların yokluğunda yapıldığını, raporun davalılara tebliğ edilmediğini, raporun yalnızca tespit isteyenin beyanları dikkate alınarak hazırlandığını, davacının iş süresince pek çok ayrı değişiklik taleplerinde bulunduğunu, metal imalatlarının en ekonomik şekilde yapılmasını istediğini, taban sacları konulması konusunda malzeme almadığını, çatı imalatının şeklinin değişeceğini taraflarına bildirdiğini, bu değişiklikten doğacak malzeme temini ve işçilik bedellerini ödemeyi kabul ettiğini, çatının kaplanması için bir firmadan teklif aldıklarını, bu durumun işveren tarafından kabul gördüğünü, firmadan alınan tekliflerde bu durumun aynen belirtildiğini, tespit edilen imalatların davalıların yapmış olduğu proje olmadığını, davalıların eseri teslim etmesinden sonra davacının farklı bir yükleniciye iş yaptırdığını, bu yüklenicinin yaptığı değişikliklerin bilirkişi raporuna konu olduğunu, sözleşmede belirlenen bedellerin davacı tarafından eksiksiz ve zamanında yapılmadığını, işverence ödemeler yapılmadığı için metal aksam işleri işverenin taleplerine uygun şekilde tamamlandıktan sonra kaplama işlerine devam edilemediğini, ödemelerin yapılmaması üzerine ekte sunulan faturanın düzenlendiğini, bu faturanın işveren tarafından da kabul edildiğini, davalıların kendi kusurundan kaynaklanan herhangi bir sebeple davacıya hiçbir zarar verilmediğini, sözleşmeyi davacının ihlal ettiğini, davacının eseri kabul ettiğini, işin 25.12.2021 tarihinde teslim edildiğini, ihtarnameninse 11.08.2022 tarihinde gönderildiğini, eserin tesliminden sonra davacı tarafından başka kişilerle anlaşılarak projenin defalarca değiştirildiğini, davalıların yaptıkları imalatın her aşamasını fotoğrafladıkları, davacının 25.11.2021-08.09.2022 tarihleri arasındaki hesap hareketleri incelenerek başka yükleniciyle anlaşıp anlaşmadığının belirlenebileceğini, davacı her ne kadar ayıptan bahsetse de eseri kabul ettiğini, sözleşmeden dönebilmesi için iş sahibinin kusurunun olmamasının gerektiğini, eserin kabulünden 9 ay sonra sözleşmeden dönüleceğinin söylenmesinin kötü niyetli olduğunu, TBK 475. Maddesine göre sözleşmeden dönme hakkının kullanılabilmesi için hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olmasının gerektiğini, davacının masrafları vermemesi nedeniyle işin tamamının yapılamadığını, eserin bozuk olmasının iş sahibinin verdiği emirler veya iş sahibine isnat edilen bir nedende doğmuşsa sözleşmeden doğma hakkının kullanılamayacağını, projenin önemli bir kısmı yapıldığından sözleşmeden dönmenin kabul edilemeyeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: - .....D.İş. Sayılı dosyası, -Davalı imzalı teklif formu, işe ait fotoğraflar, faturalar, -İhtarnameler, ticari defter kayıtları, -Bilirkişi raporları: 22/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı tarafından yerinde yapılmış olan imalat bedeli bakımından; davalı tarafından yapılan işin davacıya teslim edildiğine dair dava dosyası kapsamında herhangi bir evrak bulunmadığı, davacı yanca yaptırılmış olan tespitte, davalı tarafından imalatların tamamlanmadığı, eksik ve hatalı imalatlar bulunduğu, imalatların kabule şayan olmadığının belirtildiği, aynı tespitte her ne kadar imalatın tekrar yapımı için maktuen bir bedel belirlenmiş olsa da, yerinde yapılmış imalatların hesabına yönelik bir belirleme yapılmamış olduğu, dava dosyası kapsamında da davalının yerinde yapmış olduğu imalatın hesabına yönelik herhangi bir done bulunmadığı, dava dosyası kapsamında taşınmaza ilişkin onaylı revize mimari projesi ile yine belediyesinden onaylı revize statik projesi bulunmadığından, davalı yanca yapılması gereken ve çoğunluğu çelik konstrüksiyondan ibaret olan imalatların nelerden oluştuğu ve ne kadar imalat yapılması gerektiği hususunun heyetimizce belirlenemediği, (Dava dosyası kapsamında, kullanılması gereken demir profil boyutları, cinsleri ve aralıkları, yapılacak çatı alanı, yüksekliği v.s. belirtir herhangi bir done bulunmamaktadır.) davalı yanca verilmiş olan fiyat teklifinde, davaya konu imalatların projelerinin yapılması ile ilgili bir taahhüt bulunmadığı, her ne kadar davacı yanca yaptırılmış olan tespitte, imalatların kabule şayan olmadığı belirtilmiş olsa da, tespit dosyasında da yerinde yapılacak imalatlara yönelik herhangi bir proje eklenmemiş olduğunun görüldüğü, bu kapsamda yapılmış olan tespitte de yerindeki imalatın projeye uygunluğunun tetkik edilmediği, götürü bedel eser sözleşmelerinde, yapılan imalatın bedelinin hesaplanması için elzem olan iş ilerleme oranının, davalının teklifi gereğince yerinde ne kadar imalat yapılması gerektiği ile fiilen yerinde projesine uygun olarak ne kadar imalat yaptığının tespit edilememesinden dolayı belirlenemediği, davalı tarafından yerinde yapılmış olan imalatın söküm bedeli bakımından; davalı yanca yerinde yapılmış olan imalatın neler olduğuna dair dava dosyasında ayrıntılı bir tespit bulunmadığından, imalatın projesine uygun olup olmadığı, sökümüne gerek olup olmadığı ve söküm maliyetinin ne olacağının bilirkişi heyeti tarafından hesaplanamadığı, davalı tarafından yapılmış olan imalatlar ile davacıya ait taşınmazın hasar gördüğü konusu ile ilgili; her ne kadar davacı yanca yaptırılmış olan tespit raporunda, taşınmazda meydana geldiği belirtilen hasarların davalının imalatı esnasında meydana geldiği belirtilmiş olsa da, tespit raporunun davalı teklifinde geçen iş bitim süresinden çok sonra düzenlendiği, davalının imalatı yaptığı süreç ile tespit raporunun düzenlendiği tarihler arasında, davaya konu taşınmazda ne gibi işlemler yapıldığına dair dava dosyasında herhangi bir bilgi bulunmadığı, bu nedenlerden dolayı davaya konu taşınmazda bahsi geçen hasarların davalı imalatlarından kaynaklanıp kaynaklanmadığının net olarak tespitinin mümkün olmadığının düşünüldüğü, mevcut dosya kapsamına göre, davalının yerinde yapmış olduğu imalatların, davacıya teslim edilmediği, imalatların neler olduğunun belirlenemediği, imalatların projesine uygun olduğunun kanıtlanamadığı ve bu nedenle davacının davalıya ödemiş olduğu bedellerin iadesi gerekeceği, böylece davacının davalıdan talep edebileceği miktarın, davalıya ödediği toplam tutar olan 120.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. 25/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; kök raporda herhangi bir değişiklik yapılmasına gerek olmadığı, mevcut dosya kapsamına göre, davalının yerinde yapmış olduğu imalatların, davacıya teslim edilmediği, imalatların neler olduğunun belirlenemediği, imalatların projesine uygun olduğunun kanıtlanamadığı ve bu nedenle davacının davalıya ödemiş olduğu bedellerin iadesi gerekeceği, böylece davacının davalıdan talep edebileceği miktarın, davalıya ödediği toplam tutar olan 120.000,00 TL olduğu, mahkemece tanık beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda yapının tamamlanmış ve kullanılabilir nitelikte olduğuna kanaat getirilmesi durumunda; malzeme bedeli olarak 90.000,00 TL, avans olarak 30.000,00 TL ve çelik konstrüksiyon imalatlarının tamamlanması için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 140.000,00 TL tutarında imalat yapılmış olacağı, bu bedelden davacı yanca ödenmiş olan 120.000,00 TL'nin minha edilmesi ile davalının davacıdan 20.000,00 TL alacaklı olacağı belirtilmiştir. Davacı vekili 22/08/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava dilekçeleri ile talep etmiş oldukları 10.000,00 TL'lik alacaklarını, bilirkişi raporları doğrultusunda ıslah ettiklerini ve toplam 120.000,00 TL'nin davalı taraftan tahsil edilmesine karar verilmesini, hüküm altına alınacak ıslah taleplerine konu alacağa dava ve ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. Taraflar arasında yazılı olmayan eser sözleşmesinin bulunduğu hususunda uyuşmazlık olmayıp uyuşmazlık, işin sözleşmeye uygun yapılıp yapılmadığı, davacının ayıp nedeniyle talep edebileceği alacağın bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır. Ayıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen neviden olan ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görünemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilmektedir. Ayıplı iş yukarıda belirtildiği gibi vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder. TBK'nın 474-477. maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Eksik işler bu maddelerin kapsamında olmadığından bu hükümler eksik işlere uygulanamaz. 6098 sayılı TBK 475. maddesinde eserin ayıplı olması halinde iş sahibinin kullanabileceği seçimlik haklar sayılmıştır. Bunlar 475/1. maddesi hükmünce eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, 475/2. maddesine göre eseri alıkoyup bedelden indirim isteme, aynı maddenin 3. bendi gereğince aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır. Yine aynı maddede iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu belirtilmiştir. ( .....) Eser sözleşmesinin eksik veya ayıplı ifa edilip edilmediği, eksik iş ve ayıplardan dolayı talep haklarının ne olduğu ve hangi koşullarla istenebileceği yönünden, sözü edilen eksik ve kusurların eksik iş, açık ayıp ve gizli ayıp olup olmadığının saptanması gerekir. ( .....) Eserdeki ayıplar yönünden ayıp giderim bedelinin, ayıbın ortaya çıktığı tarihe ayıpların giderilmesi için gereken makul süre eklenmek suretiyle bulunacak tarihe göre belirlenmesi gerekir. Ayıbın ortaya çıktığı tarih ile davanın açıldığı tarih arasında uzun süre var ise davanın geç açılmasında davalı yüklenicinin bir kusuru bulunmadığından 6098 sayılı TBK'nın 114/II. maddesi yollamasıyla 52. maddeleri gereğince artan zarardan davalı sorumlu tutulamaz. Ayıbın ortaya çıktığı tarih ile dava tarihi arasındaki maliyet farkına (artan zarara) iş sahibi katlanmak durumundadır. Ayrıca, ayıpların giderim bedelinin mahalli piyasa rayicine göre, mahalli piyasa fiyatlarına KDV ve yüklenici karı dahil olduğundan piyasa rayicine göre belirlenecek miktara KDV ve yüklenici karı eklenmeksizin ayıp giderim bedeli belirlenmelidir. ( .....) Davalı tarafın iddiaları ayıplı ve eksik imalata ilişkindir. Ayıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen neviden olan ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görünemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilmektedir. Ayıplı iş ile eksik işi karıştırmamak gerekir. Ayıplı iş yukarıda belirtildiği gibi vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder. TBK'nın 474-477. maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Eksik işler bu maddelerin kapsamında olmadığından bu hükümler eksik işlere uygulanamaz. Eser sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda ayıplı imalât halinde açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesinde iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin doğal akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, 477. maddenin 1. fıkrasında eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluluktan kurtulacağı, gizli ayıplarda da aynı maddenin son fıkrasında eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde iş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, bildirmezse eseri kabul etmiş sayılacağı hükmü getirilmiştir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. Somut olayda davacı; Veranda Yapım İş Sözleşmesi nedeniyle davalı ile anlaşma yapıldığını ancak davacının ayıplı imalat yaptığını iddia etmektedir. Dosyaya yazılı bir sözleşme sunulmamıştır. Davalının davacıya ait taşınmazda bir takım imalatlar yaptığı tespit dosyasındaki bilirkişi raporu ile sabit olup sunulan fotoğraflar ile de imalat yapıldığı görülmektedir. Davalının sunmuş olduğu fotoğraflar ve tanık beyanlarından imalatların kış ayında yapıldığı yerdeki kar birikintilerinden görülmekte olup davacı eylül ayında tespit talep edip devam eden yılın ocak ayında eldeki davayı ikame etmiştir. Fotoğraflar ve bilirkişi raporlarıyla sabit olduğu üzere imalatların üzeri kapatılmamış olup ayıpları derhal görülmesi mümkün haldedir. Tarafları bağlayıcı yazılı bir sözleşme, uygulama projesi, mimari proje gibi herhangi delil dosyaya sunulmamış olduğundan davalının işi taraflar arasındaki yazılı olmayan sözleşmeye uygun olduğu, yapılan imalat bedelinin 140.000,00-TL olup davacının ödemesinin 120.000,00-TL olduğu bu haliyle davacının alacağı bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın REDDİNE, Bu karar nedeniyle alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harç ile 1.907,95 TL ıslah harcı olmak üzere 2.087,85 TL harçtan çıkarılarak artan 1.660,25 TL'nin istemi halinde davacıya iadesine, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı... ve ... iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 19.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Davalılar tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,

Dair, Davacı Vekili Av. ....., Davalı vekili Av. ..... 'ın yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .....Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/09/2024

Katip ..... ¸e-imzalıdır.

Hakim ..... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/60, K. 2024/552, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-60-e-2024-552-k-33f64a97c202